.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
8 Mayıs 2009 Cuma

30 Mayıs 1993 Beşiktaş Gençlerbirliği Maçı

Saatler önce stadı doldurmuş insanların "Şampiyon olunca lazım olacak" diye satın aldıkları formalar... Kaşkollar... Bayraklar... Herkeste bir şampiyonluk heyecanı, o boğaz manzarına bakan binlerce cıvıl cıvıl insan, o heyecanlı atmosferde bir ufak çocuk, ben. Beşiktaş İstanbul'da Gençlerbirliği'ni ağırlarken, Galatasaray Ankara'da Ankaragücü'yle oynayacak. Herkesin elinde bir radyo, frekans ayarı yapmaktalar. Ankara'dan gelecek umutlu haberleri beklemekteler. İki maç aynı anda başlıyor. Gözler sahada, akıllar Ankara'da... 5. dakikada kafamı kaldırıp bakıyorum etrafıma birden bir sessizlik, yanımda radyosu olan abi bağırıyor; "Galatasaray attı..." Olsun diyorum daha yeni başladık, moral bozmaya hiç gerek yok. 8. dakikada yanımdaki yine bağırıyor; "2 oldu". Hemen bir hesap yapıyorum, 4 gol atmamız gerekiyor, olsun daha yeni başladık, bugün böyle kolay bitemez. 35. dakikada artık iyiyden iyiye bir uğuldanma oluyor ve Galatasaray'ın 3. gol haberi geliyor hemen ardından 4 ve 5. Şuan olduğu gibi tüylerim diken diken oluyor, gözlerim doluyor, bu böyle olmamalı, haksızlık bu derken. O heyecanlı seyirci önce bir öfkeye kapılıyor. Sahadaki futbolcular bu olumsuz elektrikten nasiplerini alıyorlar ve sahada ayakları titremeye başlıyor. Bu karambolde -zaten hiç gecikmez- Gençlerbirliği'nin golü geliyor... İlk yarı sona erdiğinde Galatasaray 5 farklı öndeyken, İstanbul'da skor 1-1. Basın organlarına zaten maçtan önce de var olan tepkiler iyiden iyiye yükselmeye başlıyor. Yaşanan haksızlıklara göz yummakla, ortak olmakla suçlanıyorlar... Ben şaşkın şaşkın bakınıyorum. 60. dakikaya gelindiğinde ise çok sonra anlıyorum Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan dakikaların o dakikalar olduğunu... Başın öne eğilmesin Aldırma Kartal aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma Kartal aldırma Bu dizeler tek bir çıt sesi dahi çıkmadan binler tarafından söyleniyor. Satır aralarındaki boşluklarda staddan tek bir çıt sesi çıkmazken "Ağladığın Duyulmasın" dizesi tribünde binlerce Beşiktaş'lıyı gözü yaşlı bırakıyor. Hakem bitiş düdüğünü çalıyor oysa maç çoktan bitmiş orkestra sahne almış. Ankara'da Galatasaray'lı futbolcular sevinirken, Beşiktaş'lı futbolcular gözü yaşlı bir şekilde soyunma odasına gidiyorlar... Sonra ne mi oluyor? Maç bitmiş, üzerinden yarım saat geçmiş, futbolcular soyunma odasına gitmiş... Gitmeyen bir topluluk... "Beşiktaş taraftarı". Stad kapıları yarım saat kadar önce açılmış olmasına rağmen hiç kimse staddan ayrılmıyor... Dolmabahçe'de yavaş yavaş bir çığlık yükselmeye başlıyor. "Beşiktaş Beşiktaş Beşiktaş" sesleri Galatasaray'ın şampiyonluk kutlamalarına karışıyor... Tüm stadın bu feryadına, futbolcular sahaya dönerek cevap veriyorlar. Şampiyonluğu kaybetmiş o takım, şampiyon olmuşçasına dakikalarca alkışlanıyor... Eve geliyorum. Fener'li yan komşumuz damlıyor hemen dalga geçmek için. Bize bakıyor ve diyor ki; "Şampiyonluğu size bırakırlar mı sandınız?" İşte o tarihte, bu ufaklığın da "Beşiktaşlı" olma serüveni böyle başlamış oluyordu.

16 Yorum:

Malvinas dedi ki...

O günden geriye kalan bir görüntü;

Ankara'da Tugay ve Falco'nun suratlarındaki iğrenç sırıtışla ve üstleri çıplak biçimde birbirleriyle dans etmesidir. Hayatım boyunca unutamayacağım bir sahneydi.

Evet adamlar nihayetinde şampiyonluk kutluyor ama bana öyle bir koymuş ki, sanki bana inat oynuyorlar orda.

Bir daha hiç bir kulübün ve taraftarının yaşamamsı gereken kara bir gündür o gün...

92-93 sezonunda iki takım şampiyonluk yolunda.

Hatırlayın ne oldu Ankara'da?

8-0'ı unutmaaa

unutmadık unutmayacağız cimbombom'un ....

threepoint dedi ki...

jessie en güzel detayı kaçırmışsın.
75 gibi açıklar kapalı numaralı ayağa kalkıp "işte gerçek şampiyon" diye haykırmışlardı. 7 yıl önce spor arşivinden vermişti ligtv o maçı, nasıl olup da onların arşivindeyse o maç, hatta yan hakem erol ersoydu çok garibime gitmişti. devre arasında ankarda zalad stadı terketmiş yerine giren arif de 3 gol yemiş görev tamamlanmıştı.
gaybana dünya...

Adsız dedi ki...

o sezon kalli yönetiminde tüm kupaları toplayan, sezon içinde deplasmanda bjk ye 3 fb ye 4 gol atan bir takım.
sezon içinde bjk ye 2 maçta gol atamadan 10 gol yiyerek yenilen a.gücü.
son hafta skor 1-1 ken devrede çıkan g.birliği oyuncuları ve 3-1 biten maç.
1-0 bile yettiği halde hadi garanti olsun 2-0 a bağlayabileceği halde, biraz daha garanti olsun 3-0 bitirebileceği halde, averaja ihtiyacı olmadığı halde, tüm dedikoducu kaynanaların çeneleri açılsın, şike söylentileri tavana vursun diye 8 tane atan salak(!) bir takım..
yıllar sonra takımları manisa ya 10 dakikada 4 atarken gıkını çıkarmayan ama hala bu maçı düşünüp ağlayan sızlayan bir kitle..

Baris Izgordu dedi ki...

Kendisi gibi taraftarida delikanli olmayan ve ismini vermekten korkan bir adsiz, isimsiz, silik ve onemsiz bir kimse...

Adsız dedi ki...

2006'da inönüde "sallasana sallasana mendilini..." konulu bir bestenız vardı ondan sonra gelen "hasan kabze kapağını"da yazsaydınız.işte bu ağlamalarınız yuzunden hala 3.büyüksünüz.

t2 dedi ki...

ARİF İN 90+ 1247. DAKİKADA ALDIĞI PENALTIYI DA , ALPAY IN 87. DAKİKADAKİ VERİLEN PENALTISI DA , SABRİ ÇELİK İN 48 MAÇ SONRA DOĞRAMASI DA , MALATYAYA GİDEN ARABALARI DA ERGUN GÜRSOYUYLA ADNAN POLATIYLA ALP YALMANI VE ALİ TANRIYARIYLA , 20 SENE ÖNCEKİ BASKETBOL FİNAL MAÇINDA TURGAY DEMİREL ŞEREFSİZİYLE ... BİZ 3. BÜYÜK OLMAYA RAZIYIZ , SİZİN HİÇ BÜYÜK OLAMAYACAĞINIZ BU ŞEREF YOKSUNU ORTAMDA .

BEŞİKTAŞ 'IN BÜYÜKLÜĞÜ SENİN ÇEMÇÜK AĞZINDAN ÇIKAN BÜYÜKLÜK LAFIYLA KÜÇÜLSEYDİ GÖKTEN KEMİK YAĞMANIN DA BİR ANLAMI OLURDU BENİM İÇİN G.SARAY 'IN ŞİKE İLE ANILMASI DA ANLAMINI YİTİRİRDİ .

YÜREYEDUR GALATASARAY VE ADSIZLAR ... ADINIZI BİLİYORUZ DA TOPİĞİN GÜZELLİĞİ ADINA SÖYLEMİYORUZ ...

Malvinas dedi ki...

Adsız kardeşim,
sen Hasan Kabze dersin ben Mert Nobre derim, örnekler çoğalır gider. Burada amacın "nasssııı çaktık lan size" olmadığı aşikar.
105 yıllık kulüpler illa birbirlerine o kapaklardan saysız defa takmıştır.

yuki the zorba dedi ki...

0-8 biten maçta herkes nedense gollerin çokluğunun normalliğinden bahsetmiş... Biz gol sayısı az ya da çok demiyoruz ki, şike var diyoruz... Şikenin olduğu yerde maç 0-0 da bitebilir, 2-2 de, 1-0 da... Balık hafızalı arkadaşları toplayıp, izlesek maçı mesela; bana kaç tane golü savunabilirler merak ediyorum... O gün kaç yaşında olduklarını da... Şike ispatlanamamış... Vay be...

Malatya'ya giden arabalar ispattır peki, onu ne yapacağız?

Jessie, Valla şu dört haftalık maç heyecanımızı Galatasaray nefretiyle suladın ya, diyecek şey bulamıyorum sana! Adamların derdi yok tasası yok, gelip gelip yazıyorlar şuraya...

Jessie dedi ki...

her şey, galatasaray'ın iddiası olsa 2 penaltı / 1 kırmızı ile maçı 4-0 kazanır lafım üzerine gelişti :)

t2 dedi ki...

Yeşillenen fındık dalları üzerine yazı yazmanızı bekliyorum dermişim !

shelbyl dedi ki...

"anket" post'unun altinda uzun uzun yazdim, ana fikir "Turkiye'de her kulubun gecmisinde bokluk vardir, kimsenin gotu yemez cikarmayi, biz de takimimizi digerlerine karsi aklamaya calisiriz, bu da hatanin daniskasidir" diye.

http://www.youtube.com/watch?v=xPWxzfUe3zI

Su macta yenilen golleri savunabilecek bir Galatasaray'li var midir gercekten? sozlukte dedigim gibi "yahu ilk golde zalad auta cikan topu tutup korner yaptiriyor ! baska bir golde topu tutacakken ellerini cekip ayaklarina carptiriyor, gene baska bir golde gs'li oyuncu topa vururmus gibi yapmadigi halde cuval gibi atiyor kendini yere."

Ha, Besiktas'in da Genclerbirligi maci icin sike yaptigi, kadro disi vs. iddialari var. Iste eger oyleyse durum daha da vahim demektir bu! Galatasarayli arkadaslarin bunlari "savunma" anlaminda ortaya atmak yerine "ortak suc" olarak ortaya atmasi gerekmez mi? Onu yapmak icin once su gollerdeki "garipligi" kabul etmek gerekmez mi?

Hepimiz ayni boku yiyoruz, adina da seks diyoruz iste.

aamet jr. dedi ki...

Arkadaş bi de Zalad çıktı falan demiyorlar mı? Ulan zaten 30 dakikada bitirmiş maçı daha çıkmasın mı?

Yeni açıkta eskiden ağı olmayan minyatür kaleler misali demirler vardı. İlk yarı bittiğinde o beyaz demirlere koymuştum kafamı babam görmesim diye ağladığımı, hiç unutmam. Bir süre önce Beşiktaş yüzünden ağladığım için dayak yemiştim annemden çünkü, babamın anneme söyleceğini düşünmüşüm heralde çocukluk işte. Halbuki onun benle alakası yoktu. Yanındaki taraftarlarla Galatasaray üzerine aralarında Malatya, şahin, eşek gibi kelimelerin geçtiği hararetli konuşmalar yapıyorlardı. Ben bi anlam veremiyordum bunlara tabi. Ta ki eve gidip golleri izleyene kadar. O günden beri sevmiyorum Galatasarayı.

Demiröreni defterden sildiğim an da "Galatasaray şampiyon olsun,biz kupayı alalım" dediği gündür zaten.

Aklıma geldikçe her yerde dile getiririm. Son yıllarda Fener'in yükselmesi üzerine Galatasaray'ın bizi kardeş saymasını anlayabilirim belki ama bunu kabul eden Beşiktaşlıları bir türlü anlayamam. Hele 93 mayıs itibariyle akılbali olanları.

T. Egemen Gul dedi ki...

Eski defterler, olaylar olaylar olaylar..

Gökhan dedi ki...

o günleri hatırlayabiliyor olsam heralde hayatımda büyük problemlere yol açabilecek bir travma olurdu.
youtube dan o golleri görene kadar ben de belki abatıldığı kadar değildir diyordum ama az bile konuşuluyor o maçla ilgili.

bulutto dedi ki...

2007-2008 sezonunda
şampiyonlar ligi a grubunda
hatırlayın ne oldu anfield road da 8-0'ı unutma

Jessie dedi ki...

bu, daha güzel bi 8-0 hiç süphen olmasın...

Yorum Gönder

Ara