.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
18 Haziran 2009 Perşembe

Bobo - Saha

Yıldırım Demirören, Mustafa Denizli, Jean Tigana, Rıza Çalımbay, Vincent Del Bosque... Sanki tüm bu isimlerin üzerinde bir gizli güç var. Kulüp yapılanmasını belirleyen, transfer stratejilerini ortaya koyan ve uygulayan. Hangi teknik direktör gelirse gelsin strateji değişmiyor. Hiç biri bir fark yaratamıyor. Sanki hepsi sıkışmış kalmış. Düşünün, Jean Tigana gibi Afrika futbolunu yemiş yutmuş, her tarafta tanıdıkları, arkadaşları olan bir teknik direktörün transfer ettiği oyuncu Vedran Runje, Ricardinho isimlerinden farklı olamıyor. Beklenen nedir? Tigana Fransa'da olan ismini kullanacak Afrika kökenli iyi oyuncular getirecek... Belki de oyuncu Fransa'ya bile henüz geçiş yapmamışken düşük maliyetle direkt Beşiktaş'a kazandırılacak... Ama olmuyor, olamıyor. Bobo'nun gidişi ve Saha'nın gelişi de yıllar yılı süren transfer stratejisinin sıradan bir örneği. Bugün Saha, dünkü Carew, Ailton, Kleberson... Hangisi ne kadar fayda sağladı? Hangisi Türkiye'ye adapte olabildi? Peki Ernst? Sivok? Gerilere git Karhan? Bazı gerçekler bu kadar göz önünde iken neden aynı transfer stratejisinde ısrar edilir? Manchester United, Everton görmüş, 31 yaşına gelmiş bir oyuncunun neden Katar'dan önceki son durağı olmak zorundayız? Şampiyonlar Ligi'nde Sparta Prag'la, Cluj'la veya Steau Bucharest'le eşleştiğimizi düşünün. Kadrolarında da 32-33 yaşındaki eski yıldızlar bulunsun... O kulüp için ne düşünürsünüz? Zengin bir başkanları vardır, sükse yapma amacıyla bu transferleri gerçekleştirmiştir dersiniz. Peki Beşiktaş gibi tarihi, geleneği olan bir kulüp neden böyle ufak işlere girme ihtiyacı hisseder? Yöneticilik Saha'ya yılda 4 milyon euro ödeyip sözleşme imzalatmak mıdır? Saha transferinin kulübün gelişimi açısından ne katkısı olabilir? Bu bağlamda Bobo'nun gönderilip Saha'nın alınması skandaldır. Bobo gitmelidir bu ayrı konu. Ama 23 yaşındaki Bobo gidip te 31 yaşındaki müzmin sakat, eski Manchester United'lı Saha geliyorsa orada başarısızlığın temelleri atılıyor demektir. Dünya futbolunu üç aşağı beş yukarı takip eden herkes Bobo'dan gelecek bonservis ücretinin önemli bir kısmının Saha için harcanacağını tahmin eder. Bu nasıl bir anlayıştır, nasıl bir büyüme stratejisinin ürünüdür gerçekten anlamak mümkün değil. Beşiktaş gibi takımların tek bir büyüme şansları vardır; yeni Bobo'lar bulmak. Manchester United, Everton gibi takımlar Bobo'nun "olmasını" bekleyemezler. Onların o kadar zamanları yoktur. Ama bizim vardır. Biz Bobo'lu da, Bobo'suz da zaten en kötü üçüncü oluyoruz. O zaman yeni Bobo'nun gelişimi için uygun ortam var demektir. Biz buna akıl, buna vakit harcamıyoruz da sanki Manchester United'dan, Everton'dan daha büyük takımmışız gibi onların en kariyerli oyuncularına talip oluyoruz. Bu zihniyetin Beşiktaş'ı bir milim ileri götürmesine imkan yoktur. Aynı zihniyet -hepimizin görmekte olduğu gibi- Galatasaray ve Fenerbahçe'de de geçerlidir. Roberto Carlos, Harry Kewell, Fernando Meira veya Shabani Nonda gibi oyuncuların Türk futboluna yaptıkları katkı ne boyuttadır? Tamam Kewell'ın örnek sporcu kişiliği faydalı olmuştur ama Kewell'ın varlığı nedeniyle Sabri'nin, Arda'nın veya Roberto Carlos'un gelişiyle Uğur Boral'ın profesyonellik anlayışlarında çok fazla bir gelişme olduğunu söylemek güçtür. İşte tüm bu saydığım sebepler nedeniyle, Zapotocny'i Udinese'den değil Slovan Liberec'ten transfer etmek gerekir. Sivok'u İtalya ligine geçiş yapmadan, Sparta Prag'dan alabilmektir asıl transfer başarısı. İşte bu yüzden Sivok'un Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe eşleşmelerinde göze çarpmaması enteresandır. Bunun scouting ekipleriyle, yıllar yılı süren çalışmaların sonucu uygulanması da aslına bakarsanız palavradır. Burada temel sıkıntı iradedir. Slovan Liberec'ten adı sanı duyulmamış bir stoper alabilme iradesini gösterebilmektir. Fenerbahçe Roberto Carlos'u alırken gidip Prag orta sahasından Tomas Sivok'u alabilmektir... Neticede ne Sivok ne Zapotocny ne Bobo mahalle arasında top oynarlarken keşfedilmediler. Wenger yıllar yılı onca adam çıkartır da sokak sokak oyuncu mu arar? Ağzımızın suyunu akıtan Diaby'den tut Alex Song'una kadar Fransız futboluyla biraz ilgili olan herkesin bildiği oyunculardır. Wenger'in önemli farkı, bu oyuncuları transfer edebilme iradesini ortaya koymasıdır. Diyeceksiniz ki Wenger biz doğmadan önce Arsenal'e gitmiş. Kaygısı yok, güveni tam. İstediğini alır-satar, yarın işime son verilir mi diye bir düşüncesi yok. Bizim Mustafa Denizli'nin en iyi olduğu dönemde bile 2 hafta sonra kovulmayacağının garantisi yok. E bunlara da yok diyecek halimiz yok. Neticede Fenerbahçe'nin gelirleri ne düzeyde olursa olsun, Beşiktaş'ın bir planı, bir vizyonu ve bunu hayata geçirebilecek bir iradesi olsa, kısa zamanda Türkiye ligini domine edecek bir yapı rahatlıkla oluşturulabilir. Lakin Da Silva Bobo'yu gönderip Saha'yı almaya çalışmak kötü bir Fenerbahçe taklidi olduğumuzu ifade eder. Hem de "kötü" bir Fenerbahçe...

45 Yorum:

AQ-47 dedi ki...

Saha gelsin diyenlere "Ha ha" der geçerim...Çok kesin yazmışsızn, Bobo gönderildi mi yoksa?

budur...
çerçevelik bir yazı, ellerine sağlık..okuması gereken kişilerse şu anda, menajerlik şirketlerinin elindeki listeden, gelinlik beğenir gibi futbolcu beğenmekte...

-elimizde saha var kenan bey, şahsen bende kullanıyorum, tavsiye ederim...

cha dedi ki...

tam anlamıyla yıldız diyebileceğimiz oyuncular türkiye'ye gelmiyor. modası geçmiş yıldızlar da para için türkiye'ye gelir. adamın başarıya doymuştur. son ayakta servetine 3-5 milyon dolar koymak isteyenin bu takımda bana göre işi yoktur. adam şampiyonlar ligi kupasını görmüş, senin gruptan çıkma mücadelene ne kadar hırslı olur? ama bir bobo, bir holosko için şampiyonlar liginde oynayabilmek bile ayrı bir gururdur. bobo geçen sezonun yarısını kulubede geçirdi. sonra çıktı çatır çatır futbolunu oynadı. saha'yı nobre'nin arkasında yedek mi oturtacaksın? ya da tam tersi? takım içi dengeler durumu falan? ve de beşiktaş'a gelen yıldızların eğreti durduğunu ve hiçbirinin iş yapmadığı gerçeğini göz önünde bulundurursak tamamen basiretsizlik örneği olacaktır bu transfer gerçekleşirse.

Starks dedi ki...

25 yas ustu yabanci transferindeki ilk kriterim devamlilik. Hele ki bu yabanci takimin omurgasini olusturan santrafor gibi bir mevkide oynuyorsa adamin son 5 sezonuna bakacaksin, bunlarin minimum 4 tanesinde 25-30 lig macindan az oynamissa ilgilenmeyeceksin. Yoksa omurgayi bir turlu kuramazsin, duzenin altust olur, ustune bir de bu adama verecegin yuksek maas Delgado orneginde oldugu gibi takimda huzursuzluk yaratir.

Ikincisi lider karakterli, tercihan bir donem takimlarinda kaptanlik yapmis, mahalle macinda oynarken bile kazanmak icin herseyini ortaya koyan winner oyuncu olacak.

Ancak bu kriterleri karsiliyorsa performansa bakmaya baslayacaksin.

Saha'da bunlar yok.

Bir ikincisi, son 10 yilini Premier ligde gecirmis bir adami Turkiye'ye getirip Anadolu'nun tundra zeminlerinde, kohne ve 70'lerden kalma statlarinda oynatacaksan Allah kolaylik versin. Boyle bir adami aliyorsan yukarida bahsettigim karakter ozellikleri herseyin ustunde gelir.

Boyle bir adam bulursan o zaman yasina basina bakmadan alinabilir. 30 yasinda da alinir ama bir sartla, bonservis parasi vermeden veya cok kucuk bir meblag vererek ve 2 yillik anlasma yaparak (Zago ornegindeki gibi). Tabii her yabanci boyle olmaz, ama eger bu ozelliklere sahipse takida bir veya birkac tane olabilir. Bunun istatistiklere yansimayan bircok getirisi olur. Tersi durumda ise yine istatistiklere yansimayan ve takimin huzurunu bozan bircok goturusu...

Saha isminin baska bir transfer icin fiyat kirma stratejisi oldugunu dusunmek istiyorum.

Ayrica Kenan Oner'in "Saha'yi almak icin Bobo'yu gondermeyi bekliyoruz" aciklamasi da skandal bir aciklama. Hadi bu lafin uzerine Bobo'yu almayi dusunen takimla fiyat konusunda pazarlik yap yapabilirsen.

Bellamy. dedi ki...

Taraftarın beklentisi karşılığında oynamaya çalışıyorlar ama şunu farketmiyorlar:

Nouma geldiğinde Fransa'nın çok üst düzey futbolcusu değildi. Fransa'da da hala ismini çok bilen olduğunu sanmıyorum, en fazla Türkiye'de oynamış Agali kadar anılıyordur.

2. sınıf yıldızlar yerine bu tür adamların bulunması şart. 2-3 sene üstüste Grafite'nin transferi konuşuldu kulislerde ama alınmadı neden? Şu an en az 10 milyon edecek adamı önceden almak varken neden gidip Ailtonlar tercih edildi?

Hali hazırda yine aynı yanlışı yapıyoruz. Bu sezon 3 maçını izlediğimiz Papa Gueye için neden bu kadar ağır davranılıo? İlla Arsenal'e mi gitmesi lazım?

Saha çok kötü tercih değil ama yapacağı katkı ve satılacağı fiyat sonraki hesaplar olduğu için şu an günü kurtarıyor Demirören. İlla Premier Lig tutkunuz varsa gidin Pavlyuchenko'ya 3-5 fazla verin, kafamızda soru işareti yaratmayın.

shelbyl dedi ki...

Saha'yi alirsak babayi aliriz. Bak bu kadar acik konusuyorum. Topuz'u alamamamizdan daha cok koyar Saha'yi almamiz.

Cha da demis, bu adami aldin, yedek biraksan dert birakmasan dert. Biz +2 kim olsun diye tartisirken gelip Saha'yi alirsak, eyvah eyvah.

Her cokmus yabanci Harry Kewell ya da Milan Baros performansi gosterecek degil, hele 30 yasinin uzerindeki cokmusler hic oyle performans verecek degil.

Sen sampiyon olmussan kadronu guclendirirsin; ya da ileriye donuk adim atarsin. Bu adam Bobo'dan genc degil, gelecege yatirim degil yani; eh, Bobo'nun verdigi katkiyi vereceginin de garantisi yok. Ee?

Hayirlisi. Ben Mustafa Denizli'nin bu transfere hayir diyecegini umut ediyorum.

brokoli dedi ki...

beşiktaş saha'yı öpsün başına koysun

zubi dedi ki...

çok güzel yazmışsın jessie, eline sağlık.

yuki the zorba dedi ki...

Abuk sabuk gazetelerde Pavlyuchenko'nun adi geciyor. Tabii ki onun gelmesi Saha'nin gelmesinden daha zor. Ama illa yildiz alacaksan boyle paril paril parlayanini alacaksin. Spartak gunlerinde nasil da deli gibi oynadigini o donem Lig TV'de Rus liginİ takip edenler bilir. Bizim ligimizin tozunu atar.

Nouma ornegi verilmis. En iyi ornek bence bu. Nouma'yi "vay manyak vay psikopat" diye sevmedik. Muhyesem bir futbolcu oldugu icin, Taffarel'e sakatlanma pahasina o golu attigi icin sevdik. Boyle adam bulmak bu kadar mi zor? Beni sıkıstırsalar izledigim liglerden daha ucuza kapatilacak bes adam sayarim. 31 yasinda adama 3 yillik 12 milyon tutarinda kontrat yapacagina, git bi adamin bonservisine 7 kendisine yillik iki ver. Neden bagliyorsun kendini??

Neticede, gelecek olan Saha ozellikle bnm premier lig'e kaptirdigim donemin Saha'si olarak gelirse elbette cok ozel cok baska transferdir. Aksi durunda ikinci Kleberson vakasi olacaktir.

Arkadaşlar beğenmediğiniz adam SAHA.Tekrar bir hatırlatayım dedim
.Manchester United'da uzun süre oynamış ve başarılı olmuş bir oyuncuyu 30 yaşında bile Türkiye'ye kolay kolay getiremezsiniz.Eğer bu adam gelirse ve istediği ortamı bulursa Türkiye'de efsane olur.
Diğer bir avantajı da oyun yapısı olarak bizim takıma cuk diye oturacak olması.Bobo'yu çok sevsem de bizim takımın kanatlarında ve beklerinde adam gibi orta açacak futbolcu olmadığı için bobo'nun kafa hakimiyetini kullanamıyoruz.Bobo da eğer kanatları iyi çalışan bir takıma giderse her ligde gol krallığına oynayan bir oyuncu olur ama beşiktaş daha çok delgado,yusuf gibi oyuncularla araya top atıp posizyona girmeye çalışan ve ortadan delen bir takım görüntüsü verdiği için aralara atılan toplarda saha'yla çok daha etkili olur.
Ayrıca özellikle derbilerde maçın kontrolünü rakibimize vermemizin en büyük sebeplerinden biri de bobo'nun gol posizyonları dışında sahada gözükmemesiydi.Saha'nın bobo'dan en büyük +'sı da oyunun içinde hiç kaybolmayan bir forvet olması aynı amokachi gibi.
Sakatlığı konusunda da bir sorun yok diye biliyorum.Geçen sene ağır bir sakatlık yaşadı ama sakatlığını tamamen atlattı öye bir kronik sakatılığı söz konusu değil.Sözleşme imzalanırken sıkı bir kontrolde geçirirler zaten.
Kısacası saha gelirse ben çok sevinirim gider formasını da emen alırım.

Noat SamisA dedi ki...

Durumları birbirinden ayırmak gerek.

Bobo gibisini X bir ligden hemen gidip bulamazsınız. Bu cümle afaki bir tespit gibi duruyorsa şöyle destekleyeyim. İki yıldan bu yana Bobo için BJK'nin kapısına gelen kulüpler kimler? İkisini ayıralım: St. Etienne ve Werder Bremen. Fransız kulübünün altyapısı Avrupa'nın örnek altyapılarından biridir, aynı zamanda ellerinde tüm Afrika'yı kapsayacak bir liste vardır. Hatta istedikleri anda Afrika'dan istedikleri oyuncuları getirebilirler. ''Scouting'' takımları vardır. Keza Bremen. UEFA Finali'ne giden süreçte Alman'ların nasıl olup da alır-parlatır-satar yapıyı kurduklarına bakmak gerek. Muhteşem bir yapılanma, iç piyasa hakimiyeti ve scouting başarısı. Ana başlık olarak bunlar, tabii daha pek çok etken vardır. Hadi Beşiktaş bu ağı kuramadı, altyapısı da ıskartaya çıktı; dolayısıyla Bobo'ya bağımlı. Peki ya Bremen ve St. Etienne? Biz 8 istiyormuşuz, onlar 5 vermişler. 5 vermiş olmaları Bobo ile değil, Türkiye ve Beşiktaş ile alakalıdır. Ukrayna ekipleri bu sezon UEFA Kupası'nın tozunu attılar. Papa Gueye herkesin dilinde, keza Jaja. Metalist'i eleyen Dinamo Kiev ile BJK YK'sı 10 milyon avroya anlaştı ama Bobo ''Ukrayna'ya gitmem'' dedi geçen sezon. Shakthar'ın Brezilya'dan getirdiği ve sürekli kar ettiği oyuncular, keza Kiev'in; peki onlar niye Bobo'ya bağımlı? Örnekler çoğaltılabilir. Bobo'nun Beşiktaş'taki performansı, CL performansı, ilk olarak TSL takımındaki formuyla Brezilya ulusal takımına dahil edilebilen bir Brezilyalı oluşu; Beşiktaş'ın ezeli rakiplerini, finalleri, kritik CL maçlarını boş geçmiyor oluşu... hepsi apayrı ortaya konulması gereken gerçeklerdir ve bu takımlar da bunları görerek Bobo'yu kadrolarına katmak istemişlerdir.. Bobo'nun oyun tarzı, bunun düzene uyumu; Tigana'nın ondaki ısrarı, Bobo'nun her geçen gün üzerine koyması... hepsini ayrı ayrı göz önüne almak gerek. Bunlara rağmen ''Bobo yeterli değil'' deniyorsa benim söyleyecek bir şeyim olmaz.

Seneye sözleşmesi bitiyor, o yüzden satalım; konusuna gelirsek: Eğer Bobo gitmek istiyorsa yapacak bir şey yok. Bugün bir şekilde satmak zorundayız demektir. 1. ağızdan söylem olmadığı için ben bunda diretmiyorum. Ama ilk olarak Bobo'ya kalması yönünde yaklaşılmalı ve son yapılan Delgado-Nobre zamları benzeri bir zamla kalması önerilmelidir. 3 yıllık bir sözleşme daha. Olmadı mı, anlaşılamadı ve gitti. Bundan sonra seçilecek oyuncu apayrı bir tartışma kulvarı açar kendine.

Bobo ile benzer özelliklere sahip bir forvet oyuncusu arıyorsak Louis Saha çok iyi bir tercih olur. Utaka'yı yazmış Turgay Demir, eşekler kovalasın onu. Bobo'nun yerine Utaka tarzı bir hücumcu alırsanız Rıdvan Dilmen her maç sonrası Guiza-Semih muhabbeti gibi aynı şeyi konuşur. Bobo'nun yerine uçan-kaçan bir forvet almak, Tigana sol iç isterken Ricardinho'yu almaktan beterdir. Alternatifler arasından Saha'yı seçtikten sonra da son yıllardaki sakatlık durumuna bakılır, durum o kadar da kötü değildir. Bu sezona sakat başladı, sakat geçirdiği 3 ayın parasını almadı. Haftalık £65K kazanıyordu, bu da yıllık kazancını yaklaşık 2 milyona düşürür. Ben sanmıyorum ''EPL'de işim bitti'' diyeceğini, henüz hala çok iyi maçlar çıkarıyor. Hala güçlü, hala sol ayağı çalışıyor.

Tüm bu veriler ışığında nihai olarak Bobo'yu elde tutabilme taraftarıyım. Bobo-Saha değişiminden mutlu olmam. Ama Bobo giderse yerine alınacak oyuncu için Saha stil olarak doğru isimdir, transferinden memnun olurum.

Noat SamisA dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Noat SamisA dedi ki...

Ha bir de gelirse iki lafından biri Tigana olur, buradan da başta basın olmak üzere herkese iyi malzeme çıkar. :)

Bir ek daha: Olympiakos £3 milyon karşılığında Blackburn Rovers'ın forveti Matt Derbyshire'ı transfer etti. Zaten yarım sezondur Yunanistan'da kiralıktı, opsiyonu kullanıp transferi tamamlamışlar.

Stan Van Gundy dedi ki...

Saha'yi almak şampiyon olmuş bu takima yapilacak en buyuk ihanettir. Bu kadar açık ve net söylüyorum.

@Rog.Bobo
Saha Manchester United takiminda sanildigi kadar basarili olamamistir. Sirf bu yuzden de yerine adam aranmis ve sonunda da Manchester'a kazigin tamamini sokup bedava olarak Everton'a gitmistir. Eğer Saha'yi alacaksan geçen yil alacaktin, bu yil değil. Bu yil Saha'ya o kadar para vermek sadece aptalliktir.

Madem Saha'ya yıllık olarak verecek 3 milyon Euro'muz var. O zaman dusen Middlesbrough'dan Mido'ya verseydik o parayi hem de bonservissiz. Yada yine düşen Newcastle'dan Ameobi'ye ver o parayi 27 yasindaki. En azindan Katar'a falan kakalayabilirsin 30 yasindayken. Yada en kötüsü ne yapacagi hic belli olmayan ama adi olan Djibril Cisse'ye ver, adamin kontrati bitti, al işte. Yada WBA'dan Marc-Antoine Fortune var, al onu, acaip dayanikli bir forvetin olsun.

Yukaridakileri bir kenara birakalim. 23 yasinda bir cevher var. Yine düşen bir takımdan, Huelva'dan Marco Ruben. Yada Nikola Kalinic'i al Hajduk'tan.
Robert Lewandowski'yi al Polonyali. Melvin Platje'yi al Volendam'dan. Ermin Zec'i al Sibenik'ten.

Gaziantep'e Ismail icin 1,5 milyon Euro verecegine yine Huelva'dan Manuel Casado'yu al, sanırım onun da bonservisi elinde. Numancia'dan Carlos Bellvis'i al.

Yani bilmiyorum ama dogru duzgun takim takip etmek benim icin oturdugum yerden mumkunken bu adamlar neden bu kadar aptalca kararlar alabiliyorlar anlayamiyorum.

lakerda dedi ki...

Bana hiç kimse saha'nın böyle süper topçuyken everton'a sessiz sedasız bonservissiz verilmesini izah edemez.
Bu adam şu haliyle Ailton'un sıska ve uzun olanı. Tek numarası topa vuruşları. Presmiş, rakibi zorlucakmış, topla alıp gitçekmiş gibi bi izlenim edindirmiyo bende.

Ya neyse zaten adam gelmiceğini açıklamış, zaten yönetim bunca transfer olayından sonra niye açık açık ilgilendiğini söylüyor onu da anlamış değilim. Dedikleri gibi asıl alcakları oyuncunun ismini saklamak için mi?:)

cha dedi ki...

beşiktaş'a son yıllarda gelen yabancıları şöyle bir analiz edersek;

jose kleberson: büyük umutlarla manchester united'dan henüz 26 yaşındayken transfer edilmiştir. geçmişine baktığımızda bir dünya kupası kaldırdığını görüyoruz. sonu beşiktaş'ın hiç ettiği yıldızlardan biri olarak şu an brezilya'da futboluna devam etmektedir. beşiktaş'a ne verdi denilirse fenerbahçe'ye uzaklardan attığı bir gol dışında bir şey yok.

goncalves da silva ailton: beşiktaş'a geldiğinde almanya gol kralıydı. 32 yaşında geldi. tam anlamıyla bir yıldız değildi ama kalitesi bundesliga'da gol krallığından en azından belli olmaktaydı. sezon ortasında ayrıldı.

PASCAL NOUMA: 28 yaşında lens'ten alındı. geldiğinde adını sanını bilenlerin çok fazla olmadığı sorunlu ama hırslı bir futbolcuydu. taraftarın sevgilisi oldu. agresif tavırlarına rağmen getirisinin götürüsünden çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.

filip holosko: 22 yaşında manisaspor'dan gelmiştir. oynadığı maçlarda takımı sırtlamıştır.

da silva bobo: 21 yaşında beşiktaş'a geldi. henüz 24 yaşında. geldiği sezondan beri takımın en çok gol atan futbolcularından biri. forvet tabi ki en çok gol atacak diyenlere 23 yaşındaki bir yıldız adayımızı bu kadar kolay harcamamızı öneririm.

ricardinho: ülkesi dışında pek başarılı olamayan ama ülkesinde yıldız olan, brezilya milli takım formasını giymişti beşiktaş'a geldiğinde. o da hiç olup gidenlerden.

şöyle yakın geçmişe baktığımızda yıldız diye gelen transferlerin takım içi dengeleri bozmak, iş yapamamaktan başka bir işe yaramadığını görüyoruz. onun yerine 20 21 yaşlarında transfer edilen, ya da isim değil, futbolcu transfer etmek için yapılan transferlerin daha fazla yararlı olduğunu görüyoruz. en azından risk az. kötü oynarsa gönderirsin, hem maddi olarak, hem de taraftarın beklentisi olarak yıldız oyuncuya göre çok hafif yaralar alarak kurtulunur. yani saha ismi dışardan cazip gözükse de beşiktaş'ıma gelmesindir.

Noat SamisA dedi ki...

Louis Saha Man United'a transfer edildiğinde Fulham'da ligin ilk devresini 13 golle gol krallığında lider olarak kapatmıştı. Ferguson da 10 milyon sterlin üstü bedelle onu kadrosuna kattı. Ertesi sezon başı ise Wayne Rooney transfer edildi ve Saha forvetteki 3. opsiyon durumunda düştü. Partneri de Ruud van Nistrelloy idi.

Bu sezon başı da Ferguson ile karşılıklı anlaşarak düzenli oynayabileceği bir takıma gitmek istediğini söylemiş. Yanlış biliniyor, bedavaya gitmemiştir. Her oynayacağı maç için £65K üzerinden Man United ile anlaşma yapılmıştır. Mesela bu sezon 65X34 maç, 3 yılda Everton'ın Saha için Man United'a ödeyeceyecği bu bedel £3 milyonu bulacaktır. Saha'nın yıllığı da £3 milyona geliyor böylece.

Stan Van Gundy dedi ki...

Çok para Noat çok para. Saha belkli gol krali olur bu ligde ama Saha'nin gelmesindense her maça Batuhan'la çıkmayı ve onun gol krali olmasini tercih ederim. Ki olur da..

Noat SamisA dedi ki...

Bence gelmezdi zaten ki Türk basınına son düşen açıklama da bu yönde. Ben Saha'nın futbolculuğu ve kariyeri üzerine yapılan tartışmaya müdahale etmek istedim. Genel olarak Saha'ya haksızlık yapılıyor. Bu müzmin sakat muhabbetini çıkaranı ilk olarak dövmek lazım. :)

Bobo yerine Bobo tarzı forvet noktasında Saha'ya evet. benim düşüncem budur. Bir de yukarıda yanlış hesap yapmışım, rezalet vallahi. Louis Saha için Everton'ın Man Utd'a ödeyeceği para 3'ü değil £6'yı bulur. :)

lakerda dedi ki...

@Noat Samisa

Saha'nın menajeri yoksa sen misin?:). Şaka yapıyorum tabii ki de ya ben biraz ahmetçakarvari bir değerlendirme yapıyorum. Gordon Schildenfeld'in isminden dolayı bundan futbolcu olmaz demişti, benimki de daha çok his, son 3 senedir falan izlediğim yok adamı.

manchesterdayken de pek fazla beğenmezdim, içime sinmezdi bu ya, belki ordan kıllığım. Kariyer derken O'shea gibi bi adam yıllardır oynadı ya, ayrıca dwight yorke, andy cole ikilisi vardı efsane bi gittiler sonra yok oldular. Bilmiyorum belki bok atıyorum ama hiç içime sinmiyor bu adam.

not: aklıma nistelrooy geldi. ya şu manchester forvetlerinin kaderi midir nedir adamları tüketip kullanıp kullanıp atıyolar.

Jokond dedi ki...

abi Saha'dan bahsediyoruz. SAHA SAHA SAHA...

Louis Saha'ya burun kıvıracak günlere geldiğimiz için gözlerim yaşardı.

lakerda dedi ki...

Walla ben ronaldo'ya burun kıvırmış adamım. Modası geçmiş adamları tutmuyorum ne yapayım,zamanında riquelme hastası olsam da şu an adı geçse yine burun kıvırırım:)

Kalten dedi ki...

Kleberson iyi ki gelmiş bence, yoksa o golü izleyemezdik :)

Haftada 2 kere izlerim, ritüel gibi, bir Kleberson'un o direğe çarptıktan sonra spikerin "MUH-TE-ŞEM BİR GOOL" nidası eşliğinde kaleye giren şutunu, bir de Alen'in UEFA kupası (hangisi hatırlamıyorum, Bolton veya Tottenham olabilir) maçı öncesi çektirdiği üçlüyü..

Açarım da sesi sonuna kadar, maksat gavur komşular Beşiktaş'ı tanısın..

shelbyl dedi ki...

Olay Saha'ya burun kivirmak degil. Olay Bobo'yu gonderip, Bobo'yu satip yerine Saha'yi getirmek. Elestiri mantalite elestirisi.

Bu takimin forveti Nobre, Batuhan ve Holosko olsaydi; Saha'nin alinmasina bu kadar ses cikarmazdim. Benim derdim Bobo'nun ikamesinin Saha olmasi. 24 yasinda adamin gonderilip, yerine menajer listesinden "isimli" olmasi sebebiyle 31 yasinda adamin transfer edilmesi.

Fenerbahce Van Hooijdonk'u aldi tuttu, Anderson'u aldi tutmadi. Bestchastnykh ile Rebrov tutmadi, Alex tuttu. Bu isler riskli isler.

Senin elinde hazir mayalanmis yogurt varken "Ya tutarsa" denmesi beni geriyor. O yuzden, sampiyon takimi guclendirme adina Bobo-Saha hamlesi yapmak yanlistir, yoksa Saha "hic fayda getirmez" demiyorum ben. Ama tekrar edeyim, Saha'yi almamiz Topuz'u alamamamizdan daha cok koyar.

Jokond dedi ki...

Bobo Beşiktaş'a ilk geldiğinde, kimse ismini cismini bile duymamışken, herkes çöp transfer derken sözlükte başlığına ilk yorum yazanlardan biriyim. ne yazdığımı isteyen girip görebilir. Bobo benim çok sevdiğim, tuttuğum bir futbolcu.

Ama bakın şunu artık anlamamız lazım. Bu adam geldiğinden beri futbolunun üstüne koyuyor. Sistemsiz bir ülkede, başında eğitici hoca olmadan, hiçbir tarafı organize olamayan bir kulüpte bu adam bir mucizeyi başarıyor. Kendisini geliştiriyor! Türkiye'ye gelip de futbolunu geliştirebilen kaç futbolcu sayabiliriz? Bobo nadide bir örnek. Fakat daha organize bir ligde önü açık. Türkiye, şu an için halen gelişim evresini tamamlamış rüştünü ispat etmiş yabancılar için bir cennettir. Bobo bizde kalırsa 10 üzerinden 7'nin asla üstüne çıkamayacak. Bu adamın çok yetkin ellerde, bilimsel veriler ışığında işlenmesi lazım. Bunu biz yapamayız. Yapamayacağımız için de seneye sonuç hüsran olabilir.

Bakın Saha diyoruz, Louis Saha diyoruz arkadaşlar. İddia ediyorum bu adam gelsin Beşiktaş'a, istatistiklerin tozunu attırır. Türkiye liginde at başı önde gider, Avrupa'da da çok ama çok işimize yarar. Keşke gelse ama benim pek umudum yok açıkçası...

shelbyl dedi ki...

Ayrica Noat Saha muzmin sakat degil demis de, biyografisi oyle demiyor:

Kendisi 2004 Eylul'de milli macta dizinden sakatlanip 1 ay oynayamiyor, Kasimda ve 2005 Subat'ta ayni sakatlik nuksediyor ve 2 ay oynayamiyor bu sefer. 2005 Agustos'ta baldir kaslari cekiyor ve 3 ay uzak kaliyor sahalardan. 1 yil iyi gidiyor ama 2006-07 sezonunun ikinci yarisinda gene sakatlik problemlerinden cok forma sansi bulamiyor. 2007-08 sezonunun basinda sakatliktan kurtuluyor ve iyi bir form yakaliyor, lakin 2008 Subat'ta gene kasigindan sakatlaniyor ve birkac hafta oynayamiyor.

Gecen sezon eskisi kadar sakatlanmamis ve 24 mac oynamis kendisi, fakat kendisi en az Harry Kewell kadar muzmin sakat gibi gozukuyor.

Viola dedi ki...

Bazi arkadaslar Saha'yi yere goge sigdiramiyorlar, hayret ettim. Imkan olsa da suraya Bobo'nun bir Marsilya'ya , bir Liverpool'a caktigi golleri koyabilsem. Fener'e attigi kupadaki kafa, 2 sene once derbide gelisine caktigi gol, yahu ne deger bilmez bir taraftar kitlesi var, anlasilmaz vallahi. Bobo henuz 23-24 yasinda, Brezilya milli takimina dahi senin Besiktas'tan secilme basarisi gostermis bir yetenek. Bu adami gonderip, 30'unu gecmis oynar mi oynamaz mi belirsiz, oynarsa emekliligine mi gazozuna mi, Lailasina mi oynar (Istanbul'a 30'undan sonra gelen unlu yabanci futbolcularin klasik hareketi, bkz. R.Carlos) bilinmeyen bir adam icin milyonlar sayacaksin, bunu da muthis transfer diye bekleyen taraftarlarin olacak. Sizi bilmem ama ben BOBO'mu vermem, yenilesinler sozlesmesini, canavar gibi oynar. Hem illa bir unlu oyuncu pesindelerse once Delgado'yu gonderip onun mevkiine bir oyuncu baksinlar.

gökhan dedi ki...

beşiktaşın boboyu bulması sistemli bir çalışmanın yada şahane bir scouting ekibinin işi değil sadece tesadüftür. türkiyede işler hep tesadüfe bağlıdır. milli takımın başarıları, fb nin çeyrek finali, uefa kupası... öyle bir an gelir şans eseri birkaç oyuncu bulunur başarıda gelir. bobo da aynı olay işte. öylesine alındı ve tuttu.

şunu demeye çalışıyorum. bobo gitsin yeni bir bobo bulalım demek hayalcilik. sahanın tutmama ihtimali vardır. ama alınacak yeni bobonun tutmama ihtimali daha yüksektir. çünkü tutacak adamı bulacak ekip yok.

bu sebeple yapılacak 1. iş boboyu kaçırmamak. oldu da gitti alternatifler saha vb adamlar olacaktır. peki olmalı mıdır? maalesef ülkede işler böyle yürüyor. yani olmalıdır.

lakerda dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
lakerda dedi ki...

Noat Samisa Bobo yerine Bobo tarzı forvet aranıyorsa Saha olur diyorsun da, zaten Mustafa Hoca Bobo'nun stilinden hoşlanmadığı için gitmesine sıcak bakmıyor mu, yani isteseydi isterse 10 milyon euro teklif gelsin sözleşmesi uzatılırdı böyle spekülasyonlar çıkmazdı. Bir diğer husus da bana göre Mustafa Hoca istikrarlı ve güveneceği oyuncu istiyor. Saha toplam 20 maç oynasa ve 15 gol atsa bile kritik maçlarda takımını yalnız bırakabilecek yabancı oyuncuyu Mustafa Hoca istemez.

Ayrıca jokond Saha istatistiklerin tozunu attırır diyosun ki adam maç başına gol oranında yüksek bi orana sahip,haklı olabilirsin. Geçen sene Bobo veya Nobre yerine sakat olmayan Saha gelse onları geçeceğine inanıyor musun? Maçların çoğunda tüm oyun sistemini nobre'ye veya boboya atılan uzun şişirme toplarla oynayan, ilk yarıları hatta 60 dakkayı pozisyon bulamadan tamamlayan, ilk golü bulana kadar bizi kanser eden, fark yaptığı maçları son 10 dakkada elde eden bir takımdan bahsediyoruz.
Orta sahada organize değiliz arkadaş, burayı nasıl toparlarız iyi düşünmek gerekiyor.
Forvetteki bu yalnızlıkta silik kalır.

Konuyu çok dağıttım ama elimizdeki kadro 4-3-3'e uygun gibi gözüküyo fakat maç içinde 4-4-2ye dönmediğimiz zamanlarda pozisyon eksikliği yaşıyoruz böyle bir ikilem,sorun var. Ayrıca orta sahada 2 oyuncuya acaip yük biniyor bu durumda. Bu yüzden ben fink transferinin, duyduğumuz gibi enerjisi bitmeyen, istikrarlı genel itibariyle ernst'e yakın özellikte ise faydalı bir transfer olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda, Saha sağlam olsa da,ki sık sakatlanacak gelirse bana göre, istatistikleri olsa da, genç oyuncu gönderip yaşlı oyuncu alma stratejisini geçtim, saha'nın özellikleri mevcut takımımızın sistemine uyar mı?
Saha'dan da konuyu fink'e bağladım ya helal olsun bana. Gecenin bir saati yorum yapınca konular karışıyor kusura bakmayın.

Pamukk dedi ki...

Bobo kalsın, Saha maha istemem. karşılaştırmıyorum bile ikisini.

Noat SamisA dedi ki...

Harry Kewell karaciğerinde onunla mezara gidecek bir problem bulunan bir futbolcu. 2006 yazında Dünya Kupası kampında gut hastası oldu, futbol oynamayı bırakın 3 ay yürüyemedi. Kasığından sakatlandı mı ne zaman geri döneceği belli olmazdı, ama döndüğünde de her daim formayı alırdı. Bu sezon da fıtık oldu mesela, tüm bu sakatlıkların ana nedeni olan kronik bir problem sahibi. Kewell gibi bir sağlık sorununa bağlı olarak sürekli adele sakatlıkları yaşayan çok fazla oyuncu yok. Ama harika bir transferdir, Galatasaray'ın başarısıdır. Bunlar ayrı.

Saha'nın böyle bir sıkıntısı yok. Mesela Fernando Torres müzmin sakattır, Atletico günlerinden beri hamstring sakatlığı her sezon tekrar etmiştir. Geçtiğimiz sezon da 3 kez tekrar etti. 25 maçı aşamadı EPL'de, geçen sezon da 30'u aşamamıştı. (İstikrarsız mı diyeceğiz?) Gerrard-Torres ikilisi bu sezon Liverpool'da yalnızca 14 lig maçında beraber oynayabildiler. Büyük olasılıkla bu sezon da 30 maç sayısını aşamayacak ve yine hamstring sakatlığı yaşayacak. Saha'nın böyle bir sorunu da yok. Maç temposu düştüğünden beri kolay sakatlanıyor, ama bu sakatlıklar bir bölgeye yoğunlaşmıyor. Elinde bir doktor raporu yok, doğru idman ve düzenli maç ile tolere edilebilir. Bunu görmek için de önümüzdeki sezon Everton'u gözlemleyebiliriz.

Bahsettiklerim bir Saha güzellemesi değil. Yalnızca Saha'ya ilişkin doğru bulmadığım görüşlere müdahale etmek istedim. Bobo kalmak istiyorsa ne yapıp-edip elde tutmamız gerek. Denizli Bobo'yu istemiyor ve bunu da istikrara veya oyun tarzına bağlıyor ise hata yapıyor. 1. ağızdan açıklama olmadığı için yine bunu da sahih kabul etmiyorum. Bobo'nun tek makul gidiş şartı, kendisinin artık Beşiktaş'ta kalmak istememesidir benim nazarımda. Aksi halde yapılacak tüm değiştirme çabaları hüsranla sonuçlanacaktır. Bu bakımdan da bu tartışmanın çıkış noktası olan yazı ile parelel düşüncelere sahibim.

AQ-47 dedi ki...

Arkadaşlar 4-3-3'ün iler 3üne solda oynatacak adam arıyorsak, bu sene zaten Yusuf ve Tello oynadı. Seneye sanırım herkesin aklındaki şablon:

Rüştü (Hakan)

Sağ Bek: Ekrem (Erhan, Kurtuluş)
Defans orta: Toraman ve Sivok (Zan)
Sol Bek: Yabancı transfer (Üzülmez)
Orta Üçlü: Ernst, Sivok ve transfer edilecek yerli/yabancı (delgado, tello, S. özkan, İnceman)
İleri üçlü: Holosko, Bobo, Transfer (Batu, Nobre)

Bu plana göre zaten ileri üçlünün solunda tello, yusuf ve delgado da oynayabilecekken, tabii orta sahaya topuz vb. bir transfer sonrası, bence bu bölgeye alınacak adamı iyi seçmeliyiz, orası boş değil halihazırda. Asıl korkulacak yer orta üçlünün oyun kurucu, teknik olanı...tello orda da oynar/oynadı ama bence orya hamit gibi bir adam lazım ya da O. Lyon'daki Juninho gibi hem tecrübe hem disiplin, yıllardır oynuyor...

theotheo dedi ki...

fenerbahçe iki tane balon transfer etti, ellerinde patlayacak.

beşiktaş ise sessiz ve derinden gidiyor, eskisi gibi atlamıyor, ince eleyip sık dokuyor. takımdaki maaş dengelerini bozmamaya çalışıyor, bunu yaparken eldeki kadroyu korumaya, şampiyonluğun tadını almış oyuncuları kaybetmemeye bakıyor.

bobo gibi bir oyuncu, gelecek sene 4.sezonuna başlayacak, türkiyeyi beşiktaşı bu kadar tanıyan bilen, karakteri çok çok düzgün, 85 doğumlu. beşiktaştaki tüm rekorları altüst etmiş bir adam, değerini bulmadan gönderilir mi? bugün kazma baltacı servet, 8 milyon ediyosa, bobomuz ne kadar eder? yakında türk vatandaşlığına geçme durumunun ihtimali üzerinde bile durmuyorum.

takımlar birarada oynayarak büyürler, takımı dağıtıp 10 adam alıp satmaktan nasıl zararlar gördüğümüz ortadadır, yıldız diye getirdiğimiz kolpacıların bu takıma ne zararlar verdiği ortadadır. bu yönetim ve teknik heyet çok çok iyi transferler yapacaktır eminim buna.

theotheo burada çok eleştirildi, bir çok görüşüne ben de katılmadım fakat bu yorumunun son iki paragrafına katılmamak elde değil bence. Bobo hakkında da takımın bir arada takıma dönüşmesi konusunda da yerden göğe kadar haklı.

fakat yönetim ve teknik kadronun ne kadar iyi transferler yapacağı benim için yine de soru işaretidir. Kurumsallaşmış bir oyuncu izleme mekanizmamız yok, varsa da işler değil. Mustafa Denizli'nin Avrupa ve Dünya futbolunu ne kadar yakından takip ettiğini bilmiyorum. Yöneticilerin zaten transfere iş bitirme harici karışmaması gerek zira adamların profesyonel meslekleri futbol değil başka şeyler. Burada bir boşluk var bence.

Madem şampiyonlar liginde oynayacağız, yöneticilerimiz iş adamlıklarını konuştursunlar, ne yapıp edip Gökhan İnler'i getirsinler. Kaç zamandır düşünüyorum aklıma olabilecek başka herhangi bir daha iyi transfer gelmiyor.

theotheo dedi ki...

@diskonnektus erektus

burada ve genel olarak beşiktaş taraftarının büyük bir kesiminde, mevcut yönetimi karalama politikası izlettirilmekte.

çok çabuk gaza gelen bir toplum olmamızdan mütevellit, bunu medya aracılığıyla yapmak çok kolay bir işlem haline dönüşüyor. burada "delgado" nickiyle yazı yazan 17 yaşında arkadaşımız, kolaylıkla tüp şirketinde çalışanlara demirören lehinde oy attırıldığını çok kolay bir şekilde yazabiliyor. bu denli büyük karalamalar kesinlikle eleştiri almıyor, öyle bir karalama politikası izlenmiş ki senelerdir, en küçüğünden en büyüğüne beşiktaş taraftarı üzerinde büyük bir başarıya ulaşmış durumda şu anda.

bu yönetim bırakın fulyayı, bir kümes yapsa, muhalefetin adamları basına açıklamalar yapıp kümesi 5 seneliğine başkasına verdiler diyebilir, bu denli büyük bir kıskançlık ve karalama politikası izleniyor.

sportif başarıları, fildişinde beşiktaş adına kayıtlı okullar açıldığını görmezden gelen basın, fulyayı sadece muhalefetin ağzıyla anlatan bu basın ve buna inanan beşiktaş taraftarları.

bu takımdan kimse avrupada bilmemne başarısı bekleyemez, buna kimsenin hakkı yoktur, 106 yıllık tarihinde elle tutulur avrupa başarısı olmayan bir takımdan, şimdide bekleyemezsin, belki 5 sene daha beklemeyeceksin. bu takımın temelleri oturtulmaya çalışıyor, takım mafyalardan temizleniyor, genel kurullardaki pislik kokusu 100 metre öteden duyulurken şimdi herşeyin şeffaf olduğu bir beşiktaş takımı yaratılmaya çalışıldığı için suçlu olunuyor.

shelbyl dedi ki...

Bobo, Brezilya Milli Takimi'na cagrildigi icin Turk vatandasi olmasi 5 yerine 10 senede mumkun oluyor olabilir; bilen birisi bu konuyu aydinlatsin.

@Noat

Abi muzmin sakat degil de "cam adam" diyelim o zaman? :)

Rory Breaker dedi ki...

Bu yazı için gerçekten tebrik ederim. Ciddi manada genç oyuncuların parlama yapabileceği bir takıma ancak emekliliği yaklaşmış "eski" yıldızlar milyon eurolar saçılarak transfer ediliyor ve bunun adı da hede bombası hödö bombası olarak geçiyor. Bu millet 25 yaşındaki futbolculara "daha genç gelecek vaadediyor" diye baktığı sürece afedersiniz ne Beşiktaş'tan ne Türkiye'den adam gibi futbolcu çıkmaz. Anca menajerleri ve "eski" yıldızları zengin ederiz...

Stan Van Gundy dedi ki...

Bence forvet yada hucum oyuncusu aramak yerine Batuhan'a şans vermeli ve altyapidaki cocuklarimizi da desteklemeliyiz.

Bobo'nun yerinde kim olsa o kadar golu atardi gibi bir mantik icinde olmak istemiyorum ama sanki öyle olurmuş gibi geliyor.. Sizce?

Ayrica Türk Bobo'yu da kimseye değişmem herhalde. O zaman kalsin diye kulubun kapisi onunde bile yatabilirim.

Stan Van Gundy dedi ki...

@Theotheo

17 yaşında ve "Delgado" nickiyle yazan bir insan yalanci midir? Nedir? Sen neyi anlatmaya çalışıyorsun? Ben anlayamadim da..

theotheo dedi ki...

senin yalancılığın bi kaç post önce ortaya dökülmüştü, inönünün önünden en son ne zaman geçtin?

Stan Van Gundy dedi ki...

@Theo

Dün. Hayırdır?

Bobo brezilya milli takımına çağrıldı ama oynamadı onun için hala 5 senede Türk olma şansı bulunuyor Bobo'nun ya şimdi sözleşmesi uzatılsın,uzatmaya yanaşmıyorsa da satılsın.Avrupa'daki sistem de bu.Fener'i bari bu alanda taklit etmeyelim ama takım cl'ye katılırken,bobo'nun ben takımdan ayrılmak istediğini düşünmüyorum.Bobo'nun tek derdi Dunga'nın gözüne girmek ve yıllık ücretine biraz daha zam yapılması.
Bu arada bobo'yu bize zago önermişti.Bu tür transferler 10 yılda bir olur herhalde.Hatırlayın bobo ilk geldiğinde Rıdvan,Sinan Engin neler neler diyordu bobo hakkında.Buraya yıldız adayı bir futbocu getirip yıldız yapmak gerçekten çok zor.Bobo'yu sabredip şu anki kalitesine getirmek bile beşiktaş için büyük başarıdır.

Beşiktaşın en cok forma giyen yabancısı,
Türkiye Kupasında Beşiktaşın en golcü oyuncusu,
"Avrupa Kupalarında" 20 macta 7 gol,
Beşiktaş Tarihinin en cok gol atan yabancısı
ve Henüz 23(yirmi üç) yaşında bu adamı satmak delilik değildir de nedir?

menderes dedi ki...

Bobo'nun gönderilmek istenmesini anlayamıyorum.Beşiktaş takımında oynayan hücum oyuncularını attığı gol sayısına göre değerlendirirsek kim gelirse gelsin başarız çıkar.Beşiktaş'ın oyun sistemi bireysel performansa dayalı bir anlayış içeriyor.Forvet arkası oyuncuların çok olduğu bir sistemde forvet oyuncusunun attığı gol sayısı azalır.Kaldıki Bobo bu sene ligin ilk yarısı hep yedek bekledi.Ayrıca Boboyu diğer forvetlerden ayıran önemli bir nokta var.O bir karışım gibi hava hakimiyeti,sürat,top sürme,son vuruş ve teknik açıdan çok üst seviyede olmasada bunların hepsini içeren bir oyuncu.Gelecek sene yerli statüsünde oynama şansıda var ve bu ülkede bu özelliklere sahip kaç forvet oyuncusu var? Alınmak istenen oyuncu isterse çok iyi olsun ama bu takımın önceliği forvet midir? Bobo'nun satılmasının tek nedeni vardır bence o da kısa vadeli düşünen bir hocasının olmasıdır.Bu yüzden Batuhan'da beşiktaşda kaybolup gidecektir.

Yorum Gönder

Ara