.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
5 Aralık 2009 Cumartesi

Geçeceksin Mustafa

Bugün izlediğimiz maçın ardından gemileri yakmak da doğru olmaz, hayallere kapılıp büyük hedeflere kucak açmak da yakışmaz... Beşiktaş, kapanan Diyarbakır'ı açmaya çalıştı, denedi ama sonuçta başaramadı. Bu kadar basit. Ve sadece iki puan yitirildi. Ne şampiyonluk hayallerine ne de teknik ekip ve futbolculara duyulan güvene halel geldi. Sadece güzel bir avantaj kaçırıldı. Maça Ernst ve Fink ile başlamak lüks müydü? Diri bir Diyarbakırspor'a karşı gününde olmayan bir Yusuf ile başlamak ne kadar doğruydu? Nobre'ye 90 dakika tahammül etmek zor olmadı mı? Oyuna girdiği son 20 dakikada Nihat'ın 70 dakikasından on misli fazla iş yapan Ekrem'i yedek soyundurmak ne kadar mantıklıydı? Son oynadığı üç önemli maçı aynı şablonla kazanan takımın, hücum tablosunu bozmak ne kadar akıllıcaydı? Soruları istediğiniz kadar çoğaltmanız mümkün. Ama bugün gelinen noktada doğrusuyla da yanlışıyla da Mustafa Denizli'nin imzası var. "Geçemezsin Mustafa" diyenlere inat, son 8 haftada şaha kalkan ve zirvenin ortağı olan takımı yaratan da bizzat kendisi. İlk hafta ne yaptıysa hala aynısını yapıyor ve anladığımız kadarıyla da yapmaya devam edecek. Takımla, dizilişle, mentaliteyle sürekli oynayacak. Biz seyirciler de oturduğumuz yerden seyretmeye devam edeceğiz. Her an o şapkadan yeni tavşanlar çıkacak mı merakıyla günlerimizi geçireceğiz. Ve dudaklarımızda hep aynı temenni mühürlü kalacak: "Geçeceksin Mustafa, sen bu takımları illa ki geçeceksin..." Not: Diyarbakırsporlu futbolcular, maçın son döneminde korkulan şeyi fazlasıyla yaptılar. Hem de eşeğin anüs deliğine su kaçırarak yaptılar. Son dakikalarda abuk sabuk sebeplerle yere yığılmayan oyuncu kalmadı neredeyse. Buna rağmen, tribünlerin bu tahriklere kapılmaması, çoğunluğun katılımıyla küfrün ve tehlikeli tepkilerin olmaması takdire şayandı. Bu sabır testini başarıyla geçen taraftarlara gönülden teşekkürler ve tebrikler...

10 Yorum:

Eser Gokulu dedi ki...

Nereye koyacağımı ne yazacağımı şaşırdım; kalecinin yavşaklığı yetmiyormuş gibi şu ülkede genel kabul görmüş yorumculardan bir tanesi de utanmasa bu terbiyesizliği ayakta alkışlayacak. Resmen skordan daha sinir bozucu!

http://video.ntvmsnbc.com/?162293#v112020211036074084187216193121084217060034043244

AQ-47 dedi ki...

Adamların yere yatması kendi ayıpları ama burda hakemin maçın başından beri sarı kartları vermemesi ve her duran topun 2 dakikada kullanılmasına göz yumması...hatta maçı yeterince uzatıp cezayı vermemesi...o maç +4'ün üzerine +2 daha çok rahat oynanırdı.

ceyhun dedi ki...

"Beşiktaş, kapanan Diyarbakır'ı açmaya çalıştı, denedi ama sonuçta başaramadı. Bu kadar basit. Ve sadece iki puan yitirildi. Ne şampiyonluk hayallerine ne de teknik ekip ve futbolculara duyulan güvene halel geldi. Sadece güzel bir avantaj kaçırıldı."

evet gerçekten bu kadar basit, eline sağlık.

Crow dedi ki...

Yatırım sadece gençlere mi yapılır? Nihat bugün hazır toplamış kondüsyonunu gelmiş artık İspanya'da gol krallığına koşuyomuş gibi oynuyo olsaydı özlediğimiz Nihat'a kavuşmuş olmicak mıydık? Nihat'ın o patlamayı yapması Batuhan'ın beklenen patlamayı yapması ihtimalinden değersiz midir?

Nihat istediğimiz Nihat olursa bu takım hem kaptanını hem saha içi liderini -Kazım Kanat'ın deyimiyle "paşa"sını- hem de beklediği "leblebi gibi gol atan forvet"ini bulur. Nihat o ışığı bi verebilse ara transfer Sercan hayallerim falan kalmicak.

Sanırım Denizli'nin düşünceleri de buna paralel. Nihat'ı kazanmak için Süper Kupa maçı da dahil olmak üzere takımı bozmaktan hiç kaçınmadı. Bu tip bi tercihi de bence rotasyonla, gençlere şans vermekle aynı kulvarda değerlendirmeliyiz. puanlar kaybedebiliriz ama başarırsak gelecek için önemli kazançlarımız olacaktır

lakerda dedi ki...

Eser yine iyi yakalamışsın, ben de bunu dile getircektim.

Yahu ne yapılmalı abi bu durumlarda, yok mudur bunun cezası. 2- 3 kişi aynı anda yattılar. Ve adam pişkin pişkin söylüyor bunu, eyy bülent yıldırım hiç mi vicdanın sızlamayacak. Erdinç'i oyunda tutmak için herşeyi yaptın, ilk yarı 2-3 sarıyı es geçtin. Rakiple işi olmayan Fink'i bile delirttin.

Hele bir an var ki, bir oyuncu yerdeyken Celaleddin de attı kendini sonra Ayman kaldırdı onu elinde 2 işaretiyle. Bir kişi zaten yatıyo sen kalk sonra yatarsın demek istedi heralde.

Böyle olaylara yok mu bir yaptırım? Yere yatmasalardı da kazanamıcaktık yüksek ihtimal. Ama komedi klasmanına giren yatmaların da bir cezası olmaz mı, çok çirkinleşti oyun.

aamet jr. dedi ki...

@lakerda
Celaleddin'in o pozisyonuna ben de sinirden güldüm resmen ya.

İngiltere'de adamlar buldu işte çözümü. Hakem insiyatifine bıraktı, inanmazsa devam ettiriyor. Tabi bu sistem Türkiye'de bu hakemlerle uygulanır mı? Çok zor.

M.A.F dedi ki...

bu yere yatma mevzusu midemi bulandırıyor artık.malasef en çok işe yaradığı yerde bizim stad galiba.ben çok maç deplasman takımı hatırlıyorum inönüden yerde yatarak puan çıkartan. çok seviyesiz ve terbiyesizce bir hareket ama malasef işe yarıyor.

matiasemilio dedi ki...

son anlarda yere yatmaları antrenman eksikliğinden..
***dün bir kez daha BEŞİKTAŞLI olmaktan gurur duydum..

AQ-47 dedi ki...

Seri galibiyetler başlayınca taraftar kazanmaya alışıyor, 2000 öncesi Türk futboluna dönüyoruz, 3 büyükler evinde kesin alır, deplasmanlarda da zor takımlara en kötü beraberlik...Tabii 3 büyükler arasında seri galibiyete en hasret biziz, rakibi ezerek oynamaya en hasret biziz...Ondan bu beraberlik çok koydu, tam da camianın güveni geri gelmişken, tam da tabiri caizse rakibin boğazına çökmüşken, MAF'lı, Amokachili, Noumalı, İlhanlı dönemleri yakalama ihtimali kafalara girmişken...Ondan koydu be...

Pamukk dedi ki...

önce skoru al, sonra al yedeğe dinlendireceğini hocam.

Yorum Gönder

Ara