.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
7 Ekim 2009 Çarşamba

Süleyman Seba'ya Kimler Küfretti?

Bugün medyanın olayları ele alırken kullandığı temel argüman; "Bunlar Seba'yı da böyle göndermişlerdi." Seba'ya küfürlü tezahürat yapılan dönemde Yıldırım Demiören örneğinde olduğu gibi bir tribün konsensusu olmuş muydu, bu fitili ateşleyen bazı gruplar var mıydı? Bir bildiğim, bir ima isteğim yok. Sadece ve sadece soruyorum. Bunları konuşalım biraz.

20 Yorum:

theotheo dedi ki...

herkes birlik olmuştu seba zamanında da, aşağı yukarı aynı olaylar, seba'nın son dönemindeki sportif, ekonomik, mafya rezillikleri yüzünden insanlar seba'nın gitmesini istiyordu.

yapılanlar yanlıştı ancak bende gitmesini istiyordum.

çünkü beşiktaş'ı 3.büyük konumuna getiren seba'nın son dönemidir.

ancak kişilik ve duruş olarak önemli bir insandı, sadece kullanıldı diyebiliriz, bazı mafyatik bağlantıları yüzünden.

Cherubim dedi ki...

Süleyman Seba mafyatik, her türü pis işin içinde, doğru.

Serdar Bilgili ise çok temiz bir insan, günahı yok. Yıldırım Demirören ise hepsinde öte. Bence mesih bile olabilir kendisi, o derece temiz, adil ve dürüst biri..

Jessie dedi ki...

bence hiç kimseyi tabu olarak kabul etmeyelim.

seba'nın da hataları, yanlışları olduğunu görmemiz lazım. kulüpte seba'nın haberi olan - olmayan bir takım mafyatik hareket olduğunu da kabul etmemiz lazım.

bugünün türkiyesinde olanları görüyorken o günün türkiyesinde ve beşiktaşında olmadığını söylemek yanlışlık olur.

her hadiseyi kendi bulunduğu şartlar içinde değerlendirelim ve şu seba tabusunu yıkalım bence. seba müthiş insan, efsane başkandır falan bunlar ayrı konular. ama biz tabulaştıktırdıkça onun müthiş insanlığına gereken değeri verememiş oluyoruz.

seba'nın mafyatik ilişkileri dendiğinde hemen saldırmadan önce dinleyelim. dinlemeye dair bir şey söylenmiyorsa o zaman yapalım konuşmamızı

theotheo dedi ki...

demirören'in başarılı olduğunu savunmuyorum.

iddiam şu.

beşiktaş'tan mafyatik ilişkileri olan oyuncular demirören zamanında gönderilmiştir, şu anda baktığın zaman takım tertemiz çocuklarla doludur.

projeler açısından da seba döneminden daha öndedir, özellikle daha sonraki yıllarda değeri anlaşılacak fulya projesi örneği.

en büyük eksiği stad projesidir, gelecek seneden itibaren hala hayata geçirilmezse bende demirören'in karşısında yer alırım, kendi çapımda.

ve en sonunda takıma mustafa denizli gibi kişiliği çok çok düzgün bir hocayı getirip bu hoca ve bu çocuklarla 2 kupa kazanılması benim için sedat pekere saygı duruşu çeken tiplerle 10 tane kupa kazanılmasından iyidir.

bu kadar temiz bir takımla, büyük bir başarı tam da gerçek beşiktaş kimliğine yakıştı.

beşiktaş taraftarına kızdığım nokta burası, bu takım geçen sene bu hale gelmişken, bu sene de güzel hamleler yapılmışken, neden bu tepkiler. 2 maç kaybedilir, ama üstüste 7 maç kazandığımız da da susmayın o zaman, bağırın.

beşiktaş'a sahip çıkalım.

purplepurple dedi ki...

akşam bi seba yazısı yazmayı düşünüyodum, her istifa döneminde seba'nın gidişi de ısıtılır, kah haklı - kah haksız olarak. ama her şey o konuda siyah-beyaz olarak net şekilde belliymiş gibi konuşuluyor.

küfür konusunda; akp'ye o oy vermedi, bu oy vermedi. lan nasıl aldı bunlar %47 oyu denir ya. öyle işte. tribünde kime sorsan, ben etmedim ya diyor. ama bir maçta siktirol git seba sloganı duyuldu. bir maçın bir anında yükseldi ve bir daha duyulmadı. basının da o olayı hatırladığını sanmıyorum. onlar ezberden, küfür ettiler argümanını salıyor ortalığa işte.

Eser Gokulu dedi ki...

X grup ya da şahıslardan ziyade tribünlerin genelinde böyle bir memnuniyetsizlik vardı zaten. Onun dışında ''Ahmet dursun-Seba gitsin, 14 sene oldu senin süren doldu'' tepkileri ne kadar çağdaş ve o dönem şartlarında gerekli ise ''siktir ol git'' tepkileri de bir o kadar uygunsuzdu denilebilir; ama sonuç itibariyle Seba, görevinin sonuna kadar o koltukta oturmuş, yeni seçimlerde de aday olmayacağını açıklayarak bırakmıştır.

Esasında o dönem belirli grup ve kişilerin yönlendirmeleri olmadığını, bir gün ''istifa'', bir gün ''büyük başkan''şeklinde bağırılmamasından da anlayabiliriz. Bilmiyorum varsa çok net hatırlayanlar söylesinler; tepki süreci başladıktan sonra geri adım atılır ya da bu kadar suyu çıkarılır mıydı ? Kaldı ki bugün Seba'nın ayrılışının ve taraftarın tavrının konuşulduğu her ortamda ''Ahmet dursun Seba gitsin'' tezahüratı ön plana çıkar; yani tepkilerin tüm tribüne sıçradığı gerçeğini kabul ederim ama küfürlerle uğurlanması ve medyanın bakış açısı konusunda purplepurple ile hemfikirim.

fenerli-g.saraylı arkadaşlar da Seba’yı seviyoruz-sayıyoruz ayaklarından vazgeçsinler, ya da sevsinler bana ne ! Nasılsa vakti zamanında sahada doğranan takıma ve çalınan şampiyonluklara karşı sesini yükselten bir başkan olsaydı bugün Seba’ya gösterilen saygı-sevginin yerinde de yeller esiyor olacaktı. Hoşunuza gidiyordu di mi lan !

uur dedi ki...

Seba ya edilen küfürler; herkesin hatırladığı "siktir ol git" ve benzerlerinden olusuyordu. Tribünde ağırlıklı olarak üst kat orta ve sol tarafından bağırılmıstı. Bağıranlar su an numaralıda oturan tribünün eski set simalarındandı ve ağırlıklı siyah beyaz grubuydu.(o zamanlar sadece onlar vardı web aleminde)
Hatta küfür ederlerken tepki gösterdiğimizde Sizi gidi sebacılar sizde siktir olun gidin demislerdir. Cumartesi günü Karagümrüklüler nasıl milleti dövdüyse; bunlar da ağızlarından tükürükler saçarak istifa demeyenlere saldırıyorlardı..Ha tabii aralarında kongre üyesi ve okumus adam çok olduğundan tekme tokat girmediler bize saolsunlar..

Velhasıl; o gün yasananlar ile bugün yasananlar arasındaki farklar; Sebanın kendisini istifaya davet edenlere karsı Karagümrüklüleri yollamaması ve tribün "abilerinin" kararının(!)istifa konusunda netlesmesiydi.

sembolist dedi ki...

Sinan Engünler,Sergenler BJK'Yi mafyanın göbeğine taşıyıp,mafyaya pasaport veriri bir klüp haline getirdiler..

jtr dedi ki...

Aslında biraz konu dışı ama sırf sinan ın çok büyük mafya hatta godfather in sağ kolu olduugunu sananlar için bir anekdot paylasayim...

Mehmet Topuz olayının patlak vermesi akabinde sinan beyefendi bir tv programına çıkar ve aynen şu açıklamayı yapar dikkatle okuyun lütfen:

"Aziz Abinin (Yıldırım) bir eşref saati vardır.Onunla uygun şekilde konuşursanız şeker gibi adamdır keşke öyle bir yöntem izlenseydi bjk yönetimi(kelime kelime aynı olmayabilir ama bu söylemde sözler)
Ben İlhan ve Tümer'i transfer etmeden önce Aziz Başkanı aradım ve böyle böyle diye durumu anlattım(resmen icazet almış)O da güldü dedi ki onlarda(samsunsporda) Ali Akdeniz var istersen onu da bir dikkate al."!!!


Sinan büyük mafya abi onunla uğraşılmaz diyenler bir daha düşünsün bence...

DeX dedi ki...

süleyman seba'nın istifaya davet edildiği yılları hatırlıyorum. tribünde ilk zamanlarımdı tek başıma maçlara gittiğim. küfür etmesem de ahmet dursun seba gitsin diye ben de bağırdım. o günkü atmosferde gitmesi daha doğru gelmişti herkesin fikir birliği ettiği bir konuydu çünkü beşiktaş 90ların sonuyla başlayan değişime ayak uyduramıyordu. bunu yönetim tarzı olarak demiyorum vizyon olarak uyamıyordu. bunun sancıları sürerken de böyle bir olay gelişti ve sonuçları malum. nasıl gönderilmiş olursa olsun ya da nasıl giderse gitsin emeklerini inkar edemez kimse. bugün demirören'in kulübü kazıkladığı fulya projesini seba yapmış olsaydı 4 5 katı karlı çıkardık bu işten buna eminim..

ErMaN dedi ki...

Bende o zamanlar purple arkadaşın dediği gibi küfürün olmadığını ama protestoların olduğunu hatırlıyorum ve trübün liderleri istifayı destekliyordu .. bana zeytinburnu maçında attığımız 4 golü göremememe sebebiyet veren protesto amaçlı sahaya sırtımızı dönmemiz emri verilmesiyle hatırlıyorum :)

serkan dedi ki...

http://www.medyaspor.com/v02/news.aspx?id=%2033063

Jokond dedi ki...

teyo pehlivan,
bu bloga geldiğinden beri dilinden düşürmediğin bir mafyatik-seba ikilemesi var. adam gibi bildiğin belgeli, bilgili bir şey varsa paylaş yoksa da sus bir zahmet.

ismail dedi ki...

theotheo şu fulya başarısından bahsetsene biraz

ErMaN dedi ki...

Ek olarak tam hatırlamamkla beraber o zamanlar tribünde söylenen bu istifa söylemleri İhsan Kalkavan tarafından yaptırıldığıydı ..

Ama şunu da söyleyeyim İhsan Kalkavan'ın Beşiktaşlılığından şüphem yok ben duyduklarımı söyledim ..

adophis dedi ki...

aslında tartışılması gereken Yıldırım Demirören, Aziz Yıldırım gibi idarecilerin faaliyetlerinden veya kişiliklerinden ziyade, taraftarın yönetime el kymaya çalışmasının ne kadar normal olduğu. adı üstünde taraftar maça gider izler zevk alır veya almaz OYUNDAN. bu durum bu kadar basittir, geri kalanı kudetacılıktan başka birşey değildir benim gözümde. ne yani bjk küme düşse ben başka bir takımımı destekleyeceğim. benim dedem bjkli babam bjkli Allah nasip ederse çocuklarım da bjkli olacak, bjk diye bir klüp kalmasa da. uzun bir süredir Amerika da yaşıyorum ve bjk nin 0-8 yenildiği maçı stadda izlemek için bile neler vermezdim. çoğunuzun elinde takımı destekleyebilmek için imkanınız var, gidin maçınızı izleyin, eğer futbol maçı izlemekten zevk alıyorsanız...

ama dersiniz ki BJK halka açık bir şirkettir, hissedarlarının yönetimde söz hakkı sahibi olması gerekir, ben maça girebilmek için bilet alıyorum, kartal yuvasından tonla alışveriş yapıyorum destek olmak için bir yerde ben de şirketin ortağıyım, benim de söz hakkım olmalı falan filan... kusura bakma ama bu yaptıkların karşılığında bir şey bekliyorsan optiğin dediği gibi anandan bacından bekle...

menderes mete dedi ki...

2009 yılının sonundayız ve tartışılan konu yönetimin başarısız olup olmadığı ve istifasıdır.Hala Seba,Bilgili,yok mafya yok Sinan Engin konuşuyoruz.6 YILDA 5 Teknik direktör değiştir,18 milyon dolardan 180 milyona borcu çıkar,olmadık yerde olmadık şeyler yapıp gülünç duruma düşür sonra Fulya'yı yaptı de işin içinden çık.Bu bir dönem fbli arkadaşların azizi seçme nedenine benzior.Bize stat yaptı.Ohh ne güzel hemen oy verelim.Mafyayı temizlemiş.Sinan mafyadıysa neden sonra onu tekrar göreve getirdi.Geçelim bunları bu yönetim başarısızdır.Şunu da anlamak gerekir artık sadece bu yönetim gitsin diye her aday da desteklenmez.Listesi ve projeleri olmalı ve bunlar gibi de sözlerini yememeli.Haaa pardon yaşları benden büyük eleştirme hakkım yok:))) Birde delege değilsen söz hakkın yok diyenler var beklentin olmadan felan.Her konuşmada 20 milyon taraftarım var diyerek gövde gösterisi yapılıyorsa elbette söz hakkımız vardır....

yuki the zorba dedi ki...

90'larin sonu Besiktas tribunlerinin surundugu donemlerdir. Her macin 70 dakikasini kufurlu tezahuratlarla gecirirdik. Denk gelirseniz izlersiniz TV'de ozellikle 96'da Ali Sen tezahuratlari yuzunden defalarca Seba Kapali'nin tam ortasina oturmus ve kufurleri susturmustur. O donem karanlik maalesef... Sebeplerinden biri icin bkz Erdal Acar

Besiktas tribunlerinin en karanliga dustugu gun Seba'ya kufur edilen gun degildir. Aksine bir Genclerbirligi macinda Sifo Mehmet'li 11'i tribune cagirip "Hepiniz Orospu Cocugusunuz" dedigi gundur. Kutunun daha kutu olmadigi o gunlerde ben de ust kapali gobekteydim. Hayatimda futbol adina yasadigim en buyuk hayal kirikliklarindandir. Futbol sevgimi kaybetmistim maalesef.

Seba da Demiroren gibi yillarca istifa tezahuratlarina maruz kaldi. Unutulmasin, Seba yonetimleri kongreden 15 kisi cikar, iki ay sonra 9 kisi kalirdi. Buyuk fikir ayriliklari olan bir suu adami durumu idare etmek icin yonetime almis ve icraatlerinin zayifladigi son dort yilda surekli taraftarin tepkisini cekmistir. Bugun taraftar adam gibi tepki verdiginde ne kadar hakliysa "yeter artik seba artik istifa" derken de o kadar hakliydi.

Kufur konusuna gelince; o vakitler kombine gibi bir luksu edinecek param olmadigindan maclara biletle gidiyordum. Her ne kadar bir defasinda kufure tanik oldumsa da, asil 70 dakika kufur edile bir mac vardi. O maca kapalidan bilet bulamadigimi hatirliyorum. O zamanlar bilenler bilir, kulupte biletleri guatrli bir amca satardi. Teberruyla alirdik. Hic sira olmayan bir Persembe gunu gittigim halde Kapali'ya bilet alamamis ve yanlis hatirlamiyorsam aciga gitmistim. Kapali o gun dolmadi, detayini bilmedigimden Bilgili'nin gunahini almayayim ama bir seylet dondugunu hissetmistik.

Seba'ya edilen kufur "siktir ol git"tir. Onun disinda kufur hatirlamiyorum. Donemde maclarin hepsine gittigimden sanirim bu kufurlu tezahurat iki maca tekabul ediyor. Protestolar ayri. Protesto her zaman vardi, onu kimse yalanlayamaz.

Bilgili'ye ise tek satir toplu kufur edilmedi. Kim aksini soylerse alnini karislarim. O meshur Fener macinda Numarali'dakj on kisi kendisine kufur edince, "Besiktas taraftari bana kufredenleri susturmadi" gibi bir seyler demisti. Kusura bakmasin ama biz Kapali'da ayaga bile kalkmadan elimizden giden sampiyonlugu izleyen ve takima hic bir reaksiyon vermeyen yeni seyirci grubuna soylenmekle mesgulduk. Ben tek kelime kufur duymadim.

Uzattim, Seba degisemediginden; Bilgili ise kapaliyi basina layik gordugunden gitti. Kapali deyip gecmeyin, yarisina yakini kongre uyesi olan bir gruptan bahsediyoruz.

keyifadami dedi ki...

"çünkü beşiktaş'ı 3.büyük konumuna getiren seba'nın son dönemidir" önermesine itirazım var. genel olarak yaşımız daha öncesini hatırlamaya fırsat vermiyorsa da biraz araştırırsanız, süleyman seba'nın kulüp başkanlığını devraldığı noktayı öğrenebilirsiniz. süleyman seba başkan olduğunda beşiktaş sportif başarı, tesisleşme ve kurumlaşma anlamında gs ve fb'nin oldukça gerisindeydi. mafyalaşma ise türk futbolunda (amatör kulüpler dahil) hep süregelmiştir. süleyman seba tabu değildir elbette eleştirilebilir. ama doğru noktaları yakalamak ve biraz da insaflı olmak gerek diye düşünüyorum.

bora dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=NedY-sP9Rko

Yorum Gönder

Ara