.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Nisan 2010 Pazartesi

Teşekkürler Fenerbahçe

Bir süredir arama soğukluk girmişti Beşiktaş ile. Soğukluk demeyelim, isim verelim: Yıldırım Demirören. Kongreden 3 sene daha bizlerle olması yönünde bir sonuç çıkınca tüm şevkim kaçmıştı. Şu saatten sonra yense ne olur, yenilse ne olur bu takım diyordum açıkçası. Hatta bazen arada kendimi zorlasam bile, heyecanlanmıyordum eskisi gibi.
Çok değil, daha bundan bir hafta önce "Hissizlik" başlıklı bir yazı yazmaya kalkıştım, onu bile bitiremedim. Nedeni basitti, o kadar hissetmiyordum ki. Dün de çok farklı bir şekilde oturmadım televizyonun başına. Yensek ne olacaktı, yenilsek ne olacaktı. Maç başladı, dakikalar geçti... Maçın üzerinde durmak çok manasız, zaten herkes hep bir ağızdan birşeyler diyor, diyecek, bir hafta sonra da hepsi unutulup gidecek. Mühim değil.
Mühim olan şu ki, bu takımı neden sevdiğimi hatırladım tekrar. Sahadakilerin hırsı, mücadelesi, haksızlıklara rağmen ellerinden geleni yapmaları yetti de, arttı bile. Süslü anlatımlara girmek ya da rakipleri alçaltıp, Beşiktaş'ı yüksek göstermek değil niyetim. Konumunu diğer takımların üzerinden belirlemeyen, kendine kendine yetebilen bir camia bu. Beşiktaşlı olmanın keyfi de bir başka. İstanbul'a gittiğinizde kırk yıllık muhitiniz gibi yabancılık çekmediğiniz semt kültürü, taraftarları arasındaki adı konulmamış bağ, tribünler, tarih....
Dünkü maç işte tüm bunları tekrardan hatırlamama vesile oldu. Ne diyelim, teşekkürler Fenerbahçe.

13 Yorum:

sembolist dedi ki...

farkında msınız,kadıköydeki fb-bjk maçları da fb-gs maçlarından farksız oldu..
aziz'in yönetcileri tehtidi,emre'ye,luganoya gösterilen sınırsız tölerans,çirkeflikler(bilica),verilmeyen penaltı vs vs..
Demem o ki,bu filmin sonu çok ama çok kötü.

Mutlu dedi ki...

maç öncesi atılan balonlardaki siyah-beyaz köpek figürleri ve bunun fb yönetiminin işi olması??

delgado dedi ki...

yazıya kesinlikle katılıyorum, yani ben de aynı duyguları hissediyorum.

Emre Baş dedi ki...

demirören başkan olduğunda bende buraya yazmıştım. kendi kendime yaşayacaktım beşiktaşlılığımı. arada bir kahvede maçımı izler, evime dönerdim. o günden sonra izlediğim ikinci maçtı. ilki kasımpaşa'ydı. bu maçın öncesinde aynı senin gibi hissizdim. ta ki son güne kadar. arkadaş msn'den yeni bir beste çıktığını söyledi. onu dinledim. gaza geldim. alınacak galibiyetle bir takım şeylerin yola gireceğini de düşünüyordum ve en kötü bir puan alacağımızı. maç başladı, bitti. selçuk üniversitesi'nde okuyorum. burayı bilen varsa bilir, çarşı selçuk üni, üniversiteler içinde en faal topluluktur. ana baba günüydü restorant adı verilmiş kafe. neyse maç oynanıyor fenerliler bir taraftan saçma sapan tezahüratlar etmekte. 90. dakikaya girmiştik. içimden bir ses yeter dedi. herkesin susup, dilini küfüre döktüğü anda parladım "En büyük sen değil misin?" diyerek. bende geri döndüm ve bende teşekkür ediyorum.

yilmaz dedi ki...

herkes tuttuğu takımla gurur duyar zaten gurur duyulacak bişeyler olmasa o takımı tutmaz. fenerliler de tuttukları takımla gurur duyabilirler. fenerbahçenin de tarihi gurur duyulacak anılarla doludur elbet. sevinmeleri de doğaldır maçtan sonra.

ama ortada böyle bir hakem yönetimi varken, adam -şaka değil gerçek- saha ortasına kuyu kazmışken, beşiktaşlı dostları buna isyan ederken halen daha biz en büyüğüz siz şöylesiniz eziksiniz filan diyince söyleyecek bişey kalmıyor. ne fener bizi ne biz feneri ilk defa yenmiyoruz. avrupada bile az görünecek bir denge var bu takımlar arasındaki rekabette. ama şu 1-2 günlüğüne biz anlasalar, yine kazandık mutluyuz şampiyonuz filan diyip bıraksalar, gerçekten saygımızı kazanabilirlerdi. ancak onlar inatla bizi ezdiklerinden, bizim 8-1-1 taktikle çıktığımızdan, bizim sekiztaş eziktaş olduğumuzdan bahsettiler. onlara göre hakem adam gibi maç yönetse de bizi yeneceklerdi. kimbilir belki haklılar. belki de penaltının kaçmasında çukurun etkisi %1 bile değil. ama bunlar bugünlerde söylenmez. bugünler kendi sevincini yaşamakla geçiştirilir, rakibinin yaşadığı şokla dalga geçerek, aşağılayarak değil.

bacon1903 dedi ki...

sembolist arkadasim adnan polattan sonra bizim demirorendende tik yok anca sms var bunlarin gobek bagi var bu aziz yildirimla!!!

bacon1903 dedi ki...

@yilmaz
Arkadasim canini sikma.Benim cevremdeki fblilerde oyle.Unspoken konusunun altinda bjkli arkadasimiz bellamy link atmis!!!!

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18809805

Mel dedi ki...

sizce sorun tek bir besiktaslilik durusu ve tek bir fenerbahcelilik bakisi varoldugunu sanmakta yatmiyor mu?

Pamukk dedi ki...

yine yeni yeniden gördük ki, ahlaksız-pislik-çirkef-çirkin futbolcularımız yok. hatta süt dökmüş kediler vur kafalarına ekmeklerini al. kibirleri yok. rakiplerine saygılılar. birde karşı tarafa bakın. yönetimi ne ki topçusu ne olsun

BJK4EVER dedi ki...

Bunu soyleyecegim hic aklima gelmezdi, ama keske oyuncularimizdan birkaci Bilica, Emre, Lugano veya Alex'e yumruk atsaydi veya ayagini kirsaydi, hatta ustune hakemi de tartaklasaydi. Evet bu insafsizca, evet bunu yaparken haksiz duruma dusersin hakli iken, ama bu kisir donguye dur denmeli. Simdi birsey yapmadik ve sonuc degismeyecek, adam gibi biliyoruz ki Bilica ceza almayacak, hersey unutulacak ve Bilica seneye de FB'de oynayacak, tipki Lugano ve Emre gibi.
Pascal Nouma'yi cok sevmem, ona gosterilen abartili sevgiyi de anlamam, ama dun belki de ilk defa keske sahada Pascal olsaydi dedim, keske bu camianin ve bu takimin hakkini korunmasi gerektigi sekilde korusaydi dedim....

umut dedi ki...

bu maç sayesinde sözlüğü de tanımış olduk.

alıntı:

"çekemeyenlere anten takan, hazımsızlık çekenlere delik açan futbolcudur, çirkeftir ama serefsiz değildir en azından!"

vay arkadaş ya. bu ülkede hakkaten 20 milyon bilica varmış.

shibby dedi ki...

ekşibeşiktaşı kendine getirdiğin için teşekkürler fenerbahçe

Kalten dedi ki...

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/14484635.asp?gid=373

Bu açıklama ile takımından ve futbolcusundan utanan fenerbahçelileri bir kez daha utandırıp Beşiktaş'ın üstünlüğünü istemeden de olsa bir kez daha vurguladığın için teşekkürler fenerbahçe!

Yorum Gönder

Ara