.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
28 Şubat 2009 Cumartesi

Eski Köye Yeni Kurallar

1-Futbolcunun belirli bir süre kenarda oturtularak cezalandırılması için Turuncu Kart uygulaması,
2-Topun çizgiyi geçip geçmediğinin belirlenmesi için iki tane Kale Arkası Hakem'in görevlendirilmesi,
3-Uzatmaya giden maçlarda ekstra bir oyuncu değişiklik hakkının daha getirilmesi,
4-Uzatmaya giden maçların 20'şer dakikadan 40 dakika uzatılması,
5-Ofsaytta bulunan oyuncunun, cinlik yaparak kendi kafasına göre saha dışına çıkarak ofsattan kurtulmasının engellenmesi.
Getirilmesi düşünülen yeni kurallar bunlar. Aslında çok da tartışmalarına gerek yok, hepsi de mantıklı uygulamalar. Sadece maçın 20'şerden 40 dakika uzaması gereksiz olabilir biraz. Ama özellikle ofsayt kuralındaki açığın giderilmesi iyi olmuş. Yoksa şerefsizim aklıma geldiydi, forvet oyuncusunun 35 metre ofsaytta gezip, rakip defansın kafasını karıştırdıktan sonra oyunu terkederek, takımına avantaj sağlaması gibi bir cinlik.
Tabi bu kuralların dışında bazı varolan ama uygulanmayan kuralların da netleştirilmesi uygun olabilir. Mesela formanın şortun içinde olması kuralı vardı zamanında, formayı şortun içine sokmayana sarı kart veriyorlardı, hala var mı bilmiyorum, belki değiştirmişlerdir belki de hakemler uygulamıyordur, kim akıl etmişse hay onun aklına...Gol sevincinde formayı çıkarana sarı kart verilmesi de en sinirimi bozan kurallardan. Ya da kalecilerin topu 6 saniyeden fazla ellerinde tutaması; bu kural da en uygulanmayan kurallar arasında, bin tane hakem uygulamaz, bir tanesi uygular, uygulayan suçlu olur bu sefer..Tac atışlarının nizami bir şekli var kural kitaplarında, bunu da uygulayan hakem sayısı çok az ve o uygulayan hakemler de ne yazık ki yine bir ton küfür yiyor. Hakeme sarı kart işareti yapmanın sarı kart olması ise başka bir saçmalık, o da şu an için sadece Türkiye'ye has bir uygulama yanlış bilmiyorsam.
Tüm bunların dışında ise, en kısa sürede görmek istediğim değişiklik ise, sahadan sedye ile dışarı çıkan oyuncunun 5 dakika süresince saha kenarında bekletilmesi gibi bir kuralın getirilmesi. Hem numara yapmaması için makul bir çözüm hem de eğer gerçekten sakatlanmışsa, kendi sağlığı için uygun bir çözüm. Kazanmak için bu kadar dalavere yapılan bir oyunda, en azından sinir sağlığımız için bu şart. Daha dün Nobre'nin Belediyesporlu futbolcunun ense köküne tekme vurmasını görmediğimden kelli, sinir krizine girmemin nedeni bu kuralın eksikliğidir. Çünkü o ana dek her müdahalede kendisini yere atan Belediyesporlular'la oynanan dünkü maçta ve bunun yapıldığı diğer maçlarda maçın sonuna bir iki dakika eklenmesi kadar taraftarı yıpratan, tüketen başka birşey yoktur.

2 Yorum:

shelbyl dedi ki...

Turuncu Kart gelmesin. Zaten sari kart, kirmizi kart olayi yuzunden her hafta zilyon tane tartisma cikiyor; bir de turuncu kart gelirse hakemler bunalima girer. Uluslararasi platformda denenebilir, ama bizim ligde olmasin mumkunse.

20 + 20 = 40 dakika olumcul, gerek yok.

Ofsayt kuralindaki bu "cinlik" payi oyunun guzelligi bence. Ona da karsiyim.

Sedye olayina gelince, 5 dakika fazla olmus. 3 dakika iyidir.

aamet jr. dedi ki...

bu sedye olayına ben de katılıyorum. adam bacağı kopmuşcasına bir saat debeleniyor yerde sonra koşa koşa taç çizgisine gidiyor. akabinde hakem faul düdüğüyle birlikte el işaretini de çakıyor oyuna gir diye. ee nerde kaldı o kadar debelendiğin? bence de en az üç dakika dışarda kalması lazım çıkan oyuncunun.

Yorum Gönder

Ara