Ramazan Kurşunlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ramazan Kurşunlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2009 Çarşamba
Bir İlhan İrem Vardı: Ramazan Kurşunlu
Herkese merhabalar,
Belki fark etmişssinizdir, Ekşi Beşiktaş olarak yazılarımıza bir sistem, bir düzen kazandırma çabalarındayız son zamanlarda (excel sayfamız bile var, o derece). İşbu yazı, Deplasman Tribünü ile başladığımız, dün beautiful and zevzek (Petek Dinçöz'e saygılar) freak'in devamını getirdiği yazı dizilerinin bir başka ayağını oluşturmaktadır ve her Çarşamba saat 13.00'da sizlerle buluşacaktır. Yiğit Özgür esanslı başlıktan da anlaşılacağı üzere, bu köşemizde sizlere Beşiktaş'ımızda forma giymiş, adı duyulduğunda "Bir İlhan İrem vardı, n'oldu ona?" dedirtecek futbolcu kardeşlerimizin hikayelerini anlatacağız. Bu tamamen yazıyı yazan kişinin hafıza durumuna bağlı, bir objektif kriter yok. Yani yarın biri "Gökhan Zan vardı yahu?" derse şaşırmayın, unutkandır, kazadır olur. Yalnız genel olarak bir 3-5 yıl eşiği var -en azından benim- kafamda, ki yeterince nostaljik etki yaratabilelim, sizleri 1960'larda sinemada elinde mendili ile Yeşilçam filmi izleyen teyze havasına sokabilelim.
O halde konuya bodoslama giriyorum:

Bir Ramazan Kurşunlu vardı, n'oldu ona?
Kısım 1: Beşiktaş Günleri
"Altay'da kampanya varmış oğlum, iki futbolcu alana bir futbolcuyu bedava veriyorlarmış" diye gaza geldiğimiz zamanlarda transfer etmiştik Ramazan'ı. 2003 yılının 7 Temmuz'unda, 22 yaşına girmesini kutlarken atmıştı kendisini 3 yıllığına Beşiktaşlı yapan sözleşmeye imzasını. Kendisi Beşiktaş'a geldiğinde, 8 defa 21 Yaş Altı Milli Takım formasını giymiş, Lucescu'nun ısrarla alınmasını istediği bir kaleciydi. Beşiktaş'a geldikten sonra U-21 formasını bir kez daha giyecek, sonra da yaş haddinden Milli Takım sayfasını kapatacaktı, ama o zamanlar bunu kimse bilmiyordu tabii. Neyse efendim, Türk futbolunun klişesi olarak "gelecek vaat eden genç kaleci" olarak geldi Beşiktaş'a. O dönemki Beşiktaş'ta, başka bir klişe olan "10 sene oynar bu adamlar" takımından Sinan Kaloğlu, Ümit Aydın, Okan Koç ile birlikte ışıl ışıl parlayacaktı, ümidimiz o idi. Eh, antrenörü Datcu, yanında staj yapacağı adam Cordoba iken, beklentinin bu olması da normaldi.
Kendisi 2003-2004 sezonunda Beşiktaş forması ile ilk resmi maçına Malatyaspor karşısında çıktı. Cordoba'nın Kolombiya milli takımından yorgun ve de 4 gol yemiş olarak dönmesi üzerine forma şansı bulan Ramazan, Beşiktaş kariyerinin 26. dakikasında, geri kalan döneme dair çok iyi bir gösterge olacak şekilde bir kafa golü yedi. Zira Ramazan'ı Ramazan yapan özellik, yan toplara, hatta genel olarak havadan gelen toplara müdahale etmekten kesinlikle imtina etmesiydi. Golü eski bir Beşiktaşlı Atilla Birlik'ten (İlhan İrem dolu tarihimiz, heyt be..) yemesi de ayrı bir ironidir ya, neyse.
Ramazan o sezon ayda bir forma giymeye devam etti, Ekim'de Elazığspor, Kasım'da Konyaspor, Aralık'ta Adanaspor ve Kocaelispor karşısında oynadı; istikrarlı olarak her maçta 1 gol yedi. Malum Samsunspor maçında 71. dakikada Cordoba'nın yerine oyuna dahil oldu. Daha sonra ikinci yarıda 4 kez daha forma şansı buldu, zaten gelen vurur giden vururken formuna pek de dikkat eden olmadı. Fakat zannımca o sezon kendisine ligde 3 gol atan Elazığsporlu Yunus Altun'un çok hayır duasını almıştır.
Ramazan'ın esas patlaması ise (her iki anlamda da) bir sonraki sezonda gerçekleşti. Oscar Cordoba ile Del Bosque'nin ilişkisi, Kolombiya ve İspanyol aksanlarının farklılığından dolayı bir yanlış anlama kurbanı olunca, forma şansı Ramazan'ın yüzüne güldü. Forma şansı güldü de, kader pek gülmedi. Halbuki Del Bosque Ramazan için alttaki sözleri söyleyecek kadar umutluydu ondan. (Haberin muhabirinin şu anki 3. sağ bekimiz ile aynı ismi paylaşması da ayrı bir detay. Tam bir Alacakaranlık Kuşağı hakikaten)
Bir kalecinin yıllar sonra bile hatırlanacağı an nasıl belirlenir, nasıl yer eder hafızalarda? Ben o ana "Yapma!" eşiği adını veriyorum. Şöyle ki, eğer bir Avrupa Kupası maçında hatalı gol yerseniz, ve de spiker bütün suçu sizin üstünüze yıkarcasına isminizi telaffuz ederse (bkz: hayrettin yapma, volkan n'aptın) sittin sene sonra bile o an ile hatırlanırsınız. Benim de Ramazan'ı hatırlayışım hep aşağıdaki maçta yediği gol ile olur bu yüzden. (göremeyen için link) Halbuki aynı Ramazan, o seneki Parma maçında bir penaltı kurtarmıştı mesela, ama o maçı zaten kaybettiğimiz için güme gitti. O maçta Tümer'in attığı müthiş bir gol vardır, o da aynı sebepten arada kaynamıştır.
Neticede kimine göre "yetenekli ama şanssız", kimine göre "yeteneksiz ama şanslı" Ramazan'ın Beşiktaş kariyeri, kalede Cordoba - Murat tekelinin oluşmasıyla son demlerini yaşamakta idi.
Ramazan 2005-06 sezonunun ilk yarısını tribünde geçirdikten sonra klasik "büyük takım üçüncü kalecisi sendromu"na kapılıp "Oynayabileceğim bir takıma gitmek istiyorum!" serzenişinde bulundu, ve de devre arasında Diyarbakırspor'a kiralandı. "Diyarbakırspor'da kendimi gösterip, formda olarak Beşiktaş'a dönmek istiyorum!" diyen Ramazan bilmiyordu ki kendini yeterince gösteremeyecek.
Ligin ikinci yarısında, 2'si oyuna sonradan girdiği toplam 10 maçta forma giyen Ramazan, bu maçlarda toplam 23 gol yedi. Bu yediği gollerden 3'ü, kendisini göstererek geri dönmek istediği takımına karşıydı. Maçta ilk gol, Sergen'in sağdan aktardığı topa elle uzanmak yerine "kayan tekme" ile müdahale etmeye çalıştığı için Bobo'nun boş kaleye yuvarladığı top ile geldi. 3. gol ise, Beşiktaş'ın o seneki en anlamsız transferlerinden olan Tomas Jun'un ligde attığı tek gol idi. Muhtemelen de bu performans sonunda, Beşiktaş defteri iyice kapandı. Ramazan'ın Diyarbakır kariyerinde Marek Heinz'dan yediği güzel gol, ve de Nobre'den yediği 2 adet kafa golü de bulunmaktadır.

2006-07 sezonu Ramazan'ın son umuduydu, fakat aynı masal tekrarlandı. İlk yarıda Runje'nin destansı performansına karşın 3. kaleci pozisyonundan kurtulamayan Ramazan, aynı masalı tekrarladı, ve bu sefer de Ankaraspor'un yolunu tuttu kiralık olarak. Kulübün 1. kalecisi Hakan Arıkan idi, ve de onun önünde sadece son haftalarda 4 maçta kaleye geçebildi Ramazan. Bu 4 maçta yediği 5 golün 2'sinin Gökhan Ünal'dan olması, "Gol kralı adayına her zaman her yerde yardım ederim abi" düsturunu tekrardan gözümüze soktu.
Kaderin ilginç bir oyunudur ki, Murat Şahin'in sakat sakat oynadığı ve devleştiği Antalyaspor maçının yaşandığı sezon da bu idi. Ramazan 3. kaleci pozisyonunda sabırlı olsa, 2 ay daha bir yere gitmese belki de Murat Şahin'in yerine kahramanlaşan o olacak, günlük performans değerlendirmelerinin esas olduğu ligimizde, bir dahaki sezonda tekrar 2. kaleci pozisyonuna yükselecekti. Olmadı, Beşiktaş defteri bu sezon sonunda tamamen kapandı.
Kısım 2: Beşiktaş sonrası
Beşiktaş'a geri döneceği günü iple çekerken Beşiktaş'ın "Olm Ankaraspor'da senden iyi bir kaleci var yahu, biz onu alıyoruz, sen orada kal hiç yorulma" demesi üzerine 2009'a kadar olan sözleşmesini karşılıklı fesh eden Ramazan orada kaldı. Kaldı kalmasına da, işler pek de istediği gibi gitmedi.
Hakan Arıkan'dan sonra sezona 1. kaleci olarak başladı Ramazan. İlk 4 maçta Ankaraspor 1 beraberlik 3 yenilgi alırken kalede o vardı, ve tam 8 gol yiyordu. Bu 8 golün birisi -abartmıyorum- 35 metre civarindan, 6'sı ise yan toptandı. 2 Eylül 2007 tarihinde Ankaraspor'un Kasımpaşa'ya 3-1 yenildiği maçta o sezon için son kez formayı giydi, zira 3 Eylül'de Ankaraspor Senecky ile sözleşme imzaladı ve Ramazan kendini yedek kulübesinde/tribünde buldu.
Bundan bir sonraki sezon da çok hayırlı olmayacaktı Ramazan için, zira bir Kupa, iki lig maçı haricinde kendisini gören duyan olmadı. 3 maçta 7 gol yediği bu sezonda, kendisi için teselli ikramiyesi hiç kafa golü yememiş olması idi belki de.

Ramazan bu sezon başında memleketi İzmir'e geri dönme kararı aldı, kalecisi Kerem İnan'ı Mersin İdman Yurdu'na veren Karşıyaka'ya transfer oldu ve bu kulüple 2 yıllık sözleşme imzaladı. Bank Asya Ligi'nin ilk maçında Adanaspor'a karşı forma giydi Ramazan, o da bu sezon forma giydiği son maç oldu. Sebep sakatlık mıdır, performans mıdır, orasını bilemiyorum. Fakat sorun performans ise, işler kendisi için o kadar da kötü olmayabilir. Soruşturması devam eden "Uluslararası Bahis Şike Skandalı"nın Türkiye ayağında, Karşıyaka kalecisi Necati'nin de adının geçtiği söylenmekte. Eğer bu hakkında bol miktarda rivayet üretilen konuda bir gelişme yaşanırsa, kendisinin formasını tekrar Karşıyaka formasıyla izleyebiliriz. Belki de Antalyaspor'a karşı kaçırdığı kariyer kırılma noktasını, Karşıyaka'nın gene çok büyük ihtimalle gene katılacağı Playoff mücadelelerinde bir daha yakalar kendisi.
Yazıyı burada sonlandırırken, sabrınıza teşekkür eder, sizlere bir şiirle veda ederim:
hiç kimseden çekmedi ramazan
yan toplardan çektiği kadar
zamanlamasıydı derdi
"ah biz uzansam" derdi
nihayetinde golü yerdi
hiç kimseden çekmedi ramazan
yan toplardan çektiği kadar
nobre bile iki tane ittirdi
o derece yani
Etiketler:Bir İlhan İrem Vardı,Ramazan Kurşunlu,semioticus,Shelbyl | 25
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-