.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
5 Ekim 2009 Pazartesi

çArşı vs çarşı

Taraftarın yönetimi protesto etmesi denince; İbrahim Altınsay'ın 'Asi Ruh' belgeselinde söyledikleri geliyor aklıma. Yönetim protesto etmek, yönetim değiştirmek, başkan indirmek taraftarın işi değildir, bu sağlıksız bir yapı ortaya çıkarır diyordu. Haklı olduğunu 10 senedir görüyoruz. Taraftar yönetimi protesto ettiği andan itibaren, taraftara misyon yüklenmeye başlıyor. Peki o zaman niye şimdi istifa istemiyorsunuz? Protestonun sonunda gelen istifa dahi tribünün baş aktörlerini yoruyor, hırpalıyor. Tribünün dinamiklerini bozuyor. Bunu biliyoruz. Çok uzatmamak istiyorum. Bir süredir Alen'lerin Demirören'i protesto etmeye gönüllü olmadıklarını, hatta Harun'un açıktan destek verdiğini görüyorduk. Ama bir yandan da, 4 sene önce dahi, yani Demirören yeniyken, Alen ve Cem'in; 'muhalefet ortaya çıkmalı, harcanan paraların hesabını biz soramıyoruz, onlar sormalı' dediklerini de.. Veya defalarca tribünde patlayan istifa isyanına yol verdiklerini de gördük. 5 seneyi Demirören gitsin-gitmesin çekişmesiyle geçirdi bu tribün. Bu 5 sene içinde kapalı tribünden, kapalı kutu'nun da (yani satılmışlıkla suçlanan grup) katıldığı Demirören protestoları dinledik. Bunların her biri olaylı oldu. Gerçek bir muhalefet olsaydı o olaylardan hemen sonra, bu kulübü ve tribünleri bu hale düşürenlerden hesap soracağız deme fırsatına sahipti. İlk olarak onlar kapadı gözlerini bizim tribünde çektiğimiz çileye. Bir tribün grubu, bu Çarşı da olsa, kongrede geliyoruz diyen bir muhalefet olmadığı sürece başkan indiremez. Tribün grubu sadece rahatsızlığı belli eder, ortamı hazırlar. Hatta ne olur? Bundan 1 hafta önce yazmıştım. Tribünün amigoları gözaltına alınır. İlk fırsatta stada girişleri yasaklanır. Çünkü ertesi hafta tribünde Emniyet müdürü ve vali ile kolkola maç izleyecek olan başkandır. O da yetmez demiştim; tribüne Erdem Fora gibi 3-4 adam salınır. Bu adamların hepsinin arkasında 50 kişi var. Denir ki; bak bu kapalı tribün senin olacak. Ama önce şu Alen'i, Cem'i, Hakan'ı indirin ordan. Verirsin 200 bilet, her maç kavga çıkar, tribün karışır. Basına da haber olur; rant kavgası. Ayhan, Alen ve etrafındakiler bunu çok iyi biliyorlar. Yetmezmiş gibi zaten üzerlerinde 6-7 senedir Erdem Fora denen kiralık katillikten sabıkalı adamın baskısı var. Herkesin eli tetikte bekliyor Alen'i ordan indirmek için. Geçen sene başında her maç setin üzerine saldırı oldu. Yönetim protestosu Alen'lerin kontrolünde olduğu an bilet kesilir. Ben bunları dedikten bir kaç gün sonra Denizli maçında yemlenmiş grupların, üzerlerinde karagümrük formaları, karşıyaka atkılarıyla kadın, çoluk, çocuk demeden istifa isteyenlere nasıl saldırdığını gördük. Ama insanlara bu da yetmedi, yine Alen satılmış dendi. 75. dakikada yönetim protestosuna tamamıyla yol veren, maçın başında yönetimi protesto etmeyeceksiniz diyenlere rest çektiği için saldırıya uğrayan, karagümrüklü çete çocuklarının boğaz kesme işaretlerine maruz kalan Cem, Alen gibi isimler yine satılmışlıkla suçlandı. Bu adamların çoğunun nasıl yaşadığını, neyle geçindiğini gıdım bilmeyen, kendi tahminleriyle, antu'daki yalancılarla veya basından okudukları 2-3 üfürükle yönetimden yemleniyorlar diyenler dolu ortalık. Bugüne dek bu adamların yönetimden yemlendiğine dek tek bir kanıt veya şahit bulan var mıdır? Peki öyle olmadığına birebir şahit olan ve kesinlikle temin eden insanları niye dinlemezler? Bu insanlar da Cem'den mi yemleniyor; yönetimden rant sağlamıyorlar demek için? Peki bu işin sonu nereye varır? Tribünde o abi dene kişileri tanıyanlar bilir; Alen misal bildiğin şeker bir adamdır. Yönetimi protesto etmiyoruz dediği dönemde de, 'protesto yok, lütfen'den öteye gitmezdi tavrı. Küfürü durduramayınca off be diye elini alnına koyar güler. İsim vermeyeyim, simaen bilip de, ismini bilmeyenler de anlasın; yanında beyaz saçlı adamlar var hani, genç ama beyaz saçlı. Birinin saçı uzun hatta. Kapalıya geldikleri an insanlar önlerini ilikler, yol açar. Ama maç günü dahi bu adamları Beşiktaş'ta tek başlarına bir kaldırıma çömmüş, birini beklerken görebilirsiniz. Gözlüklü temiz yüzlü bir adam var. 80lerden beri tribün efsanesi, otobüste karşılaşırsınız mesela onla. Daha 20 yaşındasınızdır, selam edersiniz başınızla, gel der yanıma, başlar anlatmaya. Kendince tavsiye verir, doğru Beşiktaşlı nasıl olur diye, sürekli gülümseyerek. Bir abisi vardır bu tribünün, panzere açar kollarını, siper eder kendini gözünü karatır. Ama konuşmaya başladığı zaman heyecanı hala gözlerinden okunur. Sevinci çocuk gibidir bunların. Heyecanları bizden bile daha komplekssizdir. Aabi, abii diye geziniyor ya millet, bunlar hakikaten güzel abilerdir. En önemlisi Beşiktaş semtinin çocuklarıdır. Beşiktaşlıdır bunlar. Bu işin sonu nereye varır demiştim.. Karşı tarafta bekleyen boğazlı kazaklı, siyah ceketli, kirli sakallı.. ama en fenası pis bakışlı adamlar var. Maç önceleri etrafında 15-20 kişi toplamadan gezinmeyi kendine hakaret gören adamlar. Adları hep adi işlere, çek-senet işlerine, cinayetlere karışmış adamlar. Çarşı'nın a'sını değiştireceğiz diyen, Gündoğdu marşı söylenmeyecek diyen adamlar. Yönetimden yol alıp çoluk çocuk demeden insanlara saldıran, kapalı tribüne kara günleri yaşatanlar. Bu adamlar tabi ki sözlükte, blogda, forumlarda yazılanlar sayesinde almayacak o tribünü. Ama olur da, söylemeye çekiniyorum, o kapalı tribünü bu adamlar alırsa, sete çıktıkları an bozkurtla selamlayacaklar adamlarını. Herhangi bir maçın herhangi bir dakikasında en şoven sloganlar yükselecek kapalıdan. Bağırın diye tükürükler saçılacak, sevmedikleri insanlar tonla sopa yiyecek. İşte o gün Kapalı tribün bitmiş olacak. Biz ise geçmişe dönüp, Alen'ler yönetimden nemalanıyordu, o yüzden Demirören'i protesto etmiyorlardı mı diyeceğiz bilmem. Ben kendi adıma o stada gittiğim her gün, stadın önünde bu karagümrük formalı, karşıyaka atkılı, siyah ceketli adamları gördüğüm ama tribünde setin üstünü bu adamların alamadığı her gün, Köyiçi'nde gözlerinin içi gülen o heyecanlı abileri gördüğüm her gün, dünyanın en güzel atmosferinin yaratıldığı, en güzel bestelerin patladığı her gün, böyle bir tribünü yarattıkları için; tribünün bu adamlardan uzak güzel kalmasını sağladıkları her gün, bu mafyözlerin kapalıda boru öttüremedikleri ve de yumruğu havaya kaldırıp, Gündoğdu marşının bağırdığımız her gün.. bu yönetimden rantlanıyor denen adamlara teşekkür edeceğim. Gün ola ki kendi semti ile Beşiktaş semtini karıştırmış bu adamlar tribünü alırsa, şimdi Çarşı'nın kurucularına iftira atan herkesi yeni tribün 'reis'leriyle övünmeye davet edeceğim.

43 Yorum:

theotheo dedi ki...

bu işler öyle kolay değil purple o erdemin falan da kim olduğu açık ortadadır, o vasatlıkta bi herif değil taraftar liderliği, 3 tane tavuk bile güdemez, ondan yana sıkıntı olmasın.

onları bırakın da.

masum gözüküp, demirörene ana avrat küfreden, yanındaki eşine bile saygı duymayan, ve bunu savunan ekşibeşiktaş'ın bir bölümü.

erdem'in ne olduğu zaten bilinirde, asıl tehlikeli olan iyi görünüp, o iyi görünüşün altında yatan bir masturbasyon canavarıdır, hayatı boyunca hiçbir sivil duyarlılığa, protestoya katılmaya götü yememiş, ancak 3 tane mastürbatörle sürü oluşturup, beşiktaş başkanına hiçbirşey bilmeden küfür edenler. asıl beşiktaş taraftarlığının korkması gereken kişiler bunlar.

t2 dedi ki...

purple ...
tüm romantik yazına rağmen ve de abilerimiz dahil ...
masum değiliz hiç birimiz ...
masum değiliz hiç birimiz ...

yuki the zorba dedi ki...

Kim küfretmiş Demirören'e?

@theotheo

ben senin demiroren'ın oglu oldugunu sanmaya baslıyorum..

Jessie dedi ki...

karagümrük'ü karşı tarafa koyup çarşı'yı makul kabul etmeyi ben de tasvip etmiyorum.

aslında ben ne çarşıyı tanırım, ne abileri bilirim. onlar da beni bilmez. mutlu mesut gidiyoruz.

beşiktaş neden abilere ihtiyaç duyuyor. ne bileyim, otobüste görür saygı duyar yer verirsin, stadta yer verirsin ama abilerden neden bize liderlik etmesini bekleriz anlamıyorum.

illa bir lider mi olmalı? diyeceksin ki bu abiler gidince başka abiler gelecek.

işte tartışılması gereken şey tam da bu. iyi abi - kötü abi ayrımından öte, beşiktaş taraftarının fikri üzerinde neden tahakküm kurulmak isteniyor?

alen neden protesto 75'ten sonra diyor? alen bunu diyip yapamadığı için başkan da alen yapamadı siz geçin diyor.

yahu beşiktaş taraftarı isterse 90 dakika istifa diye bağırır, isterse bağırmaz. 75.dakika kararını kim, hangi hakla alır. yada aldı diyelim kendi uygulasın, tüm stadı neden kendi kararına uymaya zorlasın.

tamam çarşı bu maçta böyle bir girişimde bulunmadı. ama daha önceki maçlarda olan olayları da biliyoruz.

çarşı, tribüne artık hükmedemiyor. hem de tribünün bağımsız beşiktaş taraftarına hükmedemiyor. bunun artık görülmesi gerek.

abilerse saygı duyarız vs. ama liderlikse burası tartışmalı.

benim bir fikir oluşturmam ve onu tribünde ifade etmem için abiye ihtiyacım yok.

zaten bu iş abilerle olsaydı çoktan olurdu. hep problemi abilerin sırtına atıp kaçmak klasik bir yönetme problemidir.

beşiktaş taraftarı artık abilerin sorumluluklarını eşit oranda üstlerine almalıdırlar.

ne çarşının ne karagümrüğün ne de bir başka grubun hükümranlığı altına girmeyeceklerini ortaya koymalıdırlar. yoksa karagümrük kötüydü de bu ondan iyiyle beşiktaş tribünü düzlüğe çıkmaz.

purplepurple dedi ki...

valla demirören'e en ağır hakaret benden geldi. küfür ediyor dediğin insanlar yumurtalı saldırı ayıptır derken, keşke kafasına denk gelseydi bir tane dedim. küfürü bulana bir büyük boy sarella

purplepurple dedi ki...

jessie, altına imza atarım. hatta benim yazdıklarımla senin yazdıklarının zıt düşmediğini düşünüyorum. sadece bu adamlara haksız yüklenildiğini ve tribünü çeteci tiplilerden bu adamların koruduğunu biliyorum ve paylaşıyorum.

sorunun temeline inersek abi olayına bağlı olmamak gerektiğini tabi ki kabul ediyorum. ama işte sorunun temeli bu. o temele inmek için sosyolojik sulara girmek lazım ama. o temizleme daha dipten başlar, tepeye yükselir. abilerden kurtulalım! demekle olmuyor o.

zubi dedi ki...

merakla bekliyodum ne yazıcak diye. öncelikle eline sağlık.

abi herkes bu kadar saf temiz olamıyo malesef. aşağıdaki posta gelen cevapta yazıldığı gibi çarşı formalı insanlar feribotta vapurda insan tartaklıyolar, kavga çıkarıyolar, bilet satıyolar. Ve işin kötüsü istediğin kadar anlatmaya çalış insanlara, kimse çarşının ne olduğunu anlamak istemiyor. şu son maçta olan olayları bile gazetelerde insanlara anlatmayı bırak maça gelen beşiktaşlılara anlatamıyosun.

bazı şeyler güzel anılar olarak kalmalı belki de ne bileyim.

t2 de haklı burda. kimse tamamen masum değil ama atalarımız da ne güzel söylemiş be kardeşim: adam sandık eşşeği alnımıza değdi taşşağı diye. kim bilebilir ki insanların tribüne adam sokup çocukları dövdüreceğini. insanların çenesini kırdırıp 2 ay yemek yiyemeyecek duruma getireceğini.

aha küfür etti diyenlere de teşbihte hata olmaz diyelim burda da yanlış anlama olmasın.

theotheo dedi ki...

@ramon

demirören'in oğlu olsaydım, şu anda deniz manzaralı evimde kıçımı yaymış, denize bakarak bi yandan tv izlerdim, bi yandan da babamın değişik ülkelerden getirdiği müthiş çikolataları yerken, öğle yemeğinde ne yiyeceğimi, akşam kızarkadaşımla sevişirken o prosesi nası hızlandıracağımı falan düşünürdüm.

t2 dedi ki...

Maç içinde Demirören'e edilen küfür ;

koy yıldırıma
koy yıldırıma
koy şu g.tveren yıldırama

inşallah ...

theotheo dedi ki...

@t2

evet yanında eşi olan bir Beşiktaş başkanına o küfürü et.

he ama bi gün trafikte giderken, yanında annen, sevgilin, eşin varken, sana küfür edildiğinde hiçbirşey yapmayacaksın anlaştık mı?

simplextablosu dedi ki...

seninde eline sağlık purple.
bu arada jessie;
teorik olarak önder grubun olmadığı bir tribünün reel hayatta herhangi bir karşılığının olmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. burada Bjk Çarşı'da abi kavramı vardır, bunun dışındaki diğer tribünlerde reis denir vs. Tribün dünyanın her yerinde lider veya lider grupları barındırır. Biz istesekte istemesekte orada birileri olacaktır. Ha bu tartışmayı da ayrıca yapabiliriz, ben illa birileri olması gerekir diye savunmuyorum. Ancak çarşı'nın içinde bulunduğu durum kısaca şu, başkan her an tribünde başka insanlara yol verip olaylara sebep olabileceğini, seti değiştirebileceğini, çarşı'dakilerin akıllı olması gerektiğini aba altından değil baya üstünden göstermiştir. Çarşı tepki göstermezse tribünde kalabilecek, gösterirse indirilecektir. Önemli olan çarşı'nın tribünden inmeside değil, yerlerine gelecek olanlardır. O adamlar insanların içine sinmiş olsa, çarşı feshinden geri dönmezdi zaten.
İki ucu boklu değnek dediğimiz şey budur. Bunu yönetmek kolay iş değildir.

Deniz dedi ki...

Tribünün gruplardan temizlenmesi gerekir eğer bir grubun tribüne liderlik etmemesini istiyorsak. Nasıl yapılacağı konusunda önerisi olan?

(Türkiye şartlarını dikkate alınız, ek kağıt kullanabilirsiniz.)

Lisandro Lopez dedi ki...

bugun karagumruklulere verilen biletler zamaninda kimlere veriliyordu peki? bir kombineyle 5 kisi girenleri unutmayalim. evet her tribunde abi veya lider artik ne derseniz vardir ama bu 'abiler'in gorevi butun stad bir olup yonetimi protesto ederken 'bu bizim isimiz degil' dmek midir? bunu elbette son mac icin soylemiyorum. kimse kusura bakmasin, carsi kendi edip kendi bulmustur. zamaninda baskalarina yaptiklari simdi kendi baslarina geliyor. bunun ne ugruna oldugunu artik size birakiyorum.

kapalininda karagumrukluler veya biletsiz giren topluluktan temizlenmesi, yeni taraftar profilinin olsumasi icin gelecek yonetimin yapmasi gereken ilk is stadi yenilemek ve su bedava bilet olayini kokunden kesmektir. gerekirse 3000 tl olsun oranin kombinesi. ne yani onlar cok iyi besiktaslida yerlerine gelecek olanlar onlardan daha mi az besiktasli?

volkan dedi ki...

bi de erdal keleş var tabi o saldıranlar arasında, yönetime ne kadar yakın olduğu çok açık
http://www.medyaspor.com/v02/news.aspx?id=32876

cha dedi ki...

deniliyor ki 3 mastürbatörün gazına gelip demirören istifaya çağrıldı. bu 3 mastürbatör ne kadar güçlüymüş ki çarşı'nın 75. dakikaya kadar protesto edilmeyecek kararını daha ilk dakikadan bozmaya yetiyor. ağzının burnunun kırılma olsaılığına rağmen karagümrüklü denilen paralı askerlere karşı çıkıyor. bırakalım bu işleri. protestoya katılanların çoğu belki de hepsi münferit kartallar...

çarşı'ya gelirsek, asi ruh belgeselinde kapalının ortasını kapmak için şehitler verdik ama yine aldık diyen abiler(cem, alen, ayhan...) denizlispor maçında neredeydi? beşiktaş amblemsiz kırmızı formalı beşiktaş aşıkları! mı oranın yeni sahibi? çarşı'nın abileri gerçekten beşiktaş aşıkları olabilir, hayatı beşiktaş üzerinden yaşıyor olabilir, ama bu günlere gelinmesinde sanki onların da suçu var gibi...

t2'ye sonuna katılıyorum.

masum değiliz hiçbirimiz.

theotheo dedi ki...

ya geçiceksiniz bu işleri şehitmiş falan da filan, sanki çok önemli bir bok yapıyorlar, işleri güçleri kolpa, karagümrük denen ekip bunlardan da kolpa.

bak kardeşim 3 mastürbatör dediğim yeni nesil internet güdümlü, çok yüksek ihtimal 80 sorası doğmuş, genelde her platformda pısırığın önde gideni olmuş, birey olarak hiçbir hakkını savunamayan, sadece sanal mastürbasyon ve sürü psikolojisi ile kendi içindeki bastırılmış öfkeyi dağıtan topluluktur.

elbette sen oraya gidip içten bir şekilde, beşiktaşın haklarını koruduğunu düşünüyorsun.

hayır sen aslında beşiktaş'ın haklarını korumuyorsun, o sürüye güvenerek, tribüne boşalıyorsun, tek yaptığın bu, çünkü bu hayatta hiç bir platformda bir sesin olmamış, kendine güvensiz, apolitik, sıkıntılı bir gençliğin sancıları bunlar.

o karagümrük denilen, boğaz kesme işaretleri yapan gerizekalıları da s.kime takmadığım için yorum yapma zahmetinde bulunmuyorum.

t2 dedi ki...

THTHEOAHTHAOEOE ?

Arkadaşım ben sadece başkana edilen küfürü yazdım ... Sana ediliyor aylardır buradan onları da mı yazayım ?

Pamukk dedi ki...

hiçbişey işe yaramıyor gitmiyor adam. acaba karısına kızına küfür edilse gider mi? çok terbiyesizim evet.

Eser Gokulu dedi ki...

Günlerdir yaşanan olaylar, Karagümrük ve bir takım isimler tek tek ifşa ediliyor; polisin bu meseleye uyanıp uzlaşma sağlatması an meselesi gibi bir şey, aksi taktirde olayların durulmayacağını ve hesaplaşmaların stad dışına taşacağını herkes az çok biliyor. Maalesef bu işler ''hadi abiler ağırlığını koysun ve bu adamları sustursun'' olayı değil. Tribün bunlarla başa çıkamaz; adamların gözü kara, fazla sayıda hayattan beklentisi olmayan tipler mevcut, reiscilik kavramı var, para için yemeyecekleri bok yok ve en önemlisi yönetim bunlara maddi-manevi destek verdiği sürece hareket alanları genişliyor. Evet sonunda tribün bunlara da boyun eğecek veya eğmek zorunda kalacak; işte o zaman da çarşı gerçekten ağır ithamlara maruz kalıp, tüm saygınlığını yitirecek. Yukarı tükürsen siyah, aşağı tükürsen kırmızı ..

Zoraki uzlaşma sağlanır, kongreye kadar sular durulur, onlar yer altına, gerçek taraftar tribüne, abiler kendini aklamanın derdine, tamam bitti gitti ..

Şöyle 3-5 maç ceza alsak da Anadolu'ya uzansak çok güzel olacak; yok mu yan hakemi bayıltacak bir babayiğit ..

theotheo dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
theotheo dedi ki...

ya eser güldürme beni, fos kalabalık bunlar, ne zaman ne oldu da şimdi bişeyler olacak. ferdi olayı var bi onda da başka şeyler var.

bunlar hikaye gelip geçici.

Jokond dedi ki...

Eser, yazdığın yorumun son cümlesinin espri içerikli olduğunu çoğumuz biliyoruz da bilemeyen genç delikanlı, çabuk gaza gelen arkadaşlarımız olabilir. Aman dikkat diyorum...

stalker dedi ki...

asıl vahim olan, sete saldıranlarla seti koruyanların daha sonra ortak tezahürat yapmaları. her şeyi anlarım; ama bu olmaz.

kutunun etrafındaki çıkarsız-hesapsız, ilişkisiz harbi taraftara saldırdı bu itler; kayıtsız kaldın, benim derdim set dedin, onu da kurtardım dedin. sonra da sana saldıran itlerle bir olup altlı üstlü tezahürat yaptın. içim parçalandı beşiktaş tezahüratları ıslıklanırken, sen buna neden oldun, mahal verdin. objektif olarak o itlerle yan yana düştün kısacası, var mı ötesi...

biz buna yanıyoruz.

futbol dedi ki...

bende o maçta kapalı alttaydım bu olayların tek sorumlusu karagümrüklülerdir çünkü bütün olayların başlamasına onlar sebep oldu yoksa her şey iyi gidiypordu.

taksim dedi ki...

Gücünü git gide kaybeden bir devlet gibi şu an kapalı kutudaki sevilen abiler topluluğu..
O çArşı diye lanse edilen topluluk yani. Olmadık bağlar var bu işlerde. Anlayamıyosun..
Bakıyosun mesela o medyaspordaki fotolara.. Bir yanda optik var, iki sıra ötesinde erdalla.. diğer yanda yılmaz abi ile omuz omuza bu erdal toplu fotoda.. Erdem fora ile ismi anılıyor bu aşağı grubun her daim.. Denizli havaalanında takım otobüsten çıkarken yönetim konvoyunda görüyosun adamı yine. Siyah Beyaz derneğin uçağının organizasyonunu üstleniyor, havaalanında görüyorsun.. Her daim levent erdoğan ile taşşak seriyorlar fotoların karşısında. Kocaeliden dönerken otobanda, tırları arabaları durdurup kemal abiler ile birbirlerine giriyorlar, kocaeliler taşladığı için durulmuştu oysa.. İstanbul yolunda sokalım diyolar üste 50 kişi, indirelim; öldürelim; keselim naraları atıyorlar.. Başrolde yine aynı adamlar..

"Aynı adamlar", kapalının soluna "Kutu ile paralel düşüncedeki" insanlara tekme tokat dalıyor, ağızlar burunlar yer değiştirdikten sonra dönüp alt üst Beşiktaş'ım benim yapıyor..
Kapalının solunda, yanında dayağın kallavisini yiyen tanıdk/tanımadıklarını izlerken gözlerin, maç öncesi ve hemen başında, seti kurtarma mücadelelerine ortak olmayı; doğru zamanda onların yanında itlere saldırmayı beklediğin adamları, nam-ı değer abilerini arıyorsun. Ama onlar da bakışları kaçırıp yukarıya Beşiktaş diye bağırtıyorlar.. VEya kutu çaresizce yönetime şerefsiz yaftası vururken bağırtmaya çalışıyorlar..
"Önemli olan seti kurtarmak" olarak maçtan sonra açıkladıkları bu durumun sebebini kafamda bir türlü çözemiyordum ki, bir abimin bir yazısını okumam ile dank etti. İnanamazsın dimi, kapalı kutunun solundaki ilk çıkış kapısının hemen yanına çArşı'nın destek veremeyecek kadar güçsüz durumda olmasına..
Öyle işte.. Şimdi destek çıkalım, kolluk olalım birilerine.. Ama kime.. Nasıl ?

Yaşamaya çalıştığın bu tribün ortamı su gibi aynen. Bulanmaya anında hazır. Yol "sikgirolgit gümrük" sloganlarına doğru ilerliyor hızla. Ve o gün, hem karagümrüğün, hem de Beşiktaş'ın yandığı gün olacak, olursa.
Veya Eser'in dediği gibi, her olayda olduğu gibi, ocağa kadar yalandan sessizlik çökecek kapalıya.
Alen çıkacak sete tek başına yine kasımpaşa maçında;
ellerini kaldıracak santradan hemen önce..
Sen de zıplamaya başlayacaksın kafanda düşünceler ile, laylaylaylay diyerekten..

Ayrıca belirtmekte fayda var, paşa gümrük düşmandır.. Bilmiyorum neleri çağrıştırır bu da..

scugnizzi dedi ki...

yazıya tamamen katılıyorum, altına imzamı atarım.

jessie senin dediğin neden başbakan var, neden bakanlar kurulu var hiçbiri olmasın biz eşit fedakarlık alırıza geliyor. o tribünde 10-20 tane esas adam olmasın -bu her tribün için geçerli- bak bakalım neler oluyor? :)

naçizane tavsiyem Seba'nın işaret edeceği bir adayı kongreya çıkarmak ve uzun vadede çarşı oluşumunu pasifize etmektir. kutu dediğiniz yeri bilmiyorum ama orayı kombineli münferit seyircilere bırakmak bana en iyi çözüm gibi geliyor. bir nevi yorgan gitti kavga bitti misali.
birde tribün grupları Bjk'den daha fazla tartışılır halde ve daha fazla göz önünde. bu bir kulüp için çok tehlikeli bence.

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Jessie dedi ki...

işte o mantığın başbakanı da bu oluyor zaten.

delgado dedi ki...

son 3 blog yazısı çok bilgilendirici olmuş, yazanlara teşekkür ederim.

@theotheo

ne demek ıstedıgımı cok ıyı anladın..saf ayagına yatıp, uzun uzun yazmana gerek yoktu.

ctesı gunu ankara'dan kalktım geldım sadece protesto etmek ıcın..

ertesı gun gazetelerı okudugumda sankı besiktas norvec lıgınde top oynuyor, nasıl yonetılıyor, ne kadar becerıksız topcular var bılınmıyormus da televızyondan bır macını ızleyıp yorum yapmıslar gıbı hıssettım. yok neymıs daha 3 ay once bu baskana destek cıkıyormusuz. hadı canım sızde!! mayıs ayının basında bır anket yapılsa ve "baskan mı gıtsın?" " besıktas sampıyon mu olsun?" dıye sorsalar bır kısı sampıyonlugu ıstemezdı. yıllardır yanlıs yonetılen bır takım, alınan sacma sapan futbolcular, sacılan dunyalarca para.. bu taraftar daha ne yapsın?

stadda cıkan kavgaların arkasında neyın oldugu cok barız. fazla desmeye gerek yok. bu trıbunlerde rant bıtmedıkce bu olaylar tekrar tekrar yasanır.

yenı acık ıle loca arasında yasanan olay ıcın dıyecek bır sey bulamıyorum. uzerınde besıktas forması olmayan bır grup mankafanın -kı bırının uzerınde gogusunde sony yazan bır juventus forması vardı- attıgı vıskı bardagı hemen arkamda oturan bır cıftın yanı basına dustu.. gerısını sız dusunun.

taksim dedi ki...

rant var rant var diye dusunen arkadaslar, uzerinden teget gectikleri bu konuYla ilgili bildiklerini yazsalar ne guzel olur.. Isim isim grup grup!

can1903 dedi ki...

ne küfür yok diyebilirsiniz nede onları küfür formatına sokarsınız.Bence Her zamanki alkışla tempo tutulan "yeter demirören yeter" söylenmek istenmiş ,fakat daha sonra tahrik ile farklı besteler ağızdan çıkmış olabilir.Zaten içten gelmeyen her maç söylenen besteler.Doğal karşılanmalı

theotheo dedi ki...

@ramon

rant işlerini falan geçiceksin ak. o tribündekilerin hepsinın açlıktan ağzı kokuyo, bazı zenginler hariç.

rant mant yok. açlık var sefalet var.

yahu burada bak yazılara, jessie bile nası konsantre olmuştu beşiktaş şampiyonluğuna, bırakın bu işleri.

bak ben sana ne dedim.

sen beşiktaş'ı savunuyo sanıyorsun kendini. halbuki tribüne boşalıyorsun, yaptığın iş bu, sürü olmasanız yapacağını tek birşey yok. bu kadar gerçekler ortada işte.

bu şuna benziyo, evine, ceketine vs vs. atatürk bayrağı, rozeti takıp, bu ülkeyi koruduğunu falan zannetmekle aynı şey anlıyomusun.

hiçbir farkı yok. bu yanlıştan dönün artık.

purplepurple dedi ki...

neyden dönülsün kardeşim. adam yapacağım bir şey yok diye sussun mu, yapacağım bir şey yok diye devam yıldırım demirören mi desin? bilinç böyle böyle oluşuyor artık, insanlar tepkisini dile getirecek mecra bulduğu an kullanıyor, haykırıyor, hatta kendileri bunun için mecra oluşturuyor. yayıldıkça yayılıyor. böyle böyle stada gelen herkes biliyor orada kimsenin o başkanı sevmediğini.

sus diyorsun. cumartesi günü kapalıda tekme tokat saldırıya uğrayıp, 5 dakika geçmeden ellerini de havaya kaldırarak yeter diye bağıran adamı mı susturacaksın sen? o adam mı ceketine atatürk rozeti takıp ülkeyi kurtardığını düşünen kişi?

kimi hangi yanlıştan döndürmeye çalışıyorsun?

zubi dedi ki...

theo sen de oturduğun yerden kombinesiz bişisiz demiröreni savunup duruyosun körü körüne. cidden tam aynı kafadasınız o adamın nası suratına tükürsen yarabbi şükür der sen de o adam ne yaparsa yapsın demirören iyidir mantığıyla konuşuyosun.

sen de o adama bakarak masturbasyon yapıyosun ki öööö yani.

theotheo dedi ki...

ya arkadaş siz kendiniz o kadar çok anti-demirörenci olmuşsunuzki. gözlerinizi kör etmiş.

beni fanatik demirörenci sanıyorsunuz, bir başkanın fanatiği olmaz zaten, doğruları yanlışları konuşulur, ona hak verilir veya verilmez.

tutturmuşunuz seba efsane başkan, demirören iğrenç, ben böyle bakmıyorum. bu tip bakış açısı da yanlış.

@purple

bak boş işler bunlar kardeşim, tekme tokat dayak yiceksen, daha faydalı işler için ye güzel kardeşim, bu cem'in su sıkan panzerine karşısında geçip braveheart rolüne bürünmesine benziyor, geçiceksin bunları. ne yapıyorsun? kime ne bok yararı var panzerin önünde gövde gösterisi yapmanın?

takım tutarız destekleriz, hataları, yanlışları söyleriz. e be kardeşim bosque ye tazminat ödenmişmişte fln da filan diye başlarsınız 2 dakika içinde.

bu yönetim hatasıdır olabilir, adam da senin gözüne fulya projesini sokar oturup kalırsın, herkes beşiktaş'ı sizden daha çok düşünüyor merak etmeyin, bu aptalların tribündeki aç iki tane çapulcunun rantçı olduklarını söylediği gibi, senin gibi beşiktaş'ı iyi bilen bir insanın demirören'e dolaylı yoldan bir şekilde paraları cebe indiriyo veya yolsuzluk yapıyo tarzı kolpa eleştirilerin kabul olmaz.

kötü yönetiyosa da bunun protestosu böyle olmaz, demirören gidip yerine sikindirik mafya bozuntusu amigo murat aksu gelse ne olur? bunların hepsi tartışılır, konuşulur.

ama bu tarz bir protesto Beşiktaş başkanına yapılamaz, ayıptır.

van damme dedi ki...

@theotheo surekli soylediklerine dikkat etmeye calisiyorum ama isine gelmedigi yerde direk cevap vermekten kacinip hep ayni seyleri tekrarliyorsun.

memlekette kavgalarda duyardim. biri "yapamazsin lan" falan dedi mi "sen kimsin allah misin lan" diye cevap verirlerdi.
sana ve demirorenine de bunu demek istiyorum. millet stadda dayak yemis goruntulerle yonetime yakinligi kanitlanan insanlar tarafindan sen hala protesto boyle olmaz.

ismail dedi ki...

theo theo sen fulya projesine başarı mı diyorsun? kim gözüme fulyayı sokacaksa buyursun istediği zaman istediği yerde soksun hazır bekliyorum.

kel derviş dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Unknown dedi ki...

Arkadaşlar siz herhalde yeni maçlara gitmeye başlamışsınız. Erdem Fora dediğiniz sevin ya da sevmeyin adam sonradan öyle birilerinin tribüne saldığı bir adam değil. Çarşı'nın en eski elemanlarından sette abi dediğiniz insanların alen dahil hepsiyle ilişkisi olan birisi. Çarşının kavgacı ve adının psikopata çıkması o ve onun arkadaşları neticesindedir ama dediğim gibi o çarşıdandır.

Yorum Gönder

Ara