.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
27 Şubat 2010 Cumartesi

Korkusuz Korkak

Maçtan önce açıklanan kadro ‘’hayırdır kavgaya mı gidiyoruz’’ dedirtecek türden olsa da, Denizli’nin sezon içinde rakibe ve zemine göre oluşturduğu kadrolar arasında belki de en doğrusu ve başarılısıydı. Süper Lig’in en sert ve diri ekiplerinden birine karşı deplasmanda planlanan bu orta alan kurgusu maç önünde ‘’korkaklık’’ olarak nitelendirilse de ilerleyen dakikalarda bunun maç kazandıran en önemli etken olduğu çok net biçimde sahaya ve ekranlara yansıdı. Sağ salim 5 metre top sürmenin imkansıza yakın olduğu bir zeminde Yusuf ve Tabata’nın kenarda oturtulmasını sorgulamak bu gece yersiz olacaktır. Toraman, geri dörtlünün önünde havadan ve yerden gelen topları karşılayan ilk isim olurken; savunmadan seken topları alıp, Fink ve Ernst’i rahatlatma konusunda da fazlasıyla başarılı bir iş çıkardı; hâl böyle olunca Almanlar geçmişe oranla çok daha fazla olumlu işi, yine geçmişe oranla çok daha az efor sarf ederek gerçekleştirmiş oldu. Buna bir de Tello ve Ekrem’in hücumun yanı sıra, topsuz oyundaki dirençli ve istekli performansları eklenince, rakip ataklar başlamadan eritildi. Orta alanda sergilenen savaşcı oyun ve etkili pres; yüksek yüzdeyle galip çıkılan ikili mücadeleler ile birleşince de maç öncesi yükselen ‘’nasıl pozisyon üreteceğiz’’ soruları cevabını buluyordu. Bu kadro ve dizilişin tesadüf eseri oluşan pozisyonlara muhtaç kalmaması belki de gecenin en güzel hareketiydi. Soyunma odasına giderken geniş alan ve organize atak şansı bulamayacağını gören Tolunay Kafkas’ın uzun oynamak ve ikinci topları kovalamaktan başka yapacak bir şeyi kalmamıştı; nitekim bu uğurda Emreciksin-Furkan değişikliğine giderek, klasik ama gerek nefes aldırmayan Beşiktaş orta sahası, gerekse de Cangele’nin yokluğunda kimsenin ses edemeyeceği uzun toplara sığındı. Nitekim Ferrari’nin zamanlama hatasıyla da tahminlerin dışına çıkmayan bir gol seyrettik. Topla oynama yüzdeleri Kayseri 60 – Beşiktaş 40 olsa da, istediği zaman topa sahip olabileceğini gösteren ve istediğini alabilecek bir Beşiktaş vardı bu akşam; zira topu versek bile, oyunun kontrolünü ve istediklerini yapma fırsatını maçın hiçbir bölümünde vermedik. Bunu sağlarken de maçı farka götürecek ofansif üretkenliği aynı oranda başarıyla sahaya yansıttık. Sistem o kadar güzel işledi ki, kötü oynasa bile kötü oynadığını öne sürebileceğimiz net bir isim söyleyemiyoruz. Kağıt üzerinde defansif sayılan 3lü orta saha, hükmeden yapısı ve topu sahiplenmesiyle Beşiktaş’ın en etkili hücum silahı olurken; ‘’korkak Beşiktaş’’ karşısında Kayserispor da büyük takımla oynadığını iliklerine kadar hissetti. Sen inan bak herkes nasıl da inanır ...

8 Yorum:

Gökhan dedi ki...

maçın hemen başında öne geçtikten sonra bu kadro tam da uygun kadro gibi gözüktü ama 0-0 gitse maç bence yine de pozisyon bulmakta çok zorlanırdık.haa başka kadrolarla çıktığımızda da zorlanıyorduk zaten o ayrı tabi.

yine de sebep erken gelen gol de olsa cangele'nin cezası da olsa tam fikstür de biraz düzeliyorken bu maçı kazanmak tekrar umutlandırıyor insanı.

damla dedi ki...

sezon başından beri 12 puan geriye düştüğümüzde bile beşiktaşın sahip olduğu potansiyele inanmaktan vazgeçmedim. nitekim geçen sezon olduğu gibi yaklaşık 4-5 kere net puan farkına kapatma fırsatlarını harcadık. diyordum iyi kötü kazanır gideriz, yine de işin peşinizi bırakmayız.

ama bu akşam başka birşey oldu. bunun sahadaki futboldan çok yüzlerden okunduğu düşünüyorum. maçın son anlarında yedek kulubesindeki tabatanın suratındaki ifade, ernst'in, tello'nun bakışları çok şey ifade ediyordu benim için. ve dejavu yaşatıyordu. hatırlayanınız olur mu bilmem ama şampiyonluğun mihenk taşlarından biri olan kocaeli deplasmanındaki kulubenin heyecanı ve gol sevinci bana şampiyonluğu müjdelemişti.

bugün işte öyle bir maç izledim. bu takımdan bizim isteğimiz mücadele etmesi. varını yoğunu ortaya koyması. bugün "sahadaki biz" sıfatına layik bir mücadele seyrettik. hele ki tello'yu ayrı bir yere koymadan olmaz. sezon başından beri beklediğimize en sonunda kavuştuk.

geçen sezon son düzlükte tello, bobo ve holoskonun performansı şampiyonluk getirmişti.

son düzlük vakti geldi. haydi çocuklar el koyma vakti. inandığınız takdirde ve mücadele ettiğiniz takdirde başaracaksınız.

şimdi önümüzde hükmen bir 3 puan, ibb ile erteleme maçı ve denizlispor maçı var. bu 3 maçtan alınacak 9 puan bizi bir anda yukarı uçurabilir. çünkü bu süre zarfında rakipler de dişli ekiplerle oynayacaklar ve inşallah puan kaybedeceklerini düşünüyorum.

kısacası sahadaki karakartalların gözlerinde gördüğüm inanç, geçen sezonun karbon kağıdı misali. peki ya aynı sonuç neden olmasın?

belki de tamamlamışızdır bu senelik kansorejen maçlar kategorisini, kim bilir?

güzel günler, güneşli günler için geri sayım olsun bu maç. dileğimiz budur.

esperanza dedi ki...

tello nun sazi eline almak istemesi, bobo nun pas vermek istemesi gibi enterasan ve alisik olmadigimiz hareketler galibiyeti getirdi.

umut dedi ki...

demek ileri uçtaki adamlar böyle oynasa biz şampiyonduk be!

mutti dedi ki...

mustafa denizli'nin ekrem takıntısı ne zaman son bulacak anlamıyorum. şimdi gol de attı valla yandık sezon sonuna kadar koşmaktan başka hiçbir özelliği olmayan şu adam oynayacak. ya adamın ayaklarında resmen tahta krampon var. bir adamın top kontrolü bu kadar mı kötü olur pasları bu kadar mı kötü olur. sabriyi al saç açığa koy aha işte ekrem. şu takımda ekrem hücum hattında oynuyor hakkaten şaka gibi.

algon dedi ki...

Ekrem de Sabri de takimlarinin vazgecilmezleridir, takimlarina en cok katki yapan oyuncularin basindalardir. O yuzden Ekrem yerine Yusuf, Sabri yerine Ugur oynadiginda farki daha iyi anlarsiniz. Inanmiyorsaniz o maclarda Besiktas'in ne yaptigina acip bakarsiniz.

Tabii kalecide bile calim atma ozelligi aramiyorsaniz.

mutti dedi ki...

bütün ilk yarı boyunca ekrem'i izledik gördük ne yaptığını. beşiktaşın sağ açık sol açık oynayacak oyuncusu ekrem midir. rıdvanı koy o çok daha iyi oynar, elinde orada kullanabileceğin holosko var tello var ismail köybaşı var. ekrem kim abi ekrem kim, adam mücadele ediyor diye ronaldo oldu başımıza. mücadele mi istiyorsunuz o zaman saç açık toraman sol açık üzülmez forvet arkası ekrem oynasın alın size mücadele. şimdi ekrem bi gol attı yandık valla yandık. adamda top kontrolü yok pas verme yok çalım yok sadece koşsun koş babam koş. zannedersin ayağında tahta var. bir insan hücumda anca bu kadar yeteneksiz olur. iyi ki koşuyor diye her hafta tahammül ediyoruz bu adama hücumda.

Pamukk dedi ki...

dert ayı mart geldi :/

Yorum Gönder

Ara