.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Emmanuel Emenike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emmanuel Emenike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ocak 2011 Çarşamba

Hepimiz Tekneyle Geldik!

Örtük ırkçılık (latent racism) diye bir fenomen vardır toplumbilimde. Kabaca şöyle tanımlanabilir: Farkında olmadan ırkçı olmak. Bazı toplumsal kodlar, size eğitim veya kültürel araçlar vasıtasıyla işlenir ve siz gayet masumane bir şekilde kendinizi azınlıklardan yakınır bulursunuz.

Gece yolda yürürken bir siyah gördüğünüzde kendinizi tedirgin hisseder ve elinizi cüzdanınıza atar mısınız? Havaalanlarında sakallı insanları/Arapları gördüğünüzde kalbiniz pıt pıt atmaya başlar mı? İstanbul'da yolda yürürken hoşunuza gitmeyen bir şeyle karşılaştığınızda "Ah bu Kürtler de..." diye başlar mısınız cümlenize? O zaman aramıza hoşgeldiniz.1

İşbu örtük ırkçılık o kadar güzel işlenmiştir ki, mesela Mehmet Ali Erbil çıkar "N'oluyor orada, mumsöndü mü var?" der. Sonra da özür dilerken "Yani alt tarafı bir şaka, 21. yüzyılda hala böyle cık cık" falan der utanmadan. Fark etmez ki 21. yüzyıldaki sosyolojik araştırmalar bizzat bize öğretmiştir yıllardır ne kadar önyargılı yaşadığımızı. Ve tüm bunlar olurken neden yanlış yaptığını bilmez bile, cehaleten masumdur aslında.

İşte Okan Bayülgen de bu güzide fenomene en içten bir katkıda bulunmuş, stüdyodaki konuklar da altlarına imzayı basmışlar.

Konu Karabükspor'un futbolcusu Emmanuel Emenike. Yanlışların neresinden başlasam bilemiyorum: Bayülgen'in "tekneyle gelen arkadaşlardan mı?" diyerek her siyahı mülteci yapmasına mı, "Bu nedir?" gibi bir soru sormasına mı (takdir edersiniz ki insanlar için "Kim?" soru sözü kullanılır), Ceyhun Yılmaz'ın "Zenci ama çok tatlı" tadında kıvırmaya çalışmasına mı, sonra gene Bayülgen'in "Emmanuel / zenci fantezisi falan istemiyorum" diyerek sözde durumu toparlamaya çalışmasına mı... Buram buram "Biz bu adamdan daha üstünüz!" altmetni ile kokan sözler... Neden? Sırf Emenike'nin teninin rengi yüzünden.

İnternette bu konuya değinen bloglardan Acetobalsamico'daki yorumlarda ya da sözlükte ise şöyle bir savunma gördüm ki, hakikaten ilginç: "Okan Bayülgen aslında iyi adamdır, yanlışlıkla demiştir, büyütülecek bir şey yok, ona bakacağımıza X'e bakalım!" Hayır, var. Çünkü sen bugün bu olayı hoşgörürsen, yarın başka bir şekilde farkında olmadan ırkçılık yaparsın, normalleştirirsin, sonra o olgular buradan Nijerya'ya yol olur. Mağduriyetin mukayesesi olmaz.

Sadede gelelim: Bu olay muhtemelen unutulacak gidecek. Okan Bayülgen çıkıp özür dilemeyecek, çünkü dilemek zorunda hissetmeyecek kendisini.

İşte bu noktada Beşiktaş tribününe bir görev düşmekte. O "Hepimiz zenciyiz!" pankartıyla Ahmet Çakar'a (düzeltme: Ali Aydın'a) en güzelinden ayarı veren tribün, bugün, ya da İnönü'de oynayacağımız ilk maçta bir pankart açsa da üzerine "Hepimiz tekneyle geldik!" yazsa fena mı olur? Bize yakışan bu olmaz mı? Ülke gündeminde çakıltaşı misali kaybolup gidecek şu olayı bir deşmek değil midir bize uyan?

Unutmayalım, unutturmayalım. Arızalarımızı hep beraber düzeltelim.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1Bana "Ama zenciler daha çok suç işliyorlar, Kürtler hakikaten x'ler, ama Araplar işte" diye gelecek olan varsa güzel güzel istatistik biriktirdim, buyrun

Ara