.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
8 Haziran 2009 Pazartesi

Aşk Hikayesi

Sağ tarafta Gökhan Zan'ın omzu çıktığındaki fotoğrafı görünce aklıma geldi. Bu fotoğraf da o günden sanırım. 2003-2007 yılları arasında (asker olduğum 2005-2006 senesini saymazsak) 3 yıl boyunca oradaydım. Seyircisiz bir maçta Beşiktaş yedek kulübesini kale yapıp orta gol hikayeleri yaptığımız da oldu, kale arkasında alt yapıdan gelen top toplayıcılarla ortada sıçan oynadığımız da. 30000 +TV karşısındaki onca adamın gözlerinin üzerinizde olduğu halde çimlerde koşmanın nasıl stresli olduğunu da taddım, Beşiktaş soyunma odasında oturma hazzını da. Gün oldu sıradan bir topçu kadar depar attım çimlerde (şu Saraybosna takımı ile olan maçtı galiba), gün oldu yedek kulübesi mahkumu genç yetenek gibi kulübede bekledim elimde çekirdekle. Taa ki 2007 senesinin Mayıs ayına kadar... Önce tribünden üzerime adam attılar sonra da çizgi üzerinde düşen Tuncay'ı kenara almadığımız için para. Kafamda sanırım 4-5 tane çukurluk var bu yüzden. Sonra Demirören ve kafaya alınan o darbelerden sonra staddan uzaklaşmak, daha sonra da Medline'daki görevimden ayrılmak derken 2 senedir staddan uzaktayım. (Bir tek Porto maçını tribünde izlemiştim) Neyse bu kadar laf salatasını yapma sebebim şu, bu sene sanırım şezlong taraftarlığından tribün taraftarlığına geçeceğim yine. Her ne kadar Demirören varsa ben tribünde yokum demiş olsam da sözümü yiyeceğim. Çünkü bu bir aşk hikayesi. Demirören'e, Sinan Engin'e ve diğerlerine rağmen...

3 Yorum:

taksim dedi ki...

resimdeki karşı tribünde boğaz patlatanlardan birisi olarak, maç başı 1 ortalama ile bağırdığımız "Ambulans" sloganının muhatabı olan senden biraz anı okumak isterim kendi adıma..

ben de "demirören varsa ben yokum" deyip şezlong taraftarlığına geçenlerdenim. ama fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış hesabı gitmedim de ne oldu. "bir yemin ettim ki dönemem" diyorum ama bi taraftan da içim içimi yiyo inönüye gitmek için. bu sene buna bi nokta koyucam heralde.

Yorum Gönder

Ara