.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
24 Nisan 2009 Cuma

Bu Yürüyüş Ya Siyaha Ya Beyaza...

Beşiktaş stabil şekilde istekli futbol oynuyor uzun yıllardır... Sergen, Tümer ve bitik renkli büyük eskileri gittiğinden beri bu iş böyle... Ertuğrul Sağlam'la ya da Tigana'yla maç içinde kırılganlık da gösteren bu istekli futbol Mustafa Denizli'yle birlikte sayıca eksik kalmadıkça sekmeden her maça yansır oldu. Son üç aydır, ligin konjonktürü işleri Beşiktaş için yoluna koydu. Kaybedilen 8 puan çok sıkıntı yaratmadı, nitekim rakipler hep daha fazlasını kaybetti ve "Ya tamam ya devam" maçları sıkıntı yaratmadan Mayıs'a kadar ötelendi... Pazar günü ise, Beşiktaş'ı üç ihtimalli çok kritik bir deplasman bekliyor. Bu ligin gerçek deplasmanlarından biri Eskişehir. Geçen sene zar zor bulduğum Numaralı biletiyle İnönü'nün nasıl da hakkını verdiklerini karşıdan izleme şansı bulmuştum. İlk yarıdaki maç Beşiktaş'ın ve Tello'nun çok iyi oynadığı maçlar arasına girdiğinden, çok fazla seslerini duyamadık. Ama bugünlerde yaşadıkları sıkıntıları da göz önüne alırsak; taraftarıyla ve iştahlı futbolcularıyla maça sonuna kadar asılacaklardır. Beşiktaş ideal kadrosuyla ve sıradanlaşmış iştahıyla oynarsa, ligin nisbeten dişli Eskişehirspor'unu maçın başında kalesinin önüne yığıp, golü erken dakikalara sıkıştırabilir. Ancak Youla'nın savrukluğuna rağmen süratli deparları ve olası bir kilitlenmiş, boşa harcanmış ve önde bitirilememiş ilk yarı Beşiktaş'ı sıkıntıya sokacaktır ve maçı sıkıştıracaktır... Sivasspor'un muhtemel puan kaybı sonrası ikinci defa ıskalanacak liderlik ve maçın ardından gelecek Galatasaray galibiyeti haberi, Fenerbahçe derbisini yine "ya tamam ya devam" kıvamına getirebilir... Açıkçası, Denizli'nin takıma kat ettirdiği şampiyonluk iştahı maratonu sonrasında taraftara aşıladığı müthiş güven tartışılmaz... Yine taktik anlamda başarısı yıllardır tartışılan Denizli'nin ilk aylarında daha çok karşılaştığımız stabil olmayan takım taktiği ise taraftarı maç içi tedirginliklere itiyor maalesef... İnönü'de alınamayan liderlik ben ve benim gibi düşünen nisbeten kötümser taraftarları maalesef huzursuz ediyor. Daha kötüsü bu haftaki sonuçlar neticesinde kazanamayan bir Beşiktaş'ın Galatasaray'ı yarışın içine çekme ihtimali... 33. haftada oynanacak böyle bir şampiyonluk maçını elbette Digiturk ve bu işten servet kaldırmış Türk medyası heyecanla bekleyecektir, bizim için ise 2003 Mayıs'ındaki 5 puanlık farkla girilmiş bir derbiden başka kabul edilebilir bir durum yok 33. hafta için...

3 Yorum:

T. Egemen Gul dedi ki...

Ben önümüzdeki maçı çok rahat kazanacagimizi dusunuyorum. O yuzden bu kadar rahatım herhalde. O saatlerde yolda olacagim icin artık radyodan falan dinliycem :)

şu stabil şekilde istekli futbol oynama iştahımızın üzerinde durmalı zira hep sinir olmuşumdur bu takıma ruhsuz denildiğinde...çünkü bu takımda yeteneksiz gördüm,istediğini sahaya yansıtamayan gördüm, yanlış mevkide oynadığı için verimsiz olanını gördüm, yeteneksizini de gördüm ama kimsenin hakkını yemeyelim, bu takım hep iştahlı oynadı, hep elinden geleni yaptı..ne zaman biri ruh yok bu takımda dese, üzülürüm bizim çocuklar için..

yuki the zorba dedi ki...

aynen öyle freak. Ruhsuzları hemen dışarı atan bir organizmamız var... burak, akın vs. dayanamıyor Beşiktaş'a...

Egemen, ağzından bal damlıyor... Hayırlısı İnşallah...

Yorum Gönder

Ara