.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
11 Kasım 2009 Çarşamba

John Carew'den Medet Ummak

Önümüze atılan yemin adıdır John Carew. Ricardo Quaresma gibi, Pavluchenko gibi... Türetirsiniz... Pavluchenko, Quearesma, Buonanotte, Giovanni Dos Santos... İsterseniz bir güzel oturur yersiniz. Ya da yarım saatte bir spor sitelerini kontrol ettiğiniz sıcak yaz gecelerini hatırlarsınız. Carew gösterip Youla vururlar sonra, hiçbir şey olmamış gibi. Sonra Youla aslında iyiydi de uyum sağlayamadı derler. İsterseniz bunu da yersiniz. Yedikten sonra dönüp bir de bakarsınız, "ne yedim ben" diye. Zira takım kötü gider, taraftar bağırır; Metin - Ali - Feyyaz... Pascal Nouma... Malzemeci Süreyya... ve "John Carew"... Lanet edersiniz duyduklarınıza. Geçirdiği bir sezonda, iki elin parmaklarını geçmeyen gol sayısı, 26. dakikada oyundan alınmasına yol açacak performansını, umursamazlığını hatırlar nefret edersiniz. Fenerbahçe'ye goller atmış olmasının esında bir bok olmadığını, o sezonun Beşiktaş tarihinin en kötü sezonlarından biri olduğunu ve Carew'in de bunda payının olduğunu bilirsiniz. Tek iyi oynadığı maçların Atletico Bilbao ve Fenerbahçe maçlarını olduğunu hatırlarsınız. Bu taraftarın "zayıf" noktasını nasıl da çözdüğüne hayran da olursunuz esasında. Hamile Bobo'nun alternatifini hamile Carew'de arayanlara kızarsınız. Bu yemeği size de zorla yedirmeye çalışanlara lanet edersiniz. Milos Krasic'le CSKA'yla oynadığımız maçta tanışanlara selam olsun....

55 Yorum:

omerta dedi ki...

krasic gelsin, tabata delgado satilsin. bu olsun. birsey olsun bu takimda artik.

gökhan dedi ki...

carew santrafor iken orta sahanın ortasında ibrahim toraman oynuyordu yalnız.

şu salt futbolcu eleştirisini ne zaman bırakacağız merakla bekliyorum.

Temur dedi ki...

Takımın gol atmaya yönelik bir planı yok ki Carew gelince ne yapacak. Boş koşu yap dur.

alper dedi ki...

CAREW futbolcu ise ben mesihim.

t2 dedi ki...

Carew : 6!sı penaltıdan toplam 13 gol attı . Ne efsane oldu ne de üzerine bağrılacak bir futbol oynadı . Öylesine geldi öylesine gitti . Transferle heyecanlandılar artık başkanlarına bağırmayacaklar haberini bekliyorum ben yüce türk medyamızdan . ayrıca hala takım kötü gidiyor diye yönetime bağırdığımızı iddia edenler var ki ; EMBESİLLER !

brokoli dedi ki...

John Carew'in gönderilme nedenini bilmiyormuş gibi "kötü oynuyordu" yazmışsınız ya, güldüm sadece...

Eser Gokulu dedi ki...

Satılacak, gönderilecek, gözden çıkarılacak adı her neyse bu adam Tello'dur. Bobo için şu an ortaya atılan laflar yeni değil, geldiği yıldan bu yana her sezon başında benzer eleştiriler yükseldi durdu, ama kafaca rahat ve düzenli forma bulan Bobo neler yapabileceğini her sezon, her arenada fazlasıyla gösterdi.

Taraftarda bu yıldız saplantısı olduğu müddetçe Carew ve benzeri söylentilerin çıkmasına da pek şaşırmamak gerekiyor. Çifte kupalı şampiyon takımın oyuncularını hiçe sayarcasına, seslerini duyurabileceklerine inandıkları her ortamda (şampiyonluk kutlamaları-sezon açılışı vs)yıldız beklentilerini haykıranlar yüzünden futbolcu maliyeti ve hayal kırıklıkları büyük oldu.

Bu takımın ihtiyacı 3. bir safkan orta saha oyuncusu (Hele bir de yerli olursa tadından yenmez) ve kenar forvetin hakkını verebilecek özelliklere sahip bir yabancıdır. Misal, Necip şu an orta 3lüde tercih edilecek adamların başında geliyor, keza dönmesi halinde Delgado sol forvet için biçilmiş kaftan. Driplingi, çalımı, adam eksiltmesi, bekine alan yaratması, şutu, pas yeteneği, gol pozisyonlarındaki yüksek yüzdesi ve bitiriciliği o bölgede fazlasıyla ön plana çıkacaktır.

Delgado'yu oynatmadan ve kullanmadan satmamız gibi bir durum söz konusu olamayacağından bizim yabancı transferinden ziyade Delgado'dan ekstra verim almanın yollarını aramamız ve bulmamız gerekiyor. Maalesef bu işler sat Delgado'yu getir Comolokko'yu demekle olmuyor.

100.yıl kadrosu ile yarışacak genişlikte ve hatta kalite anlamında daha da önde olduğunu düşündüğüm bir takıma sahibiz. Doğru kullanılması ve iyi yönetilmesi halinde bu ligin tozunu atmamız için hiçbir neden yok.

Taraftar, Quaresma için kıçını yırttığı kadar Batuhan'a yönelse. M.Denizli, hayalini kurduğu başarılar için Tello'nun boyunun ve yeteneklerinin yetersiz kalacağını farketse. Delgado geldiği günden bu yana bir kez bile denenmediği kenar forvet pozisyonuna çekilip, orta alan sertliğinden uzakta ve rakip kaleye-ceza alanına yakın noktalarda tercih edilse. Fink ve Ernst'in yanına pas yüzdesini arttıracak, hücuma yatkın, diğer alternatiflere oranla savunmayı aksatmayacak Necip monte edilse ve savunma hücum hattını da arzuladığımız şekilde daraltmamız halinde bu takıma bahar Ocak ayında gelecektir. Hem de sezon ortasında 5 kuruş ödemeden ..

ian dedi ki...

carew diyene, BATUHAN diyin geçin.. ne carew'i ne pavluçenko'su yaa.. bu yönetim gerd müller'i van basten'i getirecem dese bile gidecek.. inanmasın kimse hakkaten bu yemlere..

kma dedi ki...

valla aslında bu post ile carew haberi ile amaçlanan gerçekleşmiş gibi görünüyor. carew adı altında şunlar gitsin bunlar kalsın, şu gelsin bu gelmesinler arasında bi bakmışız demirören yeniden seçilmiş :)

AQ-47 dedi ki...

Krasic gelsin demenin Quaresma'yı istrük demekten pek farkı yok. Biri yıldız, isim yapmış, diğeri de seneye olacak tek farkları o. İkisi de iyi oynayan, dişlileri çalışan takımlarda iş yapacak adamlar. Eser Gökulu formülü bulmuş, ama tek gözardı ettiği Delgado'nun çoğu zaman güvenleri boşa çıkaracak kadar korkak ve saklanarak oynadığı. Delgado'nun dönüşüyle Fink'in gideceğini çoğumuz düşünüyoruzdur, o aman orta sahanın İnceman'a ya da Ekrem'e kalacağıı da düşünebiliriz. Yeni yumuşak karnımız orta saha, zaten top yapamıyoruz Ocak ayında da Delgadonun sol forvet oynaması sayesinde defans-forvet arası kopukluk tartışmaları ayyuka çıkacak. Keşke sürpriz olsa da Tello gitse...Yanına İnceman'ı da alsa...Necip ve Onur gibi gençlerin şans bulacağına ise hiç ihtimal vermiyorum. Hatta Tabata'nın ilk 11 çıkacağı maçların azalacağını düşünüyorum.

Jessie dedi ki...

ben krasic gelsin dediğim için onu yazmadım. krasic'le cska maçında tanışan zihniyet forvet almak istediğinde önünde; youla, ailton, carew gibi alternatifler buluyor. çünkü dünyada başka forvet yok. defans almak istediğinde papa gueye'ye gidiyor hemen. çünkü dünyada metalist'ten başka takım yok.

grafite ile wolfsburg maçında tanışıyoruz.

bunu söylemek istedim.

yoksa beşiktaş'ın eksiğinin forvet olmadığı bence çok açık. beşiktaş'ın daha başka eksikleri var.

AQ-47 dedi ki...

Jessie

Ben zaten sen Krasic gelsin diyorsun demedim, yukarıdaki postta Krasic gelsin denilmiş ona istinaden yazdım. Evet, sorun çok, çok başka yerlerde...Sanırım oyuncuları TV'den seçmeye devam ediyoruz, bizim squad falan yok mu? Madem yok bu sene Bozüyük'ten Onur'u nasıl aldık, madem var niye hala İsmail yaşındaki adamları eşek yüküyle paraya alıyoruz?

carlito dedi ki...

Batuhan forma şansı bulsun Carew'den çok daha faydalı olur, ne bonservis ne başka bişey. Biraz sorunlu bi çocuk ama bunlar iyi bi yönetim ve iyi bi teknik heyet ile kolayca aşılır(bizde ikisi de yok o ayrı)


Bu arada Krasic değil de o Alan Dzagoev ne topçu yav.

Müfit dedi ki...

Tello-Bobo gider, Delgado kadroya girer, kongre için Bobo'nun yerine bir forvet alınır.
Bu Tello'nun gitmesi kimseyi bozmaz herhalde, Bobo'da devre arasında gönderilmezse bu kadar mevzunun üstüne sözleşme imzalamaya yanaşmayıp sezon sonu bedava gideceğinden arada satalım derler.
Tigana zamanında 2. devre başında Burak Yılmaz'ın sakatlığında Rico sol açık Delgado sağ açık oynamış, ortada Serdar Kurtuluş-Koray ikilisi köpek gibi mücadele ederken 2 si kanatta şov yapmıştı üstüste 3-4 maç. O serideki tüm maçlarda İnönüdeydim, 100 yıl sonrası en efektif futbol oynadığımız dönemdi bence. Burak Yılmaz iyileşince Tigana kendisini 11 e alıp düzenin içine şıçmıştı.
Demek istediğim, Delgado kanatta gayet etkili olabiliyor, sağ sol farketmez, soldan içeri katederek ters doksana takıtakıverir vallaha...
Gaza geldim gece gece :)

kma dedi ki...

gordon schildenfeld hırvat milli takım aday kadrosuna çağırılmış. bu hala bizim futbolcumuz değil mi? s graz da kiralıktı sanırım.
antepe verip Cesar De Souza'yı alır bizim başkan. tabatayla birlikte geçen seneki antep efsanesini geri döndürme planı yapacakmış..
ah ah..
messi gelse ne olur ki başta demirören altta denizli olduktan sonra..

cesc dedi ki...

@ AQ-47

squad değil scout

Gel gelelim mesele o değil. :)

mrt309 dedi ki...

Güzel futbol oynamanın yolu onu bunu gönderip, yerine başkalarını almak değil bence. Kadro kalitesi tabiki önemli ama daha önemli noktalar var.

FM dilinde "squad harmony" denilen birşey var. Takım uyumu diye biliriz yada takımın havası. Bu bozulunca tepetaklak gidersiniz. En azından amatör olarak futbol oynamış kişiler bunu daha iyi bilirler. Bu sadece oyunda geçen, sıradan bir laf değil. Beşiktaş takımında dikkat ederseniz morali bozuk olmayan, sıkıntısı olmayan oyuncular (Ferrari, Ernst, Ekrem gibi) daha yüksek performans gösteriyorlar. Diğer oyuncuların pek çoğu verimli oynamıyor. Bunun saha dışında, yönetimden ve teknik direktörden kaynaklanan nedenleri var. Kadro iyi yönetilmiyor. Tıpkı kulübün ekonomisi gibi. Philip Lahm güzel bir röportaj vermiş bir kaç gün evvel. Barça istese Ibra ile birlikte Eto'o'yu da kadroda tutardı ama bu faydadan çok zarar getirirdi demiş. Geçen yılki Luca Toni ile bu sene üzerine Mario Gomez getirilmiş Luca Toni arasındaki farka bir bakın. Alex Ferguson Ronaldo'yu satmasaydı o adam biterdi Manu'da. Geçen seneki Fenerbahçe ile bu seneki Fenerbahçe'ye, geçen seneki Galatasaray ile bu senekine bir bakın. Farkı Cristian ve Keita transferleri mi yarattı sizce? Bir futbol takımını oluşturmak pazardan mal almaya benzemez. Doğru seçim yapmak, doğru yönetmek zorundasınız. Yoksa 300 milyon dolar verip aldığınız yıldızlar 3. lig takımına elenebilirler. Chelsea neden artık paraları saçmıyor yada Alex Ferguson Ronaldo'dan gelen parayla Ribery gibi bir oyuncuyu alamazmıydı? Paraları saçarak başarı kazanılmıyor.

Beşiktaş'ta oyuncuların maaşları arasında büyük dengesizlik var. Bazı adam yıldızdır, yeteneklidir, bayrak adamdır. Buna en yüksek maaşı verirsiniz. Diğerlerini de bunu baz alarak ayarlarsınız. Oysa Beşiktaş kulübü bunu hiç iyi yapamıyor. Nobre'nin o maaşı aldığı yerde Holosko'dan, Tello'dan performans beklemek zordur. Bobo'yu bu kadar transfer spekülasyonuna konu eder ve satamazsanız elinizde patlar. Tabata'ya, İsmail'e değerlerinin 2-3 katı para verirseniz bu oyuncular bunun altında ezilir.

Futbol sadece sahaya 4-4-2, 3-5-2 adam dizmekle oynanmıyor. Bu adamların düşünceleri, ruhsal durumları, fiziksel durumları dizilişten çok daha büyük etki yapıyor. Yoksa Mustafa Denizli senden benden daha az bilgili değil her hafta farklı farklı kadrolar(tavşanlar) çıkarıyor. Adam kimi çıkarırsa çıkarsın verim alamıyor. Şu anda Carew'de gelse, Quaresma'da gelse, Delgado'da dönse verim alamazsınız. Kadroyu oluştururken yönetim öylesine büyük hatalar yaptıki bu kadro temelsiz yükseldi. Kaptanlık görevinin bir anlamı kalmadı. Oyuncuların kafası rahat değil. Bir dolu problem var. Bunun çözümü çok daha planlı bir çalışma gerektirir. "Gol atamıyoruz hadi biz forvet alalım, kongrede yaklaşıyor" mantığıyla transfer yaparsanız kulübe ekstra maddi külfet yüklemekten başka birşey yapmamış olursunuz.

Eser Gokulu dedi ki...

@ mrt309

Delgado ve Nobre'nin kontratlarına baktığımız vakit çok da yanlış bir politika izlenmediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Şöyle ki,

Delgado yılda 1.250.000 + maç başı 5.000 € alıyorken (o sezon 32 maç oynadı; 1.250.000 + 32 x 5.000 = 1.410.000 €) sözleşmesinin bitimine 1 yıl kala Temmuz ayında 2.100.000 €'dan kontrat imzalandı.

Rakam fazladır, haketmiyordur vs tüm bunlar bir yana dursun, ama biz Delgado'yu 2.100.000 - 1.410.000 = 690.000 €'a satsaydık sözleşmenin maliyetini çıkarmış olacaktık. Ve kabul edelim ki takımı şampiyonlar ligine sokan ve o sezon sonuna doğru form grafiğinde yükseliş gözlenen Delgado'yu 690.000 €'dan satışa çıkardığın vakit 10 klup kapını çalardı.

Gökhan Zan olayında bile sözleşme yenilenmediği ve bedavaya kaptırıldığı için envai çeşit eleştiri yükselirken, Delgado'nun bu şekilde elden çıkarılması halinde yazılacakları tahmin etmek hiç de zor değil. Ve en önemlisi Delgado ile kontrat yenilenirken şu an ki sakatlığından eser yoktu.

Delgado ve yapılan sözleşmeye dair tek bir eleştiri getirilebilir, o da bu söz konusu sakatlığı nasıl oldu da önceden tahmin edemediler ..

Keza Nobre vakti zamanında bu takımın en düşük maaşını alan adamların başında geliyordu. Ricardinho'dan 8 gol ve 2 asist fazlası olan Nobre, Rico'nun 1.750.000 €, Cisse'nin 1.500.000 €, Tello'nun 900.000 € aldığı ortamda 750.000 €'ya eyvallah diyordu ! O yüzden geçecekler bu hikayeleri. Yerli oyunculardan aldığımız verim ortadayken, o sezon Nobre'yi kaybetmek ve yerini doldurmak da bize 1.5-2 milyon €'ya mâl olmayacaktı elbet.

G.saray ve fakir edebiyatı geyiklerinin ayyuka çıktığı sezon, yabancıların parası ödeniyor bize piç muamelesi yapılıyor diyerekten idmana çıkmayan yerli oyuncular, sezon sonunda şampiyonluk ipini göğüslediler. Sadece bizimkiler mi etkileniyor bu rakam dengesizliklerinden ? Herkes işine baksın çıksın topunu oynasın.

Konu Carew'di değil mi, pardon .. Carew haberi ne kadar boş ve gereksizse, bu maaş - performans değerlendirmeleri de de bir o kadar yalan dolan deyip konuya kıyısından köşesinden dahil olayım bari.

jtr dedi ki...

@jessie

"grafite ile wolfsburg maçında tanışıyoruz"

Bu kadar peşin hükümlü olmayı nasıl başarıyorsun anlamıyorum.Evet Grafite ile hepimiz birkaç hafta evvel tanıştık.

http://arsiv.fotomac.com.tr/2005/04/03/bes108.html

bak ama türkiye'nin en kaliteli gazetesi 4,5 yıl evvel tanıştırmaya çalışmış bizleri ama Rıza da dahil olmak üzere kimse ayıkamamış.


Olay böyle bir saçma habere değer vermek değil,olay senin Fm database'inden çıkma wonderkid'ler gibi görüp beğendiğin adamların orta okul çağlarından beri yetenek avcıları tarafından izlenmesi.Senin Beşiktaş'a gol atarken görüp "Waooovvv süpermiş baba yaaeeeea" dediğin adamın yıllardır göz hapsinde olması.

Arsene Wenger'in Afrikaya koloni kurduğunu sokaktaki çocuk biliyor artık.
O yüzden Türkiye'den hiç bir kulüp 5 kuruşa dışardan genç yetenek bulup 15 kuruşa satamaz.Olursa da binde bir olur.

Senin yazıp dalga geçmeye çalıştığın isimlerin hepsi futbolda az-çok kendini ispatlamış adamlardır ve böyle futbolculardan verim alamasan bile "adı" olduğu için elden kolayca çıkarırsın.

Haa bu arada Bobo doğurmuş,bir çeyrek altın alıp git bari ziyarete ayıp olmasın.

Starks dedi ki...

Burada Riza Calimbay'a haksizlik edilmemeli. Bircok transfer yanlisina ragmen Calimbay'in ilk ve en cok istedigi forvet Grafite idi. Bunu defalarca kendi agzindan soyledi. O donemi takip edenler hatirlayacaktir.

Fotomac'in yukaridaki "Calimbay istemedi" haberine itibar etmeye gerek yok. Hatirlamiyorsaniz bile google'da biraz aratirsaniz zaten Calimbay'in istedigini mutlaka gorursunuz. Yonetimlerin almak istemedigi veya almak isteyip de alamadigi oyuncular konusunda sorumlulugu uzerinden atmak icin medyadaki kalemsorleri Ismail Private, Orhan Thunder, Fatih Falcon gibi isimlere "teknik direktor istemedi" seklinde haberler yazdirmalarinin tarihi baya eskiye dayanir zaten.

Socrates dedi ki...

dün t.spurs un taraftar sitesin pavluşenkodan bahsediliyordu. ocakda takımdan ayrılmak istediğinden bahsetmiş çünkü. taraftarlarda yüzlerce yorum yazmışlar, hiç biriside burda kalsın demior, hepsinin dediği, ruhsuz, parasına bakan bir futbolcu olduğu. bence kimin geldiği önemli değil, bu formayı canla başla taşıyacak adamlar lazım bize

theotheo dedi ki...

iyi oyuncu her zaman takıma katkı sağlar, heleki bu carew gibi bir profesyonel ise.

bu takım çok iyi toparlanır, kimse merak etmesin, maaş dengesizliğine kimse bakmaz.

tello lisbonda kaça oynuyodu?

çocukca hareket etmeyin, bugün arsenalde en yüksek ücreti dün gelen arshavin alıyor, takım kaptanı cesc bile daha az alıyor, neden bahsediyorsunuz?

oyuncular formsuz, sene başında çalışmadılar. devre arasına kadar minimum puan kaybıyla gidersek, bu takım şampiyon olur.

Jessie dedi ki...

carew ve profesyonellik mi? carew ingilterede öyle olabilir, burada değil. burası onun için katardan önce son durak. katarda ne kadar konsantre olacaksa işine, burada da o kadar oluyor.

yaşadık, gördük biliyoruz. gaziantep maçında 26. dakikada oyundan alındı bu.

iyi oyuncuyu her zaman satarsın. hala bana fm database inden çıkan adamlar demeyin.

arsene wenger'in 25 kişilik kadrosu var babalar. 250 genç keşfedip hepsini o almıyor. hatta kimseyi almıyor. hikaye anlatmayın.

eboue, toure'yi çıkarttı aldı. hepsi bu. her gün afrikadan oyuncu getirttikleri yok.

fm databesinden 15 yaşındaki çocukları getirsinler diyen kim?

bütün dünya neyi yapıyorsa onu yapsınlar. hepsi bu.

Jokond dedi ki...

taraftarın bir futbolcuya sevgi göstermesi, tezahürat etmesi için illa o futbolcunun takım kariyerinde attığı gol, yediği gol..vs sayısına mı bakılır? carew seviliyordu, zira sevimliydi. bu kadar basit. dünyanın hangi işinde daha çok çalışan, daha çok emek veren daha fazla sevgi görüyor ki? bu toplum-futbolcu etkileşiminde reel veriler üzerinden gitmek mantıksız oluyor.

mrt309 dedi ki...

Maaş dengesizliği dışarıdan bakan taraftar için hiçbirşey ifade etmezmiş gibi durur. Çünkü taraftar takım sevgisine sahiptir. Ama her futbolcuda bu yoktur. Takımın içinte dinamit koyar bu.

Ben şimdi sakatım ikinci yarıda takıma dönücem ama siz gidip 8 milyon euroya yerime adam alıyorsunuz. Bu probleme davetiye çıkarmaktır. Ben geçen sezon takımın en iyi iki üç oyuncusundan biriyken takımda hiçbirşey yapmayan adam benden kat kat fazla paraya anlaşma imzalıyor. Bu da probleme sebep olur. Her adam profesyonel düşünmez yada takım sevgisiyle hareket etmez.

Futbolcudan verim almak için iyi yönetmeniz gerekir. Bu adam çok kaliteli parayı basıp alalım şeklinde yapılan transferler çoğu zaman hüsranla biter. Beşiktaş yönetiminin herhangi bir planı, programı yok transfer yaparken. Olsaydı zaten takımda 8+2+2 yabancı olmazdı. Bu kafayla futbolculardan verim alamazsınız.

Pamukk dedi ki...

evet Carewi yemedik demirören daha doğrusu forveti yemedik orta sahaya yönlen, ay pardon yönlendir Sevgili Basınını

Müfit dedi ki...

Bu adamlar imzayı atarken belli bir bedel üstünde anlaşarak, BELİRLİ BİR SÜRE takıma bu bedel üstünden hizmet edeceklerini taahhüt ediyorlar.
Takım başarılı olduğu zaman ayrıca aldıkları primler var, özellikle yabancıların belirli kriterlerdeki kişisel performansa dayalı extra ödülleri de anlaşmalarda yer alıyor genelde.
Sözleşme süresi bitmeden hangi hakla "X e bu kadar verdiniz bende o kadar isterim" diye çemkiriyorlar?
Sözleşmen biter kardeşim, çıkarsın yönetimin, menajerin kim yetkili ise onun karşısına, "ben şu kadar yılda şu performansı gösterdim, şu başarılarda katkım oldu, aldığımın X katını istiyorum" dersin, kulübün bütçesi uygunsa ve bu parayı sana vermeyi uygun buluyorsa anlaşırsın, yoksa yoluna bakarsın.
Nobre'ye ya da Delgado'ya verilen para fazla olabilir, ama bu diğer futbolcuları zerre ilgilendirmez. Profesyonelim diyorsan, kulübün de sözleşmenin şartlarını yerine getiriyorsa, çıkıp oynayacaksın. Sözleşmen bitince ister Nobre-Delgado kadar iste, ister 2 katını iste, ne kadar koparabilirsen.
900bin euro alan Tello bu sene 900 euroluk top oynamıyor, o zaman yönetimde sen bu sene top oynamıyorsun, senin yıllık ücretini 500bin euroya indiriyorum desin.
Ben de çalışıyorum profesyonel olarak, bir sürü iş arkadaşımın maaşını da biliyorum, bazıları benden fazla bazıları az alıyor. Ama birgün de çıkıp Ahmet'le benzer işleri yapıyoruz, hatta ben daha iyi yapıyorum, onun aldığı kadar para isterim demişliğim yok. Ücret ayarlama dönemi öncesi yöneticime beklentimi iletirim, şartlar oluşmuşsa verir istediğin ücreti. Vermezse istifa et, olmadı pasif direniş yapıp çalışmamak senin elinde, ama günü gelip götüne tekmeyi yiyince ağlamak yok.

Deniz dedi ki...

Bir oyuncunun diğerinden fazla alması konusunda değil de, maaşın niceliği konusunda benim derdim.

Nobre maliyeti yıllık 2.75 milyon avro olacağı zaman siktir lan diyemiyoruz. Problem burada. Fenerbahçe mesela, adamlar Volkan'da bunu yaptılar, Serdar Kulbilge'de yaptılar, Serdar gitti, kalmadı. ama Volkan paşa paşa attı imzayı. Bizi menajerler ve oyuncular hala isteklerini kabul ettirebilecekleri bir kulüp olarak görüyorlar, çünkü öyleyiz.

Takımda yaptığı iş oranında maaş almaz herkes, buna eyvallah. Kimi çok çalışır 1 m avro alır. Kimi daha az koşar oynar ama ismi vardır cismi vardır, kulübün reklamı olur, 2 m avro alır. Kimi oyuncu vardır hem çalışır verimli olur, hem de ismi vardır, 3 alır 4 alır. Ama en basitinden Nobre'nin aldığı parayı ben aklımda herhangi bir yere oturtamıyorum. Türk görünümlü yabancı (doğan görünümlü şahin) olması konusunda da bir artısı da yok. Ha, Eser'in dediği gibi, Nobre'ye verilmeyecek fazladan 1.5m avro ile Nobre gibi forvet bulunup bulunulamayacağı ayrı bir tartışma konusu, yani ona para vermezsen başka oyuncuya yöneleceksin. Ya da yönelmeyeceksin, kendi içine bakacaksın.

Takım planlaması iyi yapılmadı ve yapılmıyor. Bu malesef böyle. Futbolcuların maaşlarının birbirine olan oranları bir yana, özel olarak bakıldığında maaşı değerinde oynamayan bir çok oyuncu var takımda.

Ve ben herşeye rağmen Bobo'nun maaşından dolayı değil de, saçma mevkide oynamasından ve devamlı oynamamasından sorumlu tutuyorum verimsizliğini. Hamile mamile muhabbeti de çok yavan geliyor ki Jessie ile sözlükte bu konuda da bi sürü atıştık. Delgado konusunda da öyle.

Bu arada Carew mi? Ben adına tezahürat yapılacak bir oyununu görmedim. Zenci olması dışında tribünle kuracağı bir bağ da yoktu benim gözümde. Parladığı iki maç hatırlıyorum, Atl. Bilbao ve Fenerbahçe. Haricen maaşı+bonservisi düzeyinde verim sağlamadı. Ama o dönemde çok çok kötü bir kadronun çok iyi bir teknik adama teslim edilmiş olmasını da hatırlamak lazım. Berkant falan vardı kadroda. Carew ne yapsın. Şu anki durumda da kadromuz çok iyi, ama Denizli'de iş yok.

Benim gönlümden geçen oyun sistemi ve kadro ise Gökulu'nun yazdıkları ile birebir uyuşmaktadır.

okka dedi ki...

bir zarar etmediğimiz hatta kar bile ettiğimiz carew kalmıştı.onu da alalım da hiçbir oyuncudan kar etmemiş olalım.

matiasemilio dedi ki...

iyi futbolcuydu vesselam!!

shelbyl dedi ki...

@jtr,

Birkac yorumdur jessie'ye kisisel olarak takmis oldugunu gozlemlemekteyim; umarim yorumlardaki sagduyunu kaybetmene yol acmaz bu. Sadece temenni benimki, yanlis anlamazsin umarim.

"O yüzden Türkiye'den hiç bir kulüp 5 kuruşa dışardan genç yetenek bulup 15 kuruşa satamaz.Olursa da binde bir olur."

Bunu yillarca Ilhan Cavcav yapti. Adama guluyoruz belki ama, getirip cilalayip sattigi yabancinin haddi hesabi yok. Sadece yabanci degil, yerli konusunda da ayni. Simdi bu adam ya da adamin ekibi gibi bir scout takimi olusturmak cok mu zor is?

Bu bir kultur meselesidir. Tipki jtr'nin kaniksamis oldugu gibi. "Biz nasil bulalim oyle yetenegi yahu?" dersin birakirsin. Sonra Regen sirketi sunar sana monuyu, hors d'oeuvre olarak bir futbolcu entree olarak baska futbolcu alirsin. Oyle daha kolay cunku.

lakerda dedi ki...

Allah aşkına Carew demeyin ya..

Bana göre dünyada en yetenekli forvetlerden biri,beğendiğim özelliklere sahip ama profesyonelliğin p'si yok. Bir sezonda sadece vizyona çıkabileceği 3-4 maçta iyi hazırlanan ve oynayan biri. Allah aşkına bu tarz adamları gerçekten istemiyorum, beni sinir ediyolar.

damacana dedi ki...

John Carew burdan ataryemezspora gitmedi. Lyon'a gitti, ordan da Aston Villa'ya geçti ve halen orada. Performansını yorumlayabilirsiniz, ama futbolculuğuna laf söylemek biraz tuhaf kaçıyor. Ayrıca taraftarın oradaki tepkisi transferde Carewler, Noumalar seviyesinden Tabatalar, Schildenfeldlere düşülmesinedir. Carew çapında kaç adam geldi şimdiye kadar?

Ayrıca bir daha dönmez telaş yapmayın, cangele ne güne duruyor!

delgado dedi ki...

hadi teknik direktörlere falan "burası ispanya'ya benzemez" diyerek ülkemizi bu cümlelerle anlatıyoruz, "bu ülkede gençleri öyle oynatamazsın hemen" diyoruama 5 kuruşa getirilen neden 15'e satılamıyor yahu burda, bu mantık neden? tek bir geçerli neden söyleyin biz de üzerinde kafa yoralım, sanki ligdeki 18 kulübün mükemmel işleyen sistemleri, oyuncu tarama komiteleri var da sırf bu ülkedeki bazı tabulardan dolayı genç oyuncuları parlatamıyoruz, sonra da satamıyoruz falan... yoksa çok iyi olacak da olmuyor işte, o yüzden tek çare olarak kaşar oyuncularla döngüye devam ediyoruz. koskoca futbol dünyasında başka çare mi yok, nedir yani... trabzonspor nasıl oldu da iki sezon stepanov'dan faydalanıp 5 katı fiyatına porto'ya sattı, biz nasıl bobo'yu alıp 6 milyon euro'ya satabilirdik... söyler misin, neden bir adamına arjantin basınını takip etme görevini verip haftada bir-iki maç izletip lucas biglia'yı 3 milyon euro'ya alamazsın, sakıncası nedir?

türkiye'deki hemen her kulübün içi çürümüştür, avrupa'nın vasat altı liglerinin vasat takımlarının vizyonunun yarısı bugün türkiye'nin hemen hemen hiçbir kulübünde yoktur, bunu hemen şimdi avrupa'da futbol oynayan takımların lig durumlarından, ekonomik imkanlarından ve oynadıkları futboldan anlayabilirsiniz... ülkeye bir şekilde iyi oyuncular gelmesinin ve kulüplerin bir şekilde ayakta durmasının sebebi halkın futbolu ve sporu delice sevmesi(!) ve bundan dolayı türk futboluna akan inanılmaz paradır... o yüzden kimseyi kandırmayalım bu ülkede böyle olmaz, yapamayız edemeyiz diye... çünkü gayet de yapılır, edilir, bunların olmamasının asıl nedeni yapmamaktır, yapamamak değil...

Jessie dedi ki...

carew'in real madrid deplasmanında oynadığı oyunu hatırlıyor musunuz? cannavaro'ya futbolu bırakma noktasına getirdiği.

sonra o carew, baros karşılığında takasla postalandı.

ben yeteneksiz, kötü futbolcu demiyorum.

giderken oluşan şartlardan hangisi değişti ki geri gelecek?

zaten geleceği yok da, kemik olarak atılan futbolcunun bile carew seviyesinde olması sıkıntılıdır o kadar.

jtr dedi ki...

Dediklerim her zamanki gibi saptırılmış.

Tanımadığı,iki kelam etmediği bir insana "kişisel olarak takmak" ne demektir?

Ben jessie'nin savunduğu fikirlerin yüzde seksenine ve bunları ifade ediş biçime karşıyım evet ama bu taktığım anlamına gelmez.
Kendisinin en belirgin huyu bir oyuncu hakkında çok kısa süre içinde çok aşırı yorumlarda bulunması ve zamanla bunlardan bir türlü geri adım atamaması.

Burada kaç kişi daha haziranda Fink'in ayağına top değmemişken nerden geldi bu adam demeye başlamıştı.Kimlerdi hepsini hatırlamıyorum ama onlar zaten kendilerini bilir.

@shelby

Benim makine Fm'yi kaldırmıyor sağol.

ian dedi ki...

kemik olarak atılan futbolcunun carew olması, güzel tespit :) geçen yaz transfer döneminde de c.ronaldo kalitesi kemik olarak atılmıştı (doğru mu yanlış mı bilmiyorum, ama ne kadar salakça yahu. inanıp da yorum yapanlara hiç değinmiyorum bile). ortasını bulamıyorlar bir türlü hehe :)

umarım yeni yönetim biraz cesaretli olur da, hazır kredisi de varken, takımın içindeki dengesizlikleri temizler, kaliteliler kalır, etrafları da gençler ile doldurulur.

mrt309 dedi ki...

Türkiye'de genç oyuncu pazarının oluşmamasının birkaç sebebi var. Öncelikle altyapılar zayıf ve yeterince profesyonel değil. 20 yaşındaki adamların büyük karakter bozuklukları göstermesinin temel sebebi yetersiz eğitimdir. Bir tane bile yerli büyük yıldızımızın olmaması da bundandır. Messi, Zidane, Ronaldo gibi bir oyuncumuz asla olmadı tarih boyunca. Bizim en büyük yıldızlarımız büyük liglerin ikinci sınıf takımlarında bile tutunamıyorlar.

Bunun yanısıra bizim ligimizin tanınırlığı(reputation kelimesi için türkçe karşılık bulmakta zorlandım.) çok düşük. Oyuncular ünlü değil, maçlar başka ülkelerde dikkat çekmiyor. Genç yıldız adayı göz önünde olmak ister. Hull City, Herenveen, Getafe gibi takımlar bizim gözümüzde çok düşük, kalitesiz takımlar. Bizim takımlar dururken onlara kimse gitmez diye düşünüyoruz. Ancak onların transfer pazarları bizden çok daha geniş. Pekçok yıldız adayının öncelikli tercihi bu takımlar olur, bizimkiler değil.

Şimdi ben 18 yaşında Brezilya yada Arjantinli genç yetenek olsam tarihi boyunca bir tane yıldız çıkaramamış, transfer edip parlatamamış, Avrupa'nın büyüklerine satamamış bir ülkeye hayatta gelmem. Porto, Lyon, Ajax gibi takımlara yada büyük liglerdeki takımlara giderim. İşte bu yüzden Türkiye genç yetenek getirip pazarlayabilecek bir lige sahip değil. Tutma ihtimali çok daha düşük olan yetenekleri getirebilirsiniz, onlara da taraftar(en azından 4 büyüklerin) sabır göstermez.

jtr dedi ki...

tepedeki postta yazdım ama buraya da yazayım da bu blog un sahipleri de bu kadar ciddi bir durum varsa tedbir alsın.

noat samisa'yı hacklemişler...


http://noatsamisa.blogspot.com/2009/11/bu-blog-kapand.html

ian dedi ki...

arjantin'den brezilya'dan gelecek vaadeden oyuncu getirmek de bir yol tabi, ama asıl önemli olan altyapıdan kendi oynucularımızı yetiştirmek.. ne kadar klişe geliyor di mi.. sevin ya da sevmeyin, tek çıkar yol bu.. diğer yol, türkiye şartlarında bataklık olmaya gidiyor.. milyonlarca euro'yu kayseri'ye, antep'e, sınırlarımız dışına, bankalara borçlanmak bataklıktır, yıllar geçtikçe içine çeker.. he yapma demiyorum, hobi olarak yine yap; dış transfer tabi olacak ama bataklık oluşturmayacak şekilde olacaksa olacak.. ingiliz kulüpleri ağır borç içindeler, futbolun üst düzey kurumları tarafından sürekli uyarılıyorlar.. özenmemek lazım oralara.. her bölgede ernst, ferrari kaltesinde adamlar oynatamayız, bunu kavrayabilmek lazım.. basit cümleler kurmaya çalıştım, umarım derdimi anlatabilmişimdir bu klişe ama halâ hayati konuda..

delgado dedi ki...

@mrt309

bu pekala iyi bir açıklamadır her genç oyuncunun türkiye'ye gelemeyeceğine, ama başka bir açıdan bakınca istanbul'un şöhreti de kötü diyemeyiz tüm düünyada. güney amerikalı, veya bir avrupa ülkesinde top oynayan bir futbolcu şampiyonlar ligi'nin, avrupa ligi'nin önemli bir vitrin olduğunun farkında... kimse yeni messi, yeni ronaldo diye lanse edilen gençlerin getirilmesini beklemiyor ama en azından iyi oyuncu olacağı belli olan oyuncuları gayet getirebilirsin ülkeye... tabi u-17lere gözlemci yollamak yerine menajerlik ajanslarının sundukları listeden gençten yaşlıya doğru sıralama yapıp genç olanı takıma getiriyorsan ve ondan verim alamıyorsan o başka... 4 sene önce dünya u-17'yi canlı izledik, cavcav'ın isaac'i beğenip getirdiği sene... o takımdan obi mikel'i norveç'te lyn oslo takımı alıp 2 sezon sonra 20 milyon euro'ya satmış chelsea'ye...

oyuncu gelemez diye bir şey yok. sen tarama ağını genişletip amerika'dan afrika'ya kadar geniş bir yelpaze açarsan gelebilecek olan oyuncuları da ayıklarsın zaten içlerinden.

ha bu "genç oyuncu" meselesi apayrı tabi. bugün isveç ligi'nde parlayan bir oyuncu aynı parlamayı yunanistan veya türkiye liglerinde yapamayabilir de büyük takımda baskıyı yerse. ama futbolcunun düzenli oynarak gelişmesini sağlayacak zemini yaratmak da senin görevin, insanları belirli zamanlarda bunlara alıştıracaksın. kötü bir şey değil genç oyuncuyu sahaya sürmek. o kadar yatırım yapıp brezilya'nın bağrından ibrahim akın'ı, arjantin liginden burak yılmaz'ı getirecek halin yok zaten.

sozcelykk dedi ki...

o değil de bu carew çok deli penaltı atıyodu , beşiktaşta attığı golün yarısı da penaltıydı.

ayrıca jessie ye tamamen katılıyorum..

shelbyl dedi ki...

@jtr

Yanlis anlama dedim iyi ki, bayagi alinmissin. Simdi aklimda kalan su yorumun vardi bir iki gun onceden, biraz temelsiz bir sekilde "ilk paragrafı bitirir bitirmez bunu jessie yazmıştır kesin diyorum...üslup sahibi olmak bu olsa gerek.fikr-i sabit nedir bilirsin di mi jessie?" demistin. Yorumun sadece bu kadardi, ve de fikr-i sabit gibi olumsuz cagrisimlari olan bir kelime kullanmistin. Sonra buradaki yorumunda da lafa "Bu kadar peşin hükümlü olmayı nasıl başarıyorsun anlamıyorum." diye girince, "Eyvah!" dedim. Biraz benim hafizamin onemsiz ayrintilari akilda tutmasindan kaynaklanan bir durum; olaylari iliskilendirip cikarimlar yapiyorum cok da gerekli olmasa dahi.

Bu blog kisisel polemiklerden cekmisti de gecmiste, o yuzden, friendly reminder olsun dedim. Yoksa isteyen istedigini yazar kardesim, bana ne?

Bir de FM ile ilgili hicbir sey demediydim ben, yanlis anlamissin herhalde.

jtr dedi ki...

En son dediğine en başta cevap vereyim.
Sen "Regen" den bahsettiğinde ben bir yandan da windows un çökmesi ve bilumum dosyanın uçması gibi ufak sorunlarla uğraşıyordum ve onu Fm'deki regen oyuncular olarak algıladım.
Sonra tekrar okudum da sanırım "Rogon" adlı alman menajerlik şirketinden bahsetmişsin.

Diğer yorumlarında kısmen haklısın ama bir yandan bazı polemiklerden şikayetçi olup,diğer yandan polemik kıvılcımları saçan postlar yazmanın doğal sonucu benim tepkilerim.Eleştrilerimde haklı olduğumu düşünüyorum,sonuçta burada sağa sola çatarak hiçbirimiz para kazanmıyoruz.

shelbyl dedi ki...

Iyi niyet yazili metne yansimiyor tabii, dogal bunlar. Dedigim gibi, hicbir sekilde ters bir laf etmek istemedim, o yuzden kivirta kivirta yazdim ilkini zaten.

Neyse, konu acikliga kavusmusken birakalim. Benimki esasen "kizim sana diyorum, gelinim hist huop allooo!" muhabbeti zaten.

One Shot dedi ki...

kalede: casillas
defans: maicon, abidal, puyol, john terry
ortasaha: lampard, c.ronaldo, fabregas,xavi, messi
forvet: david villa
su yukarda saydıgım kadroyu getirse yıldırım belaörer gene de yemem artık. su kadro gelse beko'lu efsane formayı giyse her mac 50 gol atsa gene de yemezler artık. cünki akıllı her beşiktaşlı bilir bu adamları yıldıtım belaörer alırsa maliyeti 5 milyar doları bulur. o maliyeti beşiktaşa miras bırakacagını bilir cunki. yok olmadı paryı cebinden de ödese YETEEEEEEEEER YILDIRIM BELAÖRER YETEEEEEERRRRRRR

Gökhan dedi ki...

@ One Shot

abidal le d.villa nın yerine evra-ibrahimovic daha iyi gider gibi sanki :)

One Shot dedi ki...

abidalin yerine evet evra daha iyi olurdu... ama ... aması su ki 10 yıldır ibrahimi izlemeye alıskın bu gözler aniden evra yı kaldırmazdı. en azından şimdilik abidal olsun ...

barfilozofu dedi ki...

17 nisan 2005 fenerbahçe beşiktaş maçı (ezelin rekabetin noktalandırıldığı maçta) John Carew oyundan çıkarken anelka ya çektiği hareket sonrası hakeme ben bişey yapmadım dedikten sonra anelka sarı kart görmüştür. Ezikliğin belgelerinden birisidir. Severim açıkcası topu kapalının açığından alım iki adım attıktan sonra anında takip eden adamın 50 metre arkada kalması beni ayağa kaldırırdı. Fenere attığı iki golde güzeldir. İlk göl de maçtaydım...

Deniz dedi ki...

O değil de bunla alakalı bi post bekliyordum. Gelmemiş. Köybaşı karşılığı takasta kullanıldı denilen Serdar Kurtuluş aslında 100bin dolara satılmış, BJK AŞ genel kurulunda bu açıklanmış ve Atıf Keçeci'nin ısrarıyla toplantı tutanaklarına geçirilmiş.

Pamukk dedi ki...

hakan arıkan sakatlanmış ciddiymiş durumu aq

Pamukk dedi ki...

fb maçında mutlaka hakan oynamalı

Pamukk dedi ki...

alen 1yıl ceza almış stada giremicek diyolar?

zengin dedi ki...

vay anasini,keske serdar'i ben alsaymisim lan.para degilmis.

mrt309 dedi ki...

@zengin

yorum - nick uyumu budur:)

Yorum Gönder

Ara