.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
30 Ekim 2009 Cuma

Saat 8'e Kadar Tartışıyoruz...

Bilet hikayesine girip, doğru mu ettik yanlış mı ettik? Soruyoruz dostlar...
Saat 8'e kadar vaktiniz var. Çünkü 8'den sonra biz bildiğimizi okuyup yine bileti vereceğiz...
Açık söyleyeyim, bana 16 yaşındayken birileri "bir web sitesine gireceksin ve yeterince hızlı olursan, adamlar sana numaralı bileti verecekler" deselerdi heyecanımdan ölürdüm. Ben Beşiktaş'ı öyle seviyorum çünkü. O yüzden bu bileti vermeyi çok istiyorum. 15 yaşındayken beton zeminli açık bileti için 4 saat karla karışık yağmur altında bekledim ben, şimdi sıcak evde oturan bir gence numaralı bileti kazandıracağım! Daha güzel ne olur ki?
Durum net; bize iki adet bilet veriliyor, biz bunları alıp Beşiktaşlı adamlara veriyoruz. Kimseye karşı boynumuz bükük değil, çok şükür. Bizim içimiz rahat, sizden içi rahat olmayan varsa yazsın, standart yorum kurallarımız çerçevesinde tartışalım!
Not. Bilet için bekleyen benim (yuki the zorba), jessie o zaman da numaralı'dan elinde purosuyla ısıtmalı koltukta maç izliyormuş!

35 Yorum:

cagatay dedi ki...

ben şimdiden bir cevap yapıştırayım belki çıkar ilk olurum. cevaplıyorum:
Fabian Ernst

o saat yakışmadı cesi. üzerinde rakam yok bir kere. dijital saat beşiktaş bloguna daha çok yakışır. duruş bunu gerektirir.

Jokond dedi ki...

hem bi kere saat reklamı yapıyorsunuz. yakışmadı...

ombisome dedi ki...

hem bi kere saat de siyah-beyaz, sanki besiktasın reklamını yap.. haa evet, tabi. evet.

alper dedi ki...

mustafa denizli.

Freak dedi ki...

şuraya yazılan yorumlardaki tarzınıza gerçekten inanamadım.bu bloğun yazarı olan insanlar, akıllarınca bilet mevzuunda kendilerine eleştiri getiren arkadaşlarla dalga geçiyorlar. Saat reklamıymış, duruş bunu gerektirirmiş falan diye.İnsanlar sizi okudukları, değer verdikleri için kendilerince yanlış olan bir konuda fikirlerini ifade etmişler. Bazı yazar arkadaşlar da o postun içinde tartışmaya dahil olmuş ve konu tartışılmış. Şimdi burda aklınızca insanlarla tşak geçmek mastürbasyon yapmanızı mı sağlıyor yani.Ama bazılarının tepkisini tahmin edebiliyorum tabi, "blog benim kardeşim,istediğim gibi tşak geçebilirim" Tribal ve Jokond'un şuraya yazdığı yorumlardaki tarzı, iyi bir gazeteci olmak için muhabirlik günlerinde işini kovalayıp saygı-sevgi gösteren bir basın emekçisinin, bir medya yavşağına dönüşünü hatırlattı bana.Yol doğru değil, tarz hiç değil.

Burası tabi ki kendi blogunuz istediğinizi yapabilirsiniz. Ki açık söyleyim bilet vermek ya da bonus reklamı beni çok rahatsız etmedi. Bir önce ki başlıkta birşey dikkatimi çekti yalnız. Blog açanların yüzde 99'unun adsense'ye kayıt olması ve kapalı tavanında ki Telekom reklamları.

Blogu açtığımızdan beri Ege ile reklam hakkında konuşma gereği bile duymadık. 1-2 defa reklam talebi gelmesine rağmen cevap atmadık. Bu bizim bloga bakış açımızı yansıtıyor aslında.Bir hatıra defteri, günlük gibi kullanıyoruz.

Telekom fotoğrafını çeken ve konunun Forza'ya taşınmasını sağlayan bizzat benim. O reklamın oradan kalkmayacağını biliyordum. Blogdaki yazım ise Vodafone reklamı da olsa tam olacak şeklindeydi. Rororo yapmış gibi anlaşılmışsak bu benim hatam değil.


---

Yuki, Jessie, Raul'u bizzat tanıyorum. Eğer yukarıdaki yorumlar bu arkadaşlarımdan gelseydi mail atmayı ya da telefon açmayı denerdim. ( böyle bir yorumda bulunmayacaklarınıda biliyorum aslında ) Ama Tribal ve Jokond açıkçası sanal ortamın rahatına sırtlarına dayayıp laf atma yarışına girmişler. Kime yapıyorlar bunu ? Kendilerine üslupluca eleştiri getiren 2 tane Beşiktaşlı Blogger'a.

İçi boşaltılmış Duruş kelimesi ile bugünlerde en çok dalga geçen kesimin Beşiktaşlılar olması da acı veren bir ayrıntı.

En fazla Lütfen bu yakışıksız tavırdan vazgeçin diyebilirim size. Bu tür yorumları devam ettirmeniz beni ya da arkadaşlarımı zedelemez. Aksine ; Bilimum Beşiktaş forumlarında 17 yaş ortalamasındaki çocukların birbirine laf sokma durumundan sıkılıp buraya girip düzgün 2 satır yazı okuma heveslisi adamların gözünde, sizinde diğerlerinden farksız olduğu manasını çıkarmasına sebebiyet verir.

Buradan devam etmek istemiyorum. Haz duyduğum bir şey değil sanal atışma. Mekan belli; Şairler Parkı. Cevabım yetersiz gelirse orada devam ederiz konuşmaya. 10. dakikada bu tartışmayı bitirir, 11. dakika Nobre mi Bobo mu oynar bugün diye konuşmaya başlarız.

Sağlıcakla


marmara

ombisome dedi ki...

@freak

şimdi ben cevap verince kraldan çok kralcılıkla itham edilebilirim ama yine de esprilere ek yapmış biri olarak düşüncelerimi yazmadan geçmeyim, nasıl olsa muhataplarını sanki bunu söylemişler gibi "blog benim istediğimle taşak geçebilirim" önkabuluyle bertaraf edilmeye çalışıldı.

Öncelikle buranın her türlü eleştiriye açık bir yer olduğunu inkar edemeyiz, en son 2 gün önceki "açıklama" postunda da yaşandı bu; hiç kimsenin umursamayacağı bir banner kaldırıldı ve buna yol açan hassasiyetler blog ahalisiyle paylaşıldı. Bu kadar özenli davranmaya çalışırken dahi eleştiriler gelince "burası benim blogum aga, istediğim gibi davranırım" denilmediği için mi eleştiriyorsunuz gibi bir karsı eleştiri geldi blog yazarlarından. yani en azından ben bunu çok net olarak anlayabiliyorum.

e simdi buranın tarzı ısrarla bu değilken, niye çok sert bir tarzları varmış gibi davranıyorsun. su son yapılanlar da kendilerine karşı muhtemelen haksız olarak kabul ettikleri durumla dalga geçmek, peki bunu mastürbasyon için yaptıklarını iddia etmek daha mı hafif?

reklam olayı için de konuşayım hazır neredeyse başucu eseri hale gelecek ilk yorumumu göndermezden önce:

kapalının üstüne reklam almakla, eksibesiktas'ın tepesine banner koymayı bir tutmayacağız heralde. Beşiktaş kapalının üstüne alacağı sponsor gelirine muhtaç değilken (en azından türk kızılayı şovenizminden birtakım çıkarımlar yapılabilir), pekala hiçbir geliri olmadan bu hepimizin girmekten keyif aldığı, kapansa niye kapandı ki diye hayıflanacağı bu siteyi yaşatmak için sponsor desteği alınabilir, bu reklamların -ki bunu da buranın takipçileri için bilet vermek için kullandılar- sitenin içeriğine etki edeceği varsayımı şu an için sadece bir önyargıdır, böyle bir şey olmaz demiyorum ancak bu olmuş veya kesin olacakmış gibi ithamlar -yakışıksız- söylemleri için biraz erken sanırım; kaldı ki reklam blogun kendine yakışanı banner etmesidir.

Son not: burdaki hiçbir yazarı hiçbir şekilde tanımıyorum,(bi kez yukiyi kapalı altta yanımdan geçerken gördüydüm), sadece seninle eşit mesafeden belki senden daha uzaktan ancak zıt taraftan bakıyorum duruma.

@Şairler Parkı/Marmara

blogunuzun iletişim mailini bir kontrol et lütfen.

Jokond dedi ki...

alt tarafı espri, komiklik, şakalar. Niye bu kadar büyüttünüz ki? valla hiç laf sokma, masürbasyon ruhuyla yazmadım. ama bu blogun her hareketini, eylemini profesyonel bir kurummuşuz gibi değerlendirmeniz komik geliyor o kadar. hiç ama hiç büyütecek bir şey yok...

Freak dedi ki...

Bunun, sizi profesyonel olarak görmekle ne alakası var hiç anlamadım. Tribünde biri de bana böyle (tşak geçmek olarak anladığım ama senin öyle olmadığını sölediğin biçimde)konuşsa, ben ona da tepki veririm, hiç ama hiç sizin profesyonel olarak algılanmanızla ilgili bir olay değil.
Ayrıca eğer 20 tane Beşiktaş sevdalısı insanın kafasına göre yazıp çizdiği (iyi de yaptığı) bir blogda, sanki bir gazete-tv ya da resmi yayın organı gibi kongre öncesi denerek Demirören bannerı kaldırılırsa, bu sizin kendinizi bir blogtan daha öte bir profesyonellikte gördüğünüzü anlatır insanlara.

Jessie dedi ki...

banner koyulduğu süreçte aday yoktu, tribünde kavga gürültü vardı. şu anda ise seçim sürecindeyiz ve bu süreç belli ki sancılı geçecek. 2 adayın olduğu bir yerde demirören'e hayır demenin doğal sonucu; murat aksu'ya evet. yazarlar arasında bu düşüncede olanlar da vardır ama olmayanlar da var. en azından ben varım. ben bugün itibariyle murat aksu'ya destek vermiyorum. halbuki banner destek veriyordu.

ekşibeşiktaş murat aksu'ya destek vermeyecek. verecekse jokond, tribal, beautiful freak vs.. kim vermek istiyorsa verecek.

2 sene sonra biri gelir de hoooyt ekşibeşiktaş siz o seçimlerde aksu'yu desteklemiştiniz bakın ne hallere düştük derse cevabımız olamaz çünkü.

bunun profesyonellikle alakası yok bence. daha doğrusu kendimizi profesyonel olarak tanımlamamızla.

Jokond dedi ki...

freak denen vatandaş, ben önceki yorumumda senin yazdığını bile görmemiştim. yavşak içerikli mesajını sana aynen iade ediyorum. bugüne kadar yüzlerce yazı yazdım, yüzlerce yorum yaptım. bir tanesi bile senin bu seviyesiz, saygısız, terbiyesiz hitabını bana yapmadı. aşkla, şevkle buraya yazı yazmaya geliyoruz. bir şeyler paylaşmaya çalışıyoruz. senin gibiler gelsin bize yavşak desin diye değil.

Az öncekini hatayla silmişim editleyecem derken.
Ben yavşağım aga. Freak söylediklerinde %100 haklı.

Eleştirileri kabul ediyorum ben yavşağım ve bu muhteşem seviyeli eleştiri neticesinde yavşaklıktan kurtulmak için çabalayacağım bundan böyle

shelbyl dedi ki...

Arkadas ne tatava dondu yahu.

X Y'yi elestirir, Y kendisini savunur. Y kendisini savunurken mizahi kullanir, ciddiyeti kullanir, onu bunu kullanir. Isin icine hakaret girerse isler degisir.

Burada kimsenin kimseye "yavsak" deme hakki yoktur. Bak bu net.

Konuya geri donelim. Eksibesiktas blogu bir tercih yapmistir. Bu tercihin sonunda da elestiri, memnuniyetsizlik vs. gelecektir, normaldir.

Herkesin blog mevzusuna bakisi da farklidir, bu da normaldir.

Biz bir yolu deneyelim dedik, sonuclarinin ne olacagini bilmiyoruz. Bu bizim yolumuz. Eger ki begenilmez, eger ki insanlar samimi bulmaz vs., bir daha degerlendiririz.

Biz "padisah fermani hukmunde" degisiklikler yapmadik. Tabii ki elestiriler gelecek, gelmesi de lazim. Biz de ogreniyoruz. Blogcularin hepsi ogreniyor. 2 yil oncesine kadar blog mu vardi zaten?

Ama buraya gelen elestiriler: "Size yakismadi." gibi, sanki biz belli bir siarla yola cikmisiz, belirli sozler vermisiz de, o sozlere ihanet etmisiz gibi bir ithamda olursa, biz yazarlar da tepki gosteriyoruz, normaldir. Ben bizzat bana birisinin "aptal" demesindense (ki aptal olmadigimi biliyorum), "senden beklemezdim, sana yakismadi" falan demesini daha yipratici bulurum. Bunu "tasak gecme" olarak degil de, savunma mekanizmasi olarak gorursek, sanki daha iyi anlasacagiz. Ama birisinin "Sana yakismadi." demesi, onun da haksiz oldugunu gostermez. Elestirinin her turlusu elestiridir (hakaret siniri asilmadigi takdirde)

Bence su an yapilmasi gereken, yanlis anlamalar zirve yapmisken, su konuyu biraz kenara koymak.

Not: Tribal'in yazilarini biraz takip edenler bilir ki, tribal'in uslubu hep boyle. Her cumlesinde asdadsafsahfa olan bir adamdan bahsediyoruz burada.

Alinganlik yerine empati. Hadi, lutfen.

Freak dedi ki...

Kimse size yavşak demedi sevgili terbiye üstadları. Bir örnek verdim kendi hayatımdan ve örnek olarak kullandığım insanın şu anda ne halde olduğundan bahsettim. Kimseye küfür etmek, aşağılamak, hakaret etmek gibi bir niyetim olamaz, haddime de değil zaten.
Beni rahatsız eden üslubunuzdan bahsettiğim o yorumda bazı kelimelerden rahatsızlık duyduysanız onun için özür dilemesini de bilirim, dilerim de.
Lakin yaptığım eleştiri bakidir arkadaşlar. Sizin yaptığınız ilk yorumların insanların düşüncelerini ve tepkilerini aşağılamak olduğunu düşünüyorum. Kendi aranızda makara yaparken, o yazdıklarınızı diğer insanların okuyacağını da hesap etmiş olmanız gerekirdi zira burası yalnızca sizin görebildiğiniz bir blog değil.

shelbyl dedi ki...

Sevgili Freak,

Ahmet Cakar usulu ad hominem olan "sana x demiyorum, ama bunu yaparsan x'sin" yontemini kullanmazsan daha saglikli bir diyalog olacagina inaniyorum.

Bir arkadas vardi medya yavsagi oldu, bana onu hatirlattiniz demek, sadece kulagi farkli bir yonden tutmaktir, ama o kulak neticede gene tutulmustur.

Benim olumlama cabalarima boyle bir yanit vereceksen de sen bilirsin. Ben yeterince acik sekilde demek istedigimi dedigimi saniyorum.
-----------------------------------
Mizahta "ama karsi taraf kirilirsa" endisesi yoktur, olmamalidir bence. Bu tamaman gorus farkliligi. Bunu da netlestirelim. Ben Tribal'in yazdigini normal goruyorum, sen gormuyorsun. Ama buradan "evrensel etik cikarimlari"na gitmeye de gerek yok.

Saygilar.

Jessie dedi ki...

yeeteeeer yıldırım demirören yeeeeteeeeeer! :)

@Jessie Vefasızlık Yapma, İki Bileti Unutma
asahsdasd

anilton dedi ki...

Güzel hareketler bunlar...

Jokond dedi ki...

freak adlı arkadaşa katılıyorum. kendi aramızda makara yaparken blogun herkese açık olduğunu hatırlamamız gerekiyordu. makarayı gizli kapaklı yapmalıydık. örgüt açığa çıktı mahvolduk. büyük günah işledik...

Freak dedi ki...

Saygılar bizden sevgili Shelbyl.

Jokond dedi ki...

bu arada bu saat durmuş? hiç ilerlemiyor. duruşumuza yakışmıyor.

yuki the zorba dedi ki...

@Freak

Şahsen tanışmıyoruz. Daha önce yorumda bulunan Ege ile de, Taksim ile de, Marmara ile de bizzat görüşmüşlüğüm var. Bunu belirteyim istedim, sebebine geleyim...

Şimdi bu arkadaşlar bizim buradaki tavrımızı net şekilde bilirler. Kendimden örnek vereyim, Beşiktaş'ı sevmek için, Beşiktaş'ı takip etmek için kimseye eyvallahım yoktur. Çok şükür kendi paramı kazanıyorum, bu blog hikayesinden gelecek paraya da ihtiyacım yok, kaldı ki gelen para da yok. Net.

Şimdi sana alıntı yapıyorum. Bunu başkası yazmadı sen yazdın...

"Tribal ve Jokond'un şuraya yazdığı yorumlardaki tarzı, iyi bir gazeteci olmak için muhabirlik günlerinde işini kovalayıp saygı-sevgi gösteren bir basın emekçisinin, bir medya yavşağına dönüşünü hatırlattı bana.Yol doğru değil, tarz hiç değil."

Şimdi benzetmenden yola çıkalım o zaman. Eminim yerinde olduğunu düşünüyorsun... Hayır, aksine yaptığın benzetmenin bizim durumumuzla alakası yok. Neden? Çünkü burada bir değişim yok. Jokond 8 ay önce Ekşi Beşiktaş yokken ne idiyse o, Tribal de ne idiyse o. Bunu net ayıralım. Demek ki, yanlış bir benzetme...

İkincisi yavşak sözcüğünü kullanmışsın. Sen oraya yavşak yazarsan biz bu blogda o yorumu sileriz. Biz Ahmet Çakar'ın "Ben size gerizekalı demedim" salaklamalarıyla yaşayan insanlar değiliz çünkü. O yüzden bu blogdayız zaten.

Üçüncüsü, "yol doğru değil"... Hangi yol bu? Bu kadar polemiğe açık bir post atıp, sonra da dönüştürmeye çalışmak nedir? Yolumuz dün ne idiyse bugün de o. Yolda karşımıza çıkan ise iki tane Numaralı tribün bileti. Bak Gökhan kardeşimiz daha önce hiç Numaralıya gitmemiş. Sen benim dün gece bu işe vesile olduğumda ne hissettiğimi biliyor musun? Aldığım keyfi tartabilir misin? Beni herşeyden çok bu yol hikayesi rahatsız etti. Ne varmış yolumuzda merak ettim.

Ben tekrar söylemek istiyorum.
Burası Beşiktaş blogu. Yani BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ'nün kurumsal ve onursal bir mekanı değil. Burayı haybeden kutsallaştırmayın yahu.
Stad ayrı, tribün ayrı blog ayrı anasını satayım.

Söyledim yine söylüyorum.

ekşibeşiktaş bloguna katulonya bayrağı olarak addedilmiş Barcelona forması muamelesi çekmeyin. Ha o bayrak sayılan formada bile reklam var amına koyim ya.

Azıcık rahatlayın bir. Bakın bakalım ne oalcak.
Hıncal Uluç gibi girmeyin YAKIŞMADI falan diye. Elbise değil ki bu

95 senesiydi İstanbul'a ilk gelişim. Öğrenciydim ve aman aman param yoktu. Beşiktaş galatasaray maçı vardı ve para yoktu. Beleş tepede maç boyu bekleyip son 10 dakikada kapıların açıldığını farkedip aşağıya uçtuğumu hatırlıyorum.
Mabede ilk girişim oydu. Yenildik o maçta, Kuntz tek golümüzü atmıştı yamulmuyorsam. Çünkü stada girmiş olmanın sarhoşluğuyla maçın ne halde olduğuyla hiç ilgilenmemişim.

Aradan 15 sene geçmiş. O 15 sene içinde defalarca açıkta yerimi aldım. Sonra Sergen attı şampiyonluk geldiyi duyamadım çünkü sabah saat 10'da pankart asacaz yalanıyla stada girip kendimizi kaybettirip tam 12 saat stadda kaldım.
Sonraki yıl mabedde gönüllü olarak saha içerisinde görev aldım doktor olarak. 4 kasım 2004 beşiktaş athletic bilbao maçında bir hasta için çıktığım şeref tribününde ali güneş'in golü sevincini yıldırım demirörenin züerine atlayarak yaşadım, porto maçını görevli numaralıda izledim.

Demem o ki o stadda olmak iin çok şey yaptım. Çok şey yaşadım.
O biletin mensubu olduğum bir yer tarafından veriliyor olmasından daha anlamlı bir şey yok.
Keşke o zamanlar bana da verselerdi

delgado dedi ki...

imkanım olsa gireceğdim yarışmaya ama(bak hele adamlar bedava bilet dağıtıyo sen imkan diyon) yer ve zaman müsade etmiyor malesef maça gitmeme. dün kazanan gökhan'ı ve şimdiden bugün kazanacak olan arkadaşı tebrik edelim. gerçekten çok güzel olmuş şu bilet işi, emeği geçen herkesin yüreğine sağlık.

delgado dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
M.A.F dedi ki...

dun dogru cevabi bilmeme ragmen benden daha hizli cevaplayan bir arkadas (gokhan) oldugu icin kazanamadim.yontemle ilgili soyle bir onerim olabilir.
sure cok daha kisitli olur, 3-5 dk mesela. dogru cevaplar arasinda kura cekilebilir.
cunku sole bi durum var: az cok teknik olarak internet islerinden anlayan biri olarak;yorum sayfasi acikken cevabi kopyalayip yollamak saliseler almasina ragmen benim cevabimdan baska birinin bunu yollamasinin tek aciklamasi olabilir:bagalanti hizi cok cok iyidir.yani teknik altyapinin yarismanin sonucunu etkiledigi kanaatindeyim.
yoksa benden daha hizli cevap veren arkadaslara saygi duymakla birlikte baska aklima bisi de gelmiyor.
onerimin degrlendirilmesini istirham ederim :)

M.A.F dedi ki...

ek olarak;
kura cekimi icin de sole bi onerim olabilir.
bilenlere 50 ile 100 arasinda cesitli numaralar verilir.
ve bunun icin ayri bir post acilip en fazla secilen numaraya bilet verilir.
sadece oneri

Jessie dedi ki...

her türlü fikre açığız. şaibe oluşmasın yeter.

geloraptor dedi ki...

Kura fikri bence de mantıklı... Naçizane.

molosztash dedi ki...

bana 16 yaşındayken birileri "bir web sitesine gireceksin" deselerdi bile heyecanımdan ölürdüm, internet sonuçta, her yerde yok. vay anasına...

dominic molise dedi ki...

freak'e katiliyorum; bugune dek gayet de sirin! duran yildirim demiroren banneri secim oncesi donemde oldugumuz icin neden kaldirilsin ki? demiroren'e karsiyiz ama ''abi secim var, adamin gelecegiyle oynamayalim simdi'' kaygisi mi guduyoruz, nedir yani?
bunu yapanlar daha dun ankaragucu taraftarina ''gokcek'i istemiyorlar ama bir sey de yapmiyorlar demek ki kabul ediyorlar'' yuzeyselligiyle yaklasiyorlardi. bence durumlar oldukca benzesiyor. demiroren'e karsiyiz ve yeter demiroren demek neden bu kadar zor gelmeye basladi ki?
eksi sozluk ve besiktas'in bir araya geldigi her ortam tadindan yenmez. ama sanirim sizin yazdiklariniz biraz ''yersen'' havasinda olmaya basladi. bilet dagitma bayrami ve bonus kart reklamlarimiz hayirli olsun. demiroren'e yeter diyemeyen yerde bonus kart da olur, bedava bilet de. bedava bilet ve demiroren'in ayni paragrafta olmasi bile insanin nasil tadini kaciriyor ama degil mi. evet, oyle.
sevgiler..
eksi besiktas bence fikir olarak blog aleminin en guzel konseptidir ama hakkini yeterince veremediginizi dusundugumden birkac kelam edeyim dedim. rahatsizlik verdiysek affola.

eklemeden gecmeyeyim; saat reklami yapiyorsunuz espiriniz cok basit, siradan ve uzucu.

shelbyl dedi ki...

1. Demiroren'e yeter diyorsak, Aksu'ya evet demek istemiyoruz. Surekli yazdiklarimiz zaten Demiroren'e yeter dedigimizi acikliyor, ama insanlar banner'a bakip "Bunlar Aksu'cuymus" demesin dedik. Aksu listesini aciklar, biz de taraf tutmayi seceriz, uzerinde uzlasiriz, o zaman misler gibi olur. Bunu niye anlatamiyoruz, niye hala insanlar gelip "''abi secim var, adamin gelecegiyle oynamayalim simdi'' kaygisi mi guduyoruz" gibi tamamen sacma bir arguman one surebiliyor?

O paragrafa komple bu yorumu yaziyorum, teker teker her cumleyi incelemeye gerek yok. Daha once 38 defa acikladik cunku. Eger iki aday olmasaydi, biz o banner'i oraya koyardik, eger Demiroren'in karsisina cikan adayi tamamen destekleseydik, o banner orada kalirdi.

Bak tekrar diyorum, fikir olarak Demiroren'i de, Aksu'yu da elestirmeye devam edecegiz burada.

Ya hakikate cok mu zor su durusu idrak etmek? Biz mi Turkce bilmiyoruz, anlamadim ki arkadasim?

2. "eksi besiktas bence fikir olarak blog aleminin en guzel konseptidir ama hakkini yeterince veremediginizi dusundugumden"

Allah askina, eksibesiktas'in hakki nedir? Nasil verilir? Biz kendi yarattigimiz bir konseptin hakkini nasil veremiyor olabiliriz? Bu nasil bir ithamdir?

Ya neyse ben bir sey demiyorum. Bkz falan verirsem belki daha anlasilir olur, daha eksi stilinde olur:

(bkz: soylesem tesiri yok sussam gonul razi degil)

Yorum Gönder

Ara