.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İngiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Haziran 2010 Cumartesi

İngiltere 1 - 1 ABD

I. Maç Öncesi
shelbyl:
Diğer yazar arkadaşlar popolarını sıcak koltuklarından kaldıramadıkları için bütün ön izlemeleri benden okuyorsunuz, pardon.
Bu maça taraflı gözle bakacağım, baştan söyleyeyim. Bir, İngilizleri sevmem. İki, ikametgâh sebebiyle ABD'nin kazanmasını isterim.
Şimdi herşeyden önce şunu kenara koymak lazım; Capello büyük adam. Lakin İngiltere'nin gene de neden bu kadar gaza geldiğini/getirildiğini anlamış değilim, zira bana ellerinde çok da fazla bir şey yok gibi geliyor. Sakatlıklardan sonra 3-4-3, 3-5-2 söylentileri falan da dolaşıyor etrafta, o yüzden ilginç bir İngiltere izleyeceğimiz kesin. Zaten İngiltere için noatsamisa'yı takip edin, bana laf düşmez.
ABD'ye gelince, normalde insanlar "ABD mi, n'apacak olm onlar?" derdi, lakin hem bizimle oynadıkları hazırlık maçı, hem Konfederasyon Kupası, hem de geçmiş performansları bir fikir verir sanırım ne kadar sürprize meyilli bir takım oldukları bahsinde. Dempsey, Bradley, Altidore, Onyewu, Bocanegra vs. hepsi bilinen adamlar zaten.
Bu maçın adamı Landon Donovan olur diyorum ben. Beraberlik ise hiç ama hiç şaşırtmaz. jokond: Shelbyl haklı olarak çemkirince birkaç kelime de ben ekleyeyim dedim. Bir tarafta Sömürgeci İngiliz Krallığı, diğer tarafta Emperyalizmin beşiği ABD. Nacizane whoever wins we lose. Yaşasın turuncular, yaşasın Hollanda!
II. Maç Sonrası
shelbyl: İlk defa bir maçın sonucunu kesin doğru tahmin edebildiğim için bu maçın önemi ayrı olacak. (ruff efendi, hani anlamıyorduk futboldan? :)) Bu maçın önemli olacağı başka bir insan varsa o da herhalde Green'dir. Abi n'aptın sen?
Çok uzatmaya gerek yok, ABD çok basit bir oyun planı ile çıkmamıştı sahaya; kontrolü elden bırakmayıp hızlı forvetlerine atılacak uzun paslara güveniyordu. İngiltere ise bildiğin İngiltere, lakin sakatlıkların belini fazlasıyla büktüğü aşikar.
Bu maçın benim gözümde iki adamı var: İlki Howard. Başarılı bir performans sergilemesinde İngiliz forvetlerin de payı vardı tabii, ama gene de kurtarış kurtarıştır. Ama bence maçın esas adamı Cherundolo idi. Sağ bekte hem çok sağlam durdu, hem de cılız hücum aksiyonlarına elinden geldiğince destek vermeye çalıştı.

Ara