.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
29 Mart 2010 Pazartesi

Acik 20 TL, Kapali 50...

Benim bu memlekette futbol ile ilgili olarak soyledigim bir sey var. Belki baskalari da soyluyordur bilmiyorum, soylenmisse kusura bakmasinlar... Sen kardesim mac biletini adam gibi fiyattan satarsan ve sen Besiktas - Fenerbahce - Galatasaray'san bu 10 kusur milyonluk sehirde 60 bin kisilik stadi da doldurursun. Bu kadar net. Hele bir alistir insanlari futbolu (rekabeti degil, futbolu) yeniden sevmeye... Bes seneye kalmaz her mac paket 100 bin kisiyi de gorursun o stadlarda... Besiktas yonetimi dogru is yaptiginda da yazmak lazim. Bu dogru yanlisin kokunden donmek de olsa yazmak lazim... Inonu Stadi'nda Besiktas - Manisaspor macinin ederi 15 TL'dir. Daha fazlasi degil. Bu fiyata stadi doldurursun, futbolunu guzel kilarsin. Futbolcun sahaya ciktiginda dakikalarca tribunlere baka baka gezinir, tipki Cumartesi gunu oldugu gibi... Sen gidip Diyarbakirspor macini 35 TL'den satarsan o stadi dolduramazsin... Kimse de o mactan keyif almaz. Sen de cebine girenin ilk senaryoya gore daha fazla oldugunu dusunur kendini aldatirsin... Ben Cumartesi gunku mactan yillardir almadigim keyfi aldim. Gecen sene sampiyonluga yururken oynanan bir cok mactan daha cok eglendim. Bir cok derbiden daha fazla atti nabzim... Bunun pek cok sebebi var. Bir kere karsimizda futbolu guzellestiren, gercek bir rakip vardi. Cogu zaman Inonu'den sahaya bakanlar "rakip" degil, ters donmus kaplumbagalar goruyorlar maalesef... Ayaga kalkamayan, sirtustu yatarak hirsizliga soyunan soytarilar... Iste bu yoktu Cumartesi gunu... Yanlarinda kizdirinca reaksiyon aldigin, karsilikli atisabilecegin, tribunu tribun eden esasli eseslilerle birlikte futbolu sevme sebebi olabilecek temel unsur "rakip" vucud buldu elbette... Macin senaryosu zaten ayri konu; en iyi senaryo Oscar'ina aday gosterilebilecek, macera yuklu bir film gibi! Spor konulu kotu Amerikan filmlerinin aksine, herkesin rolunu hakkiyla verdigi bir senaryo bu! Ustelik basrolunde de oyle cok yakisikli bir aktor oynamiyor, dupeduz Ibrahim Uzulmez var, film kliselerinin aksine... Simdi yukarida saydiklarimi bir kez daha dusunmek lazim... Bunlarin hepsini iceren maclar izledim ben daha once... Geri donusler, galibiyetler, heyecan, kacan firsatlar, kahramanlar... Ama bu maci onlardan farkli kilan sey sadece sahada ve rakipte olanlar miydi? Elbette ki hayir... Tiklim tiklim dolu tribunlerdir bu maci yillarca unutulmaz kilacak olan... Eski gunlerdeki gibi, "iyi ki gelmisim" dedirten... Binlerce kilometre uzaklarda gecirilecek bir ayi bir yil gibi gosteren o sahane kalabalik... O kadar ozlemisim ki, derbilerin ve sampiyonlar liginin sahte kalabaligindan uzak gercek Besiktas taraftarini boyle coskulu ve deli deli gormeyi... Eminim maca gelen herkes benimle hemfikirdir... O gun Kapali'da onlarca kisi vardi etrafimda... Mac bittiginde herkesin yuzunde bildigin yorgunluk, mutluluk, ve basarmislik... Sahaya baktigimda gordugumu tribunde gormek... O kadar uzun zaman olmus ki bunu boylesi yasamayali... Uc gun sonra bile beni Besiktas semtinin bir kosesinde oturmus bunlari yazarken heyecanlandiran o acaip atmosfer... Bu ulkede birilerinin, yani futbolun tepesindekilerin dolu tribune oynanmayan futbol maclarinin bir halta benzemedigini anlamasi icin verilmis bir dersti adeta... Bu isin kokunde anladigim kadariyla Kombine kart hikayesi var... Sebebi de sezon basinda satilan kombineleri belli bir fiyat barajinda tutup, bir miktar geliri garantiye alma cabasi... Bu anlasilmaz bir sey degil. Ancak bu sekilde isletilmesinin karsiligi maalesef is bilmezlik... 10,000 kombine kart sahibinin en cok isteyecegi sey dolu bir stadyumda mac izlemektir zaten. Kombine almayi planlayan adam gozunun onune ari bir topluluk getirmiyor ki. Kalabaligin, gurultunun, ve en onemlisi o kalabaligin parcasi olabilmenin konforlu yolunu dusunuyor ve kombinesini de oyle aliyor. Numaralida oturan da boyle, Kapalida oturan da... Ben kombinemi ucuz diye degil, bana maca girme garantisi verdigi icin aliyorum. Kapali alt kombinesi 1150 TL ise, "20 maca gitsem tanesi 57 TL olur"gibi bir mantik olabilir mi? Hadi mantik bu olsun. O 57 TL'nin icinde sadece maca girme hizmetinin karsiligi yok ki. Ben bir konfor satin aliyorum ve bu konforun ederi 7 TL falan da degil, 17 TL'ye hatta benim sahsimda 27 TL'ye denk dusuyor belki de... Bunu birilerine iyi anlatmak lazim, "kombinenin mac basi fiyati 57 TL ise, bu bileti 75'ten acmak lazim" mantigi yanlistir. Nasil Fenerbahce macina 100 TL bilet fiyati konabiliyorsa acik tribun icin, Antalyaspor macina da 15 TL bilet fiyati konulabilmelidir... Futbolun dogasi da budur zaten! Boyle devam etsinler, bu takim da bu istahi ortaya koysun, TV'den de staddan da izlemesi keyifli maclarla bitsin bu sezon... En onemlisi bu durumdan ders alsinlar. Yarin bir stad yapilacaksa (?) o stadi yaparken de bu kombine / bilet fiyati konusunda tercihleri hep dolu tribunden yana kullansinlar. Fazlasini isteyen yok zaten...

11 Yorum:

mutti dedi ki...

Çok doğru demişsin, hafta içi sürekli arkadaş arasında da bu konu açılıyor sık sık. Kale arkası 35 lira oluyor tribünde 10 bin 15 bin kişi tadı tuzu olmuyor o maçın. Fakat cumartesi günü Galatasaray ile oynadığımız maçtan daha çok doluydu stat o kadar keyif aldım ki. Hala maçın özetini izleyip tribündeki o coşkuyu seyrediyorum :) Bakalım şimdi Trabzonspor maçı var umarım o zaman coşmaz yine yönetim. Bu bilet fiyatları oldukça uygun.

Erol dedi ki...

Cumartesi akşamı herşeyiyle unutulmazdı. Sanırım Yıldırım Demirören biraz elini ayağını çekti işlerden ve böylece son derece iştahlı olan yeni yönetim yardırmaya başladı. Umarım böyle devam eder sezon sonuna kadar.

mutti dedi ki...

Bir de şu var, bilmiyorum dikkat ettiniz mi ama sahaya harika bir forma kombinasyonu ile çıktık. Sezon başından beri damalı forma takıntımız var :) Umarım bundan sonra ya beyaz forma-siyah şort ile çıkılır veya bu şekilde çıkılır. Gerçekten çok güzeldi formamız.

shelbyl dedi ki...

Yildirim Demiroren su anda hic gundeme gelmeyerek, yonetim de Mete Duren'in garip olanlari haric aciklama yapmayarak cok dogru bir is yapiyorlar. Benim istedigim baskan profili bu, surekli konusan degil, konusulmasi gerektiginde konusan.

Aziz Yildirim ve Adnan Polat'in cektigi simsekleri ve yarattigi gerginligi dusunun, bir de bizimkilerin "sessiz ve derinden" gidisini. Psikolojik olarak onemli bir hamle.

Umarim boye gider, umarim transfer doneminde de akilli hamleler gorup (GS gibi "yildiz" transferi yerine Fink gibi Ferrari gibi nokta atisi transferler) en sonunda "olmus bu" deriz.

ceren dedi ki...

Beşiktaş'ı böylede anlatabilirmiş. Konu ne kadar farklı bir yere değinse bile anlatılabiliyormuş. Son zamanlarda okuduğum en güzel yazılardan biri. Hedef belli argumanlar yerinde nokta atışı.

Lakin olmuyor böyle işte. Serdar Özkan'ın futbolculuğu sorgulanmayınca, İbrahim Kaş yerin dibine sokulmadıkça, Uğur İnceman'a ağzına ne geliyorsa söylenmedikçe, diğer takımların yıllardan beri kollanmasına dem vurulmadıkça, bu takımları tutanların secerelerinden tut kafa yapılarına kadar incelenmeyince olmuyor bu işler hocam.

Beşiktaş ve Beşiktaşlılık maalesef şimdilerde ancak öyle anlatılınca kendine düzmece kimlikler buluyor.

Maalesef bu tarz yazılarda yorum kısırlığından bir yerlerde kaybolup gidiyor.

Buarada o çubukluda unutulmasın onu da söylemek gerek.

shelbyl dedi ki...

Turkiye'de git herhangi bir az gelismis KOBI'ye, adam sana "ne kadar uretirsek, ne kadar fiyati fazla yaparsak o kadar kar ederiz" gibi dusunecektir. "Ulan yillarin is adami oyle der mi?" diyebilirsiniz, denetci arkadaslardan duyuyorum bu anekdotlari.

Bizim bilet fiyatlamasi da ayni hikaye oluyor bazen, ama gelisme var. Gelismenin getirdigi de belli.

her şey çok güzel anlatılmış. uzun zamandan sonra ilk defa eskişehir maçına gittim. hem bilet fiyatları uygundu, hem de tribünlerin dolu olması ve sahadaki futbol güzeldi.

yalnız, gözümüzün önünde olan net penaltıya küfür ede ede itiraz eden yüzlerce adam; serdar oyuna girdiğinden itibaren en ufak hatasını kollayıp tribünlerden küfür eşliğinde yükselip sallanan kollar can sıkıcıydı.

nijeryalı gençlerimiz de tribüne renk katmıştı :)

bjk.com.tr'de u18 takımımız ile nijarya futbol okulunun yaptıkları maçın haberi var. bobo'nun 1 yaşına giren kızının doğumgünü fotoğrafları var. güzel şeyler.

2-0'dan 3-2 maç çevirmemiz filan... hepsine bakınca burnuma ciddi ciddi şampiyonluk kokusu geliyor.

Pamukk dedi ki...

o kadar doluydu ki tribünler ilk kez yer yüzünden kavga ettim
benim suçum yoktu ama yani

Bir anadolu takımıyla oynanan maçta yeni açığın 3.katının bile tıklım tıklım dolu olduğu ve maçın ayakta izlendiğine ilk kez şahit oldum.Sahaya bu kadar uzak,çatısız,konforsuz tribünlere rağmen bu ortalamayı yakalamışsak yeni stadın vakti çoktan gelmiş demektir.

Jokond dedi ki...

Normalde hep duyarız ya, güzel bir mekan vardır zaman içinde gözde olur. Oraya sık gidenler başlar söylenmeye...Biranın tanesini 15 lira yapsınlar, giriş paralı olsun...vs Öyle olsun ki mekana it, kopuk gelmesin...

Peki ya İnönü? Fiyatı düşürdükçe seyirciden taraftara geçiş oluyor. Çekirdekçi, purolu, minnoş tayfadan harbi taraftarın sesine geçiş oluyor. Beşiktaş halktır, kimse ayırmasın...

Muhoo dedi ki...

Trabzon maçında da normal olur fiyatlar umarım.

Yorum Gönder

Ara