.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
26 Haziran 2009 Cuma

Hazırlık Kampı

Mustafa Denizli kararını verdi, Beşiktaş hazırlık dönemini sadece İstanbul'da geçirecek. Bu karar, pek rastladığımız bir seçim değil. Sonuçlarını sezon içinde hep beraber yorumlayacağız. Fakat şimdilik dışarıdan bakıldığı zaman bu kararın aslında pek de yavan durmadığı kanısındayım. Kamp dönemini geçirecek birçok takımın gerek tesis eksikliği yüzünden gerekse iklim şartları sebebiyle dünyanın dört bir yanına gittiğini biliyoruz. Beşiktaş'ın Nevzat Demir Tesisleri 5 yıldızlı otelden farksız. İçinde her türlü imkan bulunuyor. Futbolcuları alıp da 15-20 gün ailesinden, evinden koparmak yerine bizzat kendi evlerinde rutin bir antreman dönemi psikolojisi ile hazırlamak artı puan olarak gözüküyor. Bununla birlikte işin maliyeti de oldukça düşmüş olacak. Kamp yapılan otelin beğenilmeyen yemeğinden tutun da antreman sahasının çim uzunluğuna kadar ortaya çıkması muhtemel birçok sorun yaşanmamış olacak. Burada sormamız gereken soru şudur. Hazırlık kampını başka bir şehirde, ülkede, otelde yapmanın takıma faydaları ne olabilir? Oradaki otel, takımımıza bizim tesislerden daha fazla ne sağlayabilir?

20 Yorum:

açıkçası başka yerde yapmanın artısı var mıdır bilmiyorum ama gidip avusturya'da, isviçre'de kamp yaptıktan sonra, ağustos'ta gelip kamp yaptığın yerlerden asgari 10 derece daha sıcak ve çok çok daha nemli bir memlekette lige başlamak pek mantıklı gelmiyor. ama tabi buralarda kamp yapmanın da (özellikle bu sıcak ve nemde), futbolcuların sağlığına etkilerini kestirememekteyim.

Noat SamisA dedi ki...

Yüksek rakım sayesinde artan alyuvar sayısı ile vücutta daha fazla oksijen taşınabilir ve sezon öncesi idmanlarında sağlanması beklenen, tüm sezona yayılacak fizik-kondisyon yeterliliği için yapılacak ağır idmanların daha düşük hava sıcaklığına sahip bir yerde yapılmak istenmesi bu tip yurtdışı kamplarının iki ana nedenidir. Mesele yalnızca kamp-otel değil. Ben yine de bir yurtdışı kampının olacağını düşünüyorum, bu tip konuların sorumluluk Marrone'dedir. En iyisini de o bilir.

Sercan dedi ki...

Rakım olarak yüksek yerlerde kamp yapılmasının sebebini daha fazla kondisyon yüklemeyi sağladığı için diye biliyordum. İnternetten aratınca şu dökümanı buldum.
http://ahmetapaydin.net/wp-content/uploads/2009/04/futbolda-yukseklik-antrenmani.doc

Buna göre pek bir etkisi yok.

thug love dedi ki...

Ben de istanbul'da kalmalarını maddi ve manevi olarak olumlu bulanlardanım. Ha bi uzman çıkar der ki yukarıda bir arkadaşın dökümanı gibi; kardeşim yurt dışı kampı şart aşil tendonunu arada bir yurt dışına gezmeye götürmek lazım yoksa canı sıkılıyor atıyor. O zaman parasını ben vereyim gitsin hepsi kampa.

t2 dedi ki...

Taraftar-Futbol takımı bütünleşmesi adına güzel bir düşünce olabilir diye beklesem de Türkiye ve İstanbul'a gelecek yabancı bir takım ile hazırlık maçı yapacağımızı pek sanmıyorum . En azından Barış Kupası oynayacağımızdan bir de kamp için Avustralya şehirlerine gitmeye gerek yok ...

Ben isterim ki İnönü'de sezon açılışı yapılsın , salak bir takım ile(Kayseri olsun küfürüm geldi hanıııııım)maç yapılsın , İstanbul'da kalındığı sürece 4-5 kez İnönü'de antremanlar taraftara açılsın böylece işi olmayan sevdiceğine kavuşsun , yeni transferler taraftar ile kucaklaşsın ...

NoatSamisa alyuvar falan demiş ki ; hiç bilmediğim yerden çıktı hesabı ben kaçıyorum ...

not : İstanbul'da yüklenilecek kondisyonun olayım anam :)

Bence yurtdısına cıkılmasında bir problem yok artıları olarak da futbolcuların kafası bence biraz daha rahat oluyor...

Ne biliyim farklı dilini bilmediğiniz bir ülke olunca sadece kafiledeki arkadaslarınızla takılır, onlarla yakınlaşırsınız.Bu takım için artı bi özellik...

yine başka bir artı çoğu avrupa ülkesi İstanbuldan daha sakin mesela trafik sorunu gibi büyük metrapol sorunları yok bunlar futbolcuların sadece futbol düşünmesini sağlayabilir...

Bir diğer artı ve en önemlisi yurtdışındaki kamplara gelen kaliteli takımlarla yapılan maçlar fakat bu takımımız için bir şey ifade etmiyor çünkü Barış kupasında gayet kaliteli takımlarla oynayacağız

yurtdışında kamp yapmanın bir de sosyolojik yanı var. almanya, isviçre, avusturya gibi türk vatandaşların yoğun olarak yaşadığı yerlerde kamp yapması takımın burdaki vatandaşlarımızla kaynaşmasını ve takımın tanıtımı için önemli bence. real madrid, manchester united gibi dünya klübü olmadığımıza göre çinde, japonyada, avustralyada kamp yapmanın mantığı yok elbette ama saydığım 3 ülke türk takımları için ideal.


ayrıca futbolcular için değişiklik sezon öncesi değişiklik olacağı düşüncesindeyim. bana kalırsa ilk etap istanbulda yapılır ama yine de yurtdışına gidilir.

zubi dedi ki...

takımın ispanya'da barış kupasına katılacağı açıklanmıştı zaten. avusturya kampı ardından istanbul ardından ispanya üzerine de almanya'da yapılacak fenerbahçe maçı zaten yoğun geçecek sezon öncesi yorabilir takımı.

ispanya'ya biraz erken gidilip turnuva öncesi mini bi kamp yapılır heralde.

bizimkisi hep alyuvar malyuvar bilimsel olaylara girmeden akıl yürütme tabi=)

Strateji dedi ki...

Basın toplantısında Mustafa Denizli açıkladı, sadece ilk etap Türkiye'de olacakmış. İspanya'daki Barış Kupası'ndan sonra Almanya'ya geçilecekmiş. Süper Kupa finaline kadar da orada kalınacak anlaşılan.

az önce mustafa denizlinin imza töreninde kamp programı açıklandı, 19 temmuza kadar istanbulda çalışılacak, ardından barış kupası için koreye hareket edilecek, ardından da çalışmalar almanyada sürecek ve süper kupa maçının ardından ligin ilk maçının deplasman veya içeride olması durumuna göre 3 veya 5 ağustosta türkiyeye dönülecek.

kore değil tabi,ispanya..sözlükten baktım, korede düzenleniyor denmiş:)

yunus dedi ki...

Alyuvar sayısı artar: Yüksek irtifaya alışma süresi devam ederken, vücut kanın oksijen taşıyabilme kapasitesini arttırabilmek için, kemik iliğinde oksijen taşıma işlemini gerçekleştiren alyuvar (hemoglobin) üretimini arttırır. Üretilen alyuvarlar 4 ile 6 gün sonra kanda ortaya çıkarlar. Yüksek irtifaya uyum sağlamış bir dağcıda, deniz seviyesindeki normal bir insanın sahip olduğu değerden % 30 ile % 50 arasında daha fazla alyuvar vardır.

Difosfogliserat üretimi artar: Oksijenin alyuvarlarla bağ kurarak birleşmesini engeller ve dokulara salınımını kolaylaştırır.

Kılcal damar sayısı artar: Oksijen, dokulara sadece kılcal damarlardan geçtiği için, kılcal damar sayısının artması dokulara oksijenin geçişini kolaylaştırır. Vücut bu sebeple kılcal damar sayısını arttırmaya çalışır ve ince dokularda daha çabuk meydana gelir. (C/P)

yüksekliği yunus yazmış da işte daha fazla alyuvar daha fazla oksijen taşınması, daha fazla oksijen daha yüksek kondisyon. ama 3-5 hafta bile sürmeden normale döner deniz seviyesine inince.

bu kondüsyon nanesi için dağda tepede koşanelvan'ı ayı kovalamıştı hatırlarsanız

shelbyl dedi ki...

Tribal sen kamp programi duzenleme abi :) Ayi faktoru falan, cok komplike.

Vallahi bu karar benim çok hoşuma gitmedi sezon öncesi yapılan yurt dışı kamplarının amacı,futbolcuların tüm konsantrasyonlarını futbola yönlendirmesini sağlayarak takıma gerekli olan kondisyonu sağlamaktır.Özellikle batuhan,serdar özkan vs gibi genç oyuncular İstanbul'da nasıl konsantre olacaklar bilmiyorum ama bu kararın postta yazıldığı gibi olumlu yönleri de var,buna takıma ve şehre gelen yeni oyuncuların adaptasyon sürecini daha da kolaylaştıracağını söyleyebiliriz.

Jokond dedi ki...

Batuhan kesin dönüyor mu?

voodoo girl dedi ki...

ben de direk psikolojik düşündüm aslında goodtobeagooner gibi, hani türkiyede değiller işlerine daha net konsantre olabilirler falan gibisinden. akşamları eve dönünce kamp değil de mesai hissi veriyor bana.

@Jokond

Haber 1903'te dönecek diyordu.Sitenin sahibi kesinlikle yönetimden biri.Şu ana kadar hiçbir haberi kolpa çıkmadı ve tüm transfer haberlerimiz basında ilk bu sitede duyuruldu.Onun içün Batuhan bir aksilik olmazsa dönecektir diye düşünüyorum.

krasotkin dedi ki...

@tribal

ayı yakalamış mı elvanı =)

molosztash dedi ki...

tiyatro yaptığım dönemden bilirim, haftada beş prova da yapsan, ancak turneye gittiğinde ekip olursun. o yüzden kamp iyidir, alyuvar meselesine girmeye gerek yok. Stefano o alyuvarları İstanbul'da da nerede olsa bulur çıkarır... :)

Yorum Gönder

Ara