.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
12 Eylül 2009 Cumartesi

Being Mustafa Denizli

Anlamıyorum abi. Ben bu adamı bazen hakikaten anlamıyorum. Kafasının içinde ne tilkiler, ne planlar dönüyor; hiç ama hiç bilmiyorum. Doğrularının yanlışlarını götürmesi garibime gidiyor. Maçtan önce hepimiz "Üzülmez oynar kesin" dedik, şaşırdık İsmail doğrusuna. Ki İsmail bu maç beklendiği gibi iyi oynadı, teoride onu "5'e katlayıp 10'a bölecek" Keita da oyunun kaderini değiştirecek oyun etkinliğini sağlamadı. Bu doğrusu. Fakat o da ne? Sene başından beri kısırlığa da yol açsa Ernst-Fink ikilisinde ısrar eden, bu ısrarını da "takım iskeleti oluşturma" adına hayra yorduğumuz Denizli, bu zorlu maç öncesi o iskeleti bozuyor. Onunla da yetinmiyor, tek forvet Nihat ile çıkıyoruz maça. Orta saha hakimiyeti kurarak, rakibi bozarak oynamamız gereken maça, bu dirençsizlikle başlıyoruz (Yusuf, Serdar Özkan, Tabata üçlüsü ile hakimiyet falan kuramazsınız) Kondisyon açısından sorun yaşamaya aday adamlar, bir sıkımlık kurşun rolüne soyunması gereken adamlar ilk 11'de başlıyorlar oyuna. Devre arasında da Fink girecek diyoruz, giriyor. Fakat o da ne? Yeni transfer, 10.5 numara, kilit açıcı adam Tabata oyundan çıkıyor. Ortasahadaki "redundancy" devam ediyor, çünkü 15 dakika sonra herkes biliyor ki oyuna Holosko girecek, Ekrem ya da Serdar Özkan'ın pozisyonuna aday olacak. Başka bir tavşan da Rüştü. Şimdiye kadar mükemmele yakın bir performans göstermiş Hakan yerine, bu sene performansını pek de görmediğimiz Rüştü var. O da yanıltmadı bizi sağ olsun, farkını yarattı. Şu iyi oynadığımız maçı ayrıntılarda kaybettik ya, daha ne diyeyim yani. Sene başından beri en iyi oynadığımız maçtan bu skorla ayrılacaksak, şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz lazım. İçinden tavşan çıkarmadan... Not: İsmail, Ferrari ve Serdar Özkan'ın iyi performansını görmezden gelmemek lazım.

52 Yorum:

iyi oynadıgımız mac olarak bu macı goruyorsak yazık vallahi. bal yapmayan arı gıbıyız. boyle futbolcularla bu kadar olur zaten.

daha once yazdıgım senaryonun baslangıcı oldu ne yazıkki..3 ay once sampıyon olmus takım, 40 50 mlyn euro harca bu hale getır.bravo dogrusu..

@ramon
burada para meselesi konuşulunca hemen futboldan anlamıyorsun muhabbeti yapıyorlar adama...

Riggs dedi ki...

Ikinciyi yiyene dek gayet de iyi oynadik, golu bulamamak tamamen gol aliskanligini kazanamayn oyuncularla oynamamizdan dolayi. Rustu'nun hediyesine Barosun ivmelenmesi olaganustu hakeza duzeltip vurdugu gol tamamen sezon basindan beri leblebi gibi gol atan bir takimin oyuncusu olmanin verdigi aliskanliklar, ozguven. Adamlar hazirlar. Biz buldugumuzu atamadik, cumleten 14 hafta gol atamayan duygusal Hakan sukur gibiyiz.

Ikinciyi yiyince tamamen coktuk. O dakkaya dek bastigimiz her topu alan, alip vermeleri duzgun takim yapan takim gitti, Antalyaya hazirlik macina gelmis Rus takimina donduk. GS ye ekstra bir momentumu da verdik, isimiz baya zora girdi simdi. Ucurumun kenarina geldik geldik, atladik.

Bir de sunu demeden bitirmeyeyim, sezon basindan beri GS hic disli rakiple oynam,adi biz hep zor rakiplerle oynadik geyigi tam tersine bize isleseymis keske. Tapon takimlarla biz oynasaydik da su takimin ozguveni bu kadar paspas olmasaydi, en zorlu macimiz GS maci olsaydi. 10 tane tokat yiyecegimize en fazla bir tane yerdik. Ne ise yaradi simdi Porto, Lyon, Fener maclari geyigi?

AQ-47 dedi ki...

Sakatlıktan yeni çıkan Ekrem'in ilk 11'de ne yeri var? Yusuf'un oynayıp oynamayacağı bugün belli oldu yine ilk 11...Nihat 4 haftadır hiçbir şey yapmıyor, o da tek santrfor...Sanırım Denizli ManU maçından sonra istifa eder...Mimiklerinden bıktığı anlaşılıyor, zaten sene başında da istememişti, ki o zaman herşey güllük gülistanlıktı...Ama yine de, takımın çapını bu kadar küçülten asıl kişi gitmeden, bu takım düzelmez...

ilk 5 dakikadan sonra bence oldukça iyiydik. belki muhteşem değildik ama o fantastik denen galatasary top oynayamadı.

ama ne olduysa 2. golden sonra oldu. serdar özkan yetenekli olsaydı diye ah vah etmenin alemi de yok.

şimdi istatistikleri söylüyorlar beşiktaşın pozisyon gol yüzdesi 15. yani 100 pozisyonun sadece 15'ini gole çeviriyoruz. demek ki sorun orta sahada falan değil. ruhsuz bobo ve yetersiz holosko'nun forvet hattında olduğu beşiktaş gol falan bulamaz

theotheo dedi ki...

@shelbyl

arkadaşım ismail iyi oynadı demişssin. ulan tüm pozisyonlar onun kanadından o ileri çıkıp geri dönmedi diye geldi. bu kadar da tek taraflı bakılmaz ki oyuna arkadaş.

geçen senenin sonundan itibaren diyoruz mustafa denizli gitmelidir. yazık oldu.

ancak daha sezon bitmedi, bu takım çıkışa geçecektir. herkes arkasında dursun bu takımın.

Pierce-34 dedi ki...

sivok da çok kötü oynamadı, ferrari kadar o da oynamıştır

Strateji dedi ki...

Fink'in girmesiyle 2. gole kadar gayet iyi oynadık. Galatasaray kendi yarı sahasından top çıkaramadı 15-20 dk. boyunca. Serdar Özkan'la iki net pozisyon da bulduk, biri gol olsa şu an çok farklı şeyler konuşuyor olurduk. Keza o 15-20 dk.lık baskıda gol bulamamamızın bir nedeni de, Keita'nın insan üstü performansıydı. Adam neredeyse her yere koştu, açıkları kapattı.

Yusuf yine iyi oynadı. O oynayınca sol kanat daha iyi işliyor. Uzaktan vurduğu bir şut vardı, az kalsın gol oluyordu, es geçmemek lazım.

Tabata fark yaratamadı. Biraz çekingendi, sorumluluk almadı. Beklemek, peşin hüküm vermemek gerek.

Rüştü'ye diyecek söz bulamıyorum. İki gol de onun bireysel hatasından meydana geldi. İlk golde Yusuf'a kızmamak gerek, topun geliş açısından dolayı Rüştü nasıl olsa alır diye hareketlenmedi.

Holosko yine kısa zamanda bir sürü top ezdi. Ne çekiyorsak Bobo, Holosko ve Tello'nun sezon başlarında hep formsuz olmalarından çekiyoruz. İstikrar diye bir şey yok adamlarda.

Ben yine de Manchester maçından umutluyum. Çok daha farklı oynayacağız o maçta.

AQ-47 dedi ki...

Maça Nobre ile başlanıp ikinci yarı gol bulamazsak Holosko eklenebilirdi. Maçın 55-65. dakikası arası GS 9 kişi oynadı. Keita ve Arda oyundan düştü. Orta sahayı bizimkiler yürüyerek geçmeye başladılar. bu sırada Serdar'ın pozisyonları geldi. Holosko o dakikalarda olsaydı maç bize dönerid. Ama bekle bekle 2-0 olsun sonra al...Adam boşluk bulacağı dakikada oyunda yok...Zaten 2-0dan sonra oyundan bahsetmenin anlamı yok, nedense 25 dakika geçsin de gidelim diye oynadık...Yazıklar olsun...

Riggs dedi ki...

Gecen sezondan daha iyi becerilmis bi kac bisey var aslinda takimda, surekli ayaga oynayan, topu sisirmeyen, golu macin basinda yedigi halde kesinlikle panige kapilmayan bisey vardi sahada bugun. Bir sey diyorum zira bugunluk muydu bu yoksa takimin ana felsefesi kisa ve yerden oynamaya mi dayali gercekten, su an bilemiyorum.

Esas benim en merak ettigim sey, Denizli nin su enteresan deneylerinin yuzde kaci basarili sonuc vermistir? 26. Haftanin hesabini daha aylar oncesinden hesaplayan bir adamin bunun istatisgini de tutuyor mudur meraklardayim. Neden bi tek Denizli'de var bunlar, Ferguson Berbatov u neden Sag bek oynatmaz, Owen'i bizim macta onlibero oynatma olasiligi nedir, bunlar hep merak ettigim seyler.

algon dedi ki...

Ekrem'in hazır olmayan hali buysa yaşadık demektir. Adam asıl yerinde oynamadı, ona rağmen en iyilerdendi. İsmail de tecrübe eksikliğini arada hissettirse de iyi oynadı. Ferrari iyi Sivok iyi Serdar Özkan beklenmedik şekilde iyi... E o zaman biz nasıl fark yedik?

Sağolsun Rüştü sayesinde GS 70 dakikada 1 atak yapıp 2 gol attı. Bu bizim oyunumuzu çok beğendiğim anlamına gelmiyor, ama GS'dan bariz daha baskındık. Yusuf çok top kaybı yaptı, üstelik İsmail'e de yardıma gitmedi hiç. Tabata tutuktu, ama bence Fink Yusuf yerine girmeliydi. Ernst beklediğimden çok daha az istekli oynadı. O toplara basan, alıp veren Ernst yoktu sahada. Holosko Bobo zaten yalan.

Nolursa olsun as oynaması mecbur olan oyuncuların Ferrari, Sivok, Ernst, Fink, Ekrem'dir. Bunlarsız ilk 11 düşünmem. O kadar ki; Ekrem'i nerde oynattığın önemli değil, ben olsam sağ bek oynatırım, ama orta sahada oynatılmasına da itiraz etmem.

3 dk. yan hakemle geyiğe girip ilk yarıyı 1 dk. uzatan, M. Sarp'ın numarasına kanıp Tabata'ya kart veren, Baros'un ittiği Sivok'a kart veren, eliyle topu 3 kez alan Baros'a sarı kart vermeyen, ceza sahası dışında topu elle kesen Franco'yu görmeyen hakem Bülent Yıldırım'a şükediyorum. Son 4 yılda en az hakem hatasıyla atlattığımız Ali Sami Yen maçı oldu.

mustafa denizli'nin maç öncesi dudakları maç öncesi normaldi. 2. golde de normaldi maç sonunda patlamıştı.

ben umutlandım lan ahahah

delgado dedi ki...

gecenin tek güldürücü yanı; serdar'ın biraz önce ömer güvenç'e "beceriksizim" demesiydi :))

ismail'le birlikte maçın iyilerindendi ama. 2.golde ofsaytı 10 metreyle bozdu ama savunma anlamında hataları yapan tek oyuncumuz o değildi. iyi bir sol bek kazandık bence.

delgado dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Riggs dedi ki...

Ya arkadasim sozlukte de burda da aynen devam ediyor Mustafa Sarp numara yapmis, kafasina basmis vs vs. Simdi izliyorum adamin sol kalfinin ustunde iki tane civi izi var o pozisyondan yadigar. Buna sinirlendim, ayagim kirilabilirdi, tepkim cok gereksizdi, hem Tabata'dan hem de izleyenlerden ozur diliyorum diyor. Hakem kirmizi vermedi diye -ki vermesi abesle istigal olurdu - niye adam numaraci oluyor, cirkef oluyor? Bir cirkefligi yok,gol atti iyi baski yapti diye maglubiyeti boyle sikindirik seylere baglamayin. Yakismiyor.

AQ-47 dedi ki...

Denizli maç sonrası Ligtv'ye verdiği demeçte "Şimdi iddialı konuçmak istemiyorum ama bu takımın neler yapabileceğini ben biliyorum" dedi, geçen sene çok farkı kapatıp şampiiyon olduğumuzu söyledi. Bunlar güzel şeyler de hocam lig geçen seneki lig değil, adamlar Anadolu takımlarını darmadağın ediyor...Nereye kapatıyorsun farkı?
Bu arada yerden oynama fikri takıma artık yerleşmiş, top yapan adamlar olunca daha rahat işler bu sistem. Ama tabii bir tane de adam gibi striker lazım, Nobre, Bobo, Nihat değil...GS o kadar rahat oynuyor ki, onlar da yerden oynuyor, ama bizim gibi pas atıp topun peşinden koşmuyorlar, top kontrolünü 3 postada yapmıyorlar, pas atacak adamın önünü kapatmıyorlar, tedirgin değiller...Biz 30 metreyi 5 pasla geçerken onlar 3ten fazla yapmıyor, bu konuya eğilmek gerek..

Jardel dedi ki...

@Riggs
Tabata geçen yıl Baros'un rövaşatayla attığı antep maçında da 2 tane kırmızı kartlık hareket yapmıştı.Ayhan'ın ayağına basmıştı.Hatta tüm programlar iki hareketine de kırmızı kart demişti.Mustafaya da sert girdi ama doğru kart.

Bjknin acilen guiza ve barosa çözüm bulması gerekir

Kalten dedi ki...

Beşiktaş 3 gol yedi ama sorunu geride değil forvette --bu konuda herkes hemfikir zaten sanırım.

10 numara transferini de hiç istemiyordum bu yüzden, bizim Bobo'yu elden çıkarıp bir santrfor almamız gerekiyordu, yapmadık, şimdi beşinci hafta sonunda atamadığımız goller yüzünden averajımız ekside.

Tek ümidim Batuhan, belki de başka bi ümidim olamayacağı içindir orası başka :)

Tek bir istek: Mustafa Denizli'nin "netçede" demesi yasaklansın..

delgado dedi ki...

ha jessie'nin de "netcede" demesi yasaklasın belirteyim hazır lafı geçmişken :))

2.golde de şutun ayaktan çıktığı anda ferrari ve sivok'un mıhlanması kalitelerine yakışmadı. 1.sınıf savunma oyuncularının yapmaması gereken bir şey bu, umarım üzerine giderler.

Riggs dedi ki...

Ya simdi Manisa macini izledim de Joshua Simpson diye saka gibi bi adam var, Manisanin 9 numarasi herif 10 Tabata gucundeymis ahaha attigi gol ve asisti olaganustu. Bence Ocak'ta bunu da alalim biz. Nasilsa dur diyen yok. Bu Simpson, Besiktas transfer kuruyla temizinden bi 7 milyon Pound eder ahaha

Bence artık geleceğe yönelik hamleler yapmamız lazım.İsmail,Serdar Özkan,Ferrari,Sivok,İ.Kaş,Ekrem,Ernst ve Batuhan var elimizde bunların üzerine kurulu bir takım yaratmamız lazım.Bence bu sezon şampiyonluk hayal olmuştur artık.Bari geleceği kurtaralım..

tafarian dedi ki...

batuhan gelsin denizli gitsin, batuhan haklı çıksın

dvrn dedi ki...

Başka maçları mı seyrettik bilmiyorum ki. Beşiktaşın bu oyunu iyise hiç çıkmasın Manu karşısına arkadaşım.. Galatasarayımız kötü oynadı, ama beşiktaş daha kötü oynadı. Top ortadaydı bütün maç.. Serdar'ın 2 net pozisyonu vardı başka da bişey yoktu. 8 Mn euro verilip alınan tabata vasatın üzerine çıkamadı. Kendinizi kandırmayı bırakın allahaşkına.. Bu oyun iyi oyun değil. Ben de 15 eylülde Beşiktaşlı olacağım Manu karşısında, daha iyi oynaması lazım Beşiktaşın...

Kalten dedi ki...

Ben hâlâ Galatasaray'ın Kasım ayında maaşları ödeyemeyip yabancıları kaçırmasını bekliyorum, yoksa sanki bırakmayacak gibiler bu sene :) Fener zaten ilk mağlubiyette birbirine girer, bizim durumumuzda Fener olsa Daum gidici diye konuşuluyor olurdu..

Bizim sorunumuz maalesef hepimizin de bildiği gibi yukarıda, belki şu mağlubiyetlerin tek hayırlı tarafı Demirören'in gidişi olur ne diyeyim..

theotheo dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
gökhan dedi ki...

şans, talih, kısmet episode 3 yapılsın. tahminlerde kadro üzerine olsun. bakalım tutturabilen olacak mı.

berthelemy dedi ki...

ulan bu takım kazanmayı bilmiyor hakkaten. loserlık böyle bişey olsa gerek. hep bi hataya yamanıyoruz bu sefer de rüştü suçlu oldu. evet rüştü suçlu da 2. golü yedikten sonra sahada gezinmenin rüştüyle ne alakası var? bi de bu samiyende yıllardır maçın kontrolü bizde olur, iyi oynarız ama hep ayrıntılarda kaybederiz. ne tesadüf!! maç berabere devam etse kontrol yine bizde olurmuydu şüpheliyim. iyi oynadığımız sanılmasın gs golü atınca geride kaldı. izin verdikleri kadar oynadık. sağlı sollu ablukaya aldık sanki rakip kaleyi. 1-1 olsa yine gol yerdik geçen sene yediğimiz gibi.

denizli bu zaten fazla bişey demeye gerek yok. demode bi teknik adam.kendisi şapkada tavşan aramaya devam etsin ama son yıllarda derbilerin müzmin kaybedeni olmak zihniyet meselesidir. gs'nin kazanma kültürü varken beşiktaşın yoktur. mağlubiyeti detaylarda aramaya gerek yok.

Mustafa Hoca hayal aleminde yaşıyor. 2*2=4'ü bulmak için kırk türlü formul yazıyor. pi'yi 3 yerine 5 alıp dogru sonuc cıkartmaya calısıyor. Simdi cıkmıs gecen sene su kadar puandan geldık bu takım yıne gelır dıyor.

Daha once de soyledım mustafa hocayı ızlerken takımın pek sıkınde olmadıgnı goruyorum.Fenerdekı ıkıncı yılındakı gıbı, hırssız, tatsız tutsuz bırısı oldu. Bundan sonra da ısı zor. Kalamaz takımın basında.

Soylenecek o kadar cok sey varkı. Sılı'den gelen Tello'nun hava degısımınden etkılendıgını soyledı Denızlı. Aynı kıtadan gelen Elano gırıp yarım asıst yapmadı mı arkadas?

Sarp ile Fink arasında tercih yapsanız kimi secersiniz? İkisininde elinde bonservisi?

Tabata ile Delgado arasında hiç bir fark olmadıgını gormek ıcın ılla 10 mac mı ızlemek gerekecek?

Nıhat'tın tek forvet oynayamayacagını, ispanya karıyerı boyunca forvet arkasında ıknıc adam oalrak oynadıgını Mustafa hoca bılmıyor da bu Nıhat'ta mı soylemıyor?

Rustu? Geldiginden beri kacıncı hatalı macı sayanınız var mı? Bır kalecı kafasının uzerınden gecen ortaya bakıyorsa emeklılıgı ıcın askerlıgını mı saydırması gerekecek?

Yıldırım Demıroren klubu oyuncagı gıbı yonetmeye ne zaman devam edecek? Yanındakı super zekalı yonetıcıler bu mactan sonra yuksek ıqlerı ıle hangı acıklamayı yapacak?

Bu sene sampıyonluk, sampıyonlar lıgı umrumda degıl. Insallah bu mac Besıktas'ın kendını temızlenmesınde mılat olur.Hafta ıcı Manchester macı mubarek gun Allah yardımcımız olsun.

Ryuzaki dedi ki...

tabata mükemmeldi.nasıl onu cıkarttı anlamak mümkün değil

Ryuzaki dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Riggs dedi ki...

@teyoteyo

Ilkokulu aciktan mi bitirdin sen? Senin uslubunla sana yanit vermek iki saniyemi almaz da seni muhattap almak bu aksam yapoacagim seyelrden birid egil. sen sunu bi daha oku istersen;

"Küfür eden, diğer yorumculara saldırganlık yapan, insanlara kişisel saldırıda bulunan, kavga eden, diğer takımlar ve camialar hakkında "belaltı" yorumlar yapan ve amacı blogu sabote etmek olanlar lütfen başka yerler arasın kendisine.

Burası onun yeri değil."

okka dedi ki...

herşey bitmiş.ne konuşsak boş derbi kazanamayan takım olduk artık.manu maçından sonra dananın kuyruğu kopar.

okka dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
MetinAliFeyyaz dedi ki...

Sezonun en kötü Galatasaray'ıydı,bırakın yenilgiyi biraz akıllı oynasak yenmemiz bile mümkündü.Yazık oldu.Şimdi önümüzde Şampiyonlar ligi yenilgi serisi var.Denizli Fenerbahçe'de yaşadığı 0 puanlık performansı tekrar gösterebilir!!

Emre ACI dedi ki...

Anadolu takımlarını Liverpool görüp 2 önliberoyla oynayan, fakat derbilerde tek önliberoya geçen hocaları değil,
Beşiktaş'ı büyük görüp Anadolu maçlarında tek ön liberoyla, büyük maçlarda çift önliberoyla oynayan hocaları özlüyoruz.

Örnek; İBB, Antalya ve Gaziantepspor maçlarında Ernst ve Fink oynuyor. Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarında Ernst tek başına oynuyor.

Takımı, oynanacak en son sistem ve oyuncu tercihleriyle sahaya süren hocaları değil,
En uygun sistem ve en ideal oyuncu tercihleriyle sahaya çıkaran hocaları özlüyoruz.

Örnek; 4-3-3 gibi bir sistemle oynayıp, Bobo'yu Henry, Yusuf'u Ronaldinho, Tello'yu Iniesta zannediyor.

Olağandışı fantezilerin peşinde olan hocaları değil,
Eldeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışan hocaları özlüyoruz.

Tempolu, heyecanlı futbol oynatacağım diye puanlar dağıtan hocaları değil,
3 puan için oynayan hocaları özlüyoruz.

Her puan kaybı sonrasında son derece relax olup etrafa gülücükler dağıtıp ama eve gittiğinde stresten küplere binen hocaları değil,
Kayıpları yaşayan ve yaşatan, açıklamalarında gerçek duygularını yansıtan hocaları özlüyoruz.

Örnek; Klasik Ömer Güvenç röportajlarındaki o gülmeler, şakalaşmalar...

Transfer yapılırken "ne kadar olursa olsun alın" diyip direten hocaları değil,
"Kulübün menfaatlerine göre hareket edip uygun transferi yapacağız" diyip maddi imkanları da düşünen hocaları özlüyoruz.

Örnek; Tabata, Ferrari, İsmail = 18 milyon €

"Dervişin fikri neyse zikri de o'dur" çerçevesinde, yorumculuk yıllarında eleştirdiklerini teknik direktör olduğunda uygulayıp tezat teşkil eden hocaları değil,
Düşündüklerini uygulayan hocaları özlüyoruz.

Örnek; Yorumcuyken "Holosko sağda oynar mı?" diyip teknik direktör olunca Holosko'yu sağda oynatmak...

Rakibin olmadığı bir ligde şampiyon olup ve buna aldanıp, futboldan bu denli anlayan! bir hocayla devam etmenin ne denli doğru bir tercih olduğunu her hafta yaptığı yanlışlarla görüyoruz ve bu gidişle görmeye devam edeceğiz.

Biz bunları izlerken kadrosunu yenileyip güçlenen rakiplerimiz de alıp başını gidecekler ve mesafeyi açmaya başladılar.

Beşiktaş bu sene şampiyon olabilir mi?
Evet olabilir.
Bu takım toparlar mı?
Evet toparlayabilir.
Ama bunların hiçbirisi bu fikirlerimi değiştirmez.
Zira bu düşünceler puan kayıplarından sonra oluşan klasik düşünceler değildir.
Şampiyon olduğumuzda da ben bunları söyledim.
Çünkü biz saçma sapan kararlar veren bir hocaya rağmen şampiyon olduk.

Mustafa Denizli'nin kovulması veya istifa etmesi için daha kaç puan kaybetmemiz gerekiyor?
Bir an önce kaybedelim...

ayrıca mustafa denızlı lıg tv'de 9 puan kaybı soyle yorumladı " zaten dusuncemız 5 puan kaybı ıle 5. haftayı tamamlamaktı." vay anasına sayın seyırcıler..

ibrahim dedi ki...

Lanet olsun böyle sevgiye... Bu ne ya! Dertsiz başımıza dert almışız arkadaş... Denizli-Demirören gözünüzü sevem yeter artık.. Bak fena olacak yoksa ulan!

lakerda dedi ki...

İyi futbol oynadığımızı kesinlikle düşünmüyorum. Bu mu iyi futbol arkadaş ne diyeyim pes. Bu kadar kötü gs karşısında 3-0 yenilmek kaleci hatasıyla falan açıklanamaz.

Serdar Özkan o pozisyonlardan birini atsa 1-1 olsa gene yenilirdik o kadar iddialıyım.

Mustafa Denizli şapkadan tavşan değil zürafa çıkardı adeta. Yahu sen kendi sahandaki zayıf takımlara karşı Fink-Ernst çıkarıyosun. En zorlu,ciddi maçta Fink'i yedek bırakıyorsun olacak iş değil. Zaten kendisi oyuna girdikten sonra iyi futbol emareleri gösterdi Beşiktaş.

Bundan daha önemlisi hala hazırlık maçı gibi oynuyoruz. Yahu her hafta değişik kadro, değişik oyuncular. Şampiyon takımın oturmuş bir kadrosu olmaz mı. Tamamen şans üstüne kurulu hücum organizasyonları veya organizasyonluğu. Oyuncular birlikte oynadıkça hücum organizasyonu oturur. Geçen sene ideal kadroyu anca ligin ortasında kurmuştuk ve istikrar sayesinde başarı geldi. Gs ve Fb'nin bu kadar doludizgin gitmelerinin nedeni macera aramadan hemen hemen her maç aynı veya bir oyuncu farklı kadro ve sistemle oynamaları. Başarısızlığımızın nedeni tabii ki transfer dönemindeki plansızlık.

Oyunculara gelirsek:

Rüştü: Yaptığı hatalar beni şaşırtmadı. En az 4 maçta bir böyle hatalar yapacak ne ilk ne de son.

İsmail Köybaşı: İyi niyetine rağmen alanından açık veriyor. Önünde Yusuf'un olması bunun nedenlerinden beri. Maçtan önce önüne Ekrem'in çekilmesini beklerdim ama ''tavşan''ı gördüm.

Sivok-Ferrari: Takımın iki iyi oyuncusu. Ferrari iyi oyunuyla daha öne çıktı.

İ.Kaş: Genelde oyununu pek beğenmem ama o bölgede ondan daha iyi oynayacak biri yoktu. Bariz hatası yoktu.

Ernst: Çok tutuktu, ilk yarı orta sahada yalnız kalması etkinliğini düşürdü.

Fink: Oyuna girdikten sonra takımı dengeledi.

Ekrem: Beğenmedim ama beğenmeme hakkım yok çünkü oranın oyuncusu değil! Buna rağmen takımın en çok koşan oyuncusu olması iyi niyetini gösteriyor.

Yusuf: Bildiğimiz Yusuftu. Yapacağı çok şey yoktu.

Serdar Özkan: Kim ne derse desin takımın en iyisiydi. Golleri kaçırmasının nedeni özgüven eksikliği, üzerinde biriken taraftar baskısı. Kendisine ayak uyduran bir tek az da olsa Yusuf vardı.

Tabata: Çok fazla yorum yapacak birşey görmedik. Fazla geride oynadı. Takıma yeni geldiği belli oluyodu. Buna rağmen acaba oyundan çıkmasa mıydı dedim şu hücum kısırlığında.

Nihat: Döküldü. Eski tip santrafor, nerde oynatsan dert, bana göre ilk 11 oyuncusu değil.

Bobo: Ne zaman hazırlık devresi bitecek bilmiyorum. Aşırı hantal, hiç hazır değil. Son dakikada acemi bir gol kaçırdı fizik yetersizliği yüzünden.

Holosko: Hiçbirşey göremedik top ezmesinden başka. İlk yarı nihatın yerine göbekte oynasaydı daha etkili olabilirdi.

Sonuç olarak hala hazırlık dönemindeyiz sanki lig başlamamış gibi ama bu gidiş iyi gidiş değil.

Denizli'ye not: GS ile aramızdaki puan farkı 6dır ne demek hocam. Oynamadığımız maçı nasıl şimdiden oynamışız gibi düşünüyorsun?

Gökhan dedi ki...

ilk 5 dakikada nerdeyse topa değemedik bile ama daha sonra hiç de fena oynamadık,pozisyonlar da bulduk ama s.özkan bu kadar iyi oynadığı maçta kahraman olma şansını kaçırdı,rüştü de nerdeyse her derbide olduğu gibi yine çok büyük bir hata yaptı zaten 2-0dan sonra da maç koptu.
maç öncesi ilk 11'i görünce baya sinirlendim ama yine de nihat hariç diğer oyuncular iyi iş yapıyordu,nobre de muhtemelen oynaaycak durumda değildi ama nobre olsa nihat ya da bobo nun yerinde 1-0 ken ki oyunumuzla mutlaka gol bulurduk.
bence artık şampiyonluk mucizeye bağlı ama 3 gün sonra man utd maçı var,en azından camia karışmasa bari...

http://biroyundandahafazlasi.blogspot.com/2009/09/galatasaray-3-0-besiktas.html

aamet jr. dedi ki...

Antep maçı o ana kadar oynadığımız en iyi maçtı: 0 - 0
Derbi bugune kadar oynadığımız en iyi maçtı: 3- 0

Salı Man U'yu sahadan silip 5 yemekten korkuyorum..

alper dedi ki...

3-0 çok net ve bizim için kahredici bir skor olsa da maçın gerçeklerini yansıtmıyor.daha maçın başında rüştü'nün hediyesiyle 1-0 yenik başladık maça,fakat bu golden ikinci gole kadar (yine rüştü) olan 61 dk boyunca oyunun mutlak hakimi beşiktaş'tı.2-0'dan sonrası için söylenecek pek bi şey yok,çünkü maç kopmuştu 5'de olabilirdi!rüştü tercihinin yanlış olduğu çok açık,hazır olmadan böyle bir maçta oynamamalıydı.nihat'ın bu kadar etkisiz olması gerçekten üzücü.geçen sene en çok küfür edilen serdar özkan'ın (son vuruşlarda beceriksiz olsa da) gelişimi umutlandırıcı.bugün çok üzüldük,ama çocuklar inanın,inanın çocuklar takım iyi yolda,biliyorum sabırlar tükeniyor ama,forvetler lütfedip forma girebilirlerse güzel günler gelecektir.hakem mi?
yav o zaten gelenek haline geldi..
hürmetler..

ian dedi ki...

kimler kimleri içine sindirebiliyor, aramızdan bazıları nihat'ı içine sindiremiyor. bu adam hazır değil belli ki, onu oynatan mustafa denizli hatalıdır.. çok fazla şey yazmak gelmiyor içimden aslında.. ismail, sivok, ferrari çok iyiydi.. serdar özkan'ı çok beğendim golleri kaçırmasına rağmen.. forvetler bi zahmet form tutun be artık.. bi de uzun süredir bu derece ayağa oynayan bir beşiktaş görmemiştim (altyapılar da dahil).. rüştü için mayıstan önce yorum yapmıycam.. hakem konuşmak istemiyorum, zira alisamiyen'de oynadık, ancak bu hakem galiba 2 sene önce ceza sahası dışında topa omuz atan rüştü'yü atmıştı kırmızıdan.. leo franco'nun pozisyonunda yan hakem nereye bakıyordu merak ediyorum. "maçın sonucuna etki edecek" tek hata oydu bence aklımda kalan.. (süper kupa, bilica, yusuf, ahh ahh).. salı günü inönüdeyiz.. bayram yerine çeviricez inönü'yü umarım.. beşiktaşım sever böyle maçları.. halâ iyimserim.. her zaman da umutlu olacağım..

cevirmense dedi ki...

being mustafa denizli...

mustafa denizli olmak. mustafa denizli kafasinda olmak oldukca farkli bir his olsa gerek. kendisine olan inancini takdir etmeme ragmen bu tur ilk 11 secimleri ile en kritik yerlerde yaptigi hatalar ile ne yapmaya calistigini anlamak cok zor.
rakipten korkuyor, beraberligi yeterli goruyor olabilirsin ama bunun da farkli yollari var.
nihat'a en degerli oyuncum diye sahip cikmak pek babacan gibi dursa da ispanya'dan uzun sure oynamadan turkiye'ye gelen, uzerine 21 gun de olsa askerligini yapan bir futbolcuyu sadece eski referanslari ile ilk 11 de oynatma istedigini ben anlamiyorum. adami birak, dinlendir, hem mental hem fiziksel olarak bir seviyenin uzerine gelsin daha sonra verimli olarak kullan ki simdiki gibi gelecek elestiriler olmasin, nihat'in kendine olan guveni kirilmasin.
zaten formsuz nihat ile oyuna baslamissin da nobre ya da bobo niye yok -ki bobo'dan ziyade nobre'yi tercih ederdim. en azindan ileride faul alabilecek, baski yapabilecek bir oyuncun olurdu.
yusuf ile baslamasina da anlam veremedim. sol kanatta ne yapabildi yusuf? karisinda sabri, arkasinda keita. o yumusak ve gucsuz ayaklarina yetersiz fizik gucu de eklenince istenilen gorevi yerine getirmesi imkansizdi.
tabata'nin harika bir oyunu vardi diyemeyecegim ama hucuma donuk surpriz yapabilecek yegane oyuncuyu ilk 45dk sonunda oyundan almak yine bana cok dogru gelmiyor.
ibrahim kas da ayni nihat gibi. apar topar getirildi ve ilk 11 de gorev yapmaya basladi. hatasi vardi, rezil oynadi demiyorum sadace ilk 11 secimi yanlisti.
ikinci yarinin basinda hic bir sey oynayamayan iki takim vardi sahada. 2 desiklik yapmak karsi takimi bozmadi ki. yum tempoyu galatasaray ayarladi. biz de seyrettik. o anda bir degisiklik daha yap. bir organizasyon gorelim. ama yok yok yok.
denizli'nin fantastik bir dusunce tarzi var. bazen cok basit olan bir seyi o kadar karmasik yollardan gerceklestirmeye calisiyor ki soyunma odasindaki hesap sahaya uymuyor.
isimiz cok zor. denizli'nin isi cok zor. biz taraftarin cile cekmemesi cok zor.

ers1981 dedi ki...

mercedes parasına şahine biniyoruz elimizdeki takıma 50 milyon euro harcadık bizi geleceğe götürür dediğimiz tek adam ismail köybaşı. yerel düşünmek. yerel takımlar gibi davranmak vizyonsuzluk diz boyu. mustafa hoca bırakmıs kafasında beşiktaşıda futboluda 3 takımı şampiyon yapan adam olarak guru makamında oturmak istiyor gibi bir hal var.

peki bu camianın büyükler
nerede tuncay özilhan nerede, nerede ihsan kalkavan, nerede turgay ciner, nerede ibrahim altınsay, hüsnü güreli, fikret orman, metin keçeli,erol kaynar ve adını bile hatırlamadığımız onlarca saygın ve zengin belşiktaşlı nerede, bir tek murat aksumu talip yönetime ve işin acısıda ne biliyormusunuz arkadaşlar, demirören yönetimi hasta olduğu gibi ona alternatif kim celal kolot işte beşiktaş asıl bundan korkmalıdır. içi boşaltılıyor camianın hızla ben en çok ona yanıyorum, şampiyonluk umrumuzda bile değil biz zaten sevinmek için sevmiyoruz ki, salı akşamı gideriz dolmabahçeye, en kralından bi caka satarız ingilizlere, yenilsek bile iti korkut öldürme desturuyla bi korkuturuz mutlu oluruz, yani demem o ki 28 yaişındaki bir adamın beşiktaşı sevmesi için ekstra bi neden gerekmiyor, ancak beş yaşındaki bir çocuğun berşiktaşı sevmesi için acil nedenlere ihtiyacımız var, benim nedenim 5 yaşındayken süleyma seba vede MAF idi, bugünün 5 yaşındaki çocuklarının nedeni kim olacak, tabata mı?

mrt309 dedi ki...

Beşiktaş'ın acilen Batuhan'ı hazırlaması lazım. İyi yönetilen bir Batuhan bu takıma ilaç olur. Yanına Nihat'ı koyarsınız. Ortasahada Serdar Özkan yada Ekrem, Yusuf yada Tabata ve Ernst - Fink ikilisi; geri dörtlü zaten belli. Yeri gelir Fink çıkar Tabata ve Yusuf bir arada oynar, Tello oynayabilir, Nihat çıkar Holosko girer, Batuhan'ı Nobre yedekler. Bu takımda ışık var. Ancak doğru bir sistem üzerinde doğru oyuncularla ısrar edilmesi lazım.

Daha birkaç ay evvel sezonu 2 kupayla kapatan beşiktaş takımının bu hale gelmesi kesinlike yönetimin hatası. Ben bu kadar büyük transfer bütçesinin bu kadar hatalı harcanmasına anlam veremiyorum. İsmail ve Tabata iyi adamlar olabilir. Ama o kadar etmezler. Mehmet Topuz'da az kalsın büyük bir kazık olucaktı ama Aziz Yıldırım kurtardı. Oyunculara verilen yıllık ücretler iyi yönetilmemiş, arada uçurum var. Denizli hazır bırakmak istemişken ısrar etmemek lazımdı. Bir Almanya yada Avusturya kampı sezon öncesi iyi olabilirdi. Gitmesi gereken Bobo bir türlü gönderilemedi. Elano tarzı ismi ile heyecan ve moral verebilecek bir transfer yapılmalıydı. Şampiyonlar ligine katılıyor olmanın avantajı transferlerde iyi kullanılamadı. Daha bin türlü eksik ve hata. Hala Yıldırım Demirören'e sahip çıkan varsa diyecek birşey yok.

Dünkü maça gelirsek; Beşiktaş bu maçta yediği ilk golün benzerini iki sezon evvel şampiyonlar liginde Marsilya deplasmanında da yemişti. Direkleri boş bırakmak kimin fikri bilmiyorum ama pek iyi bir fikir değil. Çünkü dünkü maçın sonucunu etkiledi.

Mustafa Sarp'ın Tabata'ya kafa attığı pozisyonda Tabata'nın girişi çok sertti. Faul ve sarı karttı ama hakem sadece sarı kart verdi. Onu da Mustafa'ya sarı verdi diye verdi. Leo'nun topa dışarda eliyle müdahale ettiği pozisyonu da Ernst'in pozisyonuna devam dediği için veremedi. Çok yetersiz bir hakem. İki taraftanda çekindiği açık. Oysa o pozisyonda top Ernst'in eline çarpmıştı yani devam kararı doğruydu.

Galatasaray ise çok iyi gidiyor. Teknik direktörü büyük güven veriyor takıma. Bu sezon Avrupa'da iyi işler yapabilirler. Şampiyonluk yolunda ise Fenerbahçeyle çekişirler. Beşiktaş'ın şansı oldukça az bana kalırsa. Hem ligte hem Avrupa'da. Ama elinde uzun yıllar yararlanabileceği iyi oyuncular var. Bu gelecek için güven verse bile yönetim bu kulübün geleceğini tehdit ediyor.

occasion dedi ki...

bize yine siyah-beyazın siyahı düştü...

ne demiş şeyh galip:

Fârığ olmam eylesen yüzbin cefâ sevdim seni / Böyle yazmış alnıma kilk-î kazâ sevdim seni / Ben bu sözden dönmezem devreyledikçe nüh felek / Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni.

Yüzbin cefâ etsen vazgeçmem, bir kere sevdim seni. Kazâ ve kader kalemi alnıma böyle yazmış; seni sevdim bir kere. Dokuz gök döndükçe bu sözden dönmem: Sevdim seni; yer ve gök aşkıma şâhid olsun.

her şey bir yana benim görüşlerim şunlardır:

bu takım kolej takımı olduğu dönemler dahil şanssızlıklarla adı en çok anılan takımdır. ama hakem, ama kaleci hatası, ama beceriksizlik... böyle uzayıp gider. eğer bunlar olmasaydı beş yıl üstüste şampiyon olurduk o zamanlarda. keza birçok şampiyonluğu da kaybetmezdik yakın tarihlerde. tabi ki bu biraz avuntu, biraz teselli bize. asıl sorun şanssızlık değil esasen; şanssızlık etiketine bu kadar kolay sahip olmak asıl sorun. bjk ne yazık ki bu etikete meyyal bir takım.şu anda da a dan z ye yönetim şekli "şanssılzık" kılıfının arkasına sığınmaya müsait bir yapıda. oysa sen güçlü olsan, gücü her alanda optimum kullansan ne hakem kalır ortada, ne rakip...

şimdi de takım olma-birlik-beraberlik gibi olgulara haizdir bu kadro. genç ve heveskar oyuncuları vardır. ama yetmiyor. daha önce de dediğim gibi 10 tane yarım yarım hücüm adamımız olacağına 5 tane bütün hücum oyuncumuz olsaydı. bobodur, holoskodur, tellodur, tabatadır... bunları tek tek bütünlemeye çalışacağımıza, orijinali "bütün" olan bir iki oyuncuya sahip olsaydık. ne yazık ki değiliz.
üzgünüz. üzüldükçe daha da çok seviyoruz...

ManU maçı virajı döndüren maç olur mu ki? umutlanalım yine...

AQ-47 dedi ki...

Virajı alamayıp şarampole uçmayalım da...

occasion dedi ki...

@AQ-47

uçabiliriz de... daha önceleri de uçmuşluğumuz, yara bere içinde kalmışlığımız var.

bir bayan olarak her maça gidemiyorum. ManU maçında da statta değil de ekran başında olacağım. artık ertem şenerle beraber daha da eziyet haline mi gelir o maç, yoksa ertemi bile sevdirecek kadar muhteşem bir skor mu alırız bilmiyorum. bildiğim, kırmızı formalı şöhretli adamların yanında CL marşını dinleyen İsmail, ekrem, serdar gibi gençlerin ayakları titremezse, nihat ve holosko gibi derli toplu olmayan adamlar rüzgarla beraber savrulmazsa, ernst ve fink boğa gibi koşularını sürdürürse, ferrari, sivok, forevtlerden mıknatıs gibi topları çekerse, hiç olmazsa ezilmeyiz sahada. teslim olmayız. ha meşhur şanssızlık etiketi yine yapışır mı üzerimize, onu o gece göreceğiz.

AQ-47 dedi ki...

Ertem şener değil de Sabri Ugan olsa kesin maç bizim derdim, Ugan'la çok zafer yaşadık...

geloraptor dedi ki...

Liverpool'daki maçta da Sabri vardı diye hatırlıyorum...

Pamukk dedi ki...

yine golü yedik 2.golü ve bittik sahada

Pamukk dedi ki...

mustafa denizli bitireyemecek devreyi herşey birbirine karışcak çok kötü günler bizi bekliyor

Yorum Gönder

Ara