.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
21 Mayıs 2010 Cuma

Haluk Yıldırım #14

Çarşamba günü Fanatik gazetesinde Basketbol Şube Sorumlusu Şeref Yalçın'ın söylemlerinin yer aldığı haberden sonra bugun de Haluk Yıldırım bir basın bildirisi yayınladı.

Basketbol şube sorumlumuz Şeref Yalçın’ın 19.05.2010 tarihinde Fanatik gazetesinde yer alan açıklamasına istinaden, Beşiktaş Camiasını ve Basketbol kamuoyunu bilgilendirmek adına bu açıklamayı yapma mecburiyeti hissettim.

Her şeyden önce ilk söylenmesi gereken Beşiktaş basketbol takımının başarılı bir sezon geçirdiğidir. Tüm olumsuzluklara rağmen, Mire Chatman ve Lony Baxter gibi bu takımın en pahalı iki yabancı oyuncusunun yokluğunda, ligi ilk 4 takım içersinde bitirmeyi başarmış, play-off’larda kendisinden en az 2 – 3 kat daha büyük bütçeli Türk Telekom’u eleyerek yarı finallere kalmıştır. Efes Pilsen serisinde, seyircisinin de ayakta alkışladığı mücadelesini sonuna kadar sürdürmüş, Beşiktaş camiasına yakışır bir şekilde sezona veda etmiştir.

Son iki sezon içersinde, geciken ödemeler yüzünden takımdan ayrılmayı tercih eden, veya ara transferlerini gerçekleştiremesinler diye son anda maddi problemleri çözülen, yabancı sporcuların aksine, BJK basketbol takımının Türk sporcuları bütün özverileriyle mücadelerini sürdürmüş ve tüm spor kamuoyunun takdirini kazanmıştır.

260 kez milli olmuş bir Türk sporcusu olarak, “Türk sporcuların para konuşmaktan ve bunu dışarıya sızdırmaktan motive olamadığını” iddia eden bir açıklamanın, Türk sporcularının emeğine yapılmış büyük bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

Beşiktaş Kaptanı olarak benim ve takım arkadaşlarımın, basketbol kariyerimiz boyunca, maddi sıkıntılara rağmen göstermiş olduğumuz performansın, ahlaklı sporcu kişiliğimizin, kulüp yöneticileri ile ilişkilerimizin, Türk basketbolunu daha üst seviyelere taşımak için gösterdiğimiz özverinin detaylarının bilindiğine ve takip edildiğine inanıyor, şube sorumlumuzun yapmış olduğu açıklamanın gerçek yorumunu Beşiktaş camiası ve spor kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Saygılarımla

Haluk Yıldırım Beşiktaş Cola Turka Takım Kaptanı

Şubenin düştüğü durum tamamen trajik bir hal almaya basladı. Basketboldan iyiden iyiye soğuyan insanların sayısı kat ve kat artmaya devam ediyor. Sanırım Dünya Şampiyonası ile beraber bende uzun bir sure salonlara gideceğimi sanmıyorum. Çunku artık bir cezbediciliği kalmadı takımın, her sene aynı senaryoyu yaşıyoruz. Salona gittiğinde kendi salonunda bile oynasan mutsuz oyuncu görmek bir noktadan sonra seni de mutsuz ediyor. Koç Burak Hoca'nın söylediği gibi senelik en az 6 milyon TL lik girdisi olan bir branş. Ancak gelinen nokta da bu para bir türlü tam verimle basketbola aktarılamadı. Bunun nedenlerinden biri ise bence tam anlamıyla profesyonel bir organizasyon sağlanamamasıdır. Bundan sonra da özellikle bu açıklama ile beraber de açıkcası çok zor gözüküyor. Aslında Beşiktaş'ın önünde çok önemli bir şans var. Bu da Euroleague Ön Eleme oynama ihtimali. Euroleague organizasyonu gelecek sezon ön elemede oynayacak takımların sayısı arttırmayı düşünüyor ve bu çercevede Türkiye'den 3. takımı çağırması gündemde. Hatta biraz lobi çalışmaları ile bu fırsatı belki yakalayabiliriz. Ancak bu konuda herhangi bir çalışma yapılıyormudur cok merak ediyorum. Beşiktaş Basketbol'u 2 yolla tekrardan ayağa kalkabilir. Bunlardan ilki tamamen özerkleşerek. Yani bir kuruluş tamamen Beşiktaş Yönetiminden bağımsız profesyonel kişilere takımı emanet ederek geliri ve gideri ile takımı yönetecek konuma getirilebilir. Diğer bir yol ise; Aynı şekilde yönetim devam edilmeli ve ACB de olduğu gibi oyuncuların maaşlarının sponsor olan firma üstlenmeli. Yani diyelim ki sezon öncesi 4 milyon dolarlık bir sponsor geliriniz var. Sponsor bu parayı ayrı hesapta tutarak direk oyuncuların hesaplarına zamanı geldiğinde maaşlarını yatırması konumuna getirilmesi düşünülebilir. Bu tür organizasyonları yürütmek; prestij ve güven açısından ilerisi için de çok önemli rol oynuyor. Sonra vay arkadaş görüyor musun adam Beşiktaş'lı gitmiş Galatasaray'a sponspor olmuş, tabi olurlar 6 milyon TL geliri olan basketbol şubesini gördükten sonra olması çok doğal.

10 Yorum:

Abi benim anlamadığım bazı durumlar var.Açıklarsan sevinirim.
1)Biz cola-turka'dan gelen parayı futbola mı harcıyoruz?
2)Fener ve Efes'in yıllık maaş giderleri ne kadar ?
3)6 milyon girdi denilen para sponsor dışındaki gelir mi ?
4)2.olduğumuz El-Amin'li sezondan beri ne değişti ?

shelbyl dedi ki...

Seref Yalcin'in dedikleri dogruysa, adamin ismi ile ilgili butun esprileri yapmis sayin beni.

Ayip, vallaha ayip. Sen adamlari para vermeden oynat, sonra bir de kulak cekmekten bahset. Hentbol takimina odul olarak kol saati ver...

Ya adam gibi idare edin, edemiyorsaniz ve etmek istemiyorsaniz da kapatin; ya da siz defolun gidin.

Burak Bıyıktay'ın açıklamasını okudum şimdi tüm sorduğum soruların cevabını buldum anladığım kadarıyla basketbol şubemiz bu bütçeyle mükemmel bir şekilde yönetiliyor.Zaten şu ana kadar hiç boş oyuncu aldıklarını görmedim.Keşke böyle bir yönetim(yönetim dediğim teknik kadro,direktör vs..) futbolun başında da olsaydı.

asist time dedi ki...

- Futbola mı, baska branşlara mı veya personele mı gidiyor bilmiyorum ama zamanında basketbola gelmediği yaşananlardan sonra belli gibi.

- Fenerbahce ile Efes'in butceleri ile kıyaslamamak lazım. Eğer kıyaslarsak ligimizi Fener-Efes ve diğerleri olarak ifade etmemiz gerekir. 20 milyon dolara yakın butceleri oldugu söyleniyor.

- Burak Bıyıktay'ın açıkladıgı gibi Cola Turka ve Yan gelirler ile beraber 6-7 milyon ytl lik bir geliri var basketbol branşının.

- Finalde kaybedilen sezondan sonra değişenleri ogrenmek istiyorsan eksisozluk de besiktas cola turka yazman yeterli.

brewer dedi ki...

mesela euroleague'de ön eleme oynamaya hak kazandık ve yönetim anlamında paraların zamanında ödenmesi gibi bir durum yaşandı. biz bu 6-7 milyon tl ile euroleague ön elemesini geçecek ve gruplarda da ezilmeyen bir takım kurabilir miyiz? mesela mire chatman'ın kontratında ne yazıyor?

asist time dedi ki...

Euroleauge bambaşka bir sahne. Butce de bazen yeterli olmuyor.

http://www.milliyet.com.tr/Spor/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1182721&Date=06.01.2010&Kategori=spor&b=Montepaschi%20Siena:%20101%20-%20Fenerbahce%20Ulker:%2058

Mire Chatman'ın benim bildiğim kadarıyla kontratı 2 yıllıktı ve kontratı bu sezonla beraber bitmiş durumda. Peki ceza aldıgı için neden cok onceden kontratı fesh edilmedi diye sorulabilri; cunku gelecek sezon olası Türk takımlarından birine transfer olması durumunda Besiktas'a bellirli bir rakam ödeneceğinden dolayı.

sozcelykk dedi ki...

efes pilsen in yıllık gideri 20 milyon avro , beşiktaşın 2 milyon avro arada çok büyük bir uçurum söz konusu buna rağmen ilk 4 te bitirmek bence de başarıdır , taraftarsız parasız yönetimsiz şampiyon olacak değiliz.


şeref yalçın pek ismiyle müsemma değil ki saçma sapan açıklamalarda bulunmuş yazık.

@ rogerio demiş şu ana kadar yapılmış transferlerden kelek bi tane b,le çıkmadı diye , aklıma burak hocanın facebukunu kapatmadan önce söyledikleri geldi

http://i489.photobucket.com/albums/rr255/sozcelykk/burakhoca.jpg?t=1274465954

BJK4EVER dedi ki...

@brewer

Oyle bir hak soz konusu degil, daha secmediler, ki bana gore buyuk ihtimal Telekom veya GSyi alirlar, bizi degil.

Ama onemli olan bu degil, vizyondur. Kimse bana BJK'nin sponsor bulamayacagini soyleyemez. Yurt ici olmazsa bile gider yurt disindan bulursun. Ayrica Efes veya FB Ulker'in butcesine de gerek yok, sadece elimizdeki kaliteli adamlari 1 sene tutabilelim yeter. Eger Baxter ve Chatman olsaydi ve sartlar zorlanip sadece 1 kaliteli ekstra yabanci alinsaydi bu seri 0-3 bitmezdi, finale bile cikabilirdik, ki demek ki 20 milyon euro'luk butce de sart degil. Tum mesele play-offlarda ekstra katkiyi yapacak adami getirmek, ki bunu sirf play-offlar icin Kinsey, Smith ve Ukic ile rakiplerimiz yapti ve basarili da oldular. Bizde Baxter ve Chatman'i tutup yanina saglam bir 2/3 numara alsaydik su an finaldeydik, sadece mesela vizyon ve para meselesi.

Seneye kesinlikle Ulker'e rest cekilmeli ve beklenecek katki gelmezse baska sponsor aranmali, tabii sozlesme sartlarini bilemiyorum su an, ama BJK agirligi olan bir camia ve bu agirligi sonuna kadar kullanmali bana gore....

tearkan dedi ki...

Artık iyiden iyiye rezilliklerle anılan bir şube oldu basketbol şubesi. Üzülüyorum Haluk'a. Bu adam bu ithamları hiç hak etmiyor. Colaturkadan gelen parayla Delgado'yu al sonra da aba altından sopa göstermeye kalk. Beceremiyorsanız ya bir bilene bırakın yada kapatın şu şubeyi. Bu takımın adı zaten en kötü çeyrek final oynuyor bunu görüyoruz. Biraz çaba, biraz özveri ve biraz da 'akılla' kafaya oynayan günlere dönmemiz hiç de zor değil.

ceren dedi ki...

Basketbol şubesinin hali iyiden iyiye içler acısı bir duruma geldi. Senelik oyuncular, ödenmeyen paralar, vizyonsuzluk, işi bilmeyen kişilerin yıllardan beri bu işlerin içinde olması maalesef bu noktaya getirdi şubeyi. Esasında bu yönetim anlayışı ile Beşiktaş devam edeceğine göre ikinci yol bizim için cazip oluyor. Türkiye'de bir spor kulübünde, yöneticilerin birinci yolu çözüm olarak görülebileceği bir olgunlukta yapıya sahip değiliz. "Bir yönetici ver idare etsin işte onları yae" kafasıyla zaten bir yerlere varmak çok zor.
İkinci yol ne kadar ACB'de ki her takım için geçerli olmasada şu an için en mantıklı yoldur. En azından o paraya elini süren olmaz. Tabi bu noktada sponsor firma önemli oluyor. Şimdi Pınar Karşıyaka gibi bir örnek de verilebilir bu konuya, bir de 2 senede bir sponsor değiştiren kulüp örnekleride verilebilir. Karşıyaka gibi bir kulüpte Pınar'ın ödemeleri yapması normal bir durum çünkü sponsor ve spor kulübü artık çok içiçe geçmiş durumda. Aynı durum ACB'de de var. Unicaja Malaga'nın yapısı ile Regal Barcelona'nın yapısını aynı sepete koyup değerlendiremeyiz. Malaga, Karşıyaka gibi bir yapıya sahipken; Barcelona kurumsal olarak çok farklı bir noktada. İspanya'da böyle oluyor diye genelleme yapmak yanlış bir tespit olur çünkü bazı sponsor firmalar kulüp hisselerine sahip ve yeri geldiği zaman kulüp yönetimine dikelip biz bu takımı başka şehire taşırız diyebilecek kadar gücü var(bakınız Murcia'nın 2008 de acınacak hali). Kısacası ACB güzel bir çıkış noktası ama şartlar ve olaylar çok farklı orada.
Maalesef Beşiktaş için ikinci bir yol güzel bir geçiş dönemi getirebilir ama köklü çözümler birinci yoldan geçiyor kesinlikle.

Yorum Gönder

Ara