.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
12 Nisan 2010 Pazartesi

Arda'nın Sevgilisi

Bizim Galatasaray ile oynadığımız maçın öncesinde Arda Turan ve Sinem Kobal ilişkisine dair küfürler edilmesinden utanmış, Ali Sami Yen'e edilen küfürden dolayı özür dilenirken Sinem Kobal gibi, maç ile tek alakası bir futbolcunun sevgilisi olmaktan ibaret olan bir kadına edilen küfürün "eğitim zaiyeti" olarak görülmesinden duyduğum rahatsızlığı da dile getirmiştim. Benim hayat görüşümde "kutsal" diye bir şey yoktur; bu yüzden de Ali Sami Yen ile Sinem Kobal'a edilen küfür arasında da bir fark yoktur. Çünkü sahada oynanan oyunla alakasız olarak 3. kişiler dahil edilmiştir. Tribünde küfür olur, bunu engellemeye çalışmak da saçmadır; ama eğer küfür "utanılacak" bir hadise ise olayla alakasız şahıslara, ve hatta yaşayan şahıslara edilen küfürler aynı kefeye konmalıdır. Bir de küfür olmasa da gene beter bir durum var ki, bunu da Galatasaray'ın son oynadığı maçta gördük. Arda Turan "sinema kapattığı" için suçlu oldu, gene olayla alakasız Sinem Kobal üzerinden laf yedi. Bunun yanında Sinem Kobal gibi ünlü bir oyuncu ve kendini ispatlamış bir kadın "Arda'nın sevgilisi" rüştüne indirgenmiş oldu gene tribünde. Yahu sinemayı bırak restoran kapatanlar var. Bu, dünyanın en hödükçe jestidir, cebinde 2000 lira olan adam da rahatlıkla yapar yani. Arda sinema kapattı diye niye ruhsuz olsun? Niye bu bel altı vurmaya çalışma? Futbolcuların sevgilileri olur, iyi hayatları olur, bu da magazinin ilgisini çeker. İngiltere'de WAG (wives and girlfriends) diye bir müessese bile vardır. Fakat bizde sporcu "ahlaklı ve yemeğine şap atılmış" olmak zorunda olduğundan, ya evlenmeli, ya da mazbut bir hayat sürmelidir. Aksi takdirde kıskanırız. Kıskanınca da futbolcunun her kötü performansını "kız buldu ya" seviyesine indirger, "kız"dan intkam almaya çalışırız. Bu ilk mi? Hayır. Alpay Özalan - Cansel Özzengin in tribüne yansımalarını da hatırlıyoruz. Guiza'nın sevgilisinin videolarını her gün Milliyet'te görmekten kusmuştum, tribünler de kayıtsız kalmamıştı vs. Şimdi düşünüyorum, bu küfürleri eden adamlar, bulabildikleri tüm sosyal paylaşım sitelerinden "hatun kaldırmaya" çalışan, "anamı bacımı karıştırma lan!" diye bıçak çekecek adamlar. Lakin futbolcunun ünlü ve güzel ve magazinel sevgilisi mevzubahis olunca birden bütün bu "bel altı" çalışmalar meşru oluyor birden. Önümüzde sergilenen ataerkil br toplumun ikiyüzlülüğü. "Futbolun marka değeri, tribünde bağyanlarımızı da görmek istiyoruz" diyen, bağyanlara tribünde yapılan tacizleri kınayan adamlar; kadını bu ikincilleştirmenin aleti yapmakta beis görmezler. Bu da bana batar, burada çemkiririm işte. Yücelten de biziz, dibe çeken de. Ama "en büyük taraftar, futbolcular sahtekâr". Yersen. Jeton düşme efektiyle gelen ekleme: Bu yazıda medyanın doğrudan kalemin hedefine alınmaması, medyanın suçsuz olmasından dolayı değildir. Bilakis, bütün bu olaylarda medyanın aslan payı gözardı edilemez.

30 Yorum:

delgado dedi ki...

eğitim. beyin. sizlik.

umut dedi ki...

süpermiş yazı.

Eser Gökulu dedi ki...

Bu ve benzeri olayların yaşanmasını -kahramanları her kim olursa olsun- aklı-selim kesimin takdir edeceğine inanmıyorum zaten, ama şu futbolcularına toz konduramayan zihniyet var ya, hani işi gücü reklam olup, zerre kadar samimi olmayı başaramayan, söz konusu Ali Sami Yen’e edilen küfürler olduğu vakit gelip burada ''Hakkı Yeten'e Baba Hakkı demeyi'' Galatasaraylılık ile özdeşleştirmeye çalışanlar, Sinem Kobal'ı anası-bacısı gibi sahiplenenler, yetinmeyip ‘’yürü be koçum sana Paris Hilton yakışır’’ diyenler, yahu daha düne kadar uğruna buralara kadar gelip sayfalarca çemkirdiğiniz kaptanınıza, hem de o’nun en değerlisi üzerinden sallamaya utanmıyor musunuz arkadaş ?

Bırakın 5 dakika susma eylemini de 2 dakika samimi olun.

alper dedi ki...

Allah Allah.neresinden bakarsan bak ilginç bir yazı yazanın nevi şahsına münhasır olmasından dolayı.Hem benim kutsalım yok diyeceksin hemde senle ilgisi olmayan 3.5.17.kişilerin yine senle alakası olmayan 3.kişilere küfür etmesinden utandığını söyleyeceksin.Onların da yok demekki kutsalı futsalı ki istedğine canının çektiğine küfür edebiliyorlar.Onalara ayıp,terbiyesizlik bu desen sanane benim kutsalım yok diyebilip sıyrılabilirler pekala işin içinden.Yazının içnide yazarın kendini anlattığı kelimeler yüzünden yazı havada kalmış anlamını yitirmiş deyim yerindeyse zebil olmuştur gözümde.Kimi müslüman mahallesinde salyangoz satma der buna kimide dinime küfreden bari müslüman olsa der.Ben ise en basit sıradan tabiriyle bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derim.

shelbyl dedi ki...

@alper

Turkiye toplumundaki mukemmel onargiya parmak bastigin icin tesekkur ederim, sayfalarca yazsam havada kalirdi belki asagida diyeceklerim:

"Kutsali olmayan adamin hicbir ahlak degeri olmaz" Budur zihniyet.

Kufurun, hakaretin utanc verici olmasi icin illa ki "kutsal" mi olmasi lazim bazi seylerin? Ahlak oznel midir, sadece kutsala hakaret mi ahlaksizliktir?

Benim de isteyerek bir parcasi oldugum bir grubun, baska bir insana hakaret etmesinden utanirim. Ama bu illa ki hakaretler arasinda "bu kutsal, bu degil" ayrimi yapmami gerektirmez.

Ne kadar anlatirsam anlatayim, sonucta anlayanin anladigi kadar anlatmis olurum; o yuzden bu basit ayrimi acikca yapabildigimi dusunup kenara cekiliyorum.

matiasemilio dedi ki...

o maç öncesi malum tezahüratın içinde buldum kendimi bir anda,bir tur söyledim,sonra dedim oğuz napıyosun ? kendimden ve Beşiktaşlılığımdan bu kadar utandığımı hatırlamıyorum..

martel dedi ki...

bjk taraftarının sinem kobala küfür etmesiyle gs taraftarının sinema kapattı diye arda turanı protesto etmesini nasıl aynı kefeye koyuyorsun ki,ne alaka?ikisi arasında uçurum kadar fark var..

shelbyl dedi ki...

Su alaka var.

Arda Turan'in sinema kapatmasi, onun Galatasarayliligindan ne goturur? Neden Arda'nin ruhsuzlugu "sevgilisi icin sinema kapatmasiyla" alakalidir? Sinemayi cok onceden kapatmis futbolcu, 2 hafta oncesine kadar "buyuk Kaptan" iken, neden bir gunde "sinema kaptan ruhsuz" olur? Ne degismistir?

Fikrimce bunlarin hepsi bilincaltindaki "futbolcu", "para" ve "kadin" anlayisinda yatmakta. Neden Alpay'in esi, neden Guiza'nin esi hep hedefti? Neden kimse cikip Deli Ibo, Rustu, Hakan Sukur, Semih vs. kotu oynayinca onun esinden girmiyor lafa?

Benim cevabim bu, farkli cevabi olan varsa duymak isterim.

Bu yolda zeki, cevik ve ahlakli olacaksin... Egerki tribundeki adam senden bekledigi performansi gormuyorsa, sanada soyunada sopunada diye baslar... Nereye gidersen git bu boyledir, hatta saha icinde bile sporcular birbirinin kizina karisina sover durur. Misal materazzi, zidane... Insanlar bu arenalara hayvani icgudulerini desarj etmeye giderler, geriye kalan butun kufurler, el hareketleri hep bunlarin disa vurumudur... Yoksa karisina kizina sovmedigin adamada, takoz dersin, okuz dersin, elli tane daha baska kulp bulursun..

Egitim ile bu sorunun giderilecegini sanmam cunku suru psikolojisine giren bir profesor ile bir baska kabzimal acik tribunde butun stat ile beraber omuz omuza verip " inbe hakemede, kafaaaam girsin" diyerek one dogru egilip kalkar... Butun mesele en az zararla desarj olmanin yontemlerini bulmaktadir...

Diye dusunuyorum...

lakerda dedi ki...

Arda Turan evlenince isterse havaalanını kapatsın performans düşüklüğünde bunla ilgili bir bağlantı kurulmaz. Bizde evlenince bakış açısı da değişiyor.

Alpay evlendikten sonra bu tip haberler azalarak sona ermişti.

Temel sebep kıskançlık heralde.

Eser Gökulu dedi ki...

Ayhan ananı g…n s..m diye bağırıldığı vakit, Ayhan’ın annesini Sinem kadar sahiplenebiliyor musunuz ? Sen kalkıp da Sinem’i, yıllardır küfür yiyen futbolcuların ve onların ailelerinden ayrı bir yere koyuyorsan, (ki verilen tepkilerden bu sonuç çıkıyor) Sinem üzerinden Arda’ya da giydirmeyeceksin. Sinem'i geçtim, Arda'ya olan saygından ötürü buna başvurmayacaksın.

Her ne kadar o küfürleri tasvip etmesem de, maç öncesi rakip futbolcuyu -ters tepme ihtimali olsa da- sinirlendirme ve moralman bozma isteğini bir şekilde anlayabilirim, ama senin kendi futbolcuna bu yolla saldırmanın, -hele ki ortada bu konuya ilişkin sevimsiz bir tablo yokken- mevzu bahis tepkilerin hiçbir mantıklı izahı olamaz; kaldı ki, bunun psikolojik etkileri de emin ol İnönü'deki küfürlerden çok daha ağırdır. Gel gidelim Arda’nın bir çayını içip soralım bakalım kim daha fazla ayıp etmiş ? Bir de o koysun kefeye.

Beercholic dedi ki...

ellere sağlık..

damla dedi ki...

arda turan, galatasaray takımı için bir fırsattır. özel hayatını hiç bir zaman göz önüne taşımayı tercih eden biri de olmamıştır. insanlar artık onun özel yaşamıyla değil, futbola ve galatasaraya olan sevgisiyle ilgilenmeli. hatırda kalacak olanlarda bunlardır. taraftarın öksürmesinden bile alınabilecek bir insan arda turan, bu tezahüratlar gerçekten çok çok ağır oldu..

Kalten dedi ki...

Beşiktaşlı taraftarların Sinem Kobal'ı kullanarak Arda'ya küfür etmesini GS'lilerin sinema kapatmaya verdikleri camış tepkiden daha rahat anlayabiliyorum

Birincisinde rakip oyuncuyu sinirlendirmek amaç, çirkin bir yolla da olsa mantığı belli

İkincisinde ise GS'de Sabri ile birlikte ruhunu katarak oynayan takımının en iyi oyuncusunu küstürmeden başka hiç bir mantık göremiyorum. Bu adam kötü mü oynadı, ne yaptı da bunları hak etti?! Bir sezonda on kere ipten aldı, hâlâ laf yiyor. Anlamak mümkün değil

Kalten dedi ki...

Şimdi düşünürken aklıma geldi, iki potansiyel sebep:

1. Yakıştıramamak. "Bizim çocuk Arda" denilen, GSli yaşlı taraftarların oğul, bizim yaştakilerin kardeş, çocukların da abi olarak gördükleri futbolcunun toplumca onaylanmayan bir aktris ile beraber olması onu başkalaştırıyor. Taraftarlar ona kızıyor; aynen Helin Avşar'la beraber olan Sercan Yıldırım'a babasının kızdığı gibi kızıyor.

2. Lakerda'nın da dediği gibi kıskançlık. Bugün stadı dolduran çoğunluk olan 20'li yaşlardakiler 13-15 iken televizyonda Dadı oynuyordu; hatta Sinem Kobal yaşıtı olan ergenlerin gönlünde Arda'dan çok daha önce kendine has bir yer edinmişti. O günlerde GS tribününde bugün kendisine söven çakal ile birlikte TV başında olan Arda bu akşam Sinem'in evine gidiyor, ama tribündeki çakal Pelin Batu'nun arkadaşı Elizabeth ve Eleanor ile birlikte. O zaman kimsenin tribünlere "Sabri Bey n'apıyorsunuz" deme hakkı yok.

Türkiye kıskanç insanların ülkesi, başarıya ve "flaş insanlara" tahammülü olan bir ülke değil.

shelbyl dedi ki...

Bir de Hincal Uluc gibi savunacagim derken olayi daha da mahveden kanaat onderleri var:

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/04/13/ardayi_yok_etmek

"İşte Real maçındaki Messi'yi gördünüz.. Ne yaptı!.. Yaptığı hangi şeyi Arda yapmıyor, ya da yapamıyor?.. Bir onun oynadığı takıma bakın, bir de Arda'nınkilere.. Messi kimlerden, nasıl pas alıyor, Arda kimlerden?. Messi kimlere pas veriyor, Arda kimlere?. Messi Galatasaray'da, Arda Barcelona'da oynasa ne olurdu bir düşünmeyi deneyin.."

Bu denir mi yahu? Sen bunu dersen taraftar da ne bekler Arda'dan farkinda misin? "Kas yaparken goz cikarmak" nedir diye sorsalar al ornek diye ver bunu yani.

Su adam basindan defolup gittigi gun resmi tatil ilan edilmeli, o gun herkes evlere tikilip zorla gazete okumali.

Kalten dedi ki...

Bence Hıncal Uluç Mourinho taktiği yapıyor, öyle abzürd bişey söylüyor ki aynı anda hem kendini "salak" olarak ön plana çıkarıyor, baskıyı Arda'nın üstünden alıyor bir de saçma da gözükse Arda'yı övmüş oluyor. Kendi trademark'ı olan "herkesin söylediğinin tersini söyleme"nin bir adım ileri taşınmış hâli bir bakıma.

Öte yandan sokak arasında taştan kaleye rövaşata deneyen çocuklar gibi kurduğu şu cümlesi beni benden aldı: "Messi, Real Madrid maçında hangi hareketi yaptı da Arda bunu yapamaz diye bana söylesinler."

theotheo dedi ki...

kıskançlıkla alakası yok.

22 yaşındaki bir çocuk, her ne kadar yetenekli olursa olsun, efendi mütevazi olmadığı sürece, her işte başaşağı gider.

sevgilisi arabası tabiki olacak, ama fatih terim emrenin anahtarını elinden aldığında yanlış mı yapmıştı acaba? casillas realmadrid antrenmanına otobüsle giderken yanlış mı yaptı? veya yılda 10 küsür milyon kazanan messi audi q7'ye binerek yanlış mı yapıyor? o da alamazmıydı aston martin?

bazı şeyleri yerli yerine koymalıyız. galatasarayın bu yaşta kaptanlığını yapabilmek, dünya starı mevkisine ulaşabilmek ve bu konumda kalabilmek için fedakarlık gerekiyor. ardanın gece saat kaçlara kadar barlarda, cafelerde gezdiğini bilmeyen var mı? arda'nın futbolunu bir gıdım geliştirdiği var mı? ilk günden bu yana?

hantal vücutlu, sergenin bazı yeteneklerini almış olan küçük kardeşi gibi dolaşıyor sahada. değil mi?

Kalten dedi ki...

Düşünceye saygım sonsuz ama ben yine de bu "efendilik" kavramının abartıldığına inanıyorum. Misâl C. Ronaldo'yu soframda istemem, evimde istemem, telefon defterimde istemem, hatta halı sahada birlikte maç yapmak da istemem, çok kötü döverim ağzına-ağzına vururum; ama takımımda olup golleri dizmesini isterim, varsın efendi olmasın. Tabii herkes bana katılmaz ama, adam iyi oynadığı sürece ve sahada da işi çirkefliğe vurup gördüğü kartlarla takımına zarar vermediği sürece kime ne ki özel hayatından?

Arda'yı futbolunu geliştiremedi diye suçlamak kolay, kim geliştirebildi ki futbolunu Süperdüper Lig'de? Brezilya milli takımına çağrılan Bobo mu geliştirdi, ikinci ligden gelen Mehmet Topal mı?

Bir de şımarık tavırlarını, cümlelerini (örn: "burada FB marşı çalamaz" vs. vb.) ve antrenmansızlıktan/kötü beslenmeden kaynaklanan göbeğini ayrı bir yere koyalım tabii ama şu konuda iftira atmak doğru değil: Arda'nın gece gezmelerini bırakın tek bir kadeh dahi içki içmediğini yakinen biliyorum. Kızarkadaşı olan adamın haftada 1-2 kere yemeğe çıkması da doğal karşılanmalı. Hem kız sarışın bir aktris ise bu yerin Lucca - Mangerie - Kanyon vs. gibi tiki yerler olması da kaçınılmaz.

Tüm bunlar bir yana, Arda'nın sahada döküldüğünü, çok kötü oynadığını da şahsen hatırlamıyorum. Bu tepkiyi de o yüzden çok manasız buluyorum.

Bitirirken: Audi Barcelona'nın sponsoru olmasa Messi Audi'ye biner miydi sizce?

Deniz dedi ki...

-Ne kadar kazanırsa kazansın, 50bin liradan pahalı arabaya binmesin.

-Gece alemlerine yemeklere akmasın, marmaris büfe'den eve servis yaptırsın, onları yesin.

-Tokat atana diğer yanağını dönsün.

-Eğer formsuz ise özel hayatını bıraksın, robot olsun. Çünkü onun tek işi sizin tatmininizi sağlamak, haricinde bir hayatı olamaz.

Her futbolcunun formsuz olduğu, kötü oynadığı, dikkatinin dağıldığı dönemler olur, bu illa kız arkadaşına, gece hayatına, bilmemnesine bağlanırsa boku yemişiz.

O değil de, Hıncal benim "Delgado'yu Messi'nin yerine koysak, Messi'yi de Beşiktaş orta sahasına koysak ne olur?" argümanıma nefis bir ara pas çıkardı, gol olur.

shelbyl dedi ki...

Fatih Terim'in Emre'nin anahtarini almasi buyuk ornek gibi gosteriliyor ya hep, ona gobegimi hoplata hoplata guluyorum.

Lan ayni Terim'in ogrencisi ayni Emre degil miydi Isvicrelilerin soyunu kirmaya calisan, tribunlere "kol boregi" yollayan?

Cok ise yaradi, evet; Emre cok super bir futbolcu oldu, dunyayi kendine hayran birakti, ofkesine inanilmaz hakim, ornek insan adeta.

theotheo dedi ki...

@kalten

ben de bir kadeh içki dahi içmediğini biliyorum, kötü alışkanlıkları yok çok temiz bir çocuk ona kimseinn bişey dediği yok.

ronaldo havalıdır vs ama, işini yaptığı zaman tam bir profesyoneldir, ne sahada bi çirkeflik yapar ne antrenmanda gözönüne çıkar. fiziksel durumunun fitliğini söylemeye bile gerek yok zaten.

arda sahada dökülmüyor tabiki ama yeteneklerine paralel bir gelişim göstermediği kesin, bu gidişle devam ederse sıradanlaşmaya doğru gidecektir.

22 yaşında bir çocuk gerçekten daha bir çocuktur. üstüne yük edilen bu kadar yükü kaldırmasının mümkünatı yok. bu nedenle bu ağa paşa tavırları, ben yaparım ederim oldu bitti, kral benim olayları. bunun çok örneği var. arda çok temiz bir çocuk olmasına rağmen bunlar var. cezalı olduğu maçta soyunma odasına giderken yaptığı hareketler bile ortada.

ben ardanın türkiyede kaldığı sürece geri basacağını düşünüyorum umarım ingiltereye falan gider ve dünyanın kendi etrafında dönmediğini anlar.

theotheo dedi ki...

@shelbyl

emrenin kariyeri ortadadır iyi kötü tartışılır.

galatasaray-inter-newcastle-fenerbahçe?

kaç türk futbolcu bunu yapabildi.

fatih terime laf atmadan önce, türk futboluna katkılarını konuşmak lazım. eğer fatih terim olmasaydı bugün nerelerde olurduk acaba?

Ortega dedi ki...

Esas kolpalık; Arda iyi oynarken sevgilileriyle görünmesinin haber edilmesi üzerine, "erkek adam yeaaa, yapacak tabii" diyenlerin, bugün Arda'nın performansı düşünce aynı meseleye farklı bakış açısıyla yaklaşmaları, "sinema kapatma, top oyna" demelerinde.

hic bi zaman futbolcuların su ozel hayat meselesine takılanlardan olmadım.takılanı da hiç anlamam.senin kizina,karina dokunan yok adam istedigini yapsin banane sahada iyi performans gostersin o yeter.yazida gayet guzel olmus shelbyl.olayin medyatik yonu her zmn dokunuyo tabi futbolculara.zamaninda emre asik,alpay,sergende az cekmedi bu muhabbetten.yapilacak olan kulaklari tikayip isine bakmak.

ama o kdr yorumda en cok damlanin yorumu dikkatimi cekti cunku ismini google a yazip aratinca cikan haberleri gorunce en cok bu olaydan agzi yananlardan biri oldugunu gordum. bole bi yorum yapmasi, yapabilmesi guzel olmus.

spor prog bile artik futbolcularin ozel hayatlarina takmissa,yok bilmemne yardim konseirnde birbirlerine sezen aksu sarkisi soylerken goruntulerini flas diye veriyo bu oyuncunun degil basinin ayibidir.

shelbyl dedi ki...

@theotheo

Elma: Fatih Terim Turk futboluna cok guzel basarilar kazandirmistir.

Armut: Fatih Terim Isvicre Meydan Muharebesi'nin mimari, Emre, Batuhan, Kazim vs. bilumum adamlarda gorulen "Dunyayi ben yarattim leyn!" havasinin da musebbibidir.

Isvicreli futbolcularin tunele kovalattiran psikilojiyi yaratan bir adami "ama basarilari var" diye elestirmeyeceksek ohoo.

Azwraith dedi ki...

"Sinem Kobal gibi kendini kanıtlamış"

OHAHAHAHAHAHA.

shelbyl dedi ki...

@azwraith

Kendini kanitlamak ile yaptigi isin kaliteli olmasi arasinda fark vardir. Sen Sinem Kobal'a gulersin, futboldan anlamayan biri de Arda Turan'a guler.

Gossip Girl tarzi bir suru genclik dizisinin yildizlari nasil "X'in sevgilisi" diye anilmiyorsa, Sinem Kobal da "Arda'nin sevgilisi" diye anilmak zorunda degildir, Arda'dan bagimsiz olarak zaten var olan bir insandir.

shelbyl dedi ki...

Bu konuyla alakali baska bir guzel yazi icin:

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=991376&Yazar=BANU%20K.%20YELKOVAN&Date=14.04.2010&CategoryID=103

Yorum Gönder

Ara