.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
30 Nisan 2009 Perşembe

Oyun içinde hayat

90'lı yıllar...
Sedat Balkanlı Galatasaray'da oynuyor. Önemli bir maçın arefesinde antreman sonrası dört beş Galatasaraylı futbolcu köşeye geçmiş bir şeyler konuşuyorlar. Sedat'a bakıp tekrar dönüyor ve konuşmalarına devam ediyorlar. Duştan çıkılıyor, herkes artık evine dönecek. Futbolculardan biri usulca yanına yaklaşıyor Sedat'ın:
"Real Madrid bu maçta seni izleyecek, heyecan yapmayasın diye kulüp söylemiyor haberin olsun"
Sedat Balkanlı o gece heyecandan uyuyamıyor. Maç gününe kadar kimseye tek kelime etmiyor. Herkes 3 saat çalışırken o antreman sonrası koşmaya, zıplamaya devam ediyor. Ve en sonunda maç günü geliyor. Sedat maçta fişek gibi, deli gibi oynuyor. Bir golün asistini yaparken havadan ve karadan aldığı toplarla atak başlatıyor, rakibi engelliyor. Ve galibiyetle biten maçın ardından Sedat Balkanlı maçın yıldızı seçiliyor...
Mağrur bir edayla soyunma odasına giren Sedat, bütün futbolcuların kendisine baktığını görüyor. Sedat tebrik beklerken soyunma odası kahkahalarla çınlıyor. Çünkü ortada bir Real Madrid yok, kendisini izlemeye gelen yok. Sedat o kadar iyi niyetli ki gülümsüyor sadece. Sarılan, teselli veren arkadaşlarına kırılmadan cevap veriyor. Tek düşündüğü, keşke beni bugün izleyen birileri olsaydı. Keşke...
Türk futbolu çok güzel bir adamı kaybetti, hepimizin başı sağolsun...

3 Yorum:

dünyanın belki de en kötü hastalığı bu als. aslında kurtuldu diyeceğim ama içim el vermiyor. ölüm kimse için bir kurtuluş olmamalı. toprağı bol olsun.

deszen dedi ki...

Allah rahmet eylesin demekten başka bir şey gelmiyor elden. Zor bir hastalığa, belki sporcu olmanın getirdiği dayanıklı bir bünyeyle normaldan çok daha uzun bir süre direnmişti.

Ismail Arslan dedi ki...

Allah rahmey eylesin. Mekanı cennet olur inşallah.

Yorum Gönder

Ara