.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Aralık 2009 Cumartesi

Delgado ve İsviçre Çakısı

Ne zamandır Delgado hakkında bir şeyler karalamak istiyordum, lâkin Ocak’tan önce oynama ihtimali olmadığı için de devre sonuna kadar bekleyelim dedim. Sağ olsun sevgili Feridun Düzağaç da son yazısının-son paragrafında fazlasıyla tahrik edince daha fazla sabredemedim.( Ayrıca bu güzel ara pası için kendisine teşekkürler ) Hoş, gelen şampiyonluğun Delgado’nun sakatlığına bağlandığı bir ortamda pek akıl kârı bir iş yaptığım söylenemez, ama işte bu artçı şoklarla yaşamaya da alışmamız gerekiyor, zira böyle hiçbir geçerliliği olmayan tespitlere gözü kapalı kanmaya bayılıyoruz. Delgado sakatlandı şampiyonluk geldi, Rüştü ile F.bahçe maçı kazanamıyoruz, Nihat yoksa 8’de 8, Nihat varsa kayıplardayız, dilerseniz çoğaltabiliriz. Açıkçası futbolu bu kadar basite indirgeyen saptamaları ciddiye almadığım için tekrar tekrar geriye dönmek de istemiyorum, fakat 2.yarı bu ve benzeri afaki söylemlerle tekrar karşılaşacağımızı adım gibi bildiğim için iddiaların Delgado ile olan kısmına (bu sezon daha net görüldüğüne inandığım için) kısa bir dönüş yapmakta yarar görüyorum. Delgado’nun sakatlandığı 31.haftadan sonra; deplasmanda A.gücü ve İnönü’de G.saray galibiyetleri şampiyonluğu getirdi. Doğrudur, Delgado bu karşılaşmalarda görev alamadı, ama o haftadan itibaren Denizli de fantezilerine (mecburen) son vererek 4-3-3’ün (tam anlamıyla olmasa da) eldeki imkanlar doğrultusunda hakkını verebilecek bir orta 3lü ile sahaya çıkmaya başladı; şayet aradaki farka dair gerçekçi bir yorum yapmamız gerekirse, bu sadece Delgado’ya oranla mücadele gücü ve savunma bilinci daha gelişmiş oyunculardan kurulu 3lü orta sahamız ile teslimiyetçi ruha veda edişimiz olarak özetlenebilir. Kaldı ki o dönem Delgado için yanıp tutuşanlar bile bu şekilde kullanmaya devam edeceksek hiç oynatmayalım görüşündeydi. Nitekim, bu sezon yaşadığımız yükseliş sürecini de göz önüne alırsak Fink-Ernst-Ekrem üçlüsünün orta alan ve takım savunmasına ne denli katkılar sağladığını ve Denizli’nin sisteminde doğru orta saha kurgusunun bu olduğunu rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz. İşte, bunu görmek için Delgado’nun sakatlığını beklemek gibi bir saçmalığa düşmemize ve gerek Delgado’yu taraftarın önüne, gerekse de takımı ateşin içine atmaya hiç ama hiç gerek yoktu; yine geçtiğimiz sezon yaşadığımız sıkıntılı periyot ile bu sezonun ilk haftalarını kıyaslayacak olursak, problemin Delgado’nun varlığı veya yokluğundan ziyade, o bölgede çoğalma ve orta alan sertliği ile alakalı olduğunu bir kez daha görüyoruz. Hafızası kuvvetli olmayanlar Bursa maçının son bölümünü de baz alabilirler. Zaten rakipler sizi bu bölgede 3’er 3’er karşılıyorken ve siz hücumdaki dengesizliklere bir türlü çözüm üretemiyorken, orta alanda her daim 1 kişi eksik bırakılmamız (ki bu gözler eksi (-) 2 olduğumuz maçları da gördü) ancak ve ancak Denizli’nin tavşanları ile izah edilebilirdi; dolayısıyla şu an Delgado’nun dönüşünden çok Denizli’nin tekrar başa dönmesinden korktuğumu belirtmek istiyorum. Orta 3lü de Delgado’ya yer açamıyoruz diye adama sırt çevirecek halimiz de yok elbet; 17 haftalık süreçte kenar forvetlerde kullandığımız oyuncuların ofans etkinliklerine bakar ve o’nu bu açıdan değerlendirecek olursak, Delgado diye direten insanları ve Delgado’nun değerini anlamak biraz daha kolaylaşacaktır. Bu mevki adamı için ihtiyaç duyduğumuz ofansif özellikler; etkili şut, bire bir de adam eksiltmek, çizgiye inmek, kendine pozisyon yaratmak, savunma arkasına top bırakmak, bitiricilik, dar alanda ve ters kanatta etkinlik, hava hakimiyeti. Şimdi ilk yarı boyunca bel bağladığımız kenar forvetlerimizi (Holosko-Serdar-Tello-Yusuf-Nihat) gerek çizgi üzerinde, gerekse ceza sahası çevresinde bir an için gözümüzün önüne getirelim ve bu sıraladıklarımı ne kadar yapabiliyorlar, hangi konuda Delgado’dan daha üstünler ve dolayısıyla sağ ve sol önde oynamaya ne kadar yatkınlar birlikte düşünelim. Ya da (son 2 haftaya kadar) aynı sistem ve mevkinin farklı oyuncusu olduğu için bir an Kewell’ı düşleyelim. Bana kalırsa bu mevki için elimizdeki en yetenekli adamdır Delgado, ama maalesef bir orta saha (sol iç) oyuncusunun bu yeteneklerini o mevkide bizlere sergileyebilmesi de sanıldığı kadar kolay bir iş değildir, ki nitekim Denizli’nin sisteminde de hiçbir zaman olamamıştır. Ondan sonra da gol sıkıntısı diyoruz ! Yanlış hücumcularla doğru hücum etmeye çalışan bir takım görüntüsündeyken nasıl demeyelim ki ? Sınırsız özgürlük tanıyıp, sağ önde kafana göre takıl dediğimiz Tello, birebir de hiç üretken olmadığı gibi, geldiği günden bu yana çizgiye inmişliği yok, bitiriciliği Delgado ile kıyaslanamaz bile, keza ekmeğini taştan çıkarmasını da beceremiyor, hatta kendisine gönderilen yüksek toplara zıplama gayreti göstermediğinden, bazen açılan ortanın - gönderilen uzun pasın iyi veya kötü olduğunu bile çözemiyoruz; topsuz koşu desen hak getire, ama işte sadece iyi orta ve şut becerisi, bu bölgede özlemini çektiğimiz hücum farklılığını bize sağlamaya yetmiyor. Adamcağızı İsviçre’den alıp getirdik diye çok amaçlı İsviçre çakısı muamelesi yapmaya da gerek yok; Delgado bu takımda en fazla mevki değiştiren (sağ kanat, sol iç, ön libero, forvet arkası, forvet) ve geldiği günden beri sürekli yanlış kodlanan, doğru bölgede oynatılsa bile doğru oyuncularla desteklenmeyen bir oyuncu olmuştur, ama ne hikmetse Bobo sol kanada kaydırıldığı vakit kıyameti koparanlar, Tello sol beke çekildiğinde isyan bayrağını çekenler, Nobre’nin orta sahaya yakınlığından yakınanlar, Ekrem için telefona sarılıp ‘’sence bugün nerede oynadı’’ diye soranlar söz konusu Delgado olduğu vakit, ‘’oynayacak efendim, bırakın artık sağını solunu arkasını, çıksın topunu oynasın’’ demişlerdir. Evet bence de bırakalım … Bir kere, Delgado hiçbir zaman orta sahada vücudunu kullanabilen, enine oynayan, oyuna genişlik kazandıran, atak yönünü değiştiren, orta saha oyuncuları ile Xavi-vari kısa paslara - verkaçlara giren ve bu vesileyle orta sahamızı olabildiğince oyunun içine sokabilen, kısacası onlarla yardımlaşan tipte bir orta saha oyuncu olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Yani fiziki açıdan yetersizliği ve mücadele gücü noksanlığını hesaba katmadığımız zamanlarda bile, Delgado’nun stili itibariyle bu sistemde orta 3lümüze ayak uydurabilecek özelliklerde olmadığını gözlemleyebiliyoruz. M.Denizli de geçen sene katıldığı bir tv programında ‘’Delgado bu sisteme ayak uyduracak, sol içte de oynamayı öğrenecek’’ diyerek, hem Delgado’yu alışılmışın dışında bir yerde tercih ettiğini kabullenmiş hem de nasıl olur da Delgado’dan minumum katkı sağlayabilirizin açılımını yapmıştı, ama biz buna isyan edeceğimiz yerde, çözümü asıp, kesmekte buluyoruz. İlk icraat olarak satmayı düşünenler de yok değil tabii. Artık şunu iyi anlamamız gerekiyor, bir takımın kaderini o takımın 10 numaralarının kalitesi belirlemez, bunun en güzel örneği de Tümer ve Sergen’li kadrosuyla 101.yılda 14 puan fark yiyen, hatta onunla da yetinmeyip, 102.yılda ligi 4.tamamlayıp, 103.yılda da liderin 29 puan gerisinde kalan Beşiktaş’tır. Bu yüzden Delgado gelecek her şey değişecek beklentilerini de pek sağlıklı bulduğum söylenemez; ama o’nu öne çıkaran belli başlı meziyetleri, doğru yerde ve doğru şekilde kullanıldığında kesinlikle fark yaratacaktır ve bizim ligin 2.yarısında Delgado’ya yönelik beklentilerimiz de Mart ayına kadar ‘’ne oynarsa kârdır’’ şeklinde olmalıdır; zira sakatlıktan yeni çıkmış ve 8-9 aydır top oynamamış bir adamdan bahsediyoruz ... Sırf bu bile, Delgado’yu fiziki mücadelelerin en yoğun yaşandığı bölge olan orta alanda kullanmamamız gerektiğinin en somut işaretidir. Ancak yine söylüyorum, kenar forvette tercih ettiğimiz oyuncularımızın ofansif yetersizlikleri dikkate alındığında (formsuz değil yetersiz) Delgado’yu 3.bölgede sahaya sürmek ve kendisine tanınacak özgürlüğü hayal etmek bile ister istemez beni gol bölgelerinde bir şeylerin değişeceğine inandırıyor. (Not: Geçen sene Yusuf ve Tello’nun ön plana çıktıkları maçlar da kenar forvette tercih edilmeye başladıkları döneme tekabül etmekte, lâkin Delgado tek bir maç dahi burada tercih edilmemiş ve sol içte çift yönlü oynaması beklenmiştir; o yüzden ofansif katkılardaki farklılıkları kıyaslarken daha somut verilerle yola çıkmakta fayda var) Son olarak, satma ve kiralama gibi bir durum söz konusu olmadığından işin o boyutuna pek girmek istemiyorum, ama altını çizmekte yarar gördüğüm diğer bir nokta da; bu adam öyle ya da böyle bir fedakârlık örneği göstermiş ve şayet bulacaksanız benim yerime istediğiniz adamı transfer edebilirsiniz hakkını yönetime tanımıştır.(tanımaz olaydı!) Biz de kendisine Ocak’ta dönmen halinde forman hazırdır demişizdir. Hal böyleyken Delgado istemediği müddetçe o’nun satışını düşünmek ve planlamak şu an için ne mertlikle bağdaşır ne de duruşla. Kaldı ki, Delgado’dan kurtulmanın yolu da o’na destek olup, form tutmasını beklemekten geçiyor, bu haliyle isteseniz de pazarlayamazsınız, zira başka Vissel Kobe yok. Velhasili kelam, özledim ...

90 Yorum:

sozcelykk dedi ki...

tello ya orta sahada tanınan özgürlük kendisine tanınsın yeter , geçen sezon sol açık sağ açık oynamaktan kederlendi hasta oldu çocuk.

herbişeyiyle özledim delgadoyu.

lakerda dedi ki...

Eser benim tespitim de senle aynı. Sol önde Ekrem,Yusuf,Serdar Özkan'dan ne eksiği olabilir ki Delgado'nun. Onu da denemekte yarar var, öte yandan 6-7 aydır futbol oynamayan birisinden de bir mucize beklemiyorum.

Delgado takımın gol hanesine de katkı yapabilecek bir oyuncu, gol bölgelerine iyi sarktığını biliyoruz. Ekrem gibi sadece sol bölgede takılı kalmaz.

Delgado'nun estetiğini beğenen biri olarak, takıma katkı yapabileceğini düşünsem de, takımın mentalitesinde,oyununda çok büyük fark yaratacağını düşünmüyorum malesef.

Bu arada Gençlerbirliği'nden Harbuzi'yi bir kez daha beğendim. Ne 10 ne 10.5 numara, şöyle ayağından top vermeyen,topla driplingi olan, fiziği de yerinde bir oyuncu ne zaman olacak bizde.

Görünen o ki sene sonunda şampiyonluk gelir gelmez o ayrı, yabancılar açısından toptan iyi bir temizliğe ihtiyacımız var. Bu sene sonu da ertelenmemeli bu.

eda dedi ki...

Delgado beşiktaş forması giymeye başladığı günden beri sonuna kadar savunduğum ve arka çıktığım bir adamdır. en kötü oynadığı maçlarda bile en onun çabasına tanık oldum. bir kulubedeki heyecanı, attığımız gollerden sonraki inanılmaz sevinci, efendiliği süper. bunlar ok, şimdi futbolcuğuna gelirsek.

delgado geldiği günden beri yanlış mevkiilerde harap olmuş bir adamdır. bu adamı biz uefa gol kralı olarak transfer ettik, bu adam gol kralı olduğu sezon basel de sarkık forvet, orta sahadan çok hücumcu adam olarak oynadı. biz ise kondurduk bunu orta ya hatta defans yapmasını bile bekledik. olmuyor dostum olmaz da.

delgado nun yeri bana göre forvettir. artık serbest hücumcu mu olur ne olur onu bilemem. ama bu adamı artık gel defansa mattias koş koş diyip rezil etmenin manası yok. 4-4-2 lerde 4 te tutup süründürmenin ise hiç manası yok. umarım bu sezon oynaması gerektiği yerde oynar, işte o zaman #10 lı formanın hakkını verir, bizde buydu be beklediğimiz deriz.

turkkant dedi ki...

Başladık gene hayaller dünyasına dalmaya... Eser'in bahseetiği Delgado özellikle biraz bana süperman'i andırdı. Ne adammış Delgado da biz bilmiyormuşuz. Hava topu hakimiyeti de varmış? Bir de Tello ile karşılaştırmışsın; görünürde daha yetenekli gibi duruyor kabul, ara pas atar, şut atar, çalım atar filan... Ama garipdir ki, transfermarkt'a girip son 2-3 sezonki istatistiklerine bakınca bu dediklerine 40 yılda bir yaptığını görüyoruz... Ha esas 40 yılda bir bunları yapacak diye, bakın daha ne yapıyor onları da ben sayayım:

Bol pas hatası, takım içinde fizik kalitesi düşüklüğü (bu yıl bayrağı ondan Nihat aldı), maçın önem derecesi artınca sinme, kendinden beklenen lider özellikleri sahaya yansıtamama saymakla bitmez...

Herşey bir yana, diyelim ki biz 3 sene başka oyuncuyu izledik, adam Beşiktaş'ı başarıdan başarıya koşturdu fian... Ya 8 ay top oynamamış bir adam formunu ne zaman bulur? Örnek çok etkili bir Deivid sakatlık sonrası ne hale geldi; örnek Nihat bütün bir ilk yarı takımın kamburu oldu. İspanya Ligi'nde gol krallğında ikinci olmuş bir adam bu hallere düşmüşken, biz Delgado'dan ne bekliyoruz Allah aşkına???

İkinci yarıya Delgado ile devam edersek, yarım sezonu da Delgado'yu kazanmakla uğraşırız, aynı Nihat'ta olduğu gibi...

Ne yazık ki, iki estetik hareketine kanıp hala bu adamı topçu sanıyor bizim taraftarımız.

Kara dedi ki...

Yani Delgado'yu tanımasam biz de kim varmışta kullanamamışız diyeceğim ama işin acı yanı Delgado'yu tanıyorum..Delgado bu takıma çok şişirilerek alınan bir oyuncudur ve taraftarın beklentisi de aynen Tabata ve Nihat'ta olduğu gibi o kadar para verdik kurtarsındır..2.1 milyon avro ve verilen 6.75 milyon dolar bonservis bedeli..Alınan karşılık sadece Zürih maçları..Yanlış mevki konusunda ise..Geçtiğimiz sezon yanlış hatırlamıyorsam Kayseri maçıydı sol önde oynamıştı ve verdiği katkı yine hiçti..Rize,Kocaeli gibi maçlarda(maçlardan emin değilim)sol açıktan kornerlerin kısa kullanılmasıyla gelen gollere pek aldanmayın derim..O mevkide oyunu tamamen karşı sahaya yığmadığınızda Delgado sol ön-sağ önde de katkı veremez temposuyla..Bursa maçı ilk gol Ekrem'in sorumsuzluğuyla giden Volkan tersten Toraman'ın arkasına gelmeyen Nihat ve gol..Bu sistemde onların belki yardmını bekleyemezsiniz ancak Delgado gibi adamlar o katkıyı kesinlikle veremez..Futbol sadece arapas-şut değildir..Gerektiğinde kademedir..Bu mantıkla o zaman Tabata'da sol açık oynasın o da Delgado'ya yakın özelliklerde bir oyuncu..Geçtiğimiz sezon Delgado'nun orta saha oynadığı maçlarda oldu ancak bu sezon 4-2-1-3 gibi oynuyoruz ve bu 1'de Delgado artık başarılı olmak zorundadır..Hİç zannetmiyorum tabi ki..

Eser Gokulu dedi ki...

Genel anlamda hava hakimiyeti var demek başka, mevcut alternatifler arasındaki hava hakimiyetinden söz etmek başka şey. Evet Tello ile kıyaslıyorum, çünkü Tello sağ önde oynadığı halde o mevki adamının sahip olması gereken temel özelliklere sahip değil. Sadece şut ve pas atmak yeterli kabul edilemez.

Ceza sahasına kesilen 30 metrelik toplar ile adam eksilterek-sıfıra inip rakip defansın dengesini bozacak ve onlara savunma pozisyonu alma şansı tanımayacak toplar kesmek farklı şeylerdir. O yüzden Tello'nun kenar forvette oynaması şu an için bize arzuladığımız katkıları sağlamıyor. Çünkü hücum atraksiyonları kısıtlı bir adam.

Delgado'yu abarttığımı düşünmüyorum, ceza alanı etrafında kullanmayı alışkanlık haline getirdiğimiz taktirde sağlayacağı katkıların sinyalini defalarca vermiştir. Sırf geçen sene Hacettepe deplasmanında attığı gol bile her şeyi özetliyor. Ceza alanı içinde havadan gelen topu tek hareketle kontrol ettikten hemen sonra rakibini ekarte edip kalecinin aldığı pozisyona göre vuracağı köşeyi belirleyebilen 2.bir adam daha sayamazsınız, ama pardon Hacettepe küme düşmüştü değil mi, saymıyoruz onları.

Takımda Serdar Özkan dışında adam eksilten oyuncudan söz edemiyoruz, kaç maçtır dışardan kaleyi yoklayamıyoruz, ceza alanı önünde tıkanıp kalıyoruz, bugün Elano'nun Keita'ya verdiği sızma topun 15 maçtır hayalini kuruyoruz, kendi kendine şut imkanı sağlayacak adam sayamıyoruz sonra da Delgado'yu abartıyor oluyoruz. Ne diyelim siz de haklısınız, Delgado tüm bunları orta alandan kopup da sizlere izlettiremediği için Delgado koca bir balondur.

lakerda dedi ki...

Her ne kadar kendisine zaman zaman sempatim olsa da;

Not olması babında

Delgado Basel'de iken zamanın Galatasaray yöneticilerinden aynı anda İtalya'da iş yapan menajer Ali Güven tarafından Galatasaray'a pazarlanmak istenmiştir, kabul görmeyince Beşiktaş'a kakalanmıştır.

Uefa gol kralı'nın pazarlanmaya çalışılması durumunu size bırakıyorum.

Bir de ne kadar boktan bir lig olarak algılansa da bu lig takip edilir ve gelecek gösteren oyuncular genelde Serie A veya Bundesliga'ya genç yaşta giderler.

İsviçre'den bir dost.

lakerda dedi ki...

Ekleme yapıyım Delgado'nun kötü futbolcu olduğunu düşünmüyorum,topçu değil asla demem hatta oyun zekasının yüksek olduğuna inanıyorum ama Beşiktaş'a gelişinde kendisine biçilen abartılı rol yüzünden kontrat olarak hem ekmeğini yemekte hem de yüksek beklentiye cevap verememe yüzünden olumsuz etkilenmektedir.

mj23 dedi ki...

tello'nun sol bekten kurtulup sol açığa geçtiğindeki performansını düşünün.geçen sene aragones alex'i defansa yakın oynattığında alex'in ne hale geldiğini düşünün.ondan sonra eğer izlediyseniz basel'de oynarken delgado'nun oynadığı mevkiyi hatırlayın, bir de beşiktaş'a geldiğinden beri oynatıldığı yerlere bakın.lütfen ondan sonra delgadoya "topçu değil" yaftasını yapıştırın.

çok büyük oyuncu değil, ama "topçu değil" de değil.

Eser Gokulu dedi ki...

Şunu da ekleyelim, Denizli'nin sisteminde Delgado'yu 3.bölgede tercih etmeden silmek isteyenlerin o bölge için önerileri kimlerdir ? Şu şu işleri çok iyi yaptıklarından ötürü sağ ve sol önde görmek istediğimiz 2li budur diyerekten bizleri aydınlatırlarsa cidden çok makbule geçecek. Belki bu vesileyle biz de alternatif arayışlarından vazgeçeriz.

sozcelykk dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sozcelykk dedi ki...

ekrem dağ çok koşuyor sol açık oynasın , tello nun tekniği iyi belki kornerden dönen bi top denk gelir sol ayağına hem arapası filan da veriyo bu çocuk , forvet arkası iyidir iyidir , sağ açıkta nihat oynasın hem hızlı hem teknik hem de beşiktaş ın öz çocuğu elbet kredisi vardır , fink zaten 80 de çıkacak uğur girecek , hmmm yusufa yer kalmadı ake neyse ferrariyi alır sokarız onu oyuna sonra ekremi sağa toramanı stopere kaydırırız , al ömer kadro bu.

Kara dedi ki...

Herkesin sahada görmek istedikleri,futbol anlayışı,futboldan aldığı zevk ayrıdır tabi ki..Ben daha defansif, daha çok takım disiplinine uyan oyuncular görmek isterim bir başkası yaratıcı özellikleri yüksek oyuncular sahada görmek ister..Buradan hareket edecek olursak sağ ve sol önde oynayacak oyuncular hakkında öneri verelim..Bütün takımın sağlam olduğunu düşünürsek ve bence mevcut kadroda en önemli eksikliklerden birisi sol ön mevkisidir..Öncelikle bunu söyleyeyim..Takım tamamen sağlıklıysa bu takımın sol ön oyuncusu Tello,sağ ön oyuncusu Filip Holosko'dur..Tello tabi ki tamamen disipline edilmiş,umursamaz tavırları olmadan olacaksa..Kanat ya da açık oyuncularında en önemli özellik bana göre hız ve dayanıklılıkdır..Hız oyucunun çabuk bir biçimde kontraya çıkmasını ve tersini düşünürsek savunmaya dönmesini sağlar..Denilebilir ki sürat Ekrem'de de var..Ancak Tello ve Holosko oyun zekası ve bireysel özellikler bakmından bu oyuncunun çok önündedirler..Serdar Özkan zaten sorunları çok ayrı olan,sadece adam eksiltebilen bir oyuncu..Mustafa Denizli'nin toplu savunma prensibini düşünürsek Yusuf-Delgado gibi oyuncular kanattan geriye gelmede sıkıntı yaratacak oyunculardır..bu takımın en iyi orta yapan oyuncusu Tello'dur..İlk zamanlarını hatırlarsak savunmaya da yardım eden bir oyuncudur Tello..İçeri girip forveti üçleme konusunda,adam eksiltmede bazı sorunları olabilir ancak özellikle sol kanatta bindirme,bekin önünü açma gibi konularda iyi bir oyuncudur Tello..Holosko ise en iyi oynayacağı yer tabi ki 4-4-2 de ikinci forvet mevkisidir..Ancak madem önde 3lü oynuyoruz ona göre düşünmeliyiz..Mevcut takım içerisinde savunmaya yardım edecek,ileriye top taşıyacak dribblingi çok iyi olmasa da sprinter özellikleri çok iyi olan,içeriye girip seken inen toplara vurabilecek,yine de çalım atabilecek bir oyuncudur..

Tabi ki mevcut Beşiktaş kadrosuna bakınca..Beşiktaş'ın bir bedeni var ve terzi Beşiktaş'ın üzerine olmayacak bir elbiseyi olur hale getirmeye çalışıyor..Bu bir problem..Sezon sonuna kadar da bu problem mevcut olacak gibi..Ben sağ ön ve sol ön oyuncuları için şunu demek istiyorum..Arkadaş Nani veya Keita vb. gidiyorsa,bekte oyuna giriyorsa sen de arkasından Yusuf gibi bakmayacaksın.Diyorum ki Delgado'da aynen Yusuf gibi bakacak..Tabi ki oyunun şekline göre Delgado sol önde kullanılabilir..Yıkarsın maçı rakip sahaya bu sefer Delgado saydığım isimlerden belki daha etkili olur..Ancak kaç sezondur Beşiktaş kaç maçı yarı sahaya yıkmış..Kora kor maçta Delgado sol ön-sağ ön oynayamaz..Bana göre hiçbir yerde oynayamaz ayrı mesele..

Eser Gokulu dedi ki...

Bakın olaya şu açıdan baktığımız vakit söylediklerimin daha rahat anlaşılacağını umuyorum; hem Tello hem de Delgado'nun aynı anda sahada olduğunu varsayalım, ama geride bıraktığımız sezonun dizilişinden farklı olarak Tello'yu orta 3lüde, Delgado'yu da Tello'nun yer aldığı sağ önde düşünelim.

Delgado ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, geniş alandaki hızı ve pozisyonlardaki bitiriciliği Tello'dan çok daha iyi. Sanıyorum ki bu konuda herkes hemfikirdir.

Hal böyleyken Delgado'nun pasları sonrasında atakları olgunlaştırması ve olası pozisyonları sonlandırması beklenen Tello mu ?

yoksa,

Tello'nun atak başlangıçları ve savunma arkasına atacağı toplarla bunları bitirmesi istenen Delgado mu ? (Sami Yen de olduğu gibi) Bana göre kesinlikle Delgado.

Olayın bir başka boyutu da , yine ikisini aynı anda sahada varsayalım ve orta 3lüde mi daha fazla savunmaya ihtiyaç duyacağız yoksa sağ önde mi buna cevap arayalım ? Burada da orta alan savunması adına savunma yönü Delgado'ya oranla daha gelişmiş olan Tello'nun orta sahada tercih edilmesi, Delgado'ya oranla bize daha fazla avantaj sağlayacaktır. Yani bu noktada da Tello orta saha - Delgado sağ ön tercihi ağır basıyor, ki bizim kontejandan ötürü ikisini birden sahaya sürme şansımız olmayacağından ve orta 3lüye Ekrem Fink Ernst'i yerleştireceğimizden ben gönül rahatlığı ile Delgado'yu Tello'dan bir adım öne koyup sağ ya da sol önde tercih edebiliyorum.

Ki buna başta da dediğim gibi kendi şutunu kendi yaratması ve adam eksiltme becerileri eklenince Delgado, Tello'ya oranla o bölgede öncelikli isim olmalıdır.

Yoksa ben de Delgado'nun kenar forvette oynadığı vakit bekini kovalamayacağını ve orta alan savunmasına yeterli desteği gösteremeyeceğini biliyorum, ama işte sağlam bir 3lü orta saha ile İnönü'de çok da sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Sonuçta haftalardır Tello'nun kaleye yakın olmasına rağmen ceza sahası civarında ne derece üretken olabildiğini üzülerek izliyoruz.

bu takımın formasını kimler giymedi ki... kimlere sabredilmedi ki... doğru pozisyonda değerlendirilecekse ben beklemeye hazırı. özledik.

Kara dedi ki...

Açık alandaki hızda ben Tello'nun önde olduğunu düşünüyorum..Ben Tello'nun genele bakarsak Delgado'dan daha iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum..Siz dersiniz adam eksiltme-son vuruş ben derim duran top savunmaya yardım uzun pas ve arapas yetisinin daha iyi olması..Bu sezonki Sivas maçını düşünün..Tello girene kadar kontra bulamıyoruz,Tello girince 5 dk gibi bir zamanda 3 net pozisyona giriyoruz..Paslar kimden..Tello..Tabi ki Tello'nun formsuzluğunu göremeyecek kadar futbol cahili değilim..Ancak Tello'yu bu hale getiren malesef Sayın Denizli'dir..Bir oyuncu hele ki bir güney amerikalı oyuncu bu kadar serbest,rahat bırakılmaz..

Ayrıca maçına göre sağ-sol ön savunması daha önemli olabilir orta göbeğe göre..Örneğin Man U maçında Yusuf değilde tercih başka biri olsaydı belki o gol gelmeyecekti..Örneğin gs ile oynarken Arda ve Keita'yı kapatmak daha önemli olabilir..Ancak fb ile oynarken Alex'i yani orta göbeği kapatmak daha önemli hale gelebilir..İnönü'de etkili olmak,baskı kurmak..Trabzon maçı hariç çok az hatırlıyorum..Dediğim gibi tamamen karşı sahada oyunun oynanması herkesin idealidir..Ancak bunu yapamayan bir takımımız olduğuna göre buna göre konuşmakta biraz havada kalıyor..Ayrıca Delgado illa açıkta oynayacaksa ve şutu da bu konuda ön plandaysa bu kesinlikle sol ön olmalıdır..Sağ önde hiçbir etkisi olmaz bence Delgado'nun..Oyundaki duruma göre Delgado madem takımda sol ön bir alternatiftir ancak bu şekilde oynayacağımız maç sayısı malesef çok azdır..

cesc dedi ki...

dön artık arjantinli!

esperanza dedi ki...

Delgado nun Besiktas ta hicbir sistemle hicbir hocayla 4 yildir dusledigimiz, bekledigimiz katkiyi sagladigini veya saglayabilecegini dusunmuyorum. Geldigi gunden beri en cok kizdigimiz maclarda bile hep yanlis oynatildi, onundeki adam kotuydu yanindaki soyleydi boyleydi diyerek bi sekilde savunduk, iyi hos adamdir da hakikaten Besiktasimiz da olmadi, tutmadi. Herkes Delgado pozisyonundaki oyuncularin etrafinda takim kurmaya calisirken biz hala etrafindakiler in performansiyla delgado ya bir seyler yaratma pesindeyiz, sizce de burada bir terslik yok mu ?

Deniz dedi ki...

Konu ne zaman Delgado'ya gelse temcit pilavı gibi aynı şeyleri yazarım.

Tek başına bu adamın oynadığı futbolla takım maç kazanmayacak ya da kaybetmeyecek.

Bu takıma Delgado'nun oynadığı ve başarısız olduğu pozisyona Türkiye'nin en istatistikli hücumcu orta sahası Alex'i koyun, o da kaybolur gider.

Takım mühendisliği diye bişey var. İyi oyuncuyu her yere koy, her yerde oynarla olmuyor bu.

Pancu'yu bitiren kafa yapısı Delgado'yu da bitirecek. (bitirdi zaten)

barfilozofu dedi ki...

Sivasspor maçının kadrosundan tabatayı çıkar, delgado yu koy... Bu sezon delgado ya göre oynanan en yakın futbol anlayışı oydu, tabi bobo çıkana kadar... Ben şunu hissediyorum, tabata ya karşı aşırı bir sevgi var, sanki bazı taraftarlarda. ama bu sevgiyi şu an da içlerinde tutuyorlar sanki. tabata bir kaç maç iyi oynasa ortalığın ne hal olacağını görür, gibiyim. tabata ile delgadonun arasındaki fark tabata gaziantepin oyuncusudur. delgado da beşiktaşın, bu kadar basit... Kaldı ki tabata bunu söylüyor. takım benim üzerime kurulmadığı için gerçek performansımı sağlayamıyorum, diyor. tabata denilen adam delgado dan daha pahalı gelmedi mi? bir de bu adam sözleşmesini dondurdu, adama sakatlığında çalışması için yanına adam verilmedi. kendi başına çalıştı. haber ne kadar doğru bilemem ama bugün arjantinden bir klubün delgado yu kiralamak hatta bonservisini almak için girişimlere başladığını, yazmışlar. bu adam değil mi 9 aydır top oynamayan ve arjantinden bir kulup kalkıyor ve diyor ki 9 aydır top oynamayan delgadonun talibi oluyor, eğer haber doğruysa delgadonun kalitesinin beşiktaşta oynayabilecek olduğunun göstergesidir. tabata ya kim talip peki eskişehirspor...

Evet 4 sene boyunca sapasağlam olduğu dönemlerde her seferinde bize hayal kırıklıkları yaşatan yakışıklı kaptanımız 8 aydır resmi maça çıkmadığı bir dönemden sonra bu sefer gerçek yerinde oynatılarak, 2.yarıda 15 gol 20 asistlik bir alex performansı göstererek bize şampiyonluğu getirecek.
Sahi bir de elimizde geçen sene TSL'de 26 maçta 11 gol 7 asist yapmış bir futbolcumuz var.Üstelik yanında ersnt,cisse,ekrem gibi fizik gücü kuvvetli oyuncular yerine erman özgür,Mehmet Yozgatlı,hakan bayraktar gibi son derece yumuşak oyuncularla oynayarak,Türkiye'ye geldiği ilk sezonda,delgado'nun hayatı boyunca yakalayamayacağı bir istatistik yakalamış.Arkasından devre arası kampı geçirmeden transferin son günlerinde apar topar bize gelmiş bu arkadaş.İlk iki resmi maçını Ali Sami Yen'de ve İnönü'de Manchester'la oynamış ve sonraki maçlarda kesik yemiş.O kabus gibi günlerden sonra 8 maçlık serinin ilk 2 maçı olan Denizli ve Kasımpaşa maçlarında harika oynamış ve beşiktaş'ı galibiyete taşımış.Daha sonra anlamsız bir şekilde yine hocası tarafından kulübeye çekilmiş.Nadiren ilk 11 başladığı maçlarda iyi oynamasına rağmen hep 60.dk'larda oyundan alınmış.O sıralarda karşı kıyıda vatandaşı alex ise berbat oynadığı maçlarda son dakikida bir ara pas verip kahraman oluyormuş.
Açıkçası ben Delgado yerine bu adamı beklemeyi tercih ederim.En azında oynadığı zaman ne yapabileceğini biliyoruz.Delgado'dan yetenekleri doğrultusunda hiçbir zaman gösteremyeceği bir performansı beklemekten daha mantıklıdır.

Eser Gokulu dedi ki...

Sadece Delgado değil, 10 numara diye tabir edilen hiçbir oyuncu şu an takıma gelmesi halinde bu düzende 15 gol 20 asistlik bir katkı sağlayamaz, ama işte bu zihniyet bile temel sorunumuzu açıkça ortaya koyuyor. Delgado ya da Tabata'dan veya bir başkasından gelsin tek başına takımı sırtlasın, bizi şampiyon yapsın gibi beklentiler içine girdiğimiz müddetçe hayal kırıklıkları kaçınılmaz olacaktır. Delgado şu an sağ ve sol önde oynayan diğer alternatiflerden ne kadar kötü oynayabilir ? veya hangi işleri daha iyi yapabilir ? Olaya bu açıdan bakıyoruz ve iyi bir alternatif olacağını, denenmesi gerektiğini savunuyoruz, ki sakatlığı sonrası yaşacağı olası sıkıntıları da az çok tahmin ettiğimizden mücadelenin yoğun yaşandığı orta alanda kullanılmaması gerektiğinin de altını çiziyoruz. Tabata-Alex-Lincoln vs değil beni ilgilendiren, Tello-Holosko-Nihat-Yusuf-Serdar ve Ekrem'e bakıyorum ben; zira 17 hafta boyunca bu adamların içinden bir Keita bir Kewell çıkmasını bekledik.

yuki the zorba dedi ki...

Zaten benim Delgado ile ilgili ne düşündüğüm az çok bellidir, ha ben adama futbol olarak inanmadığım halde senin görüşüne yüzde yüz saygı duyuyorum ve elbette ben de sol önde, Kapalı'nın önünde oynasın başarılı olsun istiyorum. O başka bir konu da...

Ama Eser şu söylediğine sen inanıyor musun lütfen? "bu adam öyle ya da böyle bir fedakârlık örneği göstermiş ve şayet bulacaksanız benim yerime istediğiniz adamı transfer edebilirsiniz hakkını yönetime tanımıştır"

"Fedakarlık" sözcüğü sözlüklerde de göreceğin üzere bir şeylerden karşılıksız vazgeçmek anlamına gelir. Feda etmek zaten bunun kökü... Delgado 1,5 Mil Euro'yu sakat olduğu dönemde cebine koyarak, neden fedakarlık etmiştir? Buna anlaşmaya yanaşma örneği göstererek demek daha doğru olurdu kanaatimce. Nitekim bu adam parasını cebine - belki de bu kadar uzun pazarlıklardan sonra fazlasıyla - koydu. Bunu unutmamak lazım.

Arjantin'den alacağı teklif var-sa, ki tabii ki olabilir... O teklif sonrası Arjantin'de kariyerinin sonuna kadar 2,5 M Euro toplarsa bu adam ben de Delgado'ya büyük futbolcu diyeceğim... Lütfen açıp bakınız Arjantin'de kral futbolcular kaç paraya oynuyorlar...

Eser Gokulu dedi ki...

Delgado, Uludağ’da kayak yaparken değil de, bu takım için mücadele verirken sakatlandığı için açıkçası ben alması gereken ücrette indirime gidilmesi gerektiği fikrine pek katılmıyorum, o yüzden yönetime böyle teklif sunmadığı için Delgado’yu eleştiremem. Hee şunu da kesinlikle göz ardı etmeyelim; Delgado İstanbul’dan ayrılmadan önce düzenlediği son basın toplantısında da ‘’ Ne bedava oynamak istiyorum ne de haketmediğim bir parayı almak istiyorum, başkanla oturur konuşuruz’’ demiştir. Bundan sonra top yönetimdedir ve bana göre onların insafına kalmıştır.

Şöyle düşünelim, bugün Toraman’ın Allah korusun ayağı kırılsa ve 1 sene futboldan uzak kalsa ve yönetim Toraman’ın kazancını gözden geçirmek için olağanüstü toplansa ‘’yok canım, daha neler’’ diyerekten destek olmaz mıyız ? ki Delgado’nun içinde bulunduğu durumu da bundan farklı görmüyorum. O yüzden Delgado geçen 6 aylık süreçte Beşiktaş için kendince ve elinden geldiğince doğru olanı yapmıştır ve belki de biz Delgado’nun açtığı kontejanı daha iyi ve doğru değerlendirebilseydik, Delgado'nun bugün ne denli önemli bir fırsat ve kolaylık sağladığından bahsediyor olabilirdik. (tabi bu en iyimser halim, normal de bırakın kalsın kaldığı yerde biz böyle çok iyiyiz naraları atılırdı)

Olayın bir de şu boyutu var, ki bence ÇOK ÖNEMLİ;

Delgado’nun bu sakatlığı sezon başından yani Ertuğrul döneminden bu yana başa belaydı ve Delgado sürekli ağrı kesicilerle iğnelerle geçiştirildi, vermiş olduğu ropörtaj ne derece gerçek bilmiyorum ama okuduğum kadarıyla özetlemem gerekirse; takımdan uzun süreli ayrı kalmasına Denizli razı olamadı ve 31.haftada sakatlandığı Ankaraspor maçının ardından bile Şampiyonlar Ligi’ne Delgado’suz gitmemek adına ameliyatına izin verilmedi, gelgelelim hazırlık dönemi idmanlarında dayanamayacak noktaya geldikten sonra son çare olarak bu yola başvuruldu, ki hatırlayacak olursanız Delgado’nun ameliyatı gerçekleştiğinde ‘’madem ameliyat olacaktı, neden Ankaraspor maçından sonra olmadı da koskoca yazı tatil yaparak geçirdi’’ eleştirileri yükselmişti. Dediğim gibi bu olaya çok hakim değilim ve kesin bilgilerle konuşamıyorum ama ben burada da Delgado’ya inanıyorum nedense.

Zaten ben Delgado’nun çok paragöz bir adam olduğunu da düşünmüyorum, bu takımda Rico 1.750, Cisse 1.500 alırken Delgado 1.250 garanti parayı hiçbir zaman yetersiz bulup da vay efendim benim istatistiklerim bunlardan daha iyi diyerek kontratının bitimine 2 yıl kala zam talebinde falan bulunmamıştır.

barfilozofu dedi ki...

tamam delgado 15 gol 20 asist oynamaz ama ya yusuf un yaptığını yaparsa... benim yazar arkadaşımın anlatmak isteği o kanımca. ikinci yarı gecen sene yusuf un yaptığını yapsı yeter bize... biraz günü kurtarmak oluyor, lakin şampiyon olduğun zaman da deli gibi seviniyorsun...

Kara dedi ki...

Bu arada Delgado'nun istendiği haberi yine muhtemelen Mehmet Çiftçi adlı arkadaşın haberidir..Ayrıca isteyen kulüpte Chacarita Juniors..Yani üst seviye falan olan bir takım değil..Verirsek 2.1 milyon avro'nun en az yarısını belki gider Arjantin'e..Keşke gitse tabi ayrı mesele..Bedavaya gitse de razıyım..

Şu sol-sağ ön ile ilgili de keşke oynasa da gs ya da kanatları etkili kullanmaya çalışan bir maçta da biz de görme fırsatı bulsak savunmaya dönüşlerini..Bugün Messi bile gerektiğinde Iniesta olmadığında falan orta göbeğe çekiliyor ancak Paşazade Delgado oynayamıyor..Tabata ve Delgado oyun özellikleri olarak yakın oyunculardır..Tabata belki de stresten,çünkü Antepte böyle değildi,daha enine ve risksiz paslar kullanıyor..Beşiktaş'ın ne Tabata'nın kendini toplamasını ne de 4-5 yıldır takıma bir şey veremeyen Delgado'nun pozisyon seçmesini bekleyecek zamanı vardır..Sonuçta ikisi de yeterli oyuncular değildir Beşiktaş için..Tabi bunların baş sorumlusu da bu kontratları veren ya da bu bonservis ücretlerini ödeyen yönetimdir..

Fekology dedi ki...

"özledim sımsıcak nefesini özlediim" özledim kaptan gollerini özledim korner noktasından paslaşarak, kasımpaşaya kocaeliye attığın golleri özledim.. özledim ulan!

esperanza dedi ki...

Mdem Delgado ya hep bi sans daha bi sans daha diye israr edecez, cagiralim kleberson , ricardinho ve ailton u onlara da sans verelim, nasilolsa ernst-fink-ferrari var oluyu diriltirler.

i.meriç dedi ki...

arkadaslar 2 zurih macini oturup izleyin.. delgado nerede oynamis ne yapmis sonra kararinizi verin..

Eser Gokulu dedi ki...

@ Kara,

Delgado'nun Basel performansını ve ne şekilde kullanıldığında hatta aynı şekilde Beşiktaş'ta da nerelerde etkili olduğunu gözardı ediyorsun, sonra da Tabata'nın Antep performansından yola çıkarak Delgado eleştirisi yapıyorsun; dolayısıyla o yüzden anlaşamıyoruz seninle.

Yusuf, geride bıraktığımız sezon neredeyse tüm maçlarında sol önde oynadı ve o sözünü ettiğin kanat savunmasını her daim ihmal etti, ve biz Yusuf'un sol önde oynadığı maçlarda orta alanda Delgado sayesinde 1 eksik kaldığımız maçları da gördük ve hep 1 fazla atmayı başardık.

Bir an Delgado'dan uzaklaşıp, kadroyu tamamıyla mercek altına alırsak, Delgado sahada olduğunda Holosko ve Tello zaten kenarda oturacaklar(Ferrari - Sivok / Fink - Ernst / Bobo kurgusunun bozulmayacağını varsayıyorum) yani Delgado'dan geçen sezonki Yusuf gibi sol önde yararlanmayı düşünürsek, sağ önde Nihat veya Serdar'dan başka alternatifimiz kalmayacak.

Geçen sezon forvet hattında Tello - Bobo - Yusuf üçlüsünü kaldıran Beşiktaş orta sahası; bu sezon 3 savaşkan orta sahanın önünde Serdar / Nihat - Bobo - Delgado 3lüsünü hayli hayli idare eder; nihayetinde Ekrem'de az buz bir müdafacı değil sol içte savunmaya gerekli desteği gösterecektir.

Zaten ben derbileri falan geçtim Delgado yüzünden küçümsediğimiz küçük Anadolu takımlarını kayıpsız geçelim yine kupanın bir ucundan tutarız. Kasımpaşa, Kocaeli, Rize diye itin götüne sokup da Diyarbakır'a Gençlerbirliği'ne, Antep'e gol atamamak canımı sıkıyor.

Bir Kocaeli düşünün Sami Yen'de 5 gollü galibiyet elde etsin, ama biz sırf Delgado'nun yeteneklerini küçümsemek adına o Kocaeli'yi yerin dibine sokalım. Biraz da şu futbolun güzelliklerini keşfedin yahu ...

İsterse Delgado'ya Somali liginden bile talip çıkmasın nedir yani ? Ronaldo'yu gözden çıkardığımızda Konyaspor'dan başka alıcı bulamadık diye yıllarca kandırılmış mı olduk ?

kırlangıç dedi ki...

ben çok özledim delgado'yu.
pas hatalarını bile özledim.
tüm maç hoca delgado'yu çıkar yusuf'u al demeyi bile özledim.

Eser Gokulu dedi ki...

Ulen Bobo, Yusuf bile sol tarafta tozu dumana katarken, bir kez olsun senin sol önde elle tutulur icraatını göremedik. Utanmadan bir de mevki beğenmiyorsun, golcüysen kaleye yakınlık uzaklık gibi bahanelere sığınmadan çıkıp topunu oynayacaksın. Hoca seni solda oynatıyorsa, çeneni kapatacaksın. Çizgiye mi inersin, adam mı eksiltirsin, gördüğün yerde kaleye mi vurursun bilmiyorum ama ağlayıp sızlamadan, sağında solunda oynayanlara aldırış etmeden çıkıp golleri sıralayacaksın ...

Şimdi Bobo için şu eleştiri ne kadar komik geliyorsa, sol içte oynayan Delgado'dan da, ön tarafta görevlendirilmiş Yusuf ve Tello kadar ofansif katkı beklemek bir o kadar komik geliyor.

Kara dedi ki...

Ben Tabata'dan yola çıkarak Delgado eleştirisi yaptığımı düşünmüyorum..Ben şunu merak ediyorum..Rakip takımsınız ve Beşiktaş'ın sol kanadı Delgado ve İbrahim Üzülmez..Teknik direktör olarak ne düşünürsünüz..Ayrıca Yusuf geçtiğimiz sezon sol öne geçince başarılı oldu..Formu çok yüksekti..Bu sezon ne oldu..Formu düştü ve birçok maçta,özellikle Şampiyonlar Ligi'nde elenmemizin sebeplerinden birisi oldu..

Siz 5 gollü gs Kocaeli maçını örnek verirsiniz ben Ankaragücünden 4 yiyen Kocaeli'yi örnek veririm..Delgado 4 yıldır takıma bazı maçlar hariç bir şeyler veremediği için başarısız görüyorum..Ancak Ronaldo denilirse bize ne kadar katkı sağladığı fazlasyıla açık..Çağdaş Basel'de başarılı..Stoper oynuyor..Beşiktaş'da sol bek oynatıldı..Hatta Tigana Petit yaratırım falan dedi,ön libero oynattı..O zaman Çağdaş'ı da alalım stoperde deneyip uzun süre arkasında duralım kazmanın..Delgado için benim referansım 4 yıllık performansıdır..Bu süreçte motivasyonla oynadığı Zürih maçları ve süper kupa finali hariç kazandırdığı çok fazla şeyler yoktur..Tabi ki sorumluluk tamamen Delgado'nun değil ancak bu takımda kaptan sıfatı alan,Sergen Yalçın ve Tümer Metin gibi çok çok önemli 2 oyuncunun yerini alan bir oyuncudan performans beklemekte tamamıyla benim hakkım ki Delgado'ya bu şans fazlasıyla verilmiştir..

Ayrıca yazının ana fikri tabi ki sol-sağ önde Delgado'nun oynatılması gerekliliğidir..Ben de bunun olmayacağını kendime göre sebeplerle önceden açıklamıştım zaten..

shelbyl dedi ki...

Konu ile ilgili goruslerim:

1. Delgado kurtarici degildir. DEGILDIR. Delgado gelince her sey cok guzel olacak diye beklenti olusursa, Delgado icin her sey cok daha kotu olur.

2. Tanim geregi, sol on bolgesinde oynayan oyuncu, ya dip cizgiye inip kanat etkinligi yaratan, ya da iceri giren forvet pozisyonu alan bir karakterde olmalidir. Elimizde, bu ikisinden de az biraz olan Delgado vardir. "Burada kullanilirsa iyi olur"dan ziyade, burada kullanilmalidir. Olursa olur, olmazsa olmaz. Burada kosma ozurlu Yusuf'u, 60. dakikada dili cikan Tello'yu, onunde adam varsa kosamayan Holosko'yu, su haldeki Nihat'i gormek istemiyorum. (Benim sag on icin ideal oyuncum da, sirf bu sebeplerden, Serdar Ozkan'dir. Kendisi bol miktarda son vurus calismalidir ve kafasi rahatlatilmalidir.

3. Tartismamiz gereken "Delgado'da israr edip etmeme" degildir. Tartismamiz gereken "Delgado'nun kullanilacagi pozisyon"dur. Cunku bu takimin TD'si Denizli ise Delgado o kadroya girer.

4. Tello vs. Delgado: Tello sol ic, Delgado sol on. Argumanlari tekrarlamaya gerek yok.

Eser Gokulu dedi ki...

Özet için teşekkürler Shelbyl.

@ Kara

Yok işte ben de bu tip örneklerin ve kıyasların gereksiz olduğunu savunuyorum zaten. Yani Kocaeli’ye ya da Kasımpaşa’ya gol atıyor diye bir adamı küçümseyemezsiniz, veya x oyuncumuzun transferi için kapımızı çalan takımların başarıları ve tarihçeleri x oyuncumuzun yetersiz ve kötü oyuncu olduğunu ifade etmemeli. Söylemek istediğim bu, aksi takdirde Sergen’in oynadığı kluplerden yola çıkarsak ne tip benzetmeler yapabiliriz, tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.

Elimden geldiğince konuyu Sergen’e ve Tümer’e getirmemeye özen gösterdim, tamam Sergen çok özel ve bambaşka bir yetenektir ama Sergen’in 4 yıllık Beşiktaş istatistiklerine Delgado 2.5 yılda ulaşmıştır ve yazıda da belirttiğim gibi 100.yıldan sonraki süreçte Sergen’li Beşiktaş’ın hali de ortadadır. O yüzden ben bu tip kıyaslamalara fazlasıyla soğuk bakıyorum. Zaten yer aldıkları takımlardan tutun da , görev aldıkları mevkilere ve stilleri itibariyle bambaşka tipte adamlardır. Hee şimdi bu söylediklerimden de, Delgado ile Sergen arasında fark yok dediğim falan anlaşılırsa hiç şaşırmayacağımı da belirteyim. Yok öyle bir düşüncem pişman etmeyin bu örneği verdiğim için :) Ya da ortam şenlensin, siz bilirsiniz :)

Kara dedi ki...

Öncelikle Shelbyl'e şunu söyleyeyim..Beşiktaş Tigana geldiğinde ne oynamaya çalışıyordu..4-1-2-1-2 ya da buna yakın formasyonlar..Yani sol ön diye bir mevki Beşiktaş'ta bulunmamaktaydı..Peki bu adam niye,hangi mevki için Delgado diye tutturdu..Forvet arkasındaki oyuncu için..Yani Delgado Beşiktaş'a sol ön diye alınmadı..O zaman Delgado sol ön falanda değildi zaten..Mustafa Denizli gelmeden önce Ertuğrul döneminde de Delgado'yu savunan arkadaşlar iki tane çapanın,ön liberonun önünde çok başarılı olur diyorlardı..Noldu peki, Metalist faciası,kaybedilen maçlar ve Beşiktaş'ın en iyi oyuncularından biri Holosko'nun sağ kanatta harcanması..

Sergen Yalçın'ın istatistikleriymiş..Bu istatistiklere takılırsak yine kısır döngü oluşturacak bir örnek veririm..Tabata'nın istatistikleri Delgado'dan çok daha iyi..11 gol mü ne atmış..İddia ediyorum,bakmadım yarısı penaltıdır bu 11 golün..101.yıl..Şampiyonlar Ligi..Atılan 5 gol..2si direk Sergen Yalçın..İkisi Sergen'in yaptırdığı penaltılar,biri de Ronaldo'ya kalenin içine verdiği pas..Bunlardan penaltılar asist değil..Ama katkı ne kadar büyük..İstatistik böyle bir şey işte..Hiç bir zaman Delgado'nun kaybettirdikleri düşünülmüyor..Hep ya tutarsa..Bu kadar pas hatası,önemli anlarda sorumluluk almama,topu önde tutamama..Bu adam Beşiktaş'a ne kazandırmış bana lütfen bunlar anlatılsın..Oynadığı mevki falan..Tamam Sergen Siirt'te ya da İstanbulsporda oynadı..Bunların Sergen'in karakter özelliğinden kaynakladığını biliyoruz..Tümer Metin..İzmir'de adam gözümüzün önünde kupayı bize getirdi..Bu adamlar halef-selef ise karşılarştırım ve haklıyımda..

Şunu üstüne basa basa söylüyorum..Delgado kesinlikle sol ön oyuncusu değildir..Kıyas kabul etmeyen Delgado'nun muadili kimdir o zaman, Messi mi??

Eser Gokulu dedi ki...

Metalist faciasının 2.yarısında

.Krtlş.Zan.Zapo.Seriç
..Özkan.Cisse.Tello
.....Delgado
....Bobo..Nobre

vardı, o nasıl 2li çapaymış öyle ?

Ayrıca atladığın bir çok nokta var Tigana'nın Delgado diye diretmesi değil, Tigana'nın sol bek istediği halde Rico'nun alınması ve bunun saha içi dağılımına ve Delgado'nun pozisyonuna olumsuz etkileridir konuşulması gereken. Yazıda belirttiğim yanlış kodlamalardan birisi de o sezon yaşanmış ve Delgado'nun sağ, Rico'nun sol kanat oynadığı bile gözlemlenmiştir.

Diğer yandan Delgado'da da bu takımı Şampiyonlar Ligi'ne sokmanın yanı sıra Marsilya ve Porto maçlarında etkili oyunun yanı sıra maçı kazandıracak pozisyonları hazırlamış ve servisi yapmıştır. Ama Porto maçındaki Higuain, Marsilya maçındaki Bobo kadar yetenekli olamadığından, Delgado’nun Porto maçının son 5 dakikasında vermiş olduğu ‘’al da at’’ pası güme gitmiştir.

Bu söylediğim halamın bıyıkları olsa muhabbeti asla değildir, söylemek istediğim Delgado Şampiyonlar Ligi iç saha maçlarında üzerinde düşeni yapmıştır veya en kötü haliyle ''bu adam ne oynadıki'' dedirtecek bir performanstan çok uzaktadır.


Sergen için söyleyeceğim tek şey de, 100.yıl şampiyonluğunda çok büyük katkıları olmuştur ama 101. - 102 ve 103. yıl performansları dikkate alındığında, her fırsatta Delgado ya da o mevki adamıyla kıyaslanıp ilah yapılacak bir adam olmadığıdır. En azından ben 100.yılda yaptıklarını hiçe saymadan böyle düşünüyorum.

İlk yarı boyunca sağ ve sol önde tercih ettiğimiz adamlar futbol zevkimizin içine öyle bir sıçmış ki, orada tercih edeceğimiz Delgado'nun, Nihat Yusuf ve Tello'nun ilk yarı performansından bile daha kötü olabileceğine ihtimal verebiliyoruz.

İnsanlar Delgado için bahane üretmekten ziyade Denizli'nin sisteminden taviz vermeyeceğini bildiği için bu düzende Delgado'nun en etkin olabileceği yerde ısrar ediyor olay bu.

Ben biraz hava alayım ...

shelbyl dedi ki...

"İnsanlar Delgado için bahane üretmekten ziyade Denizli'nin sisteminden taviz vermeyeceğini bildiği için bu düzende Delgado'nun en etkin olabileceği yerde ısrar ediyor olay bu."

Aynen oyle.

@ Kara

"Yani Delgado Beşiktaş'a sol ön diye alınmadı..O zaman Delgado sol ön falanda değildi zaten.."

Abi Tello sol on diye mi alindi peki??

"Mustafa Denizli gelmeden önce Ertuğrul döneminde de Delgado'yu savunan arkadaşlar iki tane çapanın,ön liberonun önünde çok başarılı olur diyorlardı..Noldu peki, Metalist faciası,kaybedilen maçlar..."

Abi o donemde sadece bir mac kaybettik, o da Metalist maci. Anlatim bozuklugu yapmissin. Delgado iki capanin onunde bir ya da iki mac oynadiysa oynamistir. Geri kalan zamanda Ricardinho, Cisse vs. ile cok guzel partnerlikler kurdu kendisi, hatta kesmedi on libero bile oldu.
-----------------------------------
Ben demiyorum ki "Delgado super oyuncudur!" Dersem futbola ihanet etmis olurum.

Ama su acik benim gozumde: Eger Delgado'nun belirli maharetleri var ise (ceza sahasina penetre etme, soldan ters ayakla sut [attigi gollerin yarisindan fazlasi soldandir zaten], ofansif direkt paslar (bunlari ortasahadan playmaker tadinda vermeye kalkinca ne olmadigini biliyoruz, ama cezasahasina yakin konuslandigi takdirde ne olabilir onu da dusunmek lazim)) bunlari kullanacagimiz en etkin mevkilerden birisi sol ondur. Normalde belki Delgado'yu orada dahi dusunmem, fakat gunumuz sartlarinda (Denizli, taktik ve eldeki kadro) Delgado orada oynasin derim ben. Orada da oynayamazsa zaten is bitmistir, kendisine gonul rahatligi ile "Eyvallah!" diyebiliriz.

Cipher dedi ki...

Kimsenin Delgado'yu artık kurtarıcı olarak beklediğini düşünmüyorum. Zaten Eser de böyle bir şey söylemiyor. Odaklanmamız gereken bu takımın sözleşmeli bir oyuncusu olduğu ikinci yarı %90 takıma katılacağı, Denizli'nin ise büyük ihtimalle onu kadroya alacağı. Yani atsan atılmaz satsan satılmaz durumu var ortada, o halde biz bu adamı yarım dönem max verimle kullanıp sezon sonu 3-5 gözetmeden satmalıyız.

Geçmişte ne yaptığının artık çok önemi yok ama bu adamın az ya da çok yetenekli olduğunu kabul etmemiz lazım. Sol önde Tello'nun yaptığını Delgado'da yapar, kaçan bekine pas çıkarır, ceza sahasına ortalar, Tello bunun dışında bir şey yapmıyor sol önde zaten, çalım atacak hıza ve güce de sahip değil, Yusuf gibi aynı çalımı 5 kere atacak yeteneğe de sahip değil, Yusuf da Tello kadar iyi pas yapamıyor, rakip iyi bastığında çalım atıp çizgiye inemezse kenara sıkışıp pas hatası yapıyor, uzaktan orta kesmeyi de çok beceremiyor. Delgado her ikisinin yaptığını da az çok yapıyor, Eskişehir'li Doğa'ya çalım atıp sıfıra inip orta açabilir Delgado, büyük maçlarda bir şey beklemiyoruz. Sıkıntımız zaten küçük maçlarda, ayrıca sağda Tello oynarsa Tello topu çekip ortalayacağı zaman Delgado diğerlerinin yapamadığı şeyi de az çok yapar girer oraya kafayla ya da ayakla gol atmaya çalışır.

Yani elimizdeki kumaş bu, ve bundan kurtulabilmemiz için az çok parlatmamız bunu yaparken de faydalanmamız lazım. Göbeğe koyup takımı yönlendiren bir maestro olmasını beklersek bu adam seneye de elimizde kalır. Ama sol önde diğerleri kadar performans sergileyebilir. O şekilde de hem şampiyon olup hem Delgado'dan kurtulabiliriz.

Kara dedi ki...

Evet Metalist maçının ilk yarısında da Uğur-Cisse ikilisi vardı Delgado'nun gerisinde..Benim anlayamadığım nokta Marsilya maçında,Porto maçında arapaslar vermiştir falan filan..Cımbıza girersek işimiz zor..O zaman avrupadaki maçlarda bile iyi iş yapabiliyorsa arkasında şu vardı ,bu vardı denmesinin anlamıda yok..Bana göre de Avrupa'da deplasmanda 3 maçta yenilen 12 gol ve 1-2 pozisyon bulunmasının sebebi Delgado ve onun oynamasının takımın orta sahasında yarattığı eksikliklerdir..Ayrıca Rico değilde Roberto Carlos alınsaydı Tigana döneminde Delgado sol ön mü oynayacaktı..Ne kadar etkileyebilirdi ki pozisyonunu..Bunu başlangıç düşüncesi olarak söylüyorum..2.yarının başından itibaren dönülen Rico sol kanat-Delgado sağ kanattan değil..Ki Rico bu pozisyona,sol açık,daha alakasız bir oyuncu olmasına rağmen bizi yarış içinde tutan oyuncu olmuştur..

Sergen içinde sadece yorumu,sözü Beşiktaş Tarihi'ne bırakıyorum..

Dersin ki Delgado'nun daha başarısız olacağına ihtimal veriyorum..Ben derim ki kesinlikle başarısız olacak..Denizli'nin sistem üzerindeki ısrarının yanlış olduğunu ilk yorumda da belirtmiştim zaten..Ancak yorumlarda Delgado'nun sistem üzerindeki başarılı olacağı yerden çok sol ön olduğunda ısrar ediliyor..

Ben de gideyim de Delgado'nun maliyetinden çok daha aza mal olan ve 10 ya da 10.5 numara nasıl olur gösteren Colman'ı izleyeyim..

Kara dedi ki...

Peki Shelbyl,

Delgado sol ön diye ben mi dedim??Tello sol bek,açık,iç her neyse, en azından kanat oyuncusu..Delgado ise ofansif orta saha oyuncusu..Hangisi sol öne daha yakın..Futbol sadece hücum değildir..Bunu anlayın ne anlatmaya çalıştığımı daha rahat anlatmış olurum..

Cherubim dedi ki...

3,5 senede aşısı tutmayan adamın bu dakikadan sonra İsviçre çakısını bırak tırnak makası kadar işe yarayacağını sanmıyorum, ama bir törpü olamayan Tabata'dan da iyidir yine de..

lakerda dedi ki...

Güzel tartışma olmuş.

Konu Delgado olunca çoğu şey muallakta kalıyor, yazacak çok şey var. Onun için bir şeyler daha ekleyeyim.

Bana kalırsa Delgado'nun asıl mevkisi diye birşey yok. Hani Holosko, Nihat, Tello gibi. Bir yeri iyi olsa diğer yanı açık verir cinsten. Veya daha değişik bir tabirle bir bölgenin klasik oyuncusu değil. Bir Keita gibi şu adam sağ açıktır gibi üzerinde anlaşılcak bir futbolcu tipi değil. Veya Kewell gibi bu adam sol forvettir ama santrfor da oynayabilir gibi de değil.

Bu yüzden klasik 4-4-2 dışında çoğu sistemde, önlibero oynatılmadıkça çoğu mevkilerde faydalanılabilir.

Bu adam nerde oynasından öte, Beşiktaş'ın eksiklik yaşadığı bölgelerde bir faydası olabilir mi ekseninde tartışmak daha doğru olacaktır. Bu bölgede Eser'in dile getirdiği sol ön. Bu bağlamda denenmesinde bir zarar görmüyorum, destekliyorum.

Yalnız, Delgado bir türlü gerçek mevkisinde oynatılmadı fikrine katılmıyorum.(Sinan Engin'in bi ara delgado süper önliberodur demişti:)). Bazı maçlar saçma yerlerde oynamıştır ama 1)bu adamın gerçek mevkisi yoktur. 2) oynayabileceği yerlerde çok şans bulmuştur.

Efendim bu adam Basel'de sol ön oynuyodu. Hayır babacım, serbest oynuyodu bu adam. Sabit bir bölgesi yoktu bu adamın.

Kanımca bekleneni vermemesi nedenleri:

1) Kendisinden über şeyler beklenmesi. Total olarak günümüz futbol teranelerine uymaması. Hazır pasaportu elindeyken dibindeki italyaya gitmemek olmazdı aksi halde.

2) Bu narin Arjantinlinin sadece son sakatlığını demiyorum, ondan önce de sıkça sakatlık problemi yaşaması.

3) Kendisinden iki yönlü oyun beklentisi, defansif yönden de sorumluluk veren takım olarak kırılgan bir oyun kurgusu. Bu tip oyunculara defansif görev verirseniz ne defans ne hücum yapabilir.

Son olarak, sağ ayağını en estetik kullanan oyuncudur TSL'de.

shelbyl dedi ki...

lakerda +1 (Boyle mi yapiliyor la forumlarda?)

Ceren dedi ki...

Delgado konusu epey tartışılmış güzel yazılar çıkmış yorumlarda. Bende iki kelam etmek isterim bu konu hakkında affınıza sığınarak. Her şeyden önce Delgado'nun ne tüü kaka yapılmasına destek çıktım zamanında ne de "abi bu adamda çok fena cevher var biz bilemiyoz değerini" tarzında yorumlara katıldım. Çok sevgili Beşiktaş profesörü olan Sinan Engin Delgado'ya ön liberoda kullanacaksın arkadaş yorumunuda duyduk bolca. Mevki olarak Tigana döneminde başlayan bi istikrarsızlık abidesi hocalarımızın futbol üzerine yaptığı devrim niteliğindeki denemelerinde bu adam hep baş rol oynamıştır. Tigana'nın hafiften kanat gibi kullanmaya başlaması bence hocanın çaresizce bir denemsi olmuştur. Malum o zamandaki kadro yapısı ve tigana'nın oyun anlayışı üzerine çıkan on birlerde Delgado yazmamak kutsal kitaplara en büyük 10 günahtan biri olarak girmiştir. Bunun üzerine bir de Ricardinho ile yan yana oynar mı şeklinde yapılan beyin fırtınası Tigana'yı kanaatimce sınırlamıştır. Bu açıdan Tigana'ya hiçbir zaman eleştiri getirmemiştim(Noat Samisa'ya selam olsun) ama sağlam döneminde cisse önü oyunları ve denizli dönemindeki aşka da pek bir anlam veremedim ben. Ertuğrul Sağlam döneminde bir fener maçı hatırlarım kadıköyde iyi işler çıkarmıştı lakin onun dışında insanların gönüllerini okşatacak çok performans gösteremedi Delgado. Delgado'ya kılıf bulmak her zmaan kolay oldu bizim açımızdan. Mevkiler belirledik kadrolar kurduk onun için, sırf o oynasın diye. Lakin ben de Delgado nun hiç bir zaman üzerine sakız gibi yapılmış bir mevkisi olmadığına inananlardanım. Ne profesör sinan engin gibi ön libero diye çığırtırım, ne de abi alex nerde delgado nerde diye fenerlilerin yanından kaçarım. Toptan kötü bir pazarlama anlayışı, işi bilmeyen yöneticiler ve sadece sepetteki elma sayısına göre yorum yapan yazıların günah keçisidir. Heee döndüğünde ne olacak diye düşündüğümde ihtiyaca göre değerlendirmesini canı gönülden isterim. Özellikle sol öndeki problem konusunda ters ayaklı oyuncu oynatmanın yarar getireceğini düşünüyorum. Topu içeri çekebildiğindede ne kadar eleştirsekte etkili olan bir sağ ayağa sahiptir. Buna ek olarak ernst ve fink'in önünde istikararlı bir şekilde oynatıldığında performansını görmek isterim. Ama biz eleştirmek istersek sol içte ip üzerinde yürüse bile Delgado, neden çizgiye inemiyor diye yeni bir beyin fırtınası bizi bekler.

turkkant dedi ki...

Ya herşey bir yana, öyle olsaydı böyle olurdu filan diye tartışmaya gerek yok. Delgado'nun oynadığı pozisyon kendisine en uygun pozisyondu; 4-3-3'te biri bana söylesin bek kovalamaktan devamlı gidip gelen sağ ve sol forvetler mi daha çok koşar; yoksa arkasında iki ön libero ile oynayan orta üçlünün önü mü? Oynadığı dönemde Delgado hep istatistiklerde, takımın en az mücadele eden, en az koşan oyuncusu oldu. Buna karşılık vermesi gereken hücum katkısını da yapamadı. Ya maç maç tartışmaya gerek de yok. Alın size sakatlanmadan önceki istatistikleri:

Lincoln: 8 gol 15 asist
Alex: 10 gol 12 asist.
Delgado: 6 gol 5 assit.

Neyi tartışıyoruz Allah aşkına? Elimizde gerek bonservisi gerekse de yıllık ücreti ne Alex'den ne Lincoln'den aşağı kalmaz bir adam var. Yalandan beni İSpanyollar istiyor diye, numaralarla çaktı Beşiktaş'a ikinci kazığını koydu cebine 2,1 milyon euyroyu sonra bana gelip 900 bin euroya oynayan Tello'dan iyi ha, diye karşılaştırma yapıyorsunuz? Ha bu arada, bedevaya gelen Tello aynı dönemde 6 gol 14 asist yapmıştı.

Özetle iyi olan iyidir. Kimse Lincoln etkili mi değil mi diye tartışmadı. İyi ama sorunlu, dedi. Bu adamın dördüncü senesi biz bu adam iyi topçu mu kötü topçu mu hala bunu tartışıyoruz. İyi adam 4 senede kendini ispatlar. Bu adam benim gözümde vasat bir oyuncu. Sapasağlamı bile Beşiktaş'a fayda sağlamaz bana göre bu bir.

Daha önemlisi biri çıkıp da şu soruyu cevaplasın: Deivid 6 aylık sakatlıktan sonra kendini bulamazken, Nihat'ın hali ortadeyken, uzun sakatlıklar sonrası İlahan'ın Pascal'ın ne hale geldikleri belliyken hangi mantıkla 8 ay top oynamamış bir adamın ikinci yarı faydalı olacağını varsayıyoruz?

delgado 2,5 yılda sanki toplasan 5 iyi maç oynamış gibi konuşuluyor. oynadığı çoğu maçta takıma genel olarak diğer futblculardan daha fazla katkı yaptığını düşünüyorum. ha siz messilik yapmasını bekliyorsanız o ayrı. yoksa fenerdede alex her maçı tek başına almıyor. şahsi kanaatim şu kadromuzda exstra yeteneklere sahip diğerlerinden farklı gördüğüm 3 oyuncudan birisidir. (diğerleri ismail köybaşı ve her ne kadar üzerindeki baskıdan dolayı saç baş yoldurtsada serdar özkan)

Jokond dedi ki...

27 şubat 2009 beşiktaş istanbul bb spor maçı:

delgado'nun bu karşılaşmanın ikinci yarısının başlarında yaptığı bir şey var anlayan beri gelsin. beşiktaş kendi ceza sahasının önünde atağa çıkıyor. top delgado'ya geliyor. yanında ernst var. delgado yanındaki ernst'e veriyor. ernst tekrardan delgado'ya veriyor, tam hareketlenecek kanada doğru derken delgado bir kez daha ernst'e veriyor topu. ernst bir daha delgado'ya verirken adeta "yeter amına goyim al len şu topu" diyor. bir oyun kurucu, bir hücumcu bunu niye yapar arkadaş? önünde baskı yok, arkadan yetişen yok. ne diye bu kadar kaçak güreşirsin? yanındaki adamla lineer olarak 5 kez paslaşmak da neyin nesidir?

AQ-47 dedi ki...

Beşiktaş taraftarının Delgado'dan hala birşeyler beklemesini ancak romantizmle açıklayabiliyorum...Yıllardır bekleneni veremeyen Delgado'yu savunduk, iki yıldır tavşanlarına rağmen Denizli'yi savunuyoruz, arada bir uyum sağlayamayan ve oynatılmayan Tabata'yı savunduk, bence artık savunulacak değil de övünülecek adamlarla çalışmanın zamanı geldi...

Noat Samisa dedi ki...

Delgado'nun Beşiktaş'a nasıl bir etiketle ve nasıl bir rol için alındığı bellidir. Tigana'nın Rico-Delgado beraberliğine geçtiği ikinci devreden evvel üçlü orta saha-iki forvet veya baklavalı düzende Kleberson esas adam olmak üzere Fahri, Koray, Üzülmez, Kurtuluş, Burak, MSedef hatta ilk maçında Ricardinho (ki Brezilya milli takımının sol kanadını aldım sana, buyur hoca denmişti) orta sahada oynamıştır, ama Matias Delgado her sahada olduğu maçta forvet arkası olmuştur. Sonradan da Koray-Kurtuluş'un önündeki gezgin ikilinin sağa yakın olanı olmuştu. Neticede Tigana, Delgado'nun neyini beğendiğini, ne amaçla transferinde ısrar ettiğini bize sezon boyu göstermiştir.

Arsenal'in ne işi olur Delgado'ya allasen? denebilir ki ben de öyle diyorum. Ama şu bir veri olarak kenarda dursun. İyi-kötü futbolcu takip eden İngiliz tabloid basını, Arsenal henüz Arshavin'i almadan evvel Delgado'yu Arsenal'e yazdı. Bizim tabloid basın gibi ''Bobo yerine Utaka'' demezler, bunların çok farklı tipte oyuncular olduğunu Utaka'yı 1 maç izleyen kişi bilir. Arshavin'e defalarca soruldu, ''benim pozisyonum ikinci forvet roludür'' der de başka bir şey demez. Wenger önce esas düzeninde sol koydu, baktı olmuyor üçlü orta saha yaptı, sol öne koydu. Şimdi de adam yokluğundan santrafor oynatıyor. Matias Delgado ikinci forvet tipinde bir oyuncudur, yani en yalın tabirle arkasında en az iki orta saha adamını ister. Şu takımda sol iç rolünde de ben katkı alabileceğimizi düşünüyorum ama şu geçen 3 yılda Delgado üzerinde başta Ertuğrul Sağlam olmak üzere Beşiktaş'ın da hatası olmuştur, en az Delgado'nun beklentilere cevap vermemesi kadar... Ha, takım-oyuncu uyumu, beklenir-beklenmez, yeter artık; herkesin kendi düşüncesi.

Eser Gokulu dedi ki...

Şu asistleri yazan arkadaşlar, Feldkamp döneminde sisteme ayak uydurması istenen ve sıkı disiplene gelemeyen Lincoln'ün 3 asistlik sezon performansını neden yazmıyor ? Veya Aragones ile orta sahaya hapsedilen Alex'in koca sezonu 5 asistle tamamlaması neden es geçiliyor ?

mmmatias dedi ki...

Delgado ikinci yarı gelecek mi?
Sakatlığı tam anlamıyla geçti mi?
Form tutması ve bize faydası ne ölçüde olacak vb. milyonlarca soru sorulabilir.Cevaplarında büyük bölümü olumsuz olabilir.Hiçbiri umrumda değil.Elinden şekeri alınmış çocuk misali ben sadece onu görmek istiyorum,kulübede dahi olsa artık onu görmek istiyorum.Topu ayağına aldığında ezme ihtimali maximumlarada vursa istiyorum işte banane ben artık heyecanlanmak istiyorum ben artık onu görmek istiyorum (1 ay bile geçmeden onu isteyen dilimi ... diye küfür edecek dahi olsam şu tarih itibari ile onu istiyorum)(Anlataildim mi bilmiyorum 40 kere yazmama gerek varmı onuda bilmiyorum bildiğim tek şey Delgado ve ben artık onu sahada görmek istiyorum)

adophis dedi ki...

bu takımın ihtiyacı ne tabata ne delgado ne de günündeki bir bobo'dur. bu oyun sistemine göre batuhan veya o ayarda bir santrafordur. gerisi boş laf kanaatimce.

esperanza dedi ki...

Bircogumuz artilariyla eksileriyle degerlendirdi, yaptiklarini , yapamadiklarini yapabileceklerini yazdi cizdi ama en onemli noktayi atliyoruz hep. Delgado nun kendisi icin ongorulen iyilesme periyodunun bir hayli gerisinde oldugu bir gercek. Yani daha once aciklandigi gibi ekim sonunda idmanlara baslasa en azindan devre arasindaki hazirlik maclarinda 30 dk veya tek devre oynayabilecek duzeye gelebilirdi. Ama maalesef durum oyle degil, yapilan aciklamaya gore sakatliginin ciddi oldugu ve herhangi bir zorlamada tekrar ortaya cikabilecegi belirtildi. Yani kondisyonunu kazanabilmesi adina buyuk bir yukleme de yapilamayacak muhtemelen. Ben doktor degilim ama yillardir cok farkli sakatliklar geciren ve bu sakatliklar yuzunden takimdan ayri kalan bircok oyuncuyu goruyoruz, biliyoruz. Delgado nun mac basina 15 dk oynayip oyunun kaderini degistirebilecek yapida olmadigi da asikar. Bu durumda tek devre oynayabilecek seviyeye gelmesi iyimser bi tahminle Mart, kotumser tahminle Nisan i bulacak.

Simdi boyle bir oyuncu icin (delgado oldugu icin soylemiyorum herhangi bir oyuncu icin) , ona kadroda yer acmak adina herhangi bir sakatligi bulunmayan bir yabanciyla yollari ayirmak ve delgado nun iyilesmesi icin iyimser tahminlerde bulunmak mi mantikli? yoksa mevcut duzeni bozmadan devam etmek mi mantikli ?

RuFF dedi ki...

Eser bu Delgafo yorumlarını Forza ya yazdığında da çok sinirlenir ve pek sevmesemde cevap yazmak zorunda kalırdım :)

Halen daha sol iç, ortanın ortası, sarkık forvet gibi pozisyonlar konuşuluyor.Arkasındaki oyuncuların kötülüğü, yeterince desteklenmediği vs..

O zamanlarda Eser e sorduğum bir soru vardı yanıtını bir türlü alamamıştım.

Bu adama pası verip arkadaşının arkasına saklanıyor.Böyle lider oyuncu olur mu ?
Beşiktaş'a şuan için fazla dediğimiz takımda 2 oyuncu var.Birisi Ferrari diğeri Ersnt.Bu adamların hiç pası verdikten sonra arkadaşının arkasına saklandığını top almaktan çekindiğini gördünüz mü?
Zaten bu özelliklerini( oyuna liderlik etme, soğuklanlılık, az pas hatası) iyi kullandıkları için bize fazla oyuncular.

Birde Delgadoya bakalım, sol iç ortasaha ne farkederki ? Pası ver saklan.Ayağına gelen topların 10 da 5 ini rakibe ver kontratak ye.Arada sırada 1-2 güzel pas at bir şut çek gündemde kal.
Geçen sene sağlam hali ile bizi kanser etti bu adam.4 senedir yiyecek tırnak bırakmadı.
Halen daha dönsün de yararlı olsun peşindesiniz.
Şu adama gösterilen sabır Tabataya gösterilsin iddia ediyorum en az iki kat daha yararlı olur.

fitneci dedi ki...

bence azıcık sabredip nasıl geri döndüğünü görmeden konuşmayalım. Bugün Delgado deyince aklıma ilk gelen şey sakatlanmadan önceki kötü performansı, ikinci gelen şey ise attığı birbirinden güzel goller... Hangisi olarak geri dönecek bilemeyiz ama bu noktada Mustafa Denizli'nin vereceği rol çok önemli (ki gene bu noktada hangimiz Denizli'nin teknik direktörlüğüne güvenir, sormak lazım)

Kurtulus dedi ki...

tigana-ertuğrul-mustafa denizli hiçbiri kullanamadı delgado yu çünkü üçüde futboldan zerre anlamıyordu.
delgado hep süperdi hep takım kötüydü.
dünyanın en kolay şeyi delgado olmak hem hiçbirşey oynamıyorsun hemde seni yedirmek için uzun uzun yazılar döşüyorlar.
bırakın bu işleri izlemediğimiz oyuncu olsa bizde yicez öyle bi anlatılmış ki sanki roberto baggio
delgado nun 4 senede bu takıma katkısı 0 dır yazıyla sıfır tez zamanda hakettiği kuzey avrupa liglerine uçmasını diliyorum.
adam 1 senedir topa dokunmamış 15 gün sonra gelecek takımı uçuracak sağlamken yapamadığı şeyi yapacak yani.
size bol hayaller.

Kurtulus dedi ki...

@eser
''Sergen çok özel ve bambaşka bir
yetenektir ama Sergen’in 4 yıllık Beşiktaş istatistiklerine Delgado 2.5 yılda ulaşmıştır''

bunu yazabildiğine göre sergen i izlemeye yaşın tutmamış 2002-2006 haricinde sanırım.
sergen beşiktaş ta 1991-1997 arasında da oynadı ve inan 17 yaşındayken şu anki delgado dan 4-5 gömlek kaliteli futbolcuydu.çok şanslıyımki o dönemde izleyebildim.senin içinde üzüldüm şimdi büyük bi futbolcunun gençliğini hatırlayamamak acı olsa gerek.
düşünsenize elinizde süpermen bi 10 numara var ama hocalar hem beşiktaş ı hem kariyerlerini bitirmek pahasına onu yanlış yerde oynatıyolar.bırakın bu işleri.

matiasemilio dedi ki...

manisa macına post yok mu ???

Pamukk dedi ki...

delgadoyu özledim vol 9876543210

alper dedi ki...

sakın kızmayın saldırmayın bana yav.:)
ben düz adamım kestirmeden konuşur yazarım.delgado topçuysa ben peleyim.

Pamukk dedi ki...

*geçen sene, delgado sakatlandı şampiyonluk geldi
*bu sene, nihat sakatlansın bu bağlamda

Eser Gokulu dedi ki...

@RuFF,

Delgado bu takımda en fazla pas hatası ve top kaybı yapmakla suçlanan adamların başında geliyor, dahası maç başına topla buluşma istatistikleri de genellikle Alex ve Lincoln’den fazla olan bir oyuncuydu. (Lig TV maç merkezinden tüm rakamları çıkarmıştım, ama şu an sitede geride bıraktığımız sezonların rakamları olmadığından ekleyemiyorum) Sırf buradan yola çıktığımızda bile benim gözümde Delgado korkak, Delgado risksiz oynuyor eleştirileri geçerliliğini yitiriyor.

Zaten hem basit oynamamakla suçlanıp, hem de toptan kaçtığı iddia edilen bir adamı ben istesem de beynimde canlandıramıyorum.

@Kurtuluş,

Sergen’in yeteneklerini göz ardı ettiğim ve geçmişini yok saydığım tek bir mesajım dahi yok; ama sen ve senin gibi düşünenlerin sürekli atladığı bir nokta var; Sergen 100.yıl şampiyonluğunda kendi ortalamalarının da üzerine çıkmıştır ama ondan sonraki periyotta 100.yıl ve o sözünü ettiğin parlak geçmişin kaymağını yemekten başka bir şey yapmamıştır ve bu da bırak şampiyonluğu, yarışın içinde yer alamadığımız 3 sezon olarak kayıtlara geçmiştir. O yüzden bu performansı ve sorumsuzluğu ile Delgado ya da bir başka adamı kıyaslamak için sürekli Sergen’in örnek olarak önümüze sunulmasından rahatsızım. Bu Sergen kötüdür anlamına mı geliyor şimdi ? Hee ben zaten en başından beri Sergen özgürlüğünde bir Delgado izleyemediğim için (birkaç maç dışında) kıyaslanmalarına hepten karşıyım orası ayrı.

Her bir şeye cevap istiyorsunuz da, Feldkamp ile sisteme ayak uydurması istenen Lincoln ile Skibbe ile istediği özgürlüğü bulan Lincoln arasında farka değinemiyorsunuz, ama lafa geldi mi Skibbe dönemindeki istatistikleri Delgado’yu ezmek için kullanıyorsunuz; keza aynı şekilde Aragones dönemindeki Alex ? Anlatın işte abicim, basmıyor kafamız anlamıyoruz. Bobo, sol açık oynayınca neden golleri sıralayamıyor, iyi futbolcu ve golcüyse mevki ayırt etmesi ne kadar doğru diyoruz, Tello, orta sahada oynadığı dönemlerde neden sol önde oynadığı kadar üretken olamıyordu, neden bu rakamlara ulaşamadı diyoruz ? Dünden beri cevap gelmiyor.

Kurtuluş kardeşim, şu yazıdan bile Delgado 15 gün sonra gelecek ve bizi kurtaracak şeklinde bir sonuç çıkarıp, bizim de bu yönde bir inancımız olduğunu yazabiliyorsan, ‘’dünyanın en kolay işi Delgado olmak’’ deyip de kendine haksızlık yapmayacaksın .

Kurtulus dedi ki...

arasgones zamanında ki alex sadece ligte 26 maç 11 gol 14 asist hani yanlış yerde oynatılan alex.
tartışma bitmiştir burada.
bende diyorum ki sergen i sadece 2002-2006 arası değerlendirme sergen 1991 de 17 yaşındayken damga vurdu bu lige o sırada izleseydin eminim çok daha şanslı olurdun ki ben 17 yaşından itibaren izliyorum sergeni.sadece 2002 de gökten zemöbille inmedi bu adam.

Kurtulus dedi ki...

lincoln dediğiniz adam bundesliga nın tozunu atmış kariyeri tamamlamış gelmiş kendini ispat etmesine gerek kalmamış artık.
ama daha delgado hiç bir büyük ligte oynamamış.26 yaşında ve hala daha patlama yapamamış bir oyuncu ve sadece oynadığı bölge performansını 100 den 0 indiriyor derseniz komik olur.ha savunmak için neden ararsan apo yu bile savunanlar bi neden buluyor bu ülkede

Eser Gokulu dedi ki...

Aragones dönemi 2008-2009 sezonu oluyor karıştırmayasın, o sezon Alex maruz kaldığı faul sonrası kazanılan penaltılar da dahil olmak üzere toplam 5 asist yapmıştır.

Hatta Alex'li f.bahçe bu düzende Şampiyonlar Ligi'nde kendi evinde galibiyet alamamış, gitmiş Alex'siz maçta g.saray 4 tane sallamış, Alex'siz Arsenal deplasmanından da puanla dönmüştür. Tanıdık geldi mi bu tartışma biçimi ?

Feldkamp dönemi Lincoln'de yani 2007-2008 sezonu toplam 3 asistlik bir performans sergilemiştir.

Hani hep kim bu Delgado'nun muadili, kimi baz alacaz diyorsunuz ya, işte orta sahada ve sisteme ayak uydurması istenen Alex ile Lincoln'ü dikkate alacaksınız. Kafandan uydurduğun rakamlarla geleceksen bence de kapatalım bitsin bu tartışma.

Yahu geçin şu Bundesliga edebiyatını, bu ülkeye Kleberson'dan kariyerli adam gelmedi de (ki, kendisi Rico'dan da Alex'den de fazla dünya kupası oynamıştır) tenekesi hala kıçında. Kabak tadı vermeye başladı bu kariyer muhabbetleri de, Kleberson itin götüne sokulur, ama Delgado'ya sallamak için Delgado'dan bile çıtkırıldım, yerden kalkmayan Lincoln kariyeri öne sürülerek el üstünde tutulur.

Yok eğer Bundesliga'dan devam edeceksen, geçerken Ailton'a da uğra. Hani Almanya'da gollerinin yarısından çoğunu savunma arkasına sarkarak atıp da, biz Beşiktaşlılarca ofsaytı bilmemekle suçlanan adam. Yanında oynatmak için aldığımız partnerleri de bonusumuz olsun.

Neyse Delgado konusu böyle bir şey işte sabaha kadar da yazsak sonuç alamıyorsunuz. Benden şimdilik bu kadar.

Kara dedi ki...

Bu istatistik olayına bu kadar takılmayın bence..Ne yani Delgado 10 gol atsa 8'i penaltıdan olsa başarılı mı olacak..Basel'de o efsaneleştirilen Uefa gol krallığı vardı da noldu..Bizde attığı gol sayısını mı etkiledi..Eser diyor ki bu adam yanlış yerde oynatıldı,performansı ondan düşük..Bazı arkadaşların yazdığı gibi Delgado nerede oynarsa oynasın takımı yarım bırakacak..Sol öne koyun savunma yapmayacak,bekler cirit atacak,Ernst ya da Fink yardıma gidecek,bu sefer orta alan boşalacak..Orta ikilinin önüne koyun,ki bana göre bu adam illa oynayacaksa en etkili yer burası olur ya da zararının en az olduğu,bu sefer düşük oyuncu kalitesi ve orta sahası güçlü takımlara karşı yine zaafiyet yaşayacağız..Delgado illa asist yapmasın ama sorumluluk alıp topu önde tutsun,efektif paslar verip atak başlatsın,biraz top kazansın,öndeki baskıya yardımcı olsun,Liverpool'dan 8 yerken çıksın isyan etsin,Metalist'ten 4 yerken birilerini uyarsın,gidip faul yapıp takımı uyandırsın..Çünkü bu adam lider oyuncu ve ben bunların sorumluluğu Delgado sahadaysa ona yüklerim..Adım gibi eminim Sergen sahada olsa biz 8 yemezdik..

Delgado'nun gollerinin geneli sol forvet kısmından gelen goller..Bu doğru ancak bunlar sol ön oynayıpta attığı goller değil..Sevdiği için o mevkiye gidiyor ve oradan vuruyor..Ancak bu onun sol ön olduğunu kanıtlamaz..Lincoln Feldkamp döneminde sezona harika girmişti hatırlarsanız..Ancak düşüşe geçmesinin asıl sebebi bizim maçtan önce kadro dışı bırakılmasıyla başlayan süreçtir..Alex ilk geldiğinde fb sanki iki çapanın önünde mi Alex'i oynatıyordu..4-3-1-2 idi sistem yine..Aurelio ön libero,sol iç Tuncay,sağ iç Appiah ya da gelmeden önce kim vardı hatırlamıyorum..Önde de Nobre-Pierre..Alex ne yatpı o sezon..Madem istatistiklere bakıyorsunuz,bakın Alex'in istatistiklerine..Adamın dün yaptığı kafa pasına bakın Delgado o topa yükselir miydi??

Ben bi de Eser'e şunu sormak istiyorum..Acaba Nihat,Holosko,Tello,Bobo vs. yanlış yerde oynatıldığında bu kadar eleştiri yapıyor mu ya da üstünde duruyor mu,kısacası mevkiye bağlıyor mu kötü oyunlarını??

Kara dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Kurtulus dedi ki...

http://www.transfermarkt.co.uk/en/spieler/18537/alex/default/2009/leistungsdaten.html

uydurma rakamları burdan aldım eser dünyanın en büyük istatistik sitesi.
alex li fenerbahçe şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı.alex bu maçların hepsinde başroldeydi ona bakarsan.
sen alex le delgado yu kıyaslarsan gülerler adama.alex defansın göbeğinde oynasa kornerlerden yaptığı asistlerle gene geçer delgadoyu ,o yüzden eşeğe at muamelesi yapmaktan vazgeç artık gerçi sen zamanında baki mercimek i bile savundun ya dicek bişey yok.

Eser Gokulu dedi ki...

Kara,

Delgado’nun attığı goller o’nun sol iç olduğunu kanıtlamaz evet, kimsenin de böyle bir iddiası yok zaten. Sadece attığı goller ve nerede üretken olduğunu hatırlarsanız, Denizli’nin sisteminde nerede daha etkin olacağını gözlemleyebilirsiniz. Kimse bu adamın orada oynaması halinde insan üstü katkılar sağlayacağını konuşmuyor, gerek Delgado’nun yetenekleri gerekse de ilk yarıda tercih ettiğimiz oyuncuların o bölgede sergiledikleri performans, ister istemez Delgado da orada onlar kadar oynar, hatta daha fazla ofansif katkıyı sağlar dedirtiyor. Kaçıncı kez yazıyorum bunu ya ?

Güzel kardeşim oyuncu zaten kalkıp da hocasını eleştirmez, ben burada yapamıyorum edemiyorum demez. Çıkar oynayabildiği kadarını oynar, ne kadar iş yaptığını da gerek kendisi gerekse de basın medya ve taraftar kendince analiz eder. Bobo sol önde oynadığında ağzını açıp tek kelime etmemiştir, ama Bobo ve M.Denizli dışında herkes buna haklı olarak isyan etmiş ve ‘’Bobo’dan bu şekilde verim alamazsınız’’ demiştir. İşte, aynı hoşgörüyü Delgado için de göstermekten kaçınmayalım diyorum, zira adam ben ceza alanı etrafında topla buluştuğum vakit, orta sahadaki performansımdan katbekat daha fazla etkili oluyorum diye bas bas bağırıyor. (Oyunuyla)

@ Kurtuluş

O siteye biz Türklerden başka itimat eden yoktur herhalde. Üzülmez 1.500.000 €, Tello 7.500.000 € yazıyor bu mu dünyanın en güvenilir sitesi ? Yahu terlik olayında adamı 500.000’den satmaya kalktık da bir tane alıcı bulamadık. Ayrıca merak etme Lincoln’de kendi sitesinden yayınladığı haberlerde, kaleciden sekip de Servet’in tamamladığı topları falan da sırf kaleciden seken şutu kendisi çektiği için kendi hanesine asist yazıyordu, tıpkı ceza alanına açtığı ortanın çift yumrukla 18 dışına uzaklaştırılıp, gerilerden gelen M.Topal’ın attığı gol sonrası yazdıkları gibi.

Kafandan uydurduğun rakamlar sözümü geri alıyorum, güvenilir ve gerçek kaynaklar olmadığı için ben ciddiye almıyorum şeklinde değiştiriyorum. Ayrıca ısrarla anlamamakta diretiyorsun, ben sana bilinçli olarak Alex’in 2008-2009 istatistiklerini veriyorum, zira Delgado ile benzerlik gösteren mevki ve orta saha kurgusu sadece o sezonda ön plana çıkmıştır.

Sen benim, ben de senin fikirlerini yeteri kadar dinledik, sana saygı duyuyor ama zerre kadar da katılmıyorum, tıpkı senin bana zerre kadar katılmadığın gibi. O yüzden uzatmaya gerek yok.

Pamukk dedi ki...

http://img696.imageshack.us/img696/7969/tabataalexlincolndelgad.png

Kara dedi ki...

Eser yanlış anlamışsın beni ya da ben anlatamamışım..Oyuncu tabi ki eleştiri yapmaz kolay kolay..Ne Delgado ne de başka birisi..Ben senin düşünceni merak ediyorum..Örneğin Holosko sağ kanat oynadığı zaman ya da Bobo sol açık oynadığı zaman kendi içinde,blogda,forumda,dost meclisinde vs. bu kadar eleştiriyor musun ya da oynadığı kötü oyunu tamamen mevkilerinde oynamamasına mı bağlıyorsun??Bunu soruyorum ben..

Eser Gokulu dedi ki...

Elbette eleştiriyorum, Holosko'nun özellikle dış sahada sağ önde oynamasını destekliyorum fakat Bobo sahip olduğu özellikler itibariyle bu takımın hedef santraforu olmayı fazlasıyla hakediyor. Hatta bir kaç sefer sol önde başlayıp, ilerleyen dakikalarda ileri 3lünün ortasına geçtiği maçlarda da aradaki farkı aynı maç içinde gerçekleşmesinden ötürü daha net görme şansımız da olmuştu, ama dar alanda etkinliği olmayan bir Holosko'dan iç saha maçlarında (sağ önde)ekstra katkı beklemek de bana kalırsa pek akıl kârı değil. Hele ki skor avantajına sahip olmadığımız dakikalarda..

Oyuncuların belli başlı sistemlere ve farklı mevkilere ayak uyduramaması ve her yerde aynı etkinliği gösterememesi çok çok doğaldır.

Tigana döneminde orta sahada görevlendirilen Serdar Kurtuluş, orada sergilediği performans ile milli takıma kadar yükselebilir,bir sezonda 40 maç oynar, takım içinde 10 üzerinden 7-8lik katkı da sağlayabilir, ama sağ bek performansı Fransız kluplerinin dikkatini çekmeyebilir.

Kurtulus dedi ki...

@eser
alex in 2008-2009 sezonuna baktım bi çok yerden evet asist sayısı yanlış sadece 26 maç 11 gol 5 asist.
delgadonun ise 3 sene attığı toplam gol sadece ligte 18 tff nin sitesinden baktım.bi acaiplik var bu adam hani stoperde oynamadı kardeşim be bu kadarda yanlış yerde oynadıda.
sanırım biraz yeteneksiz yada overrated bi eleman.

Temur dedi ki...

koşuyor koşmuyor, sorumluluk alıyor veya almıyor tartışmlarını geçtim de bu gol-asist kıstasısığ geliyor bana. Orta sahanda Tello dışında skor üretebilen adamın yok! Keza savunmanda aynı durumda! Forvetlerin ise asla seriye bağlayıp leblebi misali gol atan golcüler değil. Takımını farklı kılan özellik takım savunması ve pres anlayışı. Allah aşkına Delgado'dan 15-20 gol bekleyenler yahu forvetlerin toplamı 20 golü zor buluyor Delgado nasıl atsın. Hele ki böyle kısır oyuncular topluluğuna 20 asist yapmak daha zor. Nobre'ye bir senede kaç asist yapabilirsin ki?

menderes mete dedi ki...

Tello'mu Delgado'mu diye bir tercih yapacak olsam Tello derim düşünmeden.Bunu Tello çok iyi bir oyuncu olduğu içinde demem.Artık kabul edelim Delgado büyük bir transfer fiyaskosudur.Zaman zaman attığı şutlar dışında hiçbir özelliği olmayan birisidir.Tello'nun bugüne kadar yaptığı katkı ondan fazladır.Oyunun yönünü Tello'dan başka bu takımda kim çevirebiliyor.Bu sene parasal nedenlerle oynamadığı açıkca belli.Aylardır oynamayan Delgado Nihat 2 olur.Birde şu Ekrem'e çok haksızlık yapıyoruz.İbrahim Üzülmez'in son haftalardaki çıkışının temeli aslında Ekrem'in önünde oynaması.Eğer gerçek mevkisinde oynamadığı için bir oyuncu savulunacaksa bu takımda ilk savunulması gereken isim Ekremdir.

matiasemilio dedi ki...

temur'un yorumuyla tartışma bitmiştir bence..

algon dedi ki...

"Nobre'ye bir senede kaç asist yapabilirsin ki?"

Hani su Alex'in yarim sezonda neredeyse gol krali yaptigi Nobre?

shelbyl dedi ki...

Yorumlarda siklikla ileri surulen seylerin oyle olmadigini tekrar tekrar yazmak lazim geliyor bazen:

1. Delgado lider, kurtarici, 10 numara falan DEGILDIR. Olamaz. Olmayacaktir. Net.

2. Delgado'nun ilk ciktigi Super Kupa macini hatirliyor musunuz? Galatasaray'a karsi oynadigimiz. Ben orada bu adami izlerken cok heyecanlanmistim. Ilk ciktigi macti o, uyum zart zurt sorunu yoktu. Bu veriden nereye gidilir bilmiyorum, ama herhalde "Delgado topcu degildir!"e gidilmez.

3. Delgado sol on DEGILDIR. Delgado su an namevkii bir adamdir. Sol on diye transfer edilmesine gerek yoktur bir oyuncunun zaten. Arshavin de transfer edildiginde sol on degildi. Ama oldu. Cok mu super oynuyor Arshavin yeni mevkiisinde? Kimine gore evet, kimine gore hayir. Delgado olabilir/olmayabilir. Tutabilir/tutmayabilir. Bilemeyiz.
(Buradan "Tabii canim Delgado da zaten Arshavin sigligina tartisma acacak potansiyel duz adamlara sesleniyorum: Benim dedigim beklentilerle ilgili, oyuncu kalitesi ile ilgili degil.)

Surada denen cok net: Delgado denenecekse, sol onde denenmelidir. Sol icte oynatilacaksa olmaz cok buyuk ihtimalle. Tabata'dan beter olur.

Kimse "Delgado 10 numaradir, kurtaricidir, soyledir boyledir" demedi. Denmis gibi elestirmeyin.

Son soz: Bu sistemde Delgado sol onde denensin. Beceremiyorsa da defolup gitsin.

Bana Alex ve Lincoln asistleriyle gelmeyin arkadasim, Delgado'nun henuz orada olmadigini, zaten mental olarak bir Alex, bir Lincoln duzeyinde olamayacagini unutmayin. Kimse ona 10 numara ol demiyor, demesin artik. Fetisin luzumu yok. 10,5 diye Tabata aldik iste, fetisin sonu budur.

Starks dedi ki...

Mars'ta su bulundu, Delgado'nun yeri bulunamadi...

Bitsin artik bu muamma. Acin Google Earth'u girin asagidaki koordinatlari.

Deniz tarafindaki kaleye hucum yaparken:

41°02'20.35"N
28°59'42.25"E

Yeni Acik tarafindaki kaleye hucum yaparken:

41°02'21.34"N
28°59'39.94"E

Delgado bu koordinatlarda oynatilsin o zaman gorun siz verecegi paslari, atacagi frikikleri ve yapacagi liderligi.

Diger statlarda mi ne olacak? Onu da bir zahmet teknik kadro bulsun.

mrt309 dedi ki...

Bence takıma yeni gelip kısa süre forma şansı bulan, ederinin üzerinde bir miktar ile transfer edilen Tabata, şans verilmeyi takımda uzun seneler geçirmiş Delgado'dan daha fazla hakediyor. Biraz pahalı bir transfer olduğu gerçek ancak adam hiç şans bulamadı nasıl bir oyuncu olduğunu gösterebilmek için.

Mustafa Denizli'yi bu noktada çok hatalı buluyorum. Mesela Batuhan'ı Manchester deplasmanında oyuna aldı ama bunun haricinde doğru dürüst şans vermedi. Bence Avrupa'nın herhangi bir kulübünde Batuhan gibi oyuncu olsun her maç en kötü ihtimalle 70'ten sonra forma şansı bulurdu. Bu adamların biraz istikrara ihtiyacı var. Serdar çok kaçırmasına rağmen sık sık pozisyonlar buluyordu. Bence iyi yoldaydı ama adam kayboldu bir anda. Oyuncuların aynı mevkide birkaç maç üstüste oynama şansı savunma haricinde pek yok Beşiktaş'ta. O nedenle ligteki kaderi en zor tahmin edilebilecek takım Beşiktaş gibi duruyor. Şampiyonda olabilir Avrupa kupaları dışına da gidebilir.

Şimdi Delgado tartışılıyor. Takımda kalması kesin gibi ve bu durumda birisi elbette gidecek. Sinan Engin Holosko gider diyor. Kim giderse gitsin yazık olacak. Ayrıca bu isim Delgado'ya ekstra baskı olarak geri dönecek. Delgado her pas hatası yaptığında Holosko(eğer gidecek isim oysa) olsa yapmazdı denecek. Her alanda bir plansızlık hakim. Bu sorunu çözmek lazım öncelikle.

Eser Gokulu dedi ki...

Bana kalırsa beklentileri de iyi ayarlamak lazım..Mesela Tello'nun üzerinde yıldız oyuncu baskısı olmadığından ve taraftar kendisini o gözle seyretmediğinden, geride bıraktığımız sezonki icraatleri bir anda Tello'nun el üstünde tutulmasına yol açtı, halbuki Delgado'ya oranla 452 dakika daha fazla oynamasına rağmen (ki bu +5 maça tekabul eder ama onun dışında Tello 29 defa ilk 11 başlarken, Delgado 22 defa 11 de başladı ve sakatlıklarla boğuşuyordu) ve yine Delgado'ya oranla kaleye daha yakın ve daha özgür aoynatıldığı halde attıkları gol sayılarının ikisi için de 6 olduğunu görüyoruz.

İsterse Tello 10 gol, Delgado 6 gol olsun, anlatmak istediğim hangisinin daha iyi olduğu falan değil; bakın geçen sezonki performansından ötürü bu yıl Tello'ya dair beklentilerin yükeltilmesi, tıpkı Tello'nun da Delgado kadar eleştirilmesine yol açtı, bilmem farkında mısınız ?

Neden ?

Çünkü bir anda kendi kendimizi Tello'nun bu takımın hücum gücü için yeterli olabileceğine inandırdık ve bu doğrultuda beklentiler tavan yaptı, ama çok geçmeden neyin ne olduğunu gördük, lakin formsuzluk diyerek kendimizi kandırmaya devam ediyoruz, ilerleyen dönemde bunun ''yetersizlik'' olduğunu çok daha iyi anlayacağız.

O yüzden Delgado'yu, Tello'yu veya herhangi birini bu takımın %50'si 60'ı 70'i olarak görmeye gerek yok, yok öyle bir dünya ... Zira bunun sonu da yok. Delgado son iki sezonda aşağı yukarı bu takımın forvetleri kadar gol attı, kalkıp da bu adam için ne iş yapıyor demek olmaz. Sırf Forma numarası 10 diye dünyayı kurtarmasını beklemeyin. 6 atsa, neden 8 atmıyor deriz, ki 2 sezon önce 8 attığında da neden 10 atmıyor diyorduk, 10 olsa neden 15 değil ... Gider de gider ...

lakerda dedi ki...

Shelbyl'in son yorumuyla Delgado'ya şans verilebilir diyenler artık anlaşılmıştır umarım.

Tabi iyileşebileceğini farzediyorum ben.

Futbolda oyuncuları istatistik olarak karşılaştırmaya olumlu bakmıyorum. Bana göre basketbol gibi daha sağlıklı sonuçlar vermiyor bireysel istatistiğe bakmak.

Algon yazmış mesela şu Alex'in yarım sezonda gol kralı yaptığı Alex diye. Genelde böyle yorumlar okuyorum. Zaman zaman Alex ayağına çarptırıyodu Nobre atıyodu tarzında Nobre'nin kazmalığına atıfta bulunurken de bu yoruma denk geliyorum. Şimdi tekrar Nobre'li Fener'in gollerini izlemek istemiyorum fakat net hatırladığım şu ki o zaman Fener'de Tuncay,Alex,Serhat,Ümit Özat, Mehmet Yozgatlı, Pierre ve sonradan gelen Anelka Nobre'yi daha doğrusu birbirlerini besliyolardı. Bunların arasına Luciano da giriyodu. Daum'un hücum mentalitesini, öldürücü kanat hücumlarını ve Pes tarzı(ceza sahasına içeri girip geri pas(orta değil) çıkarma) golleri göz ardı edemem. Ki o dönemlerde özellikle kadıköydeki çoğu maç 3 farkın üstünde bitmiştir, 5-6'lık maçlar az değildir. Kısacası sadece Alex'in istatistiklerine bakarak o günkü Fener'in veya Nobre'nin başarısını tam olarak ölçemem.

Alex'in Nobre'ye asistlerinin çoğu(en azından yarısı) duran toplardandı. Daum'un o zamanki duran top organizasyonlarını göz ardı edersek, Luciano,Servet,Tuncay, Pierre(sonra Anelka) gibi duran toplarda tehlikeli oyuncuları hesaba katmazsak, Alex saha içinde hiçbir katkı yapmamış olduğunu farzedersek(öyle değil sadece varsayım), abi Alex ne asist yapmış diyebilirdik,deriz.

Aman konu Nobre falan değil,iyidik böyle son haftalarda, sadece istatistik olarak bir yorum yapmak istedim.

Mesela istatistiğe örnek olarak da Necati Ateş örnek verilebilir, gol makinasıydı mübarek zamanında. Şimdi 30una bile gelmemiştir sanırsam, nerden nereye o da.

shelbyl dedi ki...

@lakerda

Mutabakatimiz sasirtici :)

Nobre konusu da aslinda ayni sey. Sloganize etme hastaligi. "Alex Nobre'yi asistle besledi" Bunu ilk kim dedi bilmiyorum, ama daha gecen hafta Tek Pas'ta Eser teker teker rakamlari verdiydi Nobre'nin asistcileri icin. O sene Nobre'yi Alex degil, sagdan Mehmet ve Serhat, soldan Tuncay ve Umit, arkadan Alex, hep birlikte besliyordu. Besleyen besleyene. Ama "Nobre Alex ile gol krali oldu" deniyor. Degil. Acin butun golleri izleyin ligtv.com.tr'den supheniz var ise. Nobre'nin o sene de ortasahaya gelip pas yaptigini gorunce sasirmayin ama.

Simdi ayni sey burada da gecerli. "Delgado lider olamaz." Olamaz abi, gorduk zaten? Biz Delgado gibi citkirildim, kibar, estetik bir adami "Takimin lideri olsun, 10 numara olsun, oyun kursun, Kurban'da danaya girsin" falan diye sisrdik de sisirdik. Bu adami oyle transfer etmek hatadir. Sonra gidip yanina sol kanat diye Ricardinho transfer etmek daha da buyuk hatadir.

Delgado'nun neyi iyi yapabildigine bakip, nerede yararlanabilecegimize bakmaliyiz. Yoksa "Delgado sol on olursa ligin tozunu atar" diyen yok, "sol on olsun, baska bir sey olmasin" diyen var.

Temur dedi ki...

"Alex Nobre'yi besledi!" lafı Lincoln Baros'u besledi gibi belli şartlar altında doğru sayılabilir ancak. Nobre'nin Fenerbahçe kariyerinde Tuncay-Serhat-Pierre-Anelka gibi golcülerin yanında Luciano ve hatta o dönemki Servet Çetin gibi golcü stoperlerin varlığıyla FB çok golcü bir kimliğe sahipti. Beşiktaş'ta Maçın yüzde 70'ini ceza sahasına 15-20 metre uzakta geçiren Nobre'nin aksine Fenerbahçe'de Nobre rakip 18'in içine almıştı ikametgahını! Ayrıca aradan geçen 3-4 sezonu da göxden kaçırmamak lazım. Yoksa son vuruş golcüsü mü arıyorsun. Al arkadaşım Ümit Karan'ı takımına. Teoride 20 gol ve üzeri atabilir. Tabi kıçını kaldırabilirse!

Velhasılı kelam başta Nobre olmak üzere bu forvetlere 20 asist yapabilmek çok zor! Alex çok farklı bir futbolcu ama gelsin bakalım şu takım yapısında 10 gol attırabilecek mi Nobre'ye? Bence çok zor!

lakerda dedi ki...

@shelbyl

Nobre-sevmez olduğumu hasbelkader bildiğin için mi şaşırtmış oldum seni acaba:)

Yazarlardan çoğunlukla senin, beautiful ve eser'in (duygusal yazmadığı zamanlar) yorumlarınıza katılıyorum. Terazi olsa da tıklatsak.:)

Evet abi son olarak da Delgado'ya biçilen liderlik donu var, kim biçmiş niye yapmışsa bunu, hayır hem Alex ve Sergen gibi futbol karakterleri,kariyerleri tartışmasız isimlerle karşılaştıracaksınız,hem bu adam topçu değil diyeceksiniz, hem de lider değil diye kızacaksınız. Kaldı ki liderlik insan kişiliğiyle ilgili biraz, insiyatif almıyo diyorsanız bence özgüven eksikliğidir bunun nedeni. Özgüven eksikliğinin sebebi de yüksek beklentinin getirdiği baskıdır. Bugün Delgado topçu değil diyenler bence biraz kandırıldıklarını düşündükleri için böyle diyolar. Ha önümüzdeki devre şans verilsin diyerek belki de ben kandırılıyorumdur, böyle de denilebilir. Ama bu adamdan olağanüstü birşeyler beklemedim ben, transfer hikayesini biliyodum. ilk geldiği zamanki süper kupa performansı büyüledi kısa süreli yanılttı beni o kadar.

Aslında benzer bir durum galatasaray taraftarlarında Elano için var. 1-2 hafta öncesine kadar homurdanmalar vardı. Tespitim oyuncunun özellikleri dışında şeyler bekliyolardı, 3-5 kişiyi çalımlayıp gol atsın gibi. Kendisinin şansı Arda-Kewell gibi adamlar var da kendisinden lider olup,takımı tek başına uçurma beklentisi çok üstlerde değildi/değil.

aamet jr. dedi ki...

Eser neredeyse her yorumunda açıklamaya çalışmış. Bir kere de ben özet geçeyim.

Bu takımın hocası Denizli ise ve Delgado sakat değilse oynar. Oynayacağımız sistem de belli olduğuna göre Delgado ve dolayısıyla takım için oynayacağı en iyi mevki sol öndür. Orada da şimdi oynayanlardan aşağı oynamaz.

Kara dedi ki...

Çok net söylüyorum..Delgado ne vereceği ile tartışıldığı sürece hiçbir yere varılamayacaktır..Delgado neler kaybettirecek bunlara bir bakın..Sol öne koy olmazsa,koy g.tüne..Bu mudur yani..Arshavin denilmiş..Kalite olarak karşılaştırmıyorum Delgado'yla futbola ihanet etmeye gerek yok..Ancak Arshavin'in temposuyla Delgado'nun temposu bir mi??Futbolu fazla kağıt üstünde düşünmeyin bence..Kaç maçta ön tarafta baskı kurabiliyoruz,oraya yerleşebiliyoruz ki..Bence biraz romantik davranıyorsunuz..Ayrıca Beşiktaş'ta bu sezon için konuşuyorum..Sol iç,sağ iç gibi kavramlar çok fazla geçerli değil..Fink-Ernst iki ön libero ve önlerinde ofansif orta saha..Delgado'nun geleceği yerde muhtemelen orası olacaktır..Delgado'yu sol öne koyanların orta üçlüdeki tercihleri nedir onu da merak ediyorum..Ekrem'le falan oyun kurmayı düşünmüyorsunuzdur sanırım..

Pamukk dedi ki...

anlaşılan o ki; delgado döner, daha çok önyargılardan beğenilmemeye devam edilir, tribünden yuhlanır, küfür edilir, gider kiralanır vs. delgado tartışması da böylece kapanır.

Bora Turktas dedi ki...

Hocam kesinlikle katiliyorum yazdiklarina. Gunumuz futbolundan bu tarz adamlar hep kanatlarda gorevlendiriliyor, orta alanda fiziksel olarak guclu adamlar oynuyor. Misal Joe Cole, Messi, Ronaldinho, Mesut Ozil. Delgado bence kesinlikle kanatta oynayacak meziyetlere sahip. Bir kere kacak oynamiyor, rakibin ustune gidiyor ve calim meziyeti var. Ayrica 2 ayagini da kullanabildigi icin hem iceri girebilir hem son cizgiye inebilir. Ayrica bizdeki en buyuk eksiklik topclass bir kanat oyuncusu. Ufak takimlari acmak icin ozellikle bu tur adamlar sart. GSye bakin, Keita bu sekilde kac mac kazandirdi? Antalya, Eskisehir, Denizli ve en son Genclerbirligi. Adam 3 kere son cizgiye inip kesti, sonunda gol oldu. Bizde ise kanatlarda Tello, Yusuf ve Nihat oynuyor. Bunlarin hepsi kaleye yonelen oyuncular. Tello hayatinda 1 kere adam gecmemistir, Yusuf fiziksel olarak cok dustu ve agir, Nihat ise eski hizinda degil ve zaten kanat oyuncusu degil. Bizde bu eksiklik goze carpiyor ve pozison uretmekte zorlaniyor (bkz Manisa ve Diyarbakir, hatta Antep ve Kayseri).

Yorum Gönder

Ara