.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
4 Mayıs 2009 Pazartesi

Asitsiz Kola

Bu saatten sonra gelecek şampiyonluğu benim için en güzel ifade edecek tanımdır asitsiz kola. Evet içilebilir ama tat vermez. Kazanılacak olası bir şampiyonluk elbette sevindirecektir ancak herhangi bir coşku veya büyük bir mutluluk hissi yaratmayacaktır bende. Ligde şampiyonlukta çekiştiğin rakibin Sivas'la iki maçta da 1-1 berabere kalmışsın bu iki maçta da öne geçememişsin. Trabzonspor'u bu sezon iki maçta da yenememiş iki maçta da öne geçememişsin. Bursaspor'u iki maçta da yenememişsin. Galatasaray'ı yenememişsin. Bu sezon tarihinin en fiyasko günlerini geçiren Fenerbahçe'ye iki maçta da yenilmişin hele biri dünkü gibi kazanırsan muhtemelen şampiyonluğu büyük ölçüde bitireceğin bir maç. Hatta dün yenilmekle de kalmamış 60 dakika sahada iki pası bir araya getirememişsin. Aragones'in Semih ve Emre'yi kenara alıp "hadi olm şu maçı adamlara verelim" yazıktır günahtır şeklinde açıklanabilecek hamleleri olmasa şu haldeki Fenerbahçe'nin üzerine dahi gidemeyeceksin. Vallahi burda kadro seçimi, taktik, teknik, sistem, Denizli, Ertuğrul Sağlam, Delgado şu bu çok tartışılır ama ben çok kısa kestirip atıcam. Sen kendi evinde şu Fenerbahçe'yi yenemeyip bu işi bitiremiyorsan, bunu yapmak için en ufak bir ışık, uğraş kırıntısı gösteremiyorsan şampiyon olsan da olmasan da çok mühim değil bundan gayrı. Dediğim gibi elbette 4'te 4 yapalım, elbette şampiyon olalım. Ama şu saat itibariyle asitsiz koladır o şampiyonluk bana. İçilir ama tat vermez!!

33 Yorum:

4'te 4 değil de,5'te 5 olursa asitli olabilir kola.

yuki the zorba dedi ki...

Heheh Freak iyi yerden yakalamış :)

Bizi 5'te 5 paklar...

Malvinas dedi ki...

aynen katılıyorum,
hatta 5.nin dün alınan galibiyetten daha anlamlı şekilde kupayla süslü olması kolayı duble rakıya da çevirebilir...

Starks dedi ki...

Yillarin klasigi vardir "Besiktas'i hic bu kadar kotu oynarken gormedim" diye.

Son zamanlarda cok buyuk mac kaybettik ama dunku macin ozellikle ilk yarisi inanilmaz garipti. Fener kendi sahasinda top cevirirken adamlara 10 metreden fazla yaklasmayan, stop edilen toplar ayaklardan 5 metre acilan, rakibe dogru duzgun faul bile yapamayan bir takim vardi.

Hani sanki mactan once bir haber gelmis de, Besiktas'li futbolcularin aileleri rehin alindi, bu maci kazanirlarsa oldurulecekler denmis olsa ancak bu kadar olurdu. Gitmediler, oynamadilar, sanki istemediler.

Bence bu olay uzerinde cok dusunulmeli. Dedigim gibi cok mac kaybettik ama boylesine pek sahit olmadim. Eger bu Denizli'nin ozellikle istedigi ve uygulanmasini istedigi bir durumsa en kisa zamanda tesekkur edilmeli. Yok eger liderlik baskisi, taraftar onunde oynama heyecani vs. bu oyunculari ve bu takimi bu hale dusurduyse o zaman tum oyuncular bastan sona sorgulanmali ve hepsini gonderemeyecegimize gore en kotuler mutlaka takimdan ayrilmali.

theotheo dedi ki...

hayır katılmıyorum.

galatasarayı yenip şampiyon olduğumuz taktirde gene oldukça asitli olur kola, merak etmeyin.

sadece neden yenildiğimizin değil, neden böyle bir oyun ortaya koyduğumuzun suçlularını bulalım, cezaları kesilsin.

ben diyorum ki

1)Mustafa Denizli, modern futbol anlayışından uzak, sürekli yanlış stratejiler yapan bir teknik direktör. Gönderilmeli.

2) Yetersiz yabancılar, Delgado, Bobo gönderilmeli. Yerlerine daha iyisi alınabilirse tello, holoskoda gönderilebilir.

Malvinas dedi ki...

@theotheo

Evet haklsın aslında. Sonuçta şampiyonluk bir süreç bir maça bağlanmayacak derecede uzun bir süreç hem de. Ama insan istiyor ki, derbi galibiyetleri bu sürecin tadı tuzu olsun... 2004-2005'de fenerbahçe'yi iki maçta da yenmiştik hemde biri malum 3-4'lük maç idi. O sene fener şampiyon oldu hiç de kalkıp ya 2 maçta da Beşiktaş'a yenildik demediler sanırım...

Starks dedi ki...

Tum ilk yari boyunca birkac Ernst zorlamasi disinda Gokhan Gonul ve Yasin'e top gelir gelmez olumune pres yapilmamasi kimin uygulamasi bunu ogrenmek benim icin cok onemli.

Eger Denizli bunu istediyse ve aman kontrollu oynayin, oyunu ilk yarida geride kabul edin diye komut verdiyse, hem Denizli ile hemen yollar ayrilmali hem de bunun buyuk bir aptallik oldugunu idrak edip insiyatif alarak tersini yapmayan oyuncular da onla birlikte gonderilmeli.

Yok Denizli boyle bir sey demediyse ve ayni Bursa macinda oldugu gibi Bobo basta olmak uzere bazi oyuncular ozellikle bunu yapmadilarsa bunlara da bir daha forma verilmemeli.

Hata vardir, yanlislik vardir bir de kusura bakmayin ama OKUZLUK vardir. Bunun hata veya yanlislik olmadigi kesin.

kaba şimşek dedi ki...

o kupanın allah belasını versin!! o kupa getirdi bizi bugünlere zaten amına koyim!

raul gonzalez dedi ki...

ne güzel söledin olm kaba:)

hele hele kupayı alıp ligi kazanamayacaksak nolur o kupayı da almasınlar. fenerbahçe'nin 26 sene alamamasından başka bi özelliği kalmamış bi nane zaten..

Fyro dedi ki...

yenilmek degilde kazanma hirsi,mucadele olmayisi moral bozdu gercekten.en buyuk artimizdi sezon boyunca asla pes etmeyen oyun anlayisi.bu bakimdan.futbol bu,sansina gol yersin,sans yaninda olmaz atamazsin vs.en azindan mucadele edersin `helal olsun cocuklara` dersin en azindan bir teselli olur.dun ki mac neydi allah askina.hatirlamak dahi istemiyorum bu bakimdan.

bobo,delgado,tello,yusuf onlari gectimde serdar ozkan nedir ya.bu cocuk degil mi has besiktasliyim diyen.insan tek bir olumlu haraket yapamaz mi ya.inanmiyorum artik serdar'in besiktasli olduguna.

theotheo dedi ki...

@starks

dediğim gibi futbol sahası çok büyük bir alandır, fenerbahçede savunması çok geride kuran bir takımdır, orada pres yaparsan ortasahayı boşaltırsın. bu yanlış bir strateji olur.

yapıcağın şey ise şu;

savunmanı ortaalana yaklaştırıp, doğru pozisyon alacaksın. bu maçta beşiktaşın sol kanatında oynayan oyuncu kimdi? sağdaki kimdi?

peki şu olsaydı.

tello-ernst-cisse-ekrem

üzülmez-sivok-zan-toraman

ileride delgado ile bobo veya türevleri.

bu maçtaki en büyük salaklıklardan biri de jessienin de bahsettiği adam markajı salaklığı. bu nedenle de inanılmaz bir dağınıklık gerçekleşti. guiza takıyo peşine toramanı orayı boşaltıyo daha bir sürü varyasyon oldu, ve bunu izleyen mustafa denizli değil beşiktaş'ın teknik direktörü olmak, halısahada bile teknik direktörlük yapamaz bu kafayla.

maçın en başından, sonuna kadar kaybediceğimiz belliydi. bu başka bir nokta.

bakın derbiler kazanılır kaybedilir, içeride dışarıda farketmez. ama böyle bir oyun hiçbir derbide ev sahibi takım tarafından çok çok extra durumlar olmadığı sürece sergilenmemiştir. bunu sorgulamak gerekir. yukarıda dediğim gibi suçluların bir an önce gönderilmesi gerekir.

kaba şimşek dedi ki...

ya sikeyim fener alamamış da nolmuş? gerçekten bunu sikine takan bi fenerli var mıdır? varsa onun da amına koyayım! bi bok değil lan o kupa! feneri yensen de bi bok değil; mersin idmanyurduna yenilsen de değil!

böyle ligi bir daha nerede bulacaksın? dünyanın neresinde, hangi ligde, ligin ilk altı sırasındaki takımları yenemeyip liderin bir puan gerisinde olan takım var? hiçbir bok yapmadık biz ligin başından beri. ama ikincisin. bir maç sıkacaksın götünü ve şampiyon olacaksın ama bize reva gördüğün futbola bak!

neyse daha çok konuşup, yasaklı siteler kervanına blogger'ı da eklemeyeyim ben.

Starks dedi ki...

Theo, dizilis vs. kismini diger topikte yazdik, bu isin bir bolumu.

Son paragrafta yazdigin konudan bahsediyoruz. Sorgulanmasi gereken bu.

Kimse kusura bakmasin senin rakibinde Ali Bilgin, Yasin ve Gokhan Gonul savunma oynuyorsa ve sen durum 2-0 olana kadar bu savunmanin uzerine gitmemek icin ozel bir caba sarfediyorsan, bundan baska bahsedeceginiz hersey ama hersey ikinci planda kalir.

Ben de bilirim burada sabahtan aksama kadar Delgado'ya, Bobo'ya, Zan'a vs. saydirmayi, ki sonuna kadar hakettiler ama olayin kokune inmek istiyorsak bu mac ozelinde bu yanlis olur. (ha sezon hatta sezonlar geneline bakinca zaten kimin kalip kimin gitmesi gerektigi ortada, orasi da ayri).

Saha buyuktur, onun icin de onde oynayan oyuncularin baski yapar ve orta saha oyuncularin onlarin bosalttigi alani doldurursa o saha kuculur. Biz de neden kucultmeye calismadilar diyoruz.

Hirs, maci arzulamak... bunlar veba gibi bulasidir. Calistigin iste yanindaki adam esneyip vakit olduruyorsa, sen de bunu goruyorsan kilini kipirdatmak icinden gelmez. Sahada onundeki, yanindaki adam bazen sacma sapan da olsa birseyler yapmak icin pres yapiyorsa sen de okuz degilsen buna bir tepki verir ve yardimci olursun. Bir bakmissin bu tum takima sirayet etmis.

Dun tum takima sirayet eden bu ruhsuzlugu, takima bulastiran kimler bunlari bulmak gerek. Ondan sonra taktigi de konusuruz, dizilisi de. Zaten o zaman buyuk dedigin saha bir bakacaksin cok kuculmus olacak.

bilal dedi ki...

@ starks

katiliyorum. oyuncular insiyatif almaliydi ancak bunu saha ici lider olmadan nasil yapacaksin? bahsettigim winner oyuncu falan degil. cok mukemmel oynamasi da onemli degil. takim icinde tabiri caizse 'babalik' yapacak bi oyuncu sart. hem saha ici hem saha disinda oyunculara sozunu geciren saygi duyulan bi adam.

buda vedat abiden.

''BEN maçı seyrederken, bu çocuklar maçtan önce çaktırmadan bir bara gitmişler biri iki tek de atmışlar gibi geldi. Hele hele ilk yarı hafif alkol almış bir topluluk seyrettim. Bu çok büyük bir ayıp. Final böyle oynanmaz. Daha 1. dakikadan çıkarsın ısıra ısıra oynarsın. O Beşiktaş’ın muhteşem seyircisi bunu bekliyordu. Ama sünepe bir takım görünce onların da potansiyeli düştü.''

theotheo dedi ki...

starks doğru şeyler söylüyorsun, aslında dediklerine ek yapıyorum ben de.

maçı staddan izleyemediğim için, herşeyi tam görme imkanım olmadı ancak, ernstin oyundan çıktığı zamanki halini, oyuncuların maça hafta içi fiziksel olarak yeterince hazırlanamadıklarından olabileceğini düşünüyorum. bu bir görüş tabiki.

maçta olanlar daha iyi açıklayabilirler bu durumu.

dediğin gibi bobo'nun hareketsizliğ, ruhsuzluğu vs. bunlar fiziksel problemlere dayanıyor olabilir mi bunu sorgulamak gerekiyor.

Starks dedi ki...

Fiziksel problem ilk yarida, ilk 20 dakikada olmaz. Macin ilk yarisi, Gs - Sturm Graz macinin son 10 dakikasindaki gibi danisikli dovus varmis gibi oynandi. Gercekten cok acayip birseydi. Besiktas'li futbolcularin bos bos rakibin gelmesini beklemesinden zaman zaman utandim.

Ernst her mac ne kadar yoruluyorsa o kadar yoruldu. Cikma sebebi, Denizli cikaracak adam bulamadi, o yuzden. Cisse yeni girmisti. Bobo eldeki tek santrafor, gol lazimken cikaramazdi. Holosko gol atmis moralli, Tello duran top kullanabilir. Yusuf yeni girmis o da olmaz. Dolayisi ile adam bulamadi. Ancak Uzulmez'i falan cikarip Tello'yu beke cekip Ozkan'i sola koyabilirdi veya bunun gibi birsey.

Ama yaptigi bence cok yanlisti. Bir kere Ernst digerlerinden kotu degildi, ikincisi oyunu forse etmeye calisan, sorumluluk alan, herseye ragmen biraz liderlik ozelligi gosteren cok az sayidaki adamdan biriydi.

Ama esas problem, takimin buraya gelmesinde buyuk emegi olan adam, sezonun en kritik macinda bu sekilde oyundan alinmaz, alinmamali. O maci kendisi cikmak istemedikten sonra bitirmeyi haketmisti Ernst.

1993 Avrupa kupasi finalinde Efes - Aris'e son saniyede elenirken, Naumoski son hucumda cok elestirilmisti. Ama o takimi oraya getiren bas aktor olarak, sonucu ne olursa olsun o hucumu o adam kullanmayi haketmisti ve dogrusu da oydu. Bu yuzden Denizli dun bence bir TD olarak yapmamasi gereken bir hareket yapti.

Yukarida bahsettigim takimdaki ruhsuzluk ve Denizli'nin bu hareketi umarim motivasyonunu kirmaz. Cunku Nobre varken en azindan birisi daha kendini madara edercesine parcaliyordu.

Simdi tek kalip siritmaya basladi. Bir yaparsin, iki yaparsin, sonra cevrene bakip da bir tek senin kendini yirttigini gorursen, mahallenin delisi ben miyim diye dusunmeye baslayabilirsin.

Bellamy. dedi ki...

yaratılan bu matem havasına delireceğim yahu. ne fener galibiyeti manyağı adamlarmışız anlamadım! kötü de oynamış olabiliriz de ne demek şampiyonluk asitsiz kola, şaka mı yapıosunuz?

her sene fener'i en az bi kere yenip 5. olmak mı sizi tatmin ediyor? yapmayın etmeyin. galatasaray'dan alınacak beraberlikle bile şampiyon gelebilir, diğer maçlar kazanıldığı takdirde.

mustafa denizli maç sonrası yaptığı açıklamada yüzde yüz haklıymış. yaşanan resmen bir travma. oyuncusundan taraftarına herkes fenerbahçe galibiyeti için yaşıyormuş bu sene, olmayınca herşey bitmiş!

kaç senedir üzerimizde olan şu bitikliği bi atalım yahu, sivas kazanmış da olabilirdi bu hafta bi kendinize gelin, olumlu tarafları konuşsun birisi de. bobo kötü, delgado kötü, denizli kaka, e peki kim getirdi bu işi buraya kadar. 4 hafta daha destek olun, ondan sonra kimi gönderirseniz gönderin.

fenerbahçe eski halimiz olmuş, sezonu tek maçla kurtarma derdinde. koca sezonu buraya kadar beşiktaş taraftarının haline bakın bir de. Yazık!

Jessie dedi ki...

açıkçası benim için fenerbahçe mağlubiyeti önemli değil. asitsiz kola gelmez bana. ama başkasına gelirse onu bilemem.

ben puan durumuna bakarım. o bunu yendi, bu onu yendi çok önemli değil. feneri 100 sene yenemeyelim farketmez şampiyon olalım da.

evet kim getirdi buraya kadar sorulması gereken soru o? başarı ve başarısızlık tanımları orada saklı.

sanırım beşiktaş taraftarı fenerbahçe galibiyeti üzerinden kendi kimliğini tekrar üretiyor.

bir diğer husus ta, şu feneri yenemiyorsan kimi yeneceksin...

hepsinden öte dün maçtan önce alınacak beraberlikle oluşacak averaj hesabına girmiştim ben. susturdular, averaj hesabına girmeye gerek yok diye. ama şuanki takımımızın durumu alıp gidecek bir halde değil. şampiyon olsak ta ite kaka olacağız. o yüzden en ufak detay bile bence önemli.

çıkıp kendi oyununla feneri yenecek gücün yok işte. yapacak bir şey yok. feneri yenmeyince sadece 3 puan kaybediyorsun. fener yendi de ne oldu hala 5.

o önemli değil. şampiyonluğu kaptırmak daha önemli. yemişin fener galibiyetini.

Pesimist Kadri dedi ki...

Bence gördüğün olumlu tarafları sen bir söylemeye başla bellamy. 2 puan farkla lider olma sansı gitti + bozuk olan averajı düzeltme fırsatı kaçtı.

Sence olumlu noktalar neler? Sivas'ın yenilmesinden başka tabii.

delgado dedi ki...

bobo falan burayı okumadığına göre istediğim kadar burdan köstek olabilirim onlara, ne desteği olacakmışız ki şurda? zaten vereceğimiz desteği veriyoz statta, siktir ol git bobo! diye bağıran olmadı hiç inönüde.

sabaha kadar tartışıyoruz da noluyo burda yok 3lü ortasaha olsun, yok cisse-ernst olsun şu şöyle bu böyle olsun. bari şurda ağzımıza geleni söyleyelim prens bobo'ya.

denizli çıkar maç sonrası "rakiplerimin maçını izletmem oyuncularıma" der. afferin! öyle 4-3-3 oynayayım modern olayımlıkla olmuyor iş. nerden bilecek ulan senin yabancı oyuncun, rakipteki adamların alışkanlığını, topu hangi ayağıyla dürttüğünü. ernst'in, selçuk'un saçlarını nası taradığından tut nasıl osurduğuna kadar her bokunu bilmesi lazım böyle bi maçta. ulan iddia ediyorum her anadolu takımı şu feneri saraçoğlu'nda yer bitirir be, ne oyuncu kalitesi ne bişey. fener'de stres yokmuş ondan iyi oynamışlar meğer, yok öyle şey! adamlar gene vurdumduymaz bi havada oynadılar maçı, ama daha vurdumduymaz olan da beşiktaş'tı. bir gol yarım dakika boyunca geliyorum der mi? diyormuş, 2.golde gayet dedi. madem sayın denizli rakibine göre kadro-sistem kuruyomuş, nerde ulan yasin'e selçuk'a baskı. kendi evinde fizik gücü en az olan takımlara bile oyun kuramayan fener geldi inönü'de mi azdı birden. ayıp ulan, kendi sahasında bu kadar mahkum oynayan bi takım olmadı düne kadar, ayıp.

evet bellamy, şampiyonluk bana asitsiz kola gibi şu an. gerçi ben normal haliyle kolayı da çok sevmem, hıyarın tekine 60 milyon lira borcum varken.

Pesimist Kadri dedi ki...

Şunu da söyleyeyim, artık destek falan lafları baya havada kalıyor.

Bu taraftar Bursa macında ortalığı bayram yerine çevirdi stattan boynu büyükl ayrıldı. Bu maç yine aynı. Tabii kimse hep kazanmak için taraftarlık yapmıyor ama sadece skor olsa neyse ama ya bu isteksiz oyun ne?

İzin ver de bir tepki olsun.

Bu pisliğe kendileri battılar, çıkabileceklerse de kendileri çıkacaklar.

Bellamy. dedi ki...

sivas'ın antep puan kaybı ekstra bir puan kaybıdır. beşiktaş sonuç olarak antep'i iki maçta da 3ledi.

peki adamlar ağlıyor mu? bülent uygun 'şampiyon biziz ikinci kim bilmem' diyor maç sonunda. daha ligin orta sıralarında hedefi olmayan takımı yenememişken söylüyor bunları!

beşiktaş'a dönelim bu noktada. fenerbahçe maçı derbidir ve klişe olarak derbilerin sonucu 3 ihtimallidir. beşiktaş'ın fenerbahçe maçında yaptığı puan kaybını 7-8 hafta önce de yazabilirdik oraya beklentimiz yok bu maçtan diye. bu maçtan alınacak puan ekstra puandı.

aynı şekilde beşiktaş ve sivas'ın oynayacağı galatasaray maçları ekstra puan maçlarıdır. gsaray'dan fazla puan alan şampiyondur benim gözümde şu an.

ankaraspor ve son hafta akıbeti muhtemelen belli olmuş denizli maçlarını rahat kazanır bu kadro. a.gücüne en son ankarada ne zaman puan verdik inanın hatırlamıyorum.

sivas'ın önünde 33 puanlı ibb maçı, 35 puanlı gençler maçı var. iki maçta da takılırlarsa hiç şaşırmam açıkçası.

burası okunmuyor olabilir beşiktaşlı oyuncular, teknik adamlar vs tarafından. ama bu adamlar ntv'ye çıkacak potansiyeli elde ettiler. orada verilecek destek beşiktaşlı futbolcuya moral olur. aynı şekilde internete girip ekşisözlüğü açan bir iki adam bile etkilenebilir. kelebek etkisi bu, 4 hafta destek verin gözünüzü seveyim. 2 kupa daha eklensin müzemize, fena mı?

yuki the zorba dedi ki...

Bizim keyfimiz kaçtı Raul, ama keyifler kaçar arada böyle yapacak bir şey yok... Ligin durumu bizi hala avantajlı yapıyor. Denizli'nin ders alacağına inanmıyorum ama bu iki maçta 6 puana inanıyorum! Artı 6 puanı alırsak, geleceğimiz yer bugünün çok ötesinde olacak. Belki de lider olacağız...

Ben bu dakikadan sonra şampiyonluğu asitsiz masitsiz, boza niyetine içerim... Kupa da leblebisi olur... Bize şampiyonluk lazım. Galatasaray 4-0 yenildi Fener'e, sonra ne güzel kutladı o şampiyonluğu, yutkunarak izledim... Şampiyonluk bize yakışır...

shelbyl dedi ki...

Kolayi falan salla, benim derdim su:

Denizli Galatasaray macinda da bu taktik anlayisla ve bu dizilisle mi sahaya cikacak?

Ligde ust siralarda yer alan takimlara karsi bu taktik anlayisla cikip patlamanin rutin bir hale gelmesini engelleyecek mi?

Su sorularin cevabini alana kadar benim icin kola asitsiz. Yok eger GS macina adam gibi bir takim cikarsa eyvallah.

theotheo dedi ki...

gs maçına bu taktikle çıkarsa, kola olmaz zaten. uefaya gidişimizi kutlarız.

Jessie dedi ki...

beşiktaş bu sistemsizlikle, bu rakibe göre oynama stratejisiyle, aman kewell'ı kitleyeyim aman toraman adam adama bitirir baros'u, aman ekrem arda'yı kaçırma kaçırma diye diye ortasahadan kopan ayhan gelir cart diye takar kontra ataktan. maç da orada biter.

hele ileride bobo varken bir futbol takımının heyecanlı oynaması, önde basması, baskı kurması falan mümkün değil.

düşünsene önünde eli belinde bobo varken sen arkada baskı yapmaya gider misin?

denizli ders almazsa şampiyonluğu da alamaz.

denizli bu saatten sonra ders alabilir mi? bence ders öyle 1 haftada alınmaz. alınsa da uygulanması 3-4 ayı bulur.

bence denizlinin ilk geldiğindeki 3-4-3 taktiği çökmüştür, ikinci denediği 4-3-3 te çökmüş bulunuyor.

bir üçüncü denenebilir mi, buna süre yeter mi hiç emin değilim.

bu diziliş, bu anlayış ve bu oyuncularla devam edeceğiz. yine serdar özkan girecek 70'te. sezon sonuna kadar her 45. dakikada 2 oyuncu değişikliği yapacağız.

kör topal böyle gidecek. başka bir ihtimal için vakit yok. denizli de olsa o riski alamaz bu saatten sonra.

hele ki maçtan sonra elektrikten bahseden adam ders almaya açık değildir zaten. daha çok ders almam ders veririm ekolünden kendisi. çoğu türk teknik direktör gibi.

delgado dedi ki...

bobo'nun önde oynayışının, savruk ve isteksiz oyununun takımı olumsuz etkilediğine katılıyorum. basketbolda örneğin, ne olursa olsun 5 adamın da aynı bilinçle savunma yapmalı, takım olarak savunma yapmazsan maçı kazanamazsın. aynı şekilde takımında en yaşlı-en tecrübeli-en lider ruhlu oyuncun kim olursa olsun, basketbol takımının saha içinde en çok etkileneceği adam garddır. eğer gard savunmada adamını deli gibi savunmazsa kendini paralamazsa, takım da kendini paralamaz. bazı sporlarda istek-direnç en ön safhadan başlar, hatta insan psikolojisinin getirdiği olağan bir şeydir bu.

delgado nickli arkadaşın ruhsuz diye sürekli bobo'ya bindirmesi güzel ironi oluşturuyor yalnız.. ah o ruhsuz o oyuncular yok mu.. halbuki delgado gibi oynasalar..

raul gonzalez dedi ki...

@bellamy: dostum ben kalan son 4 haftada da gerek tribündeki yerimi alıp, gerek bu takımı sonuna kadar destekleyip taraftarlık görevimi sonuna kadar yerine getiricem. şampiyon olamazlar kupa alamazlarsa dahi seneye ilk maçı yine pır pır bir kalple bekleyeceğim. ancak benimkisi bir bakış açısıdır ve şu ilk 6 sıradaki hiç bir takıma üstünlük kuramadığın tabloda bana şampiyonluk asitsiz kola geliyor, dediğim gibi elbette sevineceğim ancak buruk bir tat olacak bende, senin fikrine de saygılıyım..

delgado dedi ki...

alessiocum. belki aşığım adama? töbe estafurullah.

şurda "inanılmaz bir seviye kaygısının olmadığı forumlarda sürekli seviye kontrolü-ince tespit yapıp her şeyi mantık süzgecinden geçiren tip"lik yapmaya gerek yok. seviyorum delgado'yu o kadar işte, ruhsuz diye bindirene de "ne yükleniyosun şeker gibi herife?" demem, diyen desin, nickimiz delgado diye adamı namus meselesi yapacak, idölüm haline getirecek değilim.

Swift dedi ki...

Iyi guzel de sunu da soylesin birisi...Cisse'nin oynamasi ve Sivok'un defansta baslamasi durumunda Denizli hangi yabanciyi keserek maca baslamali idi sizce?

shelbyl dedi ki...

Tello ya da Delgado'yu kesip, Yusuf'u sol on ya da forvet arkasi kullanmak.

Hayir zaten bunu yapmiyor mu son 2384923 haftadir ikinci yarilarda? Madem deniyorsun ve tutuyor, neden hala denemeye devam ediyorsun diye sormazlar mi adama?

Bundan ziyade, yani dizilisten ote cok ciddi bir mantalite (taktiksel olarak, yoksa elektrik falan degil) hatasi vardi dun aksamki takimda. Bunu da burada bol bol dile getirdik zaten.

MOURINHO dedi ki...

bızım bu halımızı goruyorsunuz bulent korkmaz'la.açıkçası bulent korkmaz'lı bu galatasaray'ı besıktas ınonu'de yenemezse şampıyonda olmasın zaten.ama ben yınede besıktas'ın yarışta avantajlı oldugunu dusunuyorum.sıvas-ıbb maçını sıvas kazanamaz.

Yorum Gönder

Ara