.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
4 Aralık 2009 Cuma

Maçtan Sonra Ernst'le Konuştum

Yaşım 30, sezon başından bu yana cezalı olduğum Eskişehir maçı dışında 12 maçta ortalama 89 dakika forma giydim. Keza Şampiyonlar Ligi’nde de rahatsızlığımdan ötürü oynayamadığım Wolfsburg maçını saymazsak 4 maçın tamamında 360 dakika sahada savaştım, bakmayın saçımın olmadığına robot falan değilim; etten kemikten bir adamım nihayetinde. Taraftarın sevgisi elbette mutluluk verici, kariyerim boyunca hiç tatmadığım zevkleri yaşatıyorlar, ama bilmelerini isterim ki geçen yıl Cisse’de olduğu gibi bu sezonda Fink’in üzerimde takdir edersiniz ki emeği çok. Mesela bugün ilk yarı çok iyi oynadığımızı düşünüyorum, Fink’le beraber rakip atakları iyi karşıladık hatta başlamadan sonlandırdık, dönen topları aldık, atak üstüne atak tazeledik, rakibi yarı alanına hapsettik, dolayısıyla enerjimizi ekonomik kullanıp-fazla yorulmadık, rakibimizin bir an yere yığılıp bayılacağını düşündüm, nitekim çok geçmeden de yattılar.. Bel bağladığımız yaratıcı oyuncularımız gününde değildi belki, ama beklerimizin ileri çıkışları ve hücum denemeleri orta alanda pas trafiğimizi rahatlattığı gibi oyunu da daha geniş bir alanda oynama şansını tanıdı, dikkat ettiyseniz pozisyon ve karambollerimiz de bu arkadaşlarımızın kenardan taşıdığı toplarla geldi. Zaten savunma ve hücum arasındaki mesafeyi daraltıp rakip alanda basit pas hatalarını minumuma indirdiğimiz sürece kalite farkı fazlasıyla ortaya çıkıyor, öyle ya da böyle pozisyon buluyoruz .. Geride bıraktığımız sezondan hocamızın da dersler çıkardığını düşünüyordum, rakamlarımı söze başlarken belirttim, takım olarak yorulduğumuz dakikalarda koca orta alanı tek başıma ne kadar parselleyebilirdim bilmiyorum, ama sıkıntı yaşayacağımızın sinyallerini geride bıraktığımız bazı maçlarda göstermiştim; zaten son 20 dakikada rakibimize hiç olmadığı kadar topla oynama ve pozisyon şansı tanımamızı da buna bağlıyorum, ama sanırım bunda da ısrarcı olmamız gerekiyor; hocamız belki Ekrem’in savunma yönüne güvendi lâkin gole ihtiyaç duyduğumuz dakikalarda onun da ister istemez bir şeyler üretme isteğini ve herkes gibi önceliğinin hücum olduğunu gördüm; diğer yandan Nobre-Bobo tamam eyvallah, ama anlamadığım şey o bölümden sonra Tello ve Tabata’yı ne kadar idare edebilirdim ki ? Hücumda üretkenlik yok, orta alan savunmasına destek yok; resmen rakip orta sahaya ilaç oldular. Bir müddet sonra yanlış pas tercihleri ve aceleci oyun kaçınılmaz oldu. Bugüne kadar sayısız maç oynadım, ama fazla hücumcu ile daha fazla gol atıldığına hazırlık maçları dışında tanıklık etmedim. Gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum, herkes gibi ben de ikinci yarıda ne oynamaya çalıştığımızı tam olarak çözebilmiş değilim. Atakları karşıla Ernst, alan daralt Ernst, geriden top çıkar Ernst, oyun kur Ernst ... Ne yalan söyleyeyim, piç gibi yalnız bırakılmak çok koydu şu gurbet ellerde ... Yeteri kadar yorgunum, daha fazla konuşamayacağım; zaten treni kaçırdık bir de takım otobüsünü kaçırmayayım. Çok üzgünüm ... İyi geceler.

6 Yorum:

sozcelykk dedi ki...

ben de fink

aq oynuyorum ara pas atıyorum diyarıbekirlileri püskürtüyorum ama bazı arkadaşlarımız nedense attığım topları ya rakibe veriyor ya da dışarı atıyor filan bildiğin serdar özkanı aradım lan sahada o kadar diyeyim sen anla , ligin en mülayim liberolarından biriyim ama takım oyuncularımızın bu beceriksizliği rakip takımın agresifliği de benim moralimi bozmadı değil sikicem birinin toynağını o olacak

neyse iyi oynarken bir de baktım sir mustafa denizli yedek klübesinde laptopunu almış internete bağlanıyor aşlkjhdsd , yok lan o başkaydı , bir baktım adam beni çıkardı ekremi aldı, herhalde dedim antep maçındaki gibi balagöte bi tane ittirir diye düşündüm saygı duydum taraftarın alkışları eşliğinde soyunma odasına gittim

aman efendim sonra sahaya bir baktım yıllardır antreman yapmamış diyarıbekir takımı bizim sahamıza gelmeye başladı hemşehrim ernst bile nalları dikmiş kafasından duman tütüyordu diğerleri zaten ne yaptı anlamadım tabata usta ismaile pandik attı nobre zıpladı hopladı ama ben şahsen anlamadım bişi sanırım yedek klübesinden göremedim

neyse siktir et sayın ömer güvenç bu takım beni devre arasında gönderirse yan basar burdan söyleyeyim.

heil beşiktaş...

matiasemilio dedi ki...

çok güzel olmuş..
**sozclyk: eskişehir maçı

selman, harika olmuş:)
ernst de güzel olmuştu eser:)

schultz dedi ki...

Geçen sene Beşiktaş, GS maçında halen çalışmakta olduğum otelde kampa girmişti. O zaman bütün futbolcularla bire bir yakından konuşup, sohbet etme imkanım olmuştu. Bütün bu futbolcular içerisinde Ernst'i irdelemek gerekirse, saat gibi bir adam. Ernst gibi 2 adam daha orta sahaya koymak gerekir.

harun.ugur dedi ki...

çok güzel olmuş.Emin olun Ernst'te içinden bunları söylüyordur zaman zaman :)

Yorum Gönder

Ara