.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
18 Mayıs 2010 Salı

Teşekkürler Metalist Kharkiv!

Bilenler bilir... Ertuğrul Sağlam'ın yeşil saha üzerindeki duruşuna, performansına ne kadar hayransam; sahanın kenarındaki performansı konusunda da o kadar olumsuzum... Sebebi üç değil, beş değil, bir tane... Bütün tribün Ertuğrul Sağlam'ın arkasında ve Sinan Engin'in karşısındayken, bizim ondan beklediğimiz hamleleri yapamaması, sezonlara Ertuğrul Sağlam futboluyla başlayan Beşiktaş'ın Sinan Engin sonrası pragmatik futbola dönüş yapması... Metalist maçındaki tepkisizlik, kudretsizlik ise tamamen ayrı bir konu... O konuda kızmak/beğenmemek haddime değil, sadece eleştirebilirim... Neticede, benim gözümde Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'taki değerlendirmesi Sinan Engin öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılıyor. Öncesindeki denemeleri, olumlu futboluyla bana umut verdiyse de; yönetim / Sinan Engin boyunduruğuna karşılık bir tavır geliştiremediğinden dolayı maalesef kendisini hayal kırıklığı ile anıyorum... Nitekim futbolda, özellikle de Türk Futbolunda elinizdeki "çocuklar"ı hakikatten güçlü bir karakterle yoğurmak zorundasınız... Bunu yapamadığınızı gördüklerinde, hem onları hem de kendinizi kaybediyorsunuz... Metalist'e teşekkür buradan geliyor... Türk futbolu adına iki önemli yere geldik, Metalist Kharkiv sayesinde... Eğer şans biraz yanımızda olsa ve o ilk 30 dakikayı gol yemeden kapatsaydık, eleyebileceğimiz bir takımdı Kharkiv... Ancak o günün psikolojisi tamamen düşmüş takımına ve teknik kadrosuna öyle bir tekme attılar ki; neticesinde Mustafa Denizli'yle şampiyonluğa ulaşan bir serüvene girdik... İki kupa, çok keyifli deplasmanlar hep o sürecin devamında geldi... Ancak Metalist faciasının 2008 sonunda karşımıza çıkan ikinci sonucu son derece olumsuzdu... Ertuğrul Sağlam'ı kaybetmiştik... Çakma Alpay'la takas edildiği ve havaalanında gözyaşlarına boğulduğu günden sonra içimde açılan ikinci Feyyaz çukurudur Ertuğrul Sağlam... O yüzden ayrı kıymetlidir... Rıza Çalımbay kadar, Metin Tekin kadar kıymetlidir futbolculuğu benim için... Akıl hastası bir adama katlandığımız dönemde, stoperde gıkını çıkarmadan oynamış bir golcüdür... Taksim'den duyulan direk sesinin kahramanıdır... PSG maçında Amokachi'ye yetişmek için dudaklarını kanatacak kadar ısıran, kendini zorlayan adamdır Ertuğrul Sağlam... Gel gör ki, her işte bir hayır varmış meğer... Ertuğrul Sağlam'ı Beşiktaş'tan belki de sonsuza kadar koparan Metalist, Sağlam için çok daha önemli bir kapıyı açmış... Bugün Ertuğrul Sağlam hakkı henüz anons geyiğinden verilmemiş olsa da; Türk Futbolunu dördüncü sayfaya getirmeyi başarmıştır... Birinci ve üçüncü sayfasının tamamı İstanbul fotoğraflarıyla süslü kıt futbolumuzda mevsim değiştirmeyi mümkün kılmıştır. Şehrin önde gelenlerinin desteği, halkın bilakis kösteğiyle kavurduğu Kayseri'den sonra, sinerji yaratıldığında nelerin yapılabileceğini ispatlamıştır... Bunun kıymetini, seneye Bursaspor Şampiyonlar Ligi için benim şehrime geldiğinde etrafımdakilere Bursaspor'u ve Ertuğrul Sağlam'ı anlattığımda göreceğim umarım... Teşekkürler Metalist... Önce bizi şampiyonluğa getiren süreç için, sonra da kayıp adam Ertuğrul Sağlam'ı sağlam bir tokatla dirilttiğin için teşekkürler...

28 Yorum:

Gökhan dedi ki...

yazının altına imzamı atarım, ayrıca bir de geçen sezon uefa kupasındaki diğer maçlarında alt oynarak bana kazandırdığı iddaa kuponlarından dolayı da metalist'e teşekkür ederim :)

Pamukk dedi ki...

+1903 ile beraber son cümleyi tekrar ediyorum "Teşekkürler Metalist... Önce bizi şampiyonluğa getiren süreç için, sonra da kayıp adam Ertuğrul Sağlam'ı sağlam bir tokatla dirilttiğin için teşekkürler... "

marpione dedi ki...

yuki süper yazı olmuş.

okurken de farkettim ki biz de fenerle dalga geçmekten bursaspor'un şampiyonluğunu kutlamamışız blogda.

geç de olsa bu da bizim kutlamamız olsun bir yandan.

ian dedi ki...

"lafı mı olur yukiciğim."
Ahmet Metalist,2010


anadolu'dan şampiyon çıkıp çıkmaması pek önemli değil benim için, illa bir şampiyon çıkacaksa beşiktaş'tan çıksın :)

ertuğrul adına sevindim ben sadece. 6 numara beşiktaş formam vardı zamanında, sırf ertuğrul için. yoksa 6 numara ne yaa :) 5 bi derece.

umarım bir yerde takılıp kalmaz, sürekli kendini geliştirerek daha üst düzey bir teknik direktör olur.

akıl hastası adam da toshack oluyor sanırım :)

shelbyl dedi ki...

Hakikaten, Bursaspor'un sampiyonlugu golgede kaldi. Tebrik etmis olalim onlari boylece.

turkkant dedi ki...

Yuki ben senden farklı düşünüyorum bir konuda.

Bence, o sezon Sağlam takımın başında kalsa, kupayı bilemem ama, çok daha kolay şampiyon olurduk. Geçen sezon Fener ve GS piyasada yokken, son hafta şampiyon olmamızın sebebi Denizli'nin becerisi değil bence...

marpione dedi ki...

Turkkant bence de sen yanılıyorsun. şampiyon falan olamazdık, biz de diğerleri gibi sezonu bitirirdik, sivas alır götürürdü.

ertuğrul gitmeden önce takımdaki hoca-futbolcu, tribün-futbolcu ve teknik ekip-yönetim ilişkisi bitmişti. md gelip toparladı hem takımı hem camiayı.

şu md kötü futbol oynatıyor olabilir ama geçen sene yaptıklarını ve camiayı nasıl toparladığını küçük görmek çok büyük bir hatadır. o geldiğindeki camia ve taraftarın ruh halini hatırlayın, bir de ikinci yarı ve sezon sonu olanları.

renom dedi ki...

geçen sezon biz çifte kupa kazandıran m.d.'nin yusuf ve ernst transferleridir bunu inkar edemeyiz. üstelik m.d.'nin gelmesi ile beraber panda sinan'dan da kurtulmuştuk ve takım olarak 2. yarı da ki performansımız bizi şampiyonluğa taşımıştı..

ertuğrul hocanın bursa'da yaptıkları da tabii ki önemlidir ve şampiyonluğu da hak ederek kazanmıştır. futbolculuğu döneminde ki efendi portresi ve özverisi ile ertuğrul hoca gönlüm de zaten yer edinmişti. bu şampiyonluk ona çok yakıştı...

Herşey tamam da John Benjamin Toshack gibi bir efsaneye akıl hastası betimlemesi hoş olmamış.

yuki the zorba dedi ki...

@bobo
benim icin toshack'in efsane herhangi bir tarafi yok. Onunla Liverpool taraftarlari ilgilensinler. Erman Toroglu'na agzinin payini verdi diye de Toshack yalakaligi yapacak degilim...

Toshack sayesinde Besiktas Rasim Kara'yi ve onun uzerine iki yilini kaybetmistir. Ben hala o Rasim Kara'li futbolun bir benzerini gormek icin bekliyorum. 14 sene... 14 senedir bu takim o futbola yaklasamiyor...

Amokachi, Yankov, Mrmic (Rasim kara) vs. Ohen, Sellami (tabii ki Toshack)

gibi transferlerle de Turkiye'ye ve Besiktas'a bakisini tescil etmistir... Efsane Real Madrid kadrolarindan birine "kafasi kesik tavuklar" diyen, ust uste bilmem kac maglubiyet yasatan bir adamdan bahsediyoruz... Nihayetinde teknik direktor olarak hak ettigi degeri buldu tabii...

yuki the zorba dedi ki...

boyle deyince hemen Nihat diyor birileri sagdan soldan... Onlar demeden ben diyeyim; beni ilgilendirmiyor Nihat... Nihat olacaktiysa yine olurdu; olmazsa da cani sagolsun. Seneler kaybetti Besiktas Toshack'la, Nihat'i kazansa ne! Kazanan olduysa Nihat'in kendisi zaten...

Iki sene demisim halt etmisim. Sonrasinda da toparlanamadi, Seba'yi bitiren donem basladi...

BJK4EVER dedi ki...

Arkadaslar birsey soracagim.Bu sene FByi 3-0 yendikten sonra Forza bir intro hazirlamisti, hani fener icin operanin instrumentali caliyordu sonra bitiyordu. Bilgisayarinda olan biri upload edebilir mi veya nereden bulacagimi bilen var mi? Forza'da account'um yok o yuzden bilemiyorum....

BJK4EVER dedi ki...

Bu arada Yuki dedi de aklima geldi, Rasim Kara niye hic Turkiye'de aktif degil? Hatirladigim kadariyla iyi bir antrenordu ve onun doneminde iyi futbol da oynuyorduk, hatta PSG galibiyetini o varken almamismiydik? O kadar dandik Turk antrenor kisir dongu gibi dolasip duruyorken bu adamin Azerbaycan'larda olmasi bana gore sacmalik....

kma dedi ki...

yazı süper. ama bu yazıdan hareketle bursanın süreç için beşiktaşa teşekkür etmesi lazım.

eğer gerçekten bizim yüzümüzden düştülerse o düşüş bursanın dip noktasıydı. belki titreyip kendilerine geldiler. yeniden yapılandılar. 4 büyükler dışında küme düşmeyen tek takım ünvanı yerine "5. şampiyon takım" ünvanı daha iyidir. :)

bursa süper lige gelince beşiktaş gibi büyük bi düşman yaratılmıştı. bu nefretin de bu noktaya gelişin sebeplerinden biri olduğunu düşünüyorum.

ve tabiki ertuğrul sağlam..

bursa ankaragücünü bırakıp bizi kardeş seçmesi lazım bence :))

yuki the zorba dedi ki...

@turkkant
geçen seneki şampiyonluğu küçük görmemek lazım... Pek çok maçı ciddi mental gelişimle kazandık. Ertuğrul Sağlam'ın o haftaya kadar ligde iyi geldiği doğru, ancak Ertuğrul Sağlam yalnız değildi unutmayalım... Yanındaki arkadaşla işimiz zordu zaten..

Bir de Ernst ve Yusuf diyorum...

BJK4EVER dedi ki...

Anasini satayim, sanki E.Saglam takimi biraktiginda 28. haftada 10 puan farkla liderdik.

E.Saglam biraktiginda 6 haftada 4 galibiyet 2 beraberlik almistik.
Deplasmanda oynadigimiz 3 macta Belediye ve Trabzon ile berabere kalmistik, Antalyayi son dakika goluyle anca yenmistik. Son macta ise Hacettepe gibi takimi ikina sikina yenmistik. Ayrica son olarak UEFA'da deplasmanda 4 yiyip elenmistik, ic sahadaki Kharkiv macini zaten ofsayt golle kazanmistik, yani takim gelene gidene 3 atip iyi bir goruntu veriyor falan degildi.
O yuzden E.Saglamin biraktigi sahane takimin ustune Denizli konmadi, bunu gecelim. Ki Saglam'in doneminden kalanlari anca temizledik (Gordon, Diatta, Higuain), temizlemeye de devam ediyoruz (Tello, Delgado, Holosko).

yaşar cihat dedi ki...

2+2= 4 olduğu gibi Ertuğrul büyük hoca...Tarih yazdı onu..İlerde Bursanın şampiyonluğunu daha iyi anlayacağız.yarım asır olmuş 4 takımdan başka kazanan yok.hala bıdı bıdı yapanlar var..Sonuçta Bursa bu senebizi 2 maçta ta yendi.Şampiyon olduğumuz sene onları yenemediğimizi ve başlarında Ertuğrul Sağlam olduğunu hatırlatırm.(0-0)

AQ-47 dedi ki...

BJK4EVER haklı.
Ertuğrul'a BJK taraftarları arasında ve özellikle bu blogda müthiş sempati besleyenler var. Ben bize oynattığı futbolu beğenmiyordum, sebebi ne olursa olsun, gidişine de sevinmiştim. Denizli'nin Ertuğrul'un takımına konması ve bu sayede şampiyon olması gibi bir iddia deli saçmasıdır, zırvadır.
Açıkçası, bu yıl Bursa'nın oynadığı futbol geçtiğimiz 2 yıl boyunca Bülent Uygun'un Sivas'a oynattığı futboldan çok farklı değildir, Sivas'ta olmayan taraftar desteği ve maddi güç Bursa'da vardır dolayısıyla Bursa sonuna kadar gidebilmiştir. Medyanın pompaladığı oyuncularını biliyoruz ancak birkaç tane gerçekten iyi oynayan adam sezon başında hesapta yokken sezon içinde ağırlıklarını koymuşlardır. Bunlar tabii ki Bursa'nın başarısına gölge düşürmemeli ancak bence başarının kaynağı konsantre olup sonuna kadar gitmeliridir, E. Sağlam'ın şiir gibi futbolu değil..Bir de Diyarbakır maçları var ki hiç konuşmak istemiyorum..

asist time dedi ki...

Teşekkurler Ertugrul Saglam.

Forza dedi ki...

Toschack 29 yasinda baslayarak oyuncu-hoca olarak Swensea City ile 4 senede 3 lig yukselmis, 40 yasinda Real Madrid hocaligi yapmis, Real Madrid'i sampiyon yaptigi sene Ispanyada yilin hocasi secilmis bir akil hastasidir..

Dogrusunu soyleyelim, Swensea Toschak olmadan da yapabilirdi bunu-yapamasalar da canlari sagolsun; Real Marid'i ben de sampiyon yaparim zaten..

Elinde Zago ile Ferrari varken Ertugrul'dan stoper yapmaya ugrasmistir Toschak. Rahim, ve Rasim Kara doneminde Valencia'da turu kaybettiren Ali Guncar(Kucuk Ali) donemin Zagosu-Ferrarisidir tabi ki.

Toschak bir onceki sene bizzat izleyip cok etkilendigi Orhan Kaynak'i da gelirken yaninda getirmistir; yonetimin tepkisine aldiris etmeden..

Velhasil kelam, Rasim Kara'yi Besiktas'tan uzaklastiran bu psikopat, Seba'nin gidisine zemin hazirlamis ve Yasin Sulun gibi bir omur torpusunu bize birakmistir. Yaziklar olsun sana Toschak, buralara yolun dusmesin; Anfield'a dogru yol al..

yuki the zorba dedi ki...

@forza
hah ne de güzel söylemişsin... Beşiktaş'tan sonra ya da düzeltelim, Beşiktaş'tan önce ve sonra şu Real Madrid başarısı dışında ne yapmış John Toshack bana anlatabilir misin acaba?

Referans olarak Rasim Kara'yı veriyorum, nedeni de gayet net. Avrupa'nın her yerinden ayrı ayrı çok iyi yabancı futbolcular geldi onun döneminde... Arkadaşından paket yaptırıp kaktırılmış topçularla gelmedi. Süper Mario Toshack hangi kulübünde 1 yıldan fazla kalmış Beşiktaş sonrasında? Hemen Beşiktaş'ın arkasından Real Madrid'i süründüren, başına geçince Sociedad'ı, St Etienne'i küme düşme hattına sokuşturan ben miydim? Bu adam gittikten sonra düzelmedi mi bu takımlar? St Etienne yahu, Fransa'da St Etienne nedir biliniyordur umarım...

Futbolculuğu beni ilgilendirmez, Swensea'da üç ligi üç senede geçmiş... Vay anasını... BANA NE kardeşim... Onun üzerinden seneler geçtikten sonra geldiği Beşiktaş'ta ne yaptı Sn. John Toshack? Gören de Beşiktaş'ın Derwall'i, ikinci Gordon'u oldu zannedecek..

yuki the zorba dedi ki...

En delirdiğim şey Fenerbahçe usülü CV'ye tapınma güdüsü... Tuncay'ın forması 10 bin satarken Anelka 250 bin satıyordu... Bu da o hesap... Aman Toshack, vay Del Bosque... Bana ne kariyerinden. Bana mı yaptı kariyerini? Benim için ne yaptı bu adam, ben ona bakarım. Parasını alıp gitmekten güzel ne var... Rasim Kara'nın günahı neydi 1997 yılında bana biri bunu anlatsın... Toshack neyi "düzeltti" Beşiktaş'ta?

lakerda dedi ki...

Rasim Kara, sadece tv'den görüp içimin ısındığı nadir insanlardan biridir. iyi ve dürüst bir insan izlenimini yaratıyor, belki çok farazi bir yaklaşım olacak ama böyle her yerli antrenörün birbirinin kuyusunu kazdığı yerde olmak istemediği için takım çalıştırmıyodur burada belki. başarısız geçen bir bursa deneyimini hatırlıyorum başka da takım çalıştırmadı.

o değil de geçen gün playofflarda altay'ın başında güvenç kurtar'ı gördüm. oha dedim bu nasıl bir iş diye. tamamen ayrı bir yazı konusu olmalı.

toshack bir akıl hastasıydı, bunu kendisine de söylerseniz pek alınacağını sanmıyorum. akıl hastası,çılgın,çatlak neyse. hemen kariyeri şöyle böyle diye ortaya konmasını anlamıyorum. akıl hastaları iyi/ünlü/başarılı/kariyerli bir teknik direktör olamaz mı. burada doktor raporlu akıl hastalığından bahsedilmiyor heralde!.

beşiktaş'a en büyük faydası gitmesinden sonra olmuştur her takımda olduğu gibi. ama renk katmıştır mutlaka. ertuğrul'un stoper oynamasına gelirsek, o zamanlar desteklemiştim. fena da oynamıyordu aslında:). ama toshack'ın son senesinde adeta dökülüyorduk, ben bu kadar kötü bir beşiktaş hatırlamıyorum son yıllarda.

bir de son olarak ertuğrul sağlam başarılıyken kovuldu muhabbetine girmek istemiyorum. yahu arkadaş şu mazlum edebiyatından o kadar iğreniyorum ki bu yorum da onun bir yansıması. maçları izleyenlerin fikrine katılmasam da saygı duyarım ama sadece tabelaya bakarak hiç yenilmemişti falan demek nasıl bir anlayış bilmiyorum. ertuğrul sağlam fan'ı olmak gerekli böyle demek için başka bir neden bulamıyorum. oynattığı oyun hiç bir umut vermiyordu, takım kesinlikle bir çöküş sürecindeydi ve denizli ile geçici bir pansuman yapıldı.

ertuğrul sağlam'ı tebrik etmek gerekir, tarihte adı her zaman olacaktır ama ben henüz onu büyük takım için yeterli görmüyorum. oynattığı futbolu kişisel olarak pek farklı,parlak görmüyorum burası ayrı saha kenarında duruşuyla bana çok endişeli bir kişilik izlenimi veriyor. belki şampiyonluk stresindendir ama gerçekten 2 sene daha tecrübe kazanması gerek bursa'da. allahtan milli takımın başında hiddink var da daha kendine güvenini kazanmadan, antrenörlük karakterini oturtmadan böyle büyük görevlere getirilme olasılığı şu an için az.

Forza dedi ki...

Sevgili Yuki the Zorba,

Bana, Jean Tigana'nin ve Nevio Scala'nin "BANA NE kardeşim... Onun üzerinden seneler geçtikten sonra geldiği Beşiktaş'ta ne yaptı Sn. John Toshack?" tonundan; Besiktas'ta iken, ve Besiktas'tan gittikten sonra neler yapabildiklerini soylersen, Ben de bu soruna cevap verebilirim.

Besiktas'tan sonraki dususe gecen kariyer, Besiktas'tan onceki basarilarin varligini degistirmez. Hele ki, var olan futbol zekasini sorgulatamaz.

Senin ulkendeki en kariyerli hocanin basarisi Milan'a gidip kovulmakken; Hadi hepsini birak, Avrupa'da teknik direktorlerin ruyasi olan koltuga 2 kez oturan adama bunu yaparsan, daha cok Hiddink izleriz, Low e hevesleniriz...

Bana ne kardesim demekle olsaydi keske hocam. Tigana'nin, Toschak'in, Scala'nin, ve hatta Rasim Kara'nin sucu mu basarisizlik; yoksa onlara dogru ortami yaratamayip, onune program sunamayanlarin mi? 11'den 22 kisinin oynadigi oyundan cok daha fazlasi artik futbol...

Fenerbahce usulune hic cevap veremeyecegim.. Adamin basarisizliklari siralanirken kariyer hesabi yapmak etik; Basarilar soylenirken fener usulu.. O, olmamis sanki hocam.

bence bir hatayı düzeltmeliyiz,
benim ülkemdeki en kariyerli hoca bence şenol güneş'tir.

mehmet abisinin fatihini en kariyerli diye şeyetmeyelim pls.

AQ-47 dedi ki...

Tribal,

Maalesef sevmesek de en kariyerli hoca Fatih...4 yıl üstüste şampiyonluğu ne kadar şaibeli alsa da tarih sadece o dört yıl GS şampiyon oldu yazacak, UEFA kupası da cabası, üstüne bir de avrupa kupasındaki come backler, of offff...Ne dedin, milan'dan mı kovulmuştu, yok yae anlaşarak yollarını ayırdılar onlar

biri leri dedi ki...

Ertuğrul'u, oynattığı futbol için, özel hayatı için, arka planı için sevmemeyi anlarım da, Sinan Engin'e karşı dik duramadı diye sevmemeyi anlayamam.

Kariyeri olmayan, kendin ispat etmeye gelmiş bir hocanın Sinan Engin gibi pislik, mafya bir adama karşı şansı yok. Bu ülkede Sinan Engin'le çalışıp da ona boyun eğmeyecek tek hoca Fatih Terim'dir, kaldı ki o da Engin'le birlikte çalışmaz zaten.

Dik durmak kolay bir şey değil. Kendi özel hayatlarımızda bile, ufak konularda, trafikte, iş yerinde bile biz bunu beceremiyorken, Sinan Engin gibi bir adama karşı kendi doğrularını dayatmadı diye Ertuğrul'u sevmemek çocukluktur. Romantizmdir.

Noat Samisa dedi ki...

Rasim Kara'yı Toshack mı gönderdi abi?

Kafam karıştı...

Yorum Gönder

Ara