.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
6 Mayıs 2009 Çarşamba

Dahi Anlamındaki -De-nizli Ayrı Yazılır

Geleneksel formsuz Fenerbahçe yabancı forvetinin aşırtma golü ile başlayan ve yine 2-1'lik skorla biten bir derbinin daha sonuna geldik. Önceki derbilerden farkı, bu sefer güçlü olan kazanmadı ya da bu sefer iddialı bir Fenerbahçe yoktu. Üç senedir bu vakitlerde üç derbi gören gözler, en kötü Beşiktaş oyununu, en iyi zannedilen kadrodan olabilecek en kötü Fenerbahçe'ye karşı gördü ya, bunun açıklanması pek kolay değil, o kesin... Kötü oyunun nedenini toptan birine yıkmak bir diğerini aklamak olduğundan galiba bu sefer bir derbiden çıkan eleştiriler homojen olarak takıma eli değen herkese kadar uzandı. Fakat yine de bir isim öne çıktı ki, onu diğerlerinden ayırmak gerekli. Mustafa Denizli. Bilindiği üzere, bu camianın üzerindeki ölü toprağını atması için, moleküllerine işlemiş olan "yine mi olmayacak sendromu"nu yenmek için en ideal isim olan Mustafa Denizli, daha önceki "dediğim dedik"lerini birleştirip yine aynı düdüğü çaldı. Şu takımın sistemi ne zaman kişiden kişiye göre farklı algılanıyorsa Beşiktaş yere çakılıyor. Tıpkı cumartesi günü olduğu gibi.. Yine 3,5-3,5-3 taktiği ile başlanan bir maç, ikinci yarıda kurtarma yazılısı ile bir umut çevirilmeye çalışıldı ama bu el papaz pilavı yemedi. Bu el derken, ligin genelini kastediyoruz, yoksa haşa, Fenerbahçe bizim kocamız oldu en amiyane tabirle... Biliyoruz zaten, Denizli'nin maça nasıl başlayacağından çok nasıl bitireceğini düşünüyor ancak son 15 dakikada Ernst-Serdar Özkan değişikliğini gerçekten maçtan önce kafasında oynattıysa ortadaki sorun sandığımızdan daha büyük olmalı. Şuursuzluk mu dediniz? Maçın ilk yarısında Delgado çıkıyor, son 20 dakikada Ernst çıkıyor, Serdar Özkan giriyor? Bir yerlerde yanlışlıık var gibi değil mi? Herneyse.. Var elbet bu devranda bir yanlış ancak, şimdi bunu tartışacak kadar akbaba Beşiktaş'lı değilim. Ben hala 2 kupaya inanan saflardan, hala Delgado'nun arkasında duran inatçılardanım. Neden, niye niçin diye kelime oyunları, istatistikler ile oynanabilir; ntvspor'da bunları yapan, dünya futbolununu avucunda tutan ve yüreğindeki Beşiktaş sevgisinden şüphe duymadığım akbaba olmayan abilirim de var, her maç sonrası ne demiş diye beklerken sonunda ağzından bu takım o takım değil diye sitem etmiş Noat Samisa gibi gıptalarım da var, bir de haddinden fazla realist olan canım arkadaşım Jessie var. Var ancak, bu futbol da işte biraz his işi, elektrik işi, Denizli'nin dediği gibi.. Bir şekilde aldım sene başında bu elektriği, sorsan niye desen cevap veremem ama, dur 4 hafta Güntekin'cim, dur 4 hafta daha Noat Samisa'cım ,dur 4 hafta daha sen anarko futbol severim..Bir köprü var ve şu an altından sular akıyor.

7 Yorum:

shelbyl dedi ki...

Su an elimizde bir adet aklin ve mantigin yoluna gelmesi beklenen Denizli, ve bir adet futbolun yoluna gelmesi beklenen Delgado var. Bunlar olmazsa, koprunun altindan cok sular akar be Freak'im.

O takimin bu takim olma potansiyeli cok yuksek; ama potansiyel arttikca kinetigi goren yok.

Pesimist Kadri dedi ki...

Tartışılması gereken yanlışa destek olmanın bir işe yarayıp yaramadığı.

Serdar Özkan'ın takıma zarar verdiğini söyleyen niye destek olmalı? Ernts'in çıkıp Ozkan'ın girmesi için mi?

Son 4 + 1 maçta da oynatılıp yine takıma zarar vermesi için mi? Ya katkısı olursa diyorsanız, ben de ya yine zararı olursa derim.

Aynı şey Delgado gibi diğer oyuncular için de geçerli değil mi? 3. senedir en kritik maçlarda yokolup giden bir adama destek olmak, bundan sonraki kritik maçlarda da aynı sonun hazırlanmasına destek olmak değil midir?

Bu bağlamda Güntekin'e sitem ediyorum ve bunu yazmak için testinin kırılmasını neden bekledin diyorum.

Henry, Arsenal'daki kariyerinin son döneminde ceza sahası önünde gereksiz paslar yaptığı için kendi taraftarınca yuhalandı. Arsenal'in herşeyi olan Henry.

Bu hafta Inter maçında Inter taraftarları Ibrahimovic'i her topu aldıgında ıslıkladılar.

Destek bir yere kadar. Destek hakedene. Kimseyi fazla sımartmayacaksın. Hakkı neyse o kadar destek olacaksın. Bu Ernts olsa da oyle Delgado da.

Malvinas dedi ki...

Valla fütursuzca, şampiyonluğa inanmış biri olarak tüm yazı boyunca en çok son paragrafa katıldım.

Nedense bu sene hiçbir çöpü eleştiresim gelmiyor. Ya da biriktirdim biriktirdim, "mazallah" kısmında patlayacağım bestenin bilmiyorum.

Mustafa Denizli hatalar etti evet, sonuçta fener'e malup olarak şampiyonluk şansını tekmelemekten ziyade maneviyatımızı da deşmiş oldu, bizim de derbi galibiyeti beklemek gibi bazı değerlerimiz var nihayetinde.

Hepsine ok. Fakat şükürler olsun ki telafi edecek fırsatlarımız da var elimizde.

Kupa'da alacağımız bir galibiyet hem kanımızı yerde bırakmayacak, hem de olası bir gs galibiyeti ile birleştiğinde blogda yazılan asitsiz colayı en baba mojito'ya çevirecek.

Son olarak Jessie realizmi demişssin ama o işin realizm değil pesimizm olduğunu biz dil dökerek anlatmaya çalıştık sağolsun Antep'de tasdikledi tezlerimizi :).

Kendisine selam ederek, bu takım bu sene s.. s.. şampiyon diyorum.

Jessie dedi ki...

bugüne kadar lig kötü, şampiyon bunlar denince tepem atıyordu. galatasaray ve fenerbahçe'nin olmadığı zirve yarışı neden kalitesi düşük olsun diyordum.

ama haklılarmış. beşiktaş iyi olduğu için herkes çok kötü olduğu için bu puan tablosu çıkmış.

bu pesimizm mi bilmiyorum. sivas'ın kaybedeceği puan kayıplarına endeksli yaşayarak nereye kadar?

son 3 haftada kendi evinde iki beraberlik aldın. o bursa'yı bu fener'i yenemedin.

ben diyorum ki beşiktaş kötü, sivas şampiyon olur. siz diyorsunuz ki sivas daha kötü, beşiktaş olur.

burada nasıl mutlu olabiliriz?

Malvinas dedi ki...

@jessie

Yok yok konu farklı. senle daha önceki münazaramız sadece Sivas üzerine olmuştu.

Beşiktaş'ı 5'de 5 sayıp Sivas'ın olası puan kayıplarını analiz etmiştik. O gün deseydin ki birader eyvallah Sivas puan kaybeder de, bizimkiler de boş durmaz o zaman kırılırdı belimiz. Zira 5'de 5 konusuna ben güvenemiyordum.

Sivas'ın puan kayıplarına endeksli yaşam "life style" halini aldı haklısın, ha adamlar kaybediyo sen kazanamıyosun onda da haklısın. Ligin kalitesi rezalet, Beşiktaş kötü futbol oynuyo onda da haklısın. Fakat bu takımın şampiyon olamayacağını iddia etmen konusunda haklı değilsin.

Nedenini sen de söylemişsin, kötünün iyisiyiz. Yani Sivas bizden daha kötü. Lakin iyi futbolla şampiyonluk şartı aramıyor federasyon. Bu takım daha önceki yıllarda da derbi kazanmadan enteresan şampiyonluklar aldı.

Sivas top oynamıyor ayrıca fikstür avantajı falan da yok ortada. Fakat Beşiktaş 4'de 4 yapar mı sorusunu soralım Sivas'ın puan kaybından önce

Bu arada illa fikstür diyenlere biz az da olsa avantajlıyız derim. Onlar Gs ile deplasmanda, biz evimizde oynayacağız çünkü.

Bu bağlamda bir Fener mağlubiyeti bizi dağıtmasın, Denizli'nin, Delgado'nun Serdar'ın değil Beşiktaş'ın üzerine düşünelim diyorum.

Ha şampiyonluğu gerçekten alamazssak o zaman da alayını asalım keselim, çünkü şu aşamada eleştiri bir işe yaramayacak gibi görünüyor.

Jessie dedi ki...

benim fikstüre bakıp temel yorumum sivas'ın puan kaybetme ihtimali bizden yüksek değil noktasında idi.

bakıyorsun sivas'ın beşiktaş'ın fikstrüne sanki kalan 5 haftada eşit puan toplayacaklar gibi gözüküyordu. dolayısıyla 1 puanlık avantajla şampiyon olma ihtimallerini yüksek görüyordum.

hepsini bırakalım. tüm matematik hesap, son hafta oynanacak gs-sivas maçına dayanıyor. ben o maç için de galatasaray'a güvenmiyorum.

T. Egemen Gul dedi ki...

Hala iddia ediyorum Sivas 1 maç daha kaybedecek ve Allah'ın izniyle biz de 4'unu de alıcaz.

Yorum Gönder

Ara