.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
28 Aralık 2009 Pazartesi

Naylon Staj Tamam Tribünlere Oynamaya Devam

Necip Uysal: A takımla bir süre çalıştıktan sonra PAF'a geri döndüm ama şunu söyleyeyim, tekrardan A takıma çıkacağımı biliyorum. Mustafa Hoca geldiği zaman yine iki hafta A takımla çalıştım. Sonrasında PAF takıma gideceğim söylendi ama Mustafa Hoca beni takip edeceklerini, biraz daha güçlenmem için gönderdiklerini izah etti. Ben de çok fazla alınmadım. "Hocam öyle uygun görmüş, mutlaka bildiği bir şey vardır" diye düşündüm. Sonuçta Mustafa Denizli bu işin duayeni. Elinden kim bilir benim gibi kaç oyuncu geçti. Benim için neyin daha iyi olacağını bildiğinden kuşkum yok. Hocamın dediklerini dinleyip, ne kadar yerine getirirsem, benim için o kadar iyi olacağını biliyorum. Zamanı gelince beni kullanacağını da biliyorum. Sergen Yalçın: Galatasaray'a 9, Fenerbahçe'ye 13 puan fark attık. Ancak kimse dönüp bu oyunculara bakmıyor bile. Manisa'yla oynanan kupa maçına Necip götürülüyor ama 18'e bile alınmıyor. Bu nasıl iş? Böylesine bir karşılaşmada nasıl genç oyuncular forma bulamaz. Bakın Trabzon'la oynanan kupa mücadelesinde Galatasaray kaç tane altyapıdan genci oynattı. Mustafa Hoca maalesef gençlere şans vermiyor ve önlerini tıkıyor. Altyapıyla ilgilenmiyor. Bu şekilde görevi sürdürmenin bir anlamı yok. Bu yüzden de istifa ediyorum Mustafa Denizli: Sergen unutmasın ki A2 takımlarının ligi ile Süper Lig'in yapısı çok farklı. 45 yıldır futbolun içindeyim. Genç futbolcuların psikolojisini Sergen'den çok daha iyi ben bilirim. Unutulmasın ki 18 yaşındaki İsmail Köybaşı'nı Manchester United maçında ilk 11'de sahaya süren de benim. Sergen'in çıkışı ani oldu Onu milli takıma alan hocası olarak çok üzüldüm. Bunları onun gençliğine veriyorum. Herkes emek verdiği oyuncuların yükselmelerini görmekten mutluluk duyar. Sergen de bunu görmek istediği nedeniyle böyle konuşmuş olabilir. * Mustafa Denizli’nin açıklaması, Necip ve Sergen’in açıklamaları kadar kesin kaynaklara dayanmamaktadır, lâkin böyle bir olay karşısında Denizli’nin ne düşündüğünü ve nasıl bir tepki vereceğini az çok tahmin edebildiğim için bu açıklamanın da Denizli tarafından yapıldığını varsayıyorum. Genç oyuncuları dilediğimiz kadar sahada görememek üzücü, ama Denizli böyle bir adam işte; şayet Denizli ile yola çıkıyorsanız, hatta yola çıkmanın da ötesinde yola devam kararı alıp, memnuniyetinizi dile getiriyorsanız tüm bunları da göze alıyorsunuz demektir. Aydın Karabulut’u harika oynadığı maçların ardından klubeye hapsettiği için Ertuğrul’u sayısız kere eleştirmişimdir; ama Denizli, Aydın’ı gözden çıkardığı vakit bunu normal karşılayabiliyorum, çünkü Denizli'nin kitabında bunun olmadığını biliyorum, her şeyden önemlisi kontratlarını 1 yıllık yapıyor; dolayısıyla bu adamdan bir gelecek planlaması ve alt yapıya özen göstermesini zaten bekleyemezsiniz. (Bu demek değildir ki Denizli'yi tasvip ediyorum) Şampiyonluk yolundaki rakiplerine kök söktüren ve birkaç gün önce diş geçiremediğin Manisa karşısına, hele ki önünde kış ortasında gideceğin (ve hiç galibiyet alamadığın) bir Belediye deplasmanı (Olimpiyat) varsa, vay efendim sen neden genç oyunculara forma vermiyorsun gerekçesi ile istifa edemezsin. Bize göre yanlış ve hatalı olsa da Denizli'nin de kendince haklı gerekçeleri vardır ve o'nun için başarıya giden yol buradan geçiyordur. Hee ben bu istifadan ve Sergen’in Beşiktaş’la ilişkisinin kesilmesinden son derece memnunum orası ayrı ... Ama işte geçmişten bugüne Uche, Mirkoviç, Ogün, Andersson gibi isimler (hatta Yusuf gibi Baliç'i de tekrar kendi takımına çağırması) benim Denizli’yi tanımlamama yardımcı oluyor ve (her ne kadar memnun olmasam da) o’nu bu haliyle kabullenmeme sebep oluyorsa; bu Sergen için de böyle olmalıydı, ama Sergen de bu işte fazlasını bekleyemezsiniz. Çalışma isteği, profesyonel düşünce, istikrar, disiplin, sorumluluk hak getire … Kendimi bir an Necip ve diğer genç oyuncuların yerine koyduğum vakit cidden karamsarlığa kapılıyorum, benim güvendiğim, futbolculuk dönemini hayranlıkla-imrenerek takip ettiğim ve inandığım hocam, ‘’siz burada boşa kürek çekiyorsunuz, ne yaparsanız yapın mücadelenizin karşılığını alamayacaksınız’’ demeye getiriyor. Sanki diğer kluplerin A2 takımı oyuncuları her hafta Süper Lig'de mücadele ediyormuş gibi ! Sen umudunu kesersen, o çocuklar ne yapsın ? Staj dönemini tamamlamak için bu göreve muhtaçtı ve istese de istemese de bu yollardan geçme zorunluluğu vardı, şartlar elverseydi en başından Denizli’nin yardımcılığına soyunacak ve muhtemelen bu gençlerle yolu hiçbir zaman kesişmeyecekti, nitekim gerek son hamlesiyle, gerekse de ekran başında sarf ettiği ‘’burada kalıcı değilim, bu kategoride çalışmak bana göre değil’’ sözleriyle bu görev için ne denli isteksiz olduğunu açıkça gözler önüne sermiştir, o yüzden Denizli’yi ve forma vermediği gençleri koz olarak kullanıp, bu tip ucuz kahramanlıklara soyunmasına hiç ama hiç gerek yoktu. Ben Sergen'i samimiyetsiz buluyorum. Gençlere forma verdiği iddia edilen Rijkaard'ın ilk yarıda şans verdiği isimlerin listesi! Rijkaard'ın kupadaki 11'i: Aykut-Sabri-Emre Aşık-Servet-Alparslan-Mustafa Sarp-Ayhan-Caner-Barış-Aydın-Arda . Daum'un kupadaki 11'i: Volkan Babacan-Bekir-Lugano-Bilica-Dos Santos-Topuz-Deniz-Cristian-Uğur Boral-Özer-Semih . A2 ?
Ekleme: Rijkaard'ın A2 takımından ilk 11'e dahil ettiği tek oyuncu olan Alparslan Erdem'de bonservisi ile Gençlerbirliği'ne SATILDI !

59 Yorum:

Pamukk dedi ki...

bugün de gökhan keskin sergene benzer açıklamalar yapmış
bizim kulüp kendi içinde kendini imha etme yolunda ilerliyor

Temur dedi ki...

Bir dipnot: İsmail 18 değil 20 yaşında!

twenty_one dedi ki...

Sergen belki sivri bir dille söylemlerde bulunmuş olabilir ama malesef anafikir olarak söyledikleri doğru. Bende Beşiktaş'ın alt yapısından bir oyuncunun A takıma yükseleceğini sanmıyorum. Son dönemlerde Tigana hariç hiç kimse genç oyunculara önem vermiyor. Sadece Beşiktaş değil diğer büyük takımlarda avrupa da iş bulmaktan yoksun yabancıları sanki yıldızlarmış gibi lanse edip bize yutturmaya çalışıyorlar.
Dünyanın önde gelen külüpleri, alt yapılarından en azından 2-3 oyuncuyu oynatırken, bizimkiler bunu akıl edemiyorlar. Futbolu çok iyi bildiklerinden herhalde !
Günü birlik başarılarla tatmin olan Türk futbolu, bu zihniyetle genç oyuncuların önünü tıkamakta ve her geçen gün kan kaybetmektedir. Bu manteliteden kurtulmanın temennisiyle...

yazı çok doğru ve mantıklı. ama yine de mustafa denizli ile yola çıktık, onun bakış açısı bu diyerek kabullenmemek lazım.

sergen'in samimiyetsizliği konusuna da katılıyorum ve o gençlerin başına getirilecek son adamlardan biri olmalıydı. gittiği iyi oldu. daha aklı başında biri getirilmeli a2'nin başına, ve sergen'in açıklamalarını daha üsturuplu ve inanarak söylemeli.

alper dedi ki...

Şey dikkatimi çekti.Denizli burada kullanılan fotoğrafta bile 1 e 1 yani adam adama oynayın taktiği veriyor hala yav..:))

Cherubim dedi ki...

Kulübe tamamen format atmak lazım aslında..

Futbol takımı da Windows 7 kaldıracak makineyken zoraki Windows 98 kullanıyor gibi..

Yönetimse abaküs kullansa başarı sayılacakken atom mühendisliğine el atmış durumda..

Gökhan dedi ki...

denizli ye bir çok kişi bir çok yönden eleştiri getirilebilir ama heralde bunu yapacak en son kişilerden biri de sergen dir.

zaten a2'deki gençler için a takımın başındaki denizli den daha büyük bir tehlikedir bence a2'deki sergen,gitmesi iyi oldu.

gnyz dedi ki...

Sergen bu göreve stajını tamamlamak içini geldiğini sezon başında söylemişti zaten. Suç Sergen'den çok Sergen'i o göreve getirende. Sergen'in suçu diline sahip çıkamaması. Adam A2 takımın başına getiriliyor normal bir adam olsa benim çok büyük planlarım var alt yapıyı ayağa kaldıracaz şöyle oyuncu yetiştireceğiz böyle hazırlayacağız felan filan der stajı tamamladıktan sonrada sessiz sedasız çeker gider ama Sergen tutuyor ben stajımı tamamlamak için geldim, A2de bir sene çalışacağım diyor. Yine başka biri olsa A2 takımın başındayken değil A takım hocasını eleştirmek adını ağzına alamaz ama bizim Sergen her hafta hocayı eleştirir :)

Necip'te iyi konuşmuş güzel konuşmuş da Mustafa hoca bu takımın başında birkaç sene daha kalır (Allah korusun) Necip'te hazırlık maçlarında dahi şans bulamazsa sonra ağlamasın bize şans verilmedi diye.

Mustafa Denizli'nin manu maçında İsmail'i oynattım demeside baya komik olmuş

Eser Gokulu dedi ki...

Olay da bu zaten; özünde gençleri önemsemeyen, onlarla çalışmaktan ve gelişimlerine katkıda bulunmaktan zevk almayan ve böyle bir hedefi olmayan adam ''gençlere şans verilmiyor'' diye isyan edebiliyor.

Denizli gidiyor Korcan'a görev veriyor; bunun üzerine Sergen: ''A2 takımı kalecisi dururken maç yapmayan Korcan'ı oynatıyor!'' diyerekten yine Denizli'ye üfürüyor. Neden ? Çünkü kendisinin ön planda olması ve adından söz edilmesi hoşuna gidiyor, bir nevi ego tatmini diyelim. Kendi çalıştırdığı oyuncular forma giymeli ve biz onlardan söz edip, Sergen'i el üstünde tutmalıyız!

ian dedi ki...

mevcut beşiktaş yönetimi kendi altyapısına hiç önem 'vermediğini', a2 takımının başına sergen'i getirerek gösterdi zaten. diyceksiniz ki takım başarılı olmuş, o kadroyla olsun bir zahmet. beşiktaş'ın a2 takımı diğer takımlardan çok çok üstün. sergen göreve gelirken "bu sene varım, stajımı bitiririm, seneye yokum." demişti zaten. biraz emek verince, sahiplenir gibi mi oldu ne artık, isyan etti. bence antrenörlüğe devam etsin bi yerlerde, çünkü çok kötü bir yorumcu; ama az emek çok para, sergen'in tercihi bellidir, saygı duymak lazım o ayrı.

-fener takımında birşeyler eksik ercan taner..
-istek yok sanki.
-istek yok, hırs yok, ısırmıyor futbolcular.

shelbyl dedi ki...

Sergen'in A2'den gitmesi cok hayirli olmustur zannimca. Tamam, Besiktas A2 takimina buyuk basari yasatmistir, eyvallah da, A2 takiminin ihtiyaci olan ozguven, disiplin, uyum vs. kategorilerinde ne kadar katki saglamistir, hic bilemeyecegim...

yilmaz dedi ki...

meseleye denizliyi anlamak olarak bakarsak yazı da doğru denizlinin yaptığı da. ama beşiktaş bir kupa maçında bir tane genç oyuncusunu 20 25 dakika oynatamayacak bir takım olmamalı. üstelik düşünsenize maçın böyle gideceğini baştan kabullenmiş, yedek kulübesinde bile böyle bi oyuncu yok. yani denizli baştan "biz manisaya karşı son 20 dakika 2-0 önde giremeyiz" demiş gibi bişey oluyo. noluyoruz yaa, manisaspor beşiktaş?

Ayrıca bir iki genç oyuncunun oynamasını istemek "kurtuluş gençlerde" demek de değildir. Fenerbahçe bir Gökhan Gönül'ü kazandı fena mı oldu? Bizim gençlerde bi Gökhan Gönül olmayabilir evet yüksek ihtimal. Ama bilemiyoruz ki? ama aynı teknik direktör bobo'yu man u maçına 18'e almadı. sonrada taktiğe uymuyo dedi. o yüzden heralde necip'te, onur'da rıdvan'da dert etmiyodur bu adamın kadro seçimini

Sergen'le ilk defa ortak bi görüşü paylaşıyorum.

matiasemilio dedi ki...

katılmıyorum!
denizli özkaynağı daha da köreltecek ve biz bunu kabulleneceğiz!
hani bizim asi ruhumuz!

matiasemilio dedi ki...

adamsın sergen!

mert dedi ki...

Not: Galatasaray-Trabzon maçında oyuna sonradan A2 takımdan Berkin ve Çetin oyuna girdi. ayrıca emre çolakta yedekti. ilaveten;arda,aydın ve sabri de Galatasarayın altyapısında yetişmiş isimler...

Sergen Yalçın özkaynak düzeninin amacının şampiyonluk değil yukarı oyuncu cıkarmak oldugunu unutmuş şu kadar maç kazandık bu kadar maç kazandık diye anlatıyor. Acaba kadrosundaki kaç tane oyuncu başka takımlarda tutunamayıp geri döndülerve kiralık gidecek takım bulamadılar.Örnek Can Erdem ve Gökhan (soyadını hatırlayamadım).Bir de Sergen Yalçın hep tribüne oynuyor çıksın bank asya da 2.lig'de bir takım çalıştırsın görelim altyapıya ne kadar önem verecek.Aydın Karabulut hakkında bir not var onu da yazayım.Gecen sezon Denizli goreve geldiği ilk haftalarda maç kadrosunu acıklamak üzereyken bu genc arkadaşımız şöyle demiş '' ilk 11 de oynatmayacaksan beni kadroya alma demiş'' 'kaynak sağlam'.Herkes gibi bende gençlerinin önünün açılmasıni istiyorum ama şöyle düşünelim 1 Şubatta yeni yönetim geldi 5 sene başarı yok, avrupa yok sadece altyapıdan oyuncu çıkaracagız, küçülme politakası izleyeceğiz başarı daha sonra gelecek. Böyle birşeye ben sonuna kadar destek olurum fakat tribünde, sokakta kaç kişi destek olacak.Neyse Orta bir yol bulunup Sayın Denizli'yide ikna ederek genç oyuncuların forma giymesini sağlamak gerekiyor çunku genc oyuncular oynamadıkça köreliyorlar oynadıkça kendilerini gelişitiryorlar.

Eser Gokulu dedi ki...

Denizli’nin bu yönünü eleştirmek, Sergen’in sözlerinden bağımsız da yapılır; kaldı ki kimse Sergen haksızdır demiyor; zaten Sergen’in bugün söylediklerini basın-medya ve taraftarın büyük bir kesimi aylardır dile getiriyor. Yani Denizli ve oyuncu tercihleri hatta transfer politikası herkesin muzdarip olduğu olaylar, gelgelelim her şeyin de bir adabı usulü var. Sergen gerek konumu itibariyle gerekse de sunduğu bahaneler ile hatalıdır, yanlış yapmıştır.

Yukarıda Necip’in açıklamalarını, çocuğun içinde taşıdığı umudu ve Denizli ile arasındaki diyalogu göstermek adına bilinçli olarak koydum. Necip, A takımla idmana da çıktı, hazırlık maçında forma da giydi ve bir takım nasihatlar alarak tekrardan ‘’yükselirim’’ inancı ile A2 takımına gönderildi. Hiçbir şey yapamıyorsan alırsın çocuğu karşına, Mustafa hocanın geçmişten bugüne antrenörlük kariyeri ve düşünce yapısı hakkında bilgiler verirsin, kendi doğruları ve inanıp-güvendiği oyuncular ile sonuca gitmek istediğini anlatırsın, ne bileyim yeteri kadar şans bulamamasının o’nun yetersizliğinden kaynaklanmadığını ve forma şansı bulan 1-2 genç oyuncudan yola çıkarak gelişme kaydetmesi halinde kendisinin de onlar arasında yer bulacağına inandırırsın, tabi önceliğin gerçekten o oyuncuların bir yerlere gelmesi ise ! ama işte kalkıp da sırf kendi egosunu tatmin etmek adına bu çocukları umutsuzluğa sürüklemek öyle ifade edildiği gibi adamlıkla falan bağdaştırılmaz.

@ mert

Ne Arda’sı ya ?

Sen Arda dersen ben de sana Nihat derim; Serdar Özkan derim, İbrahim Kaş derim. İbrahim Kaş’ı tekrardan bu kadroya dahil eden ve 6 Şampiyonlar Ligi maçında 90 dakika forma veren de Denizli’dir. Senin mantığına göre bu da yeterli oluyor, ama işte yok öyle bir şey. Bugün A2 takımı oyuncularının gerek ligde gerekse de kupada aldığı dakikalar karşılaştırdığınız vakit Denizli’yi diğer hocalara oranla geri plana atmamızı gerektirecek bir durum yok ve işte sırf bu yüzden hadi bana eyvallah deyip ‘’kaçmayı tercih eden’’ Sergen haksızdır diyorum.

Göz ardı ettiğiniz bir diğer noktada Rijkaard bu sıraladığın isimleri, tüm yabancılara izin verip ülkelerine gönderdikten sonra kadroya aldı. Yani biraz daha açmak gerekirse; Ernst-Ferrari-Bobo-Tello-Tabata-Sivok ve Fink’in yokluğunda emin ol o sıraladığın isimlerden çok daha fazlası Beşiktaş yedek klubesinde yer alırdı, ki zaten başka seçenek de yok, ama buna rağmen sahada 90 dakika boyunca ''aynı anda'' sadece 1 adet A2 takımı oyuncusunu izleyebildiyseniz bunun da çok övünülecek bir şey olmadığını hatırlatmak isterim.

90.dakikada oyuna giren Çetin ile Eskişehir maçının 90.dakikasında şans bulan Necip arasında fark yok.

algon dedi ki...

Sergen'i gunahim kadar sevmem de, "Mustafa Denizli budur, yola ciktiysan kabulleneceksin" demek absurd oluyor. Bu mantikla biz Yildirim Demiroren'i de kabullenelim "ee onla yola ciktik, bu adam da boyle iste, paralari Antep'e yollar" diyelim.

Soyle bir soru sorulabilir: Istifa ederek, A takima cikamayan oyunculara bosa kurek cektiklerini hissettirdigi icin Sergen mi sorumludur, yoksa o oyunculari en bastan hic A takima cikarmayan Mustafa Denizli mi? Ana fikirden sapmayalim.

Eser Gokulu dedi ki...

O oyuncuları en başından beri A takıma çıkarmama gibi bir durum söz konusu değil. Oğuz'dan tutun da Onur, Necip, Ömer gibi isimler de A takımla idmana çıkmış, hazırlık maçında forma şansı bulmuştur.

cesc dedi ki...

@algon

iyi de mustafadenizli ile yola çıkan hatta devam eden eser değil ki. Yine yıldırımdemirören. yıldırımdemirörenle devam etmemizde de en fazla senin benim kadar suçu vardır eser'in(avukatlığı bana düşmez ama bu konuda tamamiyle aynı düşünceyi paylaşıyorum. o dile getirebiliyo, ne güzel!)

Cipher dedi ki...

Mustafa Denizli olmamış oyuncuyu yetiştirecek bir teknik direktör değil. Öyle teknik direktör bulmak da kolay değil. Ayrıca Tigana gibi bir adamı harcadığımızı da unutmayalım.

Öte yandan olmuş genç oyuncuyu da oynatmayacak biri değil. Kendi topuğuna sıkmaz, bir şekilde faydalanır.

Serdar'ı önemli maçlarda oynattı, çünkü ihtiyacı vardı öyle bir oyuncuya, ama Serdar diretti olmamak için, hoca da röportajlarında Serdar için yeteneklerini göstermemekte ısrar ediyor diyordu. Ayrıca Serdar'ın bu derece antipati toplamasının nedeni önceki sezonlarda verilen aşırı "şans" değilmidir. Şimdi herkesin ona küfretmesinin sebebi olmadan oynatmanın sonucu değilmidir. Hoca şimdi getirse koysa Necip'i göbeğe iki maç sonra kötü oynasa tahammül edecek miyiz? İsmail bile biraz kötü oynasa homurdanıyordu tribün daha düne kadar.

Ayrıca A2 takımını BJK TV kapanmadan önce izlemeye çalışıyordum, çıkıp A takımda performans sergileyecek oyuncu göremedim, vücut olarak iyi olanlar yeterli yeteneğe sahip değil, Can Erdem'i çıkarıp koysak takıma millet sallar kim bu kazma diye, yetenek olarak iyi olanlar vücut olarak yeterli değil, iki omuzla sindirilirler. Arda Manisa'dan döndüğünde olmuştu. İlk çıktığı maçta bir gol bir asisti vardı. Bizim de bu oyuncuları belli bir plana göre kiralamamız gerek, olmaları gerek önce, yoksa İbrahim Akın örneği çok uzak değil, Serdar'da aynı şeyi deniyoruz. Bu planlamayı da yapacak olan yönetimdir. Teknik direktörler gelip geçer Denizli'nin bir ayağı dışarıda hem kendi mantığı hem de bizim yani taraftarın ve yönetimin mantığı dolayısıyla, yeri garanti değil, aynı o genç oyuncular gibi. Denizli’nin yerine başkası olsa da durum çok fazla değişmeyecek.

Necip’e gelirsek, o bu konuda duruşuyla biraz ayrılıyor, hoca da onu oynatacağının sinyalini yavaştan veriyor zaten, ama bu noktada hiçbir maçın sonunu rahat getiremeyen bir takım oluşturması yüzünden eleştirebiliriz Denizli’yi, o da sadece Denizli’nin suçu değil.

Sergen’in, takım devre arasına girecekken, hazırlık maçları oynayacakken bu yaptığı popülizmden öte değildir. Gerçekten böyle bir derdi olan adam bekler devre arasını izler hazırlık maçlarını, ondan sonra gider, gidecekse.

Ayrıca bu özkaynak takıntısı yüzünden altyapıda biraz sivrilen adama çok büyük umut bağlıyoruz, sonra da hüsran yaşıyoruz, bırakalım da herhangi bir baskı olmadan onlar formalarını söke söke alsınlar, gençlere önem verelim baskısıyla oynatılırsa zaten bir faydasını göremeyiz. Ekrem yapabiliyorsa, gösterebiliyorsa hocaya kendini Necip, Rıdvan, Orhan, Ali de gösterecek.

M.A.F dedi ki...

Ben Batuhan'ın sezon başından beri sakat olduğuna inanmıyorum.Onur sakat rıdvan sakat batuhan sakat.kardeşim nasıl sakatlıkmış bunlar(gerçekten sakatlarsa da bu kadar saktlık nasıl ve neden oluyor onu araştırmak lazım).bence güvenmediği için almıyor denizli kadroya.takıntısı olduğu için almıyor.1 senedir gol atamayan nobre yerine batuhan oynasa ne olurdu mesela.
sergen'ın dediklerine katılmamak elde değil.ama asıl sorun mevcut yönetimdir.ve onun işbaşında tuttuğu t.d . yemişim denizlinin hazır futbolcu felsefesini.al sana hazır oyuncular işte.
Korcan konusu da iyi bir örnek aslında hocanın harcama politikasına.korcan ne zamandır maç yapmamış çocuk.daha hazır olan sürekli maç yapan hazır bir kaleciyi niye oynatmıyorsun ki a2'den.ben söyliyim.genç genç dediniz alın size genç diyebilmek için.denizli belki de korcan'ın kariyerini bitirmiştir.

Eser Gokulu dedi ki...

Rıdvan da Delgado gibi kasık sakatlığı ile boğuşuyor. Bir yerde yoğun milli takım kampları ve hiç dinlenememesinden kaynaklandığını okumuştum. Delgado'yu baz alırsak, sürenin uzaması anormal değil, ama 2.yarıya tam olarak hazır halde başlayacağı tahmin ediliyor.

Onur'u pek fazla izleme şansım olmadı, diğer yandan açık konuşmak gerekirse ''bu Onur neden oynatılmıyor'' diyen arkadaşların da detaylı bilgiye sahip olduğunu düşünmüyorum (yanılıyorsam beni bağışlasınlar ve mümkünse izlenimlerini paylaşsınlar) Mesela elimizde bir hücumcu sağ bek olmadığı için Rıdvan eleştirilerini anlayabiliyorum, ki kendisi benim de İnönü'de görmek için sabırsızlandığı bir yetenek, ama Denizli'yi eleştirmek için Onur'a sığınmanın mantığını çözebilmiş değilim.

turan dedi ki...

Diğer konular tartışılabilir ama burası ciddi bir kulüpse A2 takımının stajyer hocası, A takımın hocasına tv'den bu kadar sallayamamalı.

tearkan dedi ki...

mesele şahıslar değil aslında.. yok necip yok onur yok rıdvan vs. elimizde zamanında oynasın oynasın dedikleriniz şimdi nerede demek için de örnek çok olunca bu kafa değişmeden böyle gidecek endişesi var bende.. geçmişte harcananların hangisini misal bir arda gibi doğru şekilde yetiştirdik ve kullandık biz? yapılan açıklamalar, sunulan sebepler gerçekçi gelmiyor bana açıkcası.. onur.da necip.te yada rıdvan.da bu potansiyel olmayabilir doğrudur; ama hepsi mi disiplinsiz, hepsi mi sakat hepsi mi yetersiz bu adamların? sergen.in yaptıklarını doğru bulmuyorum ancak söylediği bir söze de aktılmadan edemiyorum.. A2nin kalecisi dururken maç yapmamış korcan.ı oynatmanın mantığı ne? bütün sezon oynamamış batuhan.ı çat diye old trafford.a salmanın mantığı ne? bir mantığı varsa eğer old trafford.da son dakikalarda oyuna alacak kadar güvendiğin adam bir hafta sonra niye kadroda yok? biz -doğru da olsa- artık her seferinde aynı cevabı duymaktan sıkıldık.. ''yetersiz, disiplinsiz, sakat'' yetersizse kov gitsin, yetersiz dediğin adamın neyiyle uğraşıyosun daha? disiplinsizse bu adamı disipline etmek yönetici olarak, teknik direktör olarak senin sorumluluğun değil mi biraz da? akla gelen birşeyler beklenen her oyuncumuz sakatsa eğer bunun biraz da antrenman programıyla yada rehabilitasyon süreciyle alakası yok mu? sakatsa; sakatlığı hakkında bilgi verin, biz de bilelim haa böyle demek diyelim susup oturalım yerimize.. kulaktan dolma bilgiler.. rıdvan delgado.nunki gibi bi sakatlık yaşıyomuş, çok zorlamış, adet dönemiymiş.. (tövbeee) miş, mış, muş, müş... böyle gider bu..

Eser Gokulu dedi ki...

@ tearkan

Batuhan, İngiltere'de gol atsın diye sahaya sürülmedi, emin ol Denizli'nin de böyle bir beklentisi yoktu. Nobre'nin yokluğu ve Bobo'nun o dakikalarda tükenen enerjisi şişirdiğimiz tüm topların tenis topu gibi 2-3 saniyede tekrar ceza alanımıza gelmesine yol açıyordu. Olur da Batuhan o toplara yükselir, rakibi bozar, fiziği ile bir kaç top saklayıp savunmaya nefes aldırır umuduyla sahaya sürüldü.

Dünyanın her yerinde iki kalecisinin de o veya bu sebepten forma giyemeyecek duruma gelmesi halinde takımın 3.kalecisi forma şansı bulur ve dünyanın her yerinde tüm 3.kaleciler aylarca forma şansı bulamamış halde geçerler o kaleye. Sen böyle bir durumda bile Korcan'a kaleyi teslim etmeyeceksen o adamı kadronda niye tutuyorsn ? Bu isim Korcan olmaz da Murat Şahin olur, Ramazan Kurşunlu olur. Kısacası yılda 1 bilemedin 2 kere o kaleye geçmek veya hiç geçememek 3.kalecilerin kaderidir zaten.

algon dedi ki...

Benim A takima cikarmaktan kastettigim takima kazandirmak, ligde en azindan 3'er 4'er macta sure vermek. Mustafa Denizli'nin bunu yapmamasini ben kabullenemiyorum. Ayni sekilde Sergen de kabullenemiyor ve istifa ediyor. Tribunlere oynama kismina kesin katiliyorum, Sergen zaten baska turlu adim atmaz. Ama su kosullarda duzelmesini isteyecegim direkt biri varsa o Denizli'dir.

tanju dedi ki...

yazı, çok taraflı olsa da benim bu hususta net bir tarafım yok. sadece bu sergen çok büyük teknik direktör olacak. onu söylemek istedim tenk yu.

Eser Gokulu dedi ki...

2006-2007

Mehmet Sedef 14 maç toplam 615 dakika
Can Erdem 3 maç toplam 34 dakika
İbrahim Kaş 1 maç toplam 90 dakika
Aydın Karabulut 1 maç toplam 45 dakika


2007-2008
İbrahim Kaş 15 maç toplam 1112 dakika
Aydın 13 maç toplam 512 dakika
Mehmet Sedef 6 maç toplam 123 dakika
Emir 2 maç toplam 26 dakika
Bülent Uzun 1 maç toplam 1 dakika

Ali Küçik ve Koray Şanlı o dönem A takımla bir çok idmana çıkmasına rağmen hiçbir lig maçında forma şansı bulamamışlardır. Yine aynı şekilde sol bek sıkıntısı başımıza çorap üstüne çorap örerken, Emre Özkan 1 dakika bile sahaya sürülmemiştir. Şayet genç oyunculara şans verilecekse, öncelikli tercihimiz eksik olduğumuz ve alternatifimizin bulunmadığı mevkilere yönelik olmalıdır. Bu yüzden Emre Özkan konusunda bana göre ciddi hatalar yapılmıştır.

*** Yani bu sezondan örnek verecek olursak, o sezon Emre Özkan'ın 2 maç oynaması, bu sezon Onur'un 5 maç forma giymesinden çok daha değerli olacaktı. ***

Geride bıraktığımız sezon şampiyonluğa bu kadar yaklaşmışken ve yılların hasreti varken, genç oyunculara yönelmemizi ciddi anlamda anlaşılır kabul ediyor ve bu sezonun ilk yarısına geçiyorum:

İsmail Köybaşı 9 maç toplamda 731 dakika
Rıdvan Şimşek 1 maç toplamda 45 dakika
Necip Uysal 1 maç toplamda 1 dakika

İbrahim Kaş’ı kat ettiği mesafeden ötürü bu listeye dahil etmiyorum ama ligin 2.yarısında Necip ve Rıdvan 2’şer maç daha sahaya çıktıkları vakit (İsmail’in de maç sayısını arttıracağını hesaba katarsak) Denizli’den önceki son 2 sezonun rakamlarına aşağı yukarı ulaşılmış olacak.

Peki hedef bu mu ? Bu tablo gerçekleşirse Denizli gençlere gerekli önemi vermiş mi olacak ? Elbette hayır, ama gerek geçmiş dönem hocalarımız gerekse de yarıştaki rakiplerimizin gençlere olan yaklaşımı dikkate alındığında Denizli’nin abartıldığı kadar bir eksiklik yaratmadığı sonucu ortaya çıkıyor. Yine tekrar ediyorum, bu demek değildir ki ben bu durumu destekliyorum.

@ Tanju

Hem Sergen’e katılmadığımı hem de Denizli’nin yaklaşımını onaylamadığımı ifade ettiğim halde ‘’taraflı’’ bulman enteresan olmuş.


* Unutmadan, 2006-2007 sezonunda en fazla forma şansı bulan genç oyuncuyu bugün sahaya sürsek küfür yiyecek ilk adam olacağına dair kalıbımı basarım. Keza aynı şekilde 2007-2008 sezonunda en fazla forma giyen genç oyuncumuz hali hazırda hala daha küfür yemekten kurtulamıyor.

mmmatias dedi ki...

Umarım ömrümün sonuna kadar Sergen Yalçın ismini bir daha Beşiktaş ile yan yana duymam.Böyle ucuz kahramanlık numaralarına karnımız tok.Çok biliyorsan git fb nin A2 sini çalıştır orada başarılı olacağından eminim zaten sana yakışan kulübede onlarda mevcut hem sen değilmiydin ben küçüklüğümde fb yi tutuyordum diyen bize uzak kime ve neye yakın oluyorsan ol.Not: unutmadan o orta parmak varya o orta parmak anladın sen onu Sergen (Zeka seviyen aklıma geldide anlamamış olma ihtimalin epey yüksek artık birinden yardım alırsın aslanım benim şey pardon unutkanlık belirtisi kanaryam benim)

Cipher dedi ki...

Ben bu eleştiriler için önümüzdeki hazırlık kampı döneminin beklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Hoca ligde hangi maçta şans verecekti gençlere, lige kötü başladık, sonraki maçlar protestolarla geçti, protestoları atlattık durumu toparladık derken sakatlıklar, yorgunluklar yüzünden takım tekrar bocalayarak bitirdi ilk yarıyı. İbrahim Üzülmez'in Rüştü'nün, Nihat'ın bile sıkıntı yaşadığı bir ortamda genç oyuncu sahaya sürmek saçma olurdu. Diyebilirsiniz ki bunun sebebi de Denizli'dir, orası ayrı konudur. Ama bu ortamda Denizli genç oynatmıyor demek ucuz eleştiri olur. Genç oynatmama konusunda eleştirebileceğimiz tek maç Manisa maçı, o maçta da hoca ligdeki yenilginin rövanşını alma amaçlı çıktı diye düşünüyorum ama o maçta da oyuncuları kafa olarak tatile çıkmışlardı, keşke gençlerle yenilseydik, bence Denizli de bunu içinden geçirmiştir.

Ayrıca Ümit Milli'lerle oynadığımız hazırlık maçı vardı bilmiyorum hatırlıyormusunuz, Tabata'yı ısıtma amaçlı, o maçta Onur, Ömer, Can falan oynamıştı A takımla, yanılmıyorsam Korcan da oynamıştı. Onur 1 gol 1 asist yapmıştı. Necip o maçta karşı takımdaydı.

Bir de hoca kimi neden A takıma alsın bu konuda madem fikir yürütelim, önümüzde hazırlık maçları var. Kimi alıp hangi mevkide denesin, bu konuda kafa yoralım. (Necip, Batuhan falan denmesin, bunlar zaten A takım oyuncuları) Kim A takıma çıkmaya hazır, durum biraz delinin biri bir kuyuya taş attıya dönüyor, alt yapıyı hiç izlememiş insanlar evet genç oyuncu oynatılmıyor diyor. Ki İsmail 20, Serdar 22, Kaş 23 yaşında.

Hazırlık maçlarında birkaç oyuncu denemezse ondan sonra Sergen'in eleştirileri geçerlilik kazanır, biz de kızarız hocaya. Aslında Sergen'in şimdi bırakmasının sebebi de bu, hoca kamp zamanı oynatsa denecek ki Sergen bu konuyu gündeme taşıdı, oynatmasa Sergen haklıydı denecek. Şu yaptığı sırf popülizmdir. Bu konuda gerçekten dertlenecek bir adam olmadığını hepimiz biliyoruz, öyle olsa zaten dediğim gibi en azından kamp dönemini beklerdi.

tanju dedi ki...

@eser

hani takım tutmuyorum, sadece fenerli değilim olayı vardır ya..sen de burada bir taraf tutmamışsın gibi gözükse de antisergenciliğin -ki nedenini çok merak ediyorum- seni mustafa denizli'ci yapmış eser.

böyle bir konudan -ki birisi haklıysa o kesinlikle sergen'dir- nasıl bu kadar yoğun sergen eleştirisi çıkarabildin, hakikaten merak ediyorum.

mert söylemiş işte, gireniyle-çıkanıyla epey bir isim yer almış. hoş, bu maçın özelinde konuşmaya da gerek yok. adamlar forma verip, oynatıyor işte.

yani bunu kabullenmek o kadar mı zor, bilemiyorum.

son olarak, 'bu sergen'den gençlere örnek mi olurmuş' lafzanlığı da lütfen bitsin artık.

zira attığı her golden sonra hocasına koşan bu takıma, en yakın rakibine bilmem kaç puan alan bu takımın hocasına, artık bu klişe hiç yakışmıyor.

shelbyl dedi ki...

@tanju

Eser'e "tarafli" ve "antisergenci" dedikten sonra senin deyiminle "sergencilik"in en guzide orneklerini vermen cok ironik olmus hakikaten.

Hastaliktan gebermesem cok laf ederdim bu konuda ama, dur bakalim, iyilesince yazariz.

esperanza dedi ki...

Bu aciklamalari ben de samimi bulmadim. Muhtemelen ridvan in gittigi yoldan gitmeyip Istanbul da yorumculuk yaparak para kazanmayi sececek. Herhangi bir takimda gorev alip Turkiye sartlarinda ust uste 2-3 maglubiyetten sonra kovularak kariyerini ve popularitesini riske etmeyecek yapida bir insan.

kaldi ki devre arasinda istifa edip ozellikle de ''bize yeterince ilgi gosterilmiyor'' gibi bir nedenle istifa edildiginde herhangi birseyin degismeyecegini en iyi Sergen in biliyor olmasi gerekirdi.

Ha altyapida 5. senesini doldurup bir program, bir sistem oturtmus olsa makul bir neden olur ancak 3-4 ay bulundugu gorevde a2 takimin tum basarisini sahiplenmesi de yakisik almadi.

M.A.F dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
M.A.F dedi ki...

wolfsburg macinda zemine çok yakındım.yakından görünce daha da sinir oluyor insan.uğur ve serdar saçlarını düzelteyim derken topu göremediler.manken gibi saçlarını savurup duruyor adamlar.ben onur necip derken bunu kastediyorum aslında.ruhsuz bir uğur oynayacağına necip oynasın.derdim bu.ruhsuz, adam olmamakta direnen serdar özkan oynayacağına onur oynasın mesela(bildigim kadarıyla onur da çok yönlü aynı mevkilerde oynayabiliyor).
ama sürekli sakat bu adamlar nedense. Fabregas çok uç örnek olabilir ama,bu haftasonu sakatlığı nüksetti adamın.hemen saatler sonra açıklama yapılıyor.kardeşim bu adamın şu sakatlığı var 3 hafta sahalardan uzak.Batuhan'ın ne sakatlığı var ne zaman geçer bu sakatlık.keza onur da öyle.bir açıklama gören varmı.en kritik yerde de batuhan'ı ingilterede korcan'ı da manisada at yem olarak harcasın basın.

BJK4EVER dedi ki...

@Eser Gokulu,

Istatistikleri bulmussun, tesekkurler. Burada goruyoruz ki M.Sedef, I.Kas, Aydin gibi oyuncular (Serdari da dahil edebiliriz) kendini gostermek icin firsat bulmus, ama gosterememis.
Bu oyuncular da ortalama oyuncu degil, altyapimizin en iyi oyunculariydi zamaninda. M.Sedef gecen sene ve bu sene anca 2.ligde sans bulabildi, hicbir 1.lig takimi istemedi. S.Ozkan'in bizdeki durumu malum. Aydin icin super yetenek dendi, ama Ankara takimlarinda bile istikrar saglayamiyor. Can Erdem ise gecen sene 2. ligde zar zor 8 gol atmis. Simdi bu oyuncularin durumu bu iken A2 takimindan oyuncu oynatmiyor diye Denizli elestirilir mi? Bu altyapidan Nihat'tan sonra etkili bir oyuncu cikti mi? Hayir cikmadi. Bir zamanlar oynatilmadi diye hata yaptik denen Emre Ozkan Eskisehir'de ne gosterdi? Hic oynayamadi. Bu sene niye bir Super Lig kulubu istemedi de 2. lige Orduspor'a dondu? Herhangi bir Super Lig kulubunde basari saglayamayan oyuncularin bizi tasiyacagina veya oynayabilecegine inaniyor musunuz? Sanki altyapidan cikan her oyuncumuz Sergen, Nihat, Arda da M.Denizli oynatmiyor. Bence bu duygusalligi birakmamiz lazim ve objektif bakmamiz lazim. Hos, antrenorlugunu antrenorluk diplomasi olmayan ve 1 seneligine geldigini acik acik beyan eden ve 1 sene sonra bikip terkeden bir adamin yaptigi altyapidan ne beklenir o da ayri konu.

mrt309 dedi ki...

Asıl problemin ülkedeki antrenörlerin genel olarak genç oyuncuların ısındırmak konusunda hatalı tercihler yapması olduğunu düşünüyorum. A takım ile antremana çıkmak ile çıkıp sahada seyirci karşısında maç yapmak arasında dağlar kadar fark var. Antrnör antremanlarda oyunsuya bakar. Eğer yeterli kıvama geldiğini düşünüyorsa yavaş yavaş 18 kişilik kadroya almaya başlar. Böylece maç ve soyunma odası havasını yaşatır genç futbolcuya. Daha sonra bazı maçlarda sonradan görev vermeye başlar. Bunlar genelde 2 yada daha fazla farkla önde olduğunu maçlar olmalıdırki genç oyuncu hata yapsa dahi bu maçı kaybetmeye sebep olacak bir hata olmasın. Çünkü böyle bir travma çok olumsuz olur. Ayrıca böyle maçlarda seyircinin moralide iyidir, hatalara aldırış etmez. Oyuncu bu şekilde yavaş yavaş ısındırılır ve daha önemli görevler almaya başlar. Yeterli seviyeye gelirse formayı kapar. Sanırım bu düzenin bu şekilde işlemesi en sağlıklı olanıdır.

Peki Mustafa Denizli ne yapıyor? Fenerbahçe karşısında maçı koparmışsın, Batuhan yedek, oyuna giren Yusuf Şimşek. Manchester karşısında ise maç tek kaleye dönmüş, oyuna giren Batuhan. Batuhan sonrasında kayıp. Burada mantık falan yok. Genç oyuncu böyle kazanılmaz. Daum'un Özer'i ısındırmasına bakmak lazım. Özer artık genç sayılmaz ama sonuçta daha büyük takımda sakatlıktan çıktıktan sonra oynayabilmek ayrı bir tecrübedir. Şimdi bazıları Daum'u örnek mi veriyorsun diyebilir. Bu arkadaşlara Daum ve Dünya futboluna kazandırdığı oyuncular hakkında daha derin araştırmalar yapmayı tavsiye ederim.

Sonuçta Sergen'in yaptığı iş yanlış ama eleştirisi haksız sayılmaz.

Pamukk dedi ki...

kaleci umut niye oynamadı konusunda, maç esnasında trt spikeri lisansı olmadığını ve bu yüzden yedek kalecinin de Rasim? olduğunu söyledi. doğruysa eğer. sergen bunu biliyo olmalı dimi.?.

Pamukk dedi ki...

derken kaleci Ramazanı almışız hoffenheimdan kiralık

Onur bayramoğlu için ilk transferi duyulduğunda hep çok güzel şeyler duymuş ve okumuştum hatta bir bozüyüklü çok güzel şeyler yazmıştı daha kimsenin bu transferden haberi yokken. linki bulursam koyarım buraya.

Pamukk dedi ki...

korcan nolcak ? çöp

TheRasco dedi ki...

Kurt sergen..

kurda kuzumu emanet edilir lööö??

Gerçi kurdun adı çıkmış, tilki öbür tarafta dünyayı götürüyo..

Tilki M.D.

Grizzly Bear Y.D.

Eser Gokulu dedi ki...

Bazı yanlış anlaşılmaları düzeltelim:

Benim yukarıda sıraladığım oyuncular; yeterli şansı buldu - bulamadı / biz kıymetini bildik - bilemedik tartışması için yazılmadı. Söylemek istediğim, o dönemlerde ne kadar genç oyuncu forma şansı buluyorsa, Denizli dönemindeki tablonun da bundan pek farklı olmadığı.

Mesela Tanju g.saray-trabzon maçı için demiş ki, gireniyle çıkanıyla bir çok genç isim yer aldı.

Ben de diyorum ki, bırakın Mustafa Denizli'yi falan bir an için Rijkaard'ı Beşiktaş'ın başında hayal edin: 8 yabancımıza birden izin verecek, ama Manisa maçında aynı anda 2 tane A2 takım oyuncusunu sahada göremeyeceğiz.

* Ve 11'de sahaya sürdüğü adam da (Alparslan Erdem) geride bıraktığımız sezon;

2 Süper Lig ,
1 Avrupa Kupası,
1 de Süper Kupa maçı oynamış

Yani ortada Rijkaard'ın keşfedip çıkardığı bir isimden ziyade, hali hazırda en fazla gelecek vaadeden ve gençler arasında sivrilen bir oyuncu söz konusu.

Yine burada söylemek istediğim Rijkaard'ın yaptığı işi küçümsemek falan değil; eğer ki Denizli 8 yabancısını gönderip, ilk 11'de sadece Necip'e şans verseydi biz bununla yetinecek miydik ? Helal olsun hoca işte senden beklediğimiz budur diyecek miydik ? Kimse hikaye anlatmasın bu takımın 8 yabancısına izin verilip sadece Necip'i sahada görseydik burada yine kıyamet kopar, o rakamın neden 3'lere 4'lere çıkmadığını sorgulardık.

*** İşte bu yüzden diyorum ki, evet Denizli kupa maçından A2'den kimseye şans vermemiştir, ama gençlere önem verdiği iddia edilen Rijkaard'da Süper Lig maçlarında hem A2 hem de A takım kadrosunda yer alan oyunculara Denizli'nin verdiği kadar süre vermemiştir.

Tüm bunlar, Denizli gençlere yeteri kadar önem veriyor anlamına gelmiyor, ama tüm bunlar diğer hocaları baz alıp Denizli'yi genç oyuncu tercihlerinden ötürü yerden yere vurma ve diğer hocaların yanı sıra Sergen'i de yok yere yüceltme hakkını da vermiyor.

eser burada dikkat edilmesi gereken durum şu,
senin takımında kendi deyiminle "gençler arasında sivrilen oyuncular" oynamıyorken başkası oynatıyor işte.


bence bunu da konuşmak lazım. neden necip 1 dakika süre alıyorken yusuf dökülürken beşyüz bilmem kaç dakka alıyor,

senin sivrilen batuhanın sürünen nobre'nin yerine neden 45 dakka yer alamıyor, senin geliren heyecan duyduğumuz (yazılanlardan elbette) onurun neden 10 dakka oynamıyor?

hep bunlar soru.

yoksa sedefe,a ydına hep forma verildi değil olay senin de dediğin gibi

ama şu takıma denizli bir tane altyapı oyuncusunu monte etmeye çalışmayacatır bu net. çünkü denizlinin işi olmaz.

ileride çok süper olacak ama dalgalı form gösterecek bir oyuncu yerine (fm tabiriyle bir maç 6 mir maç 9) her daim 7 oynayacak bir oyuncuyu tercih edecektir.

etsin tabii ama işte o son 10 dakikalarda, 45 dakikalarda necip de onur da batu da rıdvan da ali kuçik de forma giysin amına koyim.

o işler olmadıkça kolej takımı falan dendiğinde beşiktaş koleji 3-a sınıf takımı akla gelecek

shelbyl dedi ki...

Bu sabah biraz daha iyi uyandim, dalayim lafa.

Turkiye'de genclere sans verilemez. Bunu ne Rijkaard yapar, ne Daum, ne de Denizli. Ancak ticari dusunen Anadolu takimlari bu riski alir. Der ki "Zaten orta siralara oynuyorum, 2-3 adam parlatip satayim". Buyukler de bu gencleri meblag odeyip satin alirlar.

Gokhan Gonul deniyor mesela. Gonul Fenerbahce'nin altyapisindan degildi ki? Gonul ile Ismail'in hikayesi aynidir. Para verip alinmistir. Fenerbahce'nin altyapisindan cikip da basarili olan kim var? Semih. Hani su resmen depresyona girmis olan adam. Gencler deniyorsa, Fenerbahce taraftari cikip "Koy su Onur'u gorelim, Vederson da kim? Koy su Abdulkadir'i hazir Emre sakat, Selcuk'la Deniz mi oynar yahu?" diyor mu? Demiyor.

Gec Galatasaray'a. Galatasaray'in PAF takimi 2004'ten beri 3 sene ust uste sampiyon, sonra 2. sonra da 3. oldu. Bu adamlar iyi bir kusak yakaladi, bizim bir senelik Sergen'in isigi ile "parlayan" yildizlarimiz gibi degil. Peki oradan kimler cikti A takimina? Arda, Aydin (ne halde biliyoruz). Hatirlar misiniz o yeni Hakan Sukur'leri? Ozgurcan, Cafercan. Sonra Irfan vardi bir tane, Anil vardi, Oguz, Serdar, Mulayim. Gecen sene stoperde Kewell oynarken dahi oynayamayan bir Semih vardi mesela?

Ben buradan "altyapi iyidir/kotudur" demek istemiyorum. Besiktas'in diger takimlardan farki yok diyorum. Galatasaray'da 2 adam sans buldu, bizde 1. O da istatistiki hatadir.

Altyapi oyle "Aha genc, hadi oynasin" isi degildir. Sistem, plan program isidir. Bir de g.t isidir. Manchester United 8 tane gencle cikiyorsa, o gencler Besiktas'a yenilmesine karsin kadrodan kesilmiyor, sonra gidip Wolfsburg'u yeniyorsa orada "genclere sans" verilir. Turkiye'de Manisa karsisinda Besiktas'in genclerle oynayip fark yedigini dusunun. Olabilir de, olmayabilir de. Ama olursa basinin ne yazacagini dusunun.

Bu "genc" fetisizmimizi birakalim o yuzden. Bu is oyle "Denizli koy su adami gorelim" ile olmaz. Cunku Denizli o adami koyup da kaybederse ebesininkini gorur. O riski de alamaz bu ortamda. Ki Denizli hic almaz. Taktik anlayisini degistirmek zorunda kalan bir Rijkaard var bu ulkede alo?

Suradaki elestirileri yapan kitlenin icinde ciktigi ilk macta Ismail Koybasi'na kufur eden adamlar var mi yok mu bilmiyorum ama, o da son ornegim olsun.

Necip'e, Batuhan'a sans gulecektir bir gun. Ama o sansin gulmesi icin ya Noel tatili olmasi lazim tum yabancilar evine gitsin, ya da 8 - 10 sakat olmasi lazim. Yoksa hicbir akli basinda ve Turkiye'de "hedefli" takimda calisan teknik direktor o riski almaz.

tanju dedi ki...

o zaman şu kadarını söyliyeyim;

batuhan, bugün fulya yerine florya havasını almış olsaydı bu ligin en değerli genç oyuncusu, avrupa transfer piyasasının gözdesi, türk futbolunun geleceği, milli takımın yeni hakan şükür'ü olurdu.

hoş, batuhan'a da gerek yok. can erdem, bugün gs etiketine sahip bir futbolcu olsaydı samimi söylüyorum en azından tsl'de oynardı.

biz, son yıllarda fersah fersah daha kaliteli adamlar çıkarmamıza rağmen, şans vermiyoruz.

adamların koşmayı dahi bilmeyen aydını dakikanın amına koyuyor, iki maç oynamadan transfer listelerine giriyor.

necip'i izlemek için sezon başı hazırlık maçlarını, batuhan için de eskişehirspor'un devreye girmesinden yemin ediyorum artık sıkıldım.

yarışırken yetiştirmek, bu kadar mı zor kardeşim!?

AQ-47 dedi ki...

Segen senin bir tek sol ayağını sevdik be koçum...Ayıptır, atıp tutma TV'den...

shelbyl dedi ki...

@tanju

Ayni yerde kurek cekiyoruz. Ben sana diyorum, al Galatasarayli, zamaninda sisirilmis altyapi oyunculari, 10 isimlik liste; sen diyorsun "Can Erdem olsaydi oynardi kesin". Can Erdem'i ben izlemedim, bilmiyorum, sen izledin mi? Izlediysen tamam, ama izlemeyip de sadece varsayimlar uzerinden "fersah fersah daha kaliteli" diyorsan bence yanlis diyorsun. Bu GS'liler sisirildi de iyi mi oldu? Sisirilmese daha mi iyi olacakti?

Medya etkenini, ya da kulup etiketini goz ardi edelim; daha buyuk resme bakalim. Turkiye'de genc futbolcu olmak zor. Semih var onumuzde kapi gibi.

BJK4EVER dedi ki...

@tanju,

Bu yorumlari neye gore yapiyorsun merak ediyorum. Can Erdem ikinci ligde 10 gol atamamis bir oyuncu. Benim kendisini seyrettigim maclarda hicbir yetenegini goremedim. Can Erdem o kadar degerli oyuncu olsa 1 tane tsl kulubu onu kiralamak istemez mi veya satin almak istemez mi?
Can Erdem GS havasi solmus olsaydi diyorsun. GS'nin altyapisinda son yillarda super yetenek diye adlandirilmis ve bizimkilerden hem milli takim bazinda hem PAF ligi bazinda cok ustun gozuken oyuncular sivrilemedi. Oguz Sabankay, Zafer Sakar, Cafercan Aksu, Ozgurcan Ozcan, Mulayim Erdem, Mehmet Guven ve hatta Aydin Yilmaz ilk aklima gelenler. Yoksa bunlari da mi M.Denizli oynatmadi?
Yetenekli oyuncu kendini belli eder ve formayi kaptigi anda oynar kardesim ve bir daha birakmaz o formayi. Bizi genc dedigimiz (22 yasinda!!!) ve yetenekli dedigimiz kaleci Korcan ilk macinda sonradan girmesine ragmen 2 gol yiyor, ondan sonraki tamamen stresten uzak bir macta (Manisa) inanilmaz hatalar yapiyor ve bir bakima maglubiyete sebep oluyor ve hala bu kaleciyi, muhtemelen onu 3 mac bile izlememiz, insanlar hala yetenekli kaleci diye koruyor. Barcelona'yi ornekle gostermekle olmuyor maalesef. Barcelona'nin oynattigi kadar hicbir Avrupa kulubu altyapisindan yetismis oyuncu oynatmiyor, hatta cogu gidip baska kuluplerin altyapisindan (Ingilizler) oyuncu satin aliyor. Ilk olarak altyapimizin ne denli guclu oldugunu anlamamis lazim. Ne bizim altyapi Barcelona altyapisi, ne de bizim altyapidan her cikan oyuncu bir Nihat/Sergen. Once bunu idrak edelim, sonra oyunculari izleyerek, hocanin onunla ilgili goruslerine saygi duyarak yorumlayalim. 5 macini bile izlemedigimiz, baskanin dolduruslariyla veya bilgisayar oyunculariyla tanidigmiz oyunculari izlemeden yuceltmeyelim.

dolap yiğit dedi ki...

farklı renklerle yazılan yazılar dikkat çekici.

galatasaray'ın kupadaki 11'i sayılmış. 3 tanesi altyapıdan yetişme. oyuna sonradan dahil oyuncular kim diye bakıyoruz ? linderoth, berkin arslan ve çetin güngör 2 tanesi alt yapıdan.

bi hafta önceki avrupa kupası maçına bakıyoruz serdar, aydın, çetin yine sahada.

ayrıca serkan kurtuluş, alpaslan erdem gibi adamlar bir fiil a2 liginde oynadı ilk yarı boyunca. a2 ligini bizim kadar verimli kullanan yoktur sanıyorum.

shelbyl dedi ki...

Tam da onu diyoruz:

Simdi Besiktas'a bakiyorsun, Ibrahim Kas, Nihat, Serdar Ozkan altyapidan yetisme. Bu isimlerin oynadigina dair kimsenin suphesi yok.

Sonra Avrupa Kupasi maci ornek verilmis. Hicbir iddianin kalmadigi, ve GS'nin maglup oldugu karsilasma. Sonra Turkiye Kupasi maci. O da GS'nin hicbir yabancisinin Turkiye'de olmadigi karsilasma.

Ernst, Fink, Sivok, Bobo, Tabata yok. Hangi 11 cikardi Manisa'ya?

Korcan, Toraman, Kas, Erhan, Ibrahim, Ugur, Ekrem, Yusuf, Serdar, Nihat, Nobre. 4 tane altyapi. Bu macta sonradan kim girerdi? Necip, Batuhan (Can) vs. girerdi. Yedek yok ki baska?

Yok Galatasaray ile Besiktas'in farki. Hah, Galatasaray bir adim daha onde olabilir; ben de ona istatistiki hata diyorum.

tanju dedi ki...

@BJK4EVER

öncelikle şunu söyliyeyim, gerek kocaelili olmam, gerekse de izmir'de okumam dolayısıyla can erdem hakkında yeterince bilgilere sahibim.

tekrardan konunun özüne gelirsek de, aslında farklı şeyler düşünmüyoruz seninle. ben de son derece şişirilen bir altyaspısı olduğunu ndüşünüyorum galatasaray'ın.

benim ayrıldığım yönse şu;

adamlar o kadar yeteneksiz isimlere, o kadar anlam yükleyip, o kadar değerli kılıyorlar ki son 3 yıldır ayağına top değmeyen oğuz bile bugün bir tsl ekibinde kiralık oynayabiliyor.

özgürcan'ı 18 yaşında ligin en başaltı takımı kayseri'ye kiralayabiliyorlar.

ama biz, bence 3 özgürcan gücündeki can'ı kiraya verecek takım bulamıyoruz.

rıza olmasa, emre'yi, batuhan'ı da veremeyeceğiz.

hala iddia ediyorum, son yıllarda beşiktaş'ın alt yapısından çıkan oyuncular, gs'nin altyapısından çıkmış olsa bugün her biri çok farklı yerde olurdu.

ferhat öztorun ve sezer sezgin isimlerini, ve bu isimlerin şu an nerde olduklarını bilen beni çok daha iyi anlar.

etiket derken bunu kastediyorum.

ligi, fortis'i çoktan geçtim;
hafta içi, açık kanalda, inönü stadında aek ile bir hazırlık maçı ayarlayıp, ali kuçük'lere, necip'lere forma şansı vermek o kadar mı zor?

tearkan dedi ki...

@eser

batuhan gol atsın diye sürüldü demedim zaten; ama old trafford.da oynayan adam bir hafta sonra neden ortalıklarda yok yada buna yönelik bir açıklama neden yapılmıyor dedim.. aynı şeyleri tekrar tekrar yazmak istemiyorum; ama bizim biraz ismi duyulan, biraz birşeyler beklenen, biraz gelecek vaad eden her oyuncumuz ya sakat, ya abartılıyor yada disiplinsiz.. artık sürekli olarak aynı şeyleri duymaktan mişli, muşlu konuşmalardan, kulaktan dolma bilgilerden sıkıldım diyorum.. rıdvan bi gençler maçı oynadı sonra yok, necip a takıma gitti geldi kadroya alınmadı vs ortalıkta yok, batuhan sakat disiplinsiz vurdumduymaz vs ama eskişehire gitme ihtimalinden bahsediliyor havasından mı suyunda mı artık bilemiyorum orda bi anda sihirli değnek vasıtasıyla kendine gelir 8-9 gol atar ikinci yarı, onur hayalet gibi adı var kendi yok.. ismail o paralara alınmasa gene aynı durumda olurdu.. benim derdim kim haklı kim haksız meselesi değil.. temcit pilavı gibi aynı şeylerin ısıtılıp ısıtılıp önümüze konması..

ayrıca korcan konusuna gelecek olursak bu A2 takımı as takımda oynayamayan oyuncuları hazır tutmak için değil mi? ben mi yanlış biliyorum?

dün akşamüstü ntv radyoda sergen ercan taner'e konuştu.

Bi yandan, a2 antrenörlüğü bana bir şey katmayacaktı zaten, ben staj için oradaydım bunu en başta da söylemiştim. para mara da almadım o işten dedi.

ama arkadaş bir alt sahada idman yapıyoruz, yukarıdan biri de gelip "ne yapıyorsunuz sergen, siz grubunuzda (ki güçlü bir grup) lidersiniz, 16 maçta 14 galibiyetiniz var. ilerisi için umut vaadeden birileri var mı" diye kimse sormadı. necip'i manisa'ya götürdüler bir dakika oynatmadan getirdiler. onu da ezberden götürdüler zaten dedi.

açık söyleyeyim genç arkadaşlara, öyle beni birileri keşfetsin, yukarı çıakrtsın diye bir şey yok. herkes normal çalıştığının 10 katını çalışacak, kendini gösterecek, hocasını ikna edecek diye de ekledi.

ayrılasının ve açıklamasının sansasyon yaratacağını bildiğini bu yüzden de altyapı sistemini konuşturmak için bu tarz bir açıklama yaptığını söyledi sergen.

Pamukk dedi ki...

çark etmiş yani Sergen hı

tearkan dedi ki...

o programı ve dolayısıyla açıklamalarını ben de izledim.. bana pek çark etmiş gibi gelmedi valla.. daha önce söylediklerinden çok da farklı konuşmadı bence..

En olgun Necip konuşmuş.

shelbyl dedi ki...

Bu arada Galatasaray o kadar deger veriyor ki genclere, bu sene en cok sure verdikleri "genc" Genclerbirligi ile 2,5 yillik sozlesme imzalamis:

http://www.ligtv.com.tr/Default.aspx?r=1&hid=66035

Pamukk dedi ki...

şu söyledikleri doğru da olsa, çalıştırdığı takımı yarı yolda bırakmasını gerektirmez.

Yorum Gönder

Ara