.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
3 Mart 2016 Perşembe

STSL 24 Beşiktaş - Eskişehirspor




Tarih: 07 Mart 2015 Pazartesi , 20.00

Stadyum: Başaksehir Fatih Terim

Hakem Hakkında Bilgi: Mete Kalkavan ( Kariyer : BJK 8g 2b 2m / EsEs 6g 3m )

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:   Rhodolfo , Cenk Tosun ( Belirsiz) / Ali Şaşal Vural , Dossa Junior , Kaan  Kanak

Cezalı Oyuncular :  - / Nadir Çifçi

59 Yorum:

emir mfc dedi ki...

ilginçtir geçen hafta bu maç olsa kesin kazanırız derdim ama bu akşam ki kötü oyunu görünce diyemiyorum.

beagle dedi ki...

Ne yazık ki çöküş benim için sürpriz olmadı. Sosa'nın formuyla acaba deyip gaza gelmiştim ama sistem gene normalize oldu.

İstatistiken Oğuzhan bu sene mucizesini yarattı. Merkezden çevirdiği maç sayısı yeterli. Maç başına 11 km koşuyu da yapıyor. Geçelim arkadaşlar sorun onda değil.

Takım kurulduğunda tespitim sistematik gol atamadığımız ve adamların beklenen gol sayılarını topladığında işin yeterli olmadığı idi. Aslında çok iyi gittik şu ana kadar yani şanslı olsak olurdu. Ama rakip daha dişliydi, Türkiye'ye daha uygun oynuyordu sırtımızdan düşmedi.
Ligi domine edeceksen, istediğinde gol atabilecek takım olacaksın. MAF sezonlarının birinde şampiyon olduktan sonra parti sarhoşu olarak FB ile cumhurbaşkanlığı maçına çıktık. Biz çifte kupa almıştık sanırım, onlar ise nal toplamıştı. Hırsla asıldılar maça ilk yarı 3-0 falandı. Noluyoruz biz derken MAF biraz asıldı 15-20 dakikada 3-2 ye gelmiş direkten top falan dönmüş, FB bitmişti. Biraz hakem, biraz bizdeki yorgunluk teneke kupayı 3-2 ile aldılar ama FBnin aldığı mesaj netti, bu adamlar asılırsa bizi gene 1 devrede 4-5ler. 5 senede gördükleri tek galibiyetti... Ertesi sene tabiki gene patakladık adamları.

Durumumuz şu, kenar forvetlerin ve 10 numaranın beklenen gol sayıları çok düşük. Bekliyorsun Gomez'in 30 luk sezon geçirmesini, Olcayın muhteşem solunu, Qımılın işe yaramaz tri virisini. Pektemeki taraftar ve teknik yönetimce patates ettiğine göre devre arasında değişecektin bir "destek santrafor" ile. Elinde bir taktik opsiyon olacaktı.

Kaos futbolu ile buraya kadar gelirsin işte. Sametten beri aynı vızırtı. Kaosun Beşiktaş forması ile normali 60 maksimumu 70 puan. Tolgay'ın falan çözebileceği bir durum yok. Çünkü onu koyduğumuzda Sosa kenar forvete geçip gol atamayacak.

Şu dakikadan sonra kalmış tek opsiyon Cenk Tosun'u kenar forvetlerden birine yerleştirip ellemeden bırakmak.

ozgurumuth dedi ki...

Bunu forza.da bir arkadaş yazmış. Kesinlikle katılıyorum. Son birkaç maçtır takımın düşmesinin nedeni bence de bu olabilir; Querasmanın ilk 11 başladığı maçlarda durum genellikle böyle cereyan ediyor; "Quaresma orta yaptiginda bizim kalabaliklasamamizin temel nedeni oyun karakteri olarak topu ayagina alan oyuncuya yaklasiyor olmamiz; yani cezahasina kosmak yerine topu kontrol eden oyuncunun yakinina kosup pas opsiyonu olusturuyoruz. Fakat Quaresma bu pas opsiyonlarini degerlendirmeyip ortayi tercih ediyor. Boyle olunca da Gomez tek yakalaniyor. Quaresma'nin faydali olabilmesi icin ya cift forvet oynamaliyiz ya da Cenk diger kanatta oynatilmali. Aksi halde Quaresma iyi gorunur ama takim kotu gorunur. Quaresma suan en formda oyuncu ama takim karakterimiz ona uymuyor."

ozgurumuth dedi ki...

Konya maçında özellikle Gomez içerde çok yalnız kaldı. Geçen yıl da Demba ba varken aynı sorunu yaşıyorduk. Ceza sahası içinde çoğalamıyorduk. Konyaspor maçında bu durum özellikle dikkat çekiciydi hatta bir korner pozisyonunda Gomez'in 5-6 kişinin arasında olduğunu gördüm. Bence Quaresma iyi ortalar yapsa bile içerde fazla kişi olmadığı için bunun pek kıymeti kalmıyor. Olcay ve Töre kanatları sanki daha verimliydi.

kl dedi ki...

2010-2011 Sezonuna fazlasıyla benzeyen bir sezon yaşanıyor. Şenol Güneş, bu kez Beşiktaş’ın başında, yine Fenerbahçe ile şampiyonluk için yarışıyor; ilk maçı evinde 3-2 kazanmış; ikinci maçı 2-0 kaybetmiş. Diğer büyükler iddialarını erkenden yitirmiş. O sezonu yeteri kadar iyi takip edemedim; ama istatistiklere özetlere falan bakınca bazı karşılaştırmalar yapılabilir diye düşünüyorum.
1. Şenol Güneş artık daha tecrübeli denilebilir mi? Fenerbahçe maçını 2-0 kaybetmeseydi belki.
2. Fenerbahçe o sezon Avrupa’da gruplara bile kalamamış, kupada ise gruplardan çıkamamış. Yani bu sezon Avrupa’da en az on maç, kupada ise dört maç fazladan oynuyorlar. Bence en önemli avantajımız burada.
3. Fenerbahçe’de artık Alex yok. Bunun yanında Emre ve Lugano gibi çok önemli iki isim yok.
4. Gomez + Cenk > Burak + Umut - Ancak burada şöyle bir ayrıntı var, Burak ve Umut çoğu zaman aynı anda sahada yer almışlar, hatta onların yanında Jaja da. Şimdiye kadar gol sayılarında bir sıkıntı görünmüyor (Trabzon sezonu 69 golle tamamlamış, bizim şimdiden 49 golümüz var.) Ancak son haftalarda gol bulmakta yaşadığımız zorluk ortada.
5. Beşiktaş > Trabzon

turgay dedi ki...

içerde çoğalamamaya bir örnek vermek gerekirse maçın 70li dakikalarında Q17 orta yaptığında içeride 7 tane konyalı arasında sadece gomez vardı. şimdi böyle bir oyun anlayışıyla rakipleri açmak imkansız ki akşamda böyle oldu. yeni şeyler denemek lazım ya da sezon başındaki gibi olcay-töre kanatlarıyla oynayıp birbirine yaklaşan ve sürekli pas yapan takıma geri dönücez de bu adamlar berbat haldeler. Q17 çok efektif oynuyor ama onun anlayışıyla takımın anlayışı uymuyor. kalabalık olsa içeride her maç pozisyona sokan ortalarından faydalanabiliriz ama biz kalabalık olamıyoruz çok uzun zamandır ceza sahasında.

takımda ikinci yarıdan bu yana bir geriye gidiş var. bunu ben rehavetle beraber strese bağlıyorum. takım gol atamayınca stres yapıyor. burada şenol hoca'da geç değişiklikleri ve yanlış tercihleriyle önemli rol oynuyor. acil toparlanmak lazım. gidişat hiç iç açıcı değil. kupadan elenmek çok sorun değilde bu oyunla elenmek sıkıcı.

Basar dedi ki...

Hoşgeldin 2014-2015 sezonu 2. yarısı!

Geçen sene 2. yarısındaki Gökhan'a ver takıl bu sene Quaresma'ya ver takıl olayına döndü. Takımda gol organizasyonunda bir sıkıntı var, oyunumuz rakiplerce ezberlenmiş ve önlemi alınmış durumda.

Farklı bir şeyler denemekte fayda var.

cochise dedi ki...

beagle ile hemfikirim. Sosa tartışmalarında da; asıl tamirat Sosa yerine gol atan 10 numara değil secondary striker gibi oynayacak kenar oyuncusu demiştim. Hala aynı şeyi düşünüyorum Zira Sosa fiyatına o kadar iyi bir orta saha zor bulursun. Bir de bunun gol atanı gerçekten pahalı. Bakınız Sneijder. Oyunun genelinde Sosa kadar bile yok ama büyük Vurucu. Onun da parası yıllık 4 milyon artı uzun süre düzenli 11 oynamadığı için soru işaretli döneminde yaklaşık 8 milyon bonservis. (Kendisinden nefret ediyorum ama Vurucu'luğunun hayranıyım. Hani biz bazen asıl amacın paslaşmak değil de gol olduğunu unutup kale içinde bile paslaşıyoruz; Sneijder resmen bunun için biçilmiş kaftan). Ama 10 numaravari değil de kenar forvet tipi golcü daha ucuza bulunuyor. Bakınız Podolski. Aslında Bakambu, Nakoulma tipli bir oyuncu da kurtarır. Ama şu anda eldekilerden başka çaremiz yok. Şu anda kısırlaştığımız da ortada olduğuna göre yeni birşey denenmeli gibi. Öyle bir psikolojideyim ki Pektemek bile denenebilir o derece yani :)

Saçma gibi gelecek ama resmen quaresma'nın forma girmesiyle çöküşe girdik. Quaresma şu anda en formda ve diri ön alan oyuncusu. Ona pas vermemekle eleştirilen oğuzhan bile en çok ona pas veriyor. Üstelik genelde çizgide ve kaleye çok uzak yerde olduğu için boş oluyor ve en önemli pas opsiyonu gibi oluyor. Ya iki güzel hareket sonrası kaybediyor ya da alıp topu çizgiye iniyor. Güzel de bir orta yapıyor ama 3 kişinin kucağında Gomez. Sonuç gelmiyor. Rakip stoperler çok yıpranmıyor. Quaresma futbolunda rakibin bekleri yıpranıyor ama stoper yıpranışı kadar önemli sonuç vermiyor. Eğer Oğuzhan futbolu oynayacak gücümüz kalmadı ve Quaresma futbolu oynayacaksak hiç sevmediğim 4-4-2'yi denemekten ya da Cenk'i kenar forvet gibi oynatmaktan başka çere yok. Kafa tehdidi olmayan Olcay'ın ceza sahasına girişi bile rakip savunmayı karıştırıyorken Cenk gibi bi kafacı çok daha önemli etki yapar. Yalnız 4-4-2 oynarsak orta saha kurgusu nasıl olacak bir türlü oturtamadım. 3-5-2 mi denesek neapsak..

Tolgayın gelişi o kadar da az etki yapmaz. Oğuzhan eğer 10 numaraya geçerse Sosa'dan farklı olarak çok daha fazla inceci ve kilit pasçı. Eğer Tolgay ile üst üste binmezse bir fark yaratabilir ama bu durumda formu nedeniyle kesilemeyecek Quaresma'nın mutlaka ceza sahasına girmesi lazım. Yoksa daha da kötü oluruz.

cochise dedi ki...

@ozgurumuth
pardon ya senin yazdığın şeyleri tekrar ederken sana referans vermeden Amerika'yı keşif gibi yazmışım. Bir şekilde seni atlamışım. kusura bakma ..

ekozu1903 dedi ki...

@cochise nin 352 önerisine katılıyorum. Benim de dün aksam ne yapılabilir diye düşünürken aklıma gelmişti.

Aslında FBnin yaptığı da temel olarak bu diye düşünüyorum. Beklerinin savunmada çok durduğu söylenemez, Mehmet topal da stoperlere oldukça yaklaşıyor ve 3 lü gibi bir hal alıyorlar oyun içinde.

Biz de bu şekilde ceza sahası içinde çoğalabiliriz. Ama tabi uygulama da bizim iki sıkıntımız olur,
1) ismail bir şekil kotarır da beckin hucüm performansı vasat,
2) dönüşlerde FBnin yapmasına müsamaha edilen taktik fauller bize sarı olarak döner.

Ali Başaran dedi ki...

Gecen sene brugge-fener maclariyla cokus baslamisti, bu sene fener-konya. Mart ayinin basindayiz ve elimizde sadece lig kaldi. Hakemler, lobi, kadro kalitesi, tecrube derken fenerin cok cok gerisindeyiz kabul edelim. Ikili averaj da onlarin lehine.

Problemi Quaresma'da gormek kolaya kacmaktir bence. Gecen sene de mi Q17 yakti bizi? Benim tahminim parasini alamayan oyuncular vs. takimin havasi kaciyor ve ogrenilmis caresizlikten oturu ilk kotu giden macta dokuluyor.

Simdi Eskisehir maci problemli, dakika 70 tirnaklarimizi yiyor olabiliriz. Sadece psikolojik sebeplerden oturu diyorum. Yoksa normal sartlarda zorlanmamamiz gerekir.

Bu maç bizim için sezonun en kritik maçı haline geldi.olacak iş değil.orta saha başakşehir maçı ile çoktü toarlanamıyor.herkes yazmış katılıyorum farklı bir varyasyon gerekiyor.bunu şenol hoca görmez denemez uygulamaz ise lig gider.bu arada takımın kondisyonu iyi değil.hatlar koptu ara açıldı.30mt de oynamaya çalışan takım 70mt ye açılmaya başladı.
Mayday.mayday.mayday!!
Takım süratle irtifa kaybediyor

YSY dedi ki...

Son üç senedir 4-2-3-1 oynayan takımı tutup farklı bir formasyonda şenol hoca denemeyecektir. Hele hele şurada bitime 10 hafta kalmış hiç deneyeceğini sanmıyorum. Olsa bugüne kadar denerdi diye düşünüyorum. Ayrıca hocanın oyuncularına aşırı güvenen bir yapısı var. Şenol hocanın yapıp yapabileceği (yada yapar mı dener mi bilemiyorum) fenerin bize yaptığı gibi, aynı formasyonuna sadık kalıp deli gibi ilk 45 dakika pres yapmak ve tatlı sert oynamak. Bu şekil ilk yarılarda şarjörün hepsini boşaltmış oluruz ama benim aklıma bu yapıyla yapılacak başka birşey gelmiyor. Çivi çivi söker misali bize karşı pres yapan takımlara bizde aynısını uygulayabiliriz. Zaten ilk yarılarda gol bulamadığımızda kapanan takımlar iyice kemikleşiyor ondan sonra işler daha da zorlaşıyor fakat bu şekil gol bulup sonra onların açılmalarını beklesek daha iyi olacak gibime geliyor. Bana en en en olası 4-3-3 yada 4-2-1-2 oynarmışız gibi geliyor.

CDiS dedi ki...

Sevgili Beşiktaşlılar;
Değerli Kardeşlerim;

Arkadaş ne çöküşü, ne travması, neyden bahsediyorsunuz siz? Daha 5 gün önce, FB yenersek şampiyonuz, berabere kalırsak avantajlıyız, yenilirsek de avantajlıyız ama şartlar eşitlenir diyenler biz değil miydik? Ne oldu, ben unuttum mu, yoksa biz FB 'den 7 tane mi yedik? O maçımızda 4 oyuncumuz sakatlandı, 3 oyuncumuz oyundan atıldı da gelecek haftalar için travmatik bir etki mi yarattı? O maçta FB 12 puan mı kazandı? Konya maçı kaç kişinin umrundaydı. Konya gibi kapalı futbol oynayan bir takımı en az 2 farklı sonuçla Konya 'da yenmenin zor olduğunu dün bu saatlerde bilmiyor muydu insanlar? Sorarım size ne bu panik, ne gerilim. Yok sistemi değiştirelim, yok geniş çaplı rotasyon yapalım, yok Sosa dinlensin, Oğuzhan dinlensin, Tolgay olmazsa olmaz falan filan.. Geçiniz efendim, biz en büyük kötülüğü kendimize yapıyoruz, şampiyonluğu kaybedersek, bu aşırı panikçi, kırılgan yapımız yüzünden kaybedeceğiz. Şunu niye anlamıyorsunuz, ligin en iyi takımına, en iyi teknik direktörüne sahibiz. FB maçı sezon başında tahmin yapsanız, karşısına 0 yazabileceğiniz bir maçtır, o kadar karamsar olmanıza/olmamıza gerek yok.

Maç için yorumum, en az 4 atarız Eskişehir 'e. Es-Es maçı, Rize ve Trabzon deplasmanlarından toplam 9 puan alırsak büyük ihtimalle arkamıza hiç bakmadan şampiyon oluruz..

turkkant dedi ki...

Ben buradaki çoğu kişi kadar pesimist değilim. Evet, formumuz top seviyede değil, ama Konya çok diriydi ve çok ciddi bir skor avantajı vardı, o yüzden çok kapalı oynayabildi. Tek yapmamız gereken 2 maç üstüste kazanmak. Tekrardan özgüvenimizi kazanırız. 5-6 hafta kalsa endişeler haklı olurdu, ama 12 hafta kala toparlanırız. İş ki Eskişehir-Rize ikilisini kayıpsız geçelim. Çünkü şu dibe yuvarlanıyoruz psikolojisinden kurtulmamız lazım.

Çoğu fikre katılıyorum. Bence ilk maçta Kerim Frei hamlesi denenebilir. Töre'de silkinme yok, Olcay vücut dili çok miskin, içlerinde en iştahlı şu an K. Frei duruyor.

Kanat forvet yorumlarına katılıyorum. Ama bu sezon golcü bir kanat forvet olmadan da tonla gol attık, zira merkezde iki ofans oyuncusuyla oynuyoruz. Daha çok sıkıntı sanki Oğuzhan'daki düşüş...

Murat dedi ki...

Takım kendini Barcelona zanetti, Reijkaard (yazılışını götümden salladım) son dönemi ve Guardiola'nın çözülen taktiği gibi sonlanacak bu hikaye böyle giderse.

Kaleye şut atmıyoruz, atamıyoruz, zaten atacak adam bir gökhan var bi de bazı bazı oğuzhan, Tolgay lazım, çaresizlikten o da.. Şut atın lannnnn..

Pas da yapamıyoruz ki anasını satayim, Atiba 0 pas hatası 0 ya da 1 top kaybıyla falan oynuyordu, şimdi vasat altı orta saha performansına döndü.

Boyko'nun suratındaki ifade nedir yahu..Tolga'dan kaçarken Boyko'ya tutulmak nedir, allahım ben sana naaptım amk..Boyko marcelo alexis serdar ve tosic defansı aklıma geldikçe ofistesigaraya çıkıyorum.

cochise dedi ki...

@ali başaran
Geçen sene Quaresma yoktu ama ana plan Gökhan Töre idi ve aynı mantıkla oynuyoduk. At gökhan'a ya da Quaresmaya o kurtarsın takımı. Geçen sene ile temel fark; o dönemki daha çok Biliç'in tercihleri idi. Bu dönem Şenol hoca'nın öyle bir yaklaşımı yok ama takım tıkanınca at topu Quaresma'ya işine dönülüyor. Zaten Quaresma'ya kızmak gibi bir şey yok. O elinden geleni yapıyor. Sorun takım kimyasında.

Git gide Biliç'in kabız dönemine dönüyoruz gibi bir görüntü var o endişe ettiriyor. Biliç çift DMC oynadığı için de savunma güvencesi fazla oluyordu. Şimdi öyle oynamayınca gol atmamız lazım bizim. Şöyle iki hafta rahat, bol gollü galibiyet alsak hava dağılır aslında. Ama tersi olursa da can sıkılır. Ben hala bu takıma güveniyorum ama biraz bi hava dağılması lazım. O yüzden de Eskişehir maçı birden önemli bir maç haline geldi

YSY dedi ki...

Ya aslında panik 'biz bu filmi daha önce görmüştük' ten kaynaklanıyor. Taraftarda travma var. Dediğin gibi belki takım toparlayacak hiçbirşey olmayacak ve yoluna devam edecek.

ideal 11 dedi ki...

https://www.youtube.com/watch?v=Kf4W95_4ToM

şenol güneşin konyaspor maç sonu açıklamaları.şenol güneş sahada neler olduğunun farkında değil bence.takımından barca olmasını bekliyor hala.daha hızlı olmalarını söylüyor.kafasında rakibin anti futbolunu ve faullerini bu şekilde ekarte edebileceğini düşünüyor.buda takımın kapasitesinin farkında olmadığını gösteriyor.

yetenekli oyuncuların sahada dayak yediğinin farkında değil bence şenol güneş.bu dayak yeme sonucu yetenekli oyuncuların oyundan düştüğünü sinirlendiğini ve bu sinirle rakibe karşılık verdiğini görememiş hoca.

bu ligin bir karekteri var aga.buda direk oyundur.1996 terimli galatasaraydan bu yana bu karekter fazla değişmedi aga.3 koşan basan pres yapan dm ve cm ler.ve ileride 3 golcü oyuncu.kaos futboluda diyebiliriz kısaca.özellikle ispanyolların türkiyede başarısız olmasının ana nedeni.

şenol hoca neredeyse ön liberosuz oynuyor.atiba bile yumuşak bilekleri olan bir oyuncu.fiziksel temaslı oyunda yetenekli oyuncular zaman içinde aldıkları darbelerle oyundan düşüyorlar.atiba ozi orta sahasında ısrar ederse şampiyonluk hayal olur bence.geçen sezon son 8 maçta velinin olmaması beşiktaşın saha içi direncini oldukça düşürdü.şampiyonluğa bile mal oldu diyebiliriz.

süper ligde orta sahadaki kör dövüşünde veli melo tarzı oyuncuların varlığı yetenekli ayakları az çok rahatlatıyor.fiziksel temaslı oyunu çoğu yetenekli oyuncu sevmez ve bu yüzden süper ligde sıkıntı yaratırlar.bu yüzden orta saha üçlüsünü iyi kurgulamak lazım.

JimmyLue dedi ki...

@CDİS, kesinlikle !

Çöküş, travma, irtifa kaybı..Bunlar fotomaç başlıkları. Bi sakin yahu !
Bahsettiğiniz über fb 20 gün önce Antalya'da sefilleri oynayan, tüm sezon 2 adet süper performans yapamamış, ittire kalktıra maç alan takım değil mi? Sezonun en iyi futbolunu 3 ay top oynamayıp en önemli silahını satan Moskova'ya karşı oynamadılar mı? Aynı şekilde süper oynadıkları bizim maçta kaç adet pozisyon verdikleri ortada mı?
Neyin kafası bu anlayamadım. Kupada gidiyorlar, çünkü henüz ciddi bir maç yapmadılar, EL'de garip bir gruptan çıktı ve bahsettiğim moskova maçını oynadılar.

Biz ise ligin ikinci yarısından beri malum nedenlerle düşüşteyiz. Kanımca en önemli sorun geriden çıkışlarda Rhodolfo'nun yokluğunda -Ersan değil- sakin ve ayağa oynayamayıp dandun'a geçiş (Marcelo iyi kesici gibi görünse de takımın hiç alışkın olmadığı şekilde genelde topu var gücüyle ileri şişiriyor ve top rakibe hediye ediliyor), birbiriyle henüz tanıştırılmış adamlar ve Alexis'in -kanımca yetersizliği..
Rhodolfo demişken takımın sükun içerisinde geriden Ersan'a rağmen ve Ersan'la bile topu oyuna sokuşunu o kadar özlüyorum ki..
Üzerine sene başından beri her maç 90 dk oynayan Atiba ve ne yazık ki diğer birçok oyuncunun aynı zamanda düşüşe geçmesi.. Quaresma görüşlerine katılmakla beraber sanki tek seçenek, tutunacak tek dala dönüşmesi can sıkıcı. (Mersin ve Gençler maçlarında da aynı senaryodan bahsetmiştik)

Herşeye rağmen bu takımın referansları ortadadır. Yarış devam eder sonuna kadar.. fb nin ne kadar ve nasıl yürüyeceğine bağlı biraz da birçok şey.
Unutmayalım; bu takım ts'yi yenerse lider olacak.

ideal 11 dedi ki...

mesele pas oyunu mu oynamak yoksa rakibe pres yapıp rakibin hatalarından ani baskınlarla faydalanmak mı?şenol hoca başından beri pas oyununu tercih ediyor.sahaya sürdüğü şu ilk 11 in ani pres gücü bence yok.fiziksel teması sevmeyen oyuncu bolluğu var.ozi sosa kü17 töre . haliyle sıkıntı büyüyor.

geçen sezon çoğu gol nasıl geldi? olcay taç cizgisinden pres yapıp topu kapıyor ve tek pasla işi bitiriyor.bu veli atiba olcay tarzı bir oyun idi.pres yap ve hızlıca atağı sonlandır.

yilmaz dedi ki...

Her ne kadar enseyi karartmamak gerekse de takımda ciddi bir düşüş olduğu kesin. İki maçtır oyuncular topa vurmaya imtina ediyor. Bu takımın kalbi Oğuzhan. O vasatı bile bulamayınca 3-4 maçtır zor ilerliyor takım. Defans tandeminin değişmesi de etkili olabilir ama bence çok etkili değil.

Bizim takımın esas sorunu ihtiyacın en çok olduğu zamanlarda takımın potansiyelini ortaya koyamaması. Almeida<Ba<Gomez dedik. Üçü de en kritik maçlarda akıl almaz goller kaçırdılar ya da çok sönük kaldılar. Yani daha iyi kimi getirebiliriz bilmiyorum, aktif futbolcular içinde adı eşittir gol olan bir oyuncu var forvetimizde ama fener ve ibb maçında kaçırdıkları akıl alır cinsten değil. Ba da arsenal, liverpool, gs, fb maçlarında ya çok kötüydü ya da son vuruşları hep hatalıydı. Almeida konusuna hiç girmiyorum, kaç şampiyonluğa kaç derbi kaybına sebep oldu sayamıyorum.

Hakikaten kötü bir gelenek olmaya başladı ikinci yarı form düşüklükleri. Bunun hocayla alakası olamaz çünkü her hocada yaşadık. Oyuncu grubuyla da alakalı olduğunu sanmıyorum, onlar da değişti zaman içinde.

Normal şartlarda Eskişehir maçına yorum yazmaya bile değmez. 3-4 gollü bir galibiyet olması gerekir ama, kendimi bildim bileli fener yenilgilerimiz sadece bir hafta sürmüyor. Sonraki haftalarda da fenere yenilmeye devam ediyoruz. Korkum bundan yoksa bu takımı durdurabilecek bir defans hattı olmaması lazım süper ligde.

ozan dedi ki...

Atiba-Tolgay-Oguzhan-Olcay/Cenk-Gomez-Q7/Gokhan bence oynamamiz gereken bu.

Oguzhanda dusus olmasi gayet normal ki ben oyle abarti bir dususte gormuyorum hucum performansinda. Rakipler daha sert ve daha cok basiyor Oguzhan-Atibaya. Sosadan dogru durust destekte olmayinca Oguzhan kotu gozukuyor. Normalde Oguzhan ortasahada topla bulusmayi daha cok denerken son haftalarda ozellikle ilk yarilarda daha az geliyor ve Sosanin bolgesinde top bekliyor.

CDIS demis Marcelo sisiriyor ileri diye baski gelince bence sisirmesi dogal ve basari yuzdesi de oyle abarti dusuk degil. Koyalim Atibayi-Oguzhani-Tolgayi rakip istedigi kadar bassin sert oynasin o top ordan temiz sekilde cikar. Kanat beklerle o topu cikarmiyoruz, uzun oynasak Gomezden sekenleri Sosa alamiyor mecbur ortadan cikmaya devam edicegiz. Tolgayin varligi ile Oguzhan oyun icersinde daha da diri kalir. Tolgayla takima iyi bir sutor dahil olmus olur, rakipler icinde farkli bir hamle olur Tolgayin dahil olmasi.

Quaresma ile devam ediceksek Cochisenin dedigi gibi solda Cenk oynar yok Oguzhan uzerinden oyniyacaksak hucumu, sola Olcay gecsin Oguzhanla en iyi anlasan o ayrica cogu kisi kabul etmesede pas oyununda artisi fazla.Gokhan azcik toparlasa Quaresma yerine oynatsak, solda Olcayla bildigimiz ve iyi oynadigimiz oyunu oynasak, Tolgayinda dahil olmasi ile hucumdaki kisirligi cok rahat cozucegiz. Tolgay Konya macinda fena gozukmedi, Veliden daha hazir donmus, oyuna onla basliyip ilk 45 dakikada skoru almaliyiz.

Suan icin ben rahattim, Senol Hocaya guveniyorum cozum bulucaktir ama Gokhan/Kerim/Quaresma ayni anda sahada olmaya devam ederse ozaman hocayi da sampiyonluk sansimizi da sorgulamaya baslarim. Eskishir maci da bence kolay gecer Samet Aybabali Eskisehir savunmada cok kotu hucumda Emre Gural ve Bekdemire bakiyor, baskada bir numaralari yok.

ozan dedi ki...

Bu arada Ersan ilk macin da golunu atip kartalini yapmis:)
https://www.youtube.com/watch?v=o4420GtYir4&ebc=ANyPxKqZvSNUr9_rvebthH5fjvVHshvAsoCiPjkrbsfRbIpIpV7ZZX35mFJHd8TI_Yrgf1d4Hz6OWff9fZcEZvZ5MZMz-zrEtg

can dedi ki...

@CDIS +1

Takimlarin uzun bir maratonda formsuz, moralsiz donemlerinin olmasi normaldir. Bu donemler onemli sakatliklar (Rhodolfo) kritik bazi kritik mevkilerdeki futbolcularin (bir sure once Tolga, simdi Boyko, Gomez vs.) bekleneni verememesi ve bireysel hatalar ile birlesince zor zamanlar yasanir. Onemli olan bu zor zamanlarda takima ve hocaya guven asilamak. Burda da yonetime taraftara buyuk rol dusuyor. Senol Gunes bu takimi toplayacaktir.

Ikili averaj filan palavra. Trabzon macini alirsak lideriz!

EC dedi ki...

http://www.ntvspor.net/yazar/adnan-bostancioglu/2129/gunes-in-sorunu

yukardaki yazida da deginildigi uzere;

3-5-2 mi yapariz, 4-4-2 mi yapariz.. birseyler yapalim.. rakipler isi cozdu ve Olcay, Oguzhan ve Tore de sanki kendilerini baskalari icin sakliyorlar! ( EURO 2016 yada onumuzdeki yilin transferi - Olcay a bir teklif gelecegini sanmiyorum ama - )

Gomez i yamyam Turk Defanslarinin eline bu hakemlerle yalniz birakamazsin! Lehimize olan faulu vermiyor adamlar, birak ortadaki / Flu faulleri versinler lehimize.. bunu goren Yamyam da isi tam Pigmelige dokuyor!!

Herkes, Hersey Karsimizda.. ( tum etkenleri herkes sayip, dokuyor) Maci kazanmaksa sadece ve sadece futbolcularin elinde.. istemeleri ve cabalamalari gerek...

1. İlk yarıları boş geçmemek,2yi hedeflemek
2. Sadece pas oyunu değil önde pres. Kim bunu yapacaksa o an o oynatılsın.
3. "Kolay" maçlarda 55'ten itibaren rotasyon
4. "Gerektiğinde" rakibe veya hakeme kendini ezdirmemek,oyunu çirkinleştirmek. Bol faul olur, hakeme çullanma olur, avantajı kullanmama olur, abartılı maçlarda kavga çıkarmak bile olur. Seni döven adamı attıracaksın, kart yemek uğruna.

2 korktuğum şey var, birliğin bozulması ve hocanın inadı. Aslında bu inat uyum açısından olumlu ancak gerçeklerle bağlantılı olmalı. Bu form durumuyla kapanmış rakibe oyunu yığmaya çalışmak, maçın min. 30 dk çöpe atmak demek. Bu taktikte zaman önemli, süre geçerse gaz yapıyor bizde. 3. bölgeye gelindiğinde rakipten 3-4 kişi geride kalmalı ki, öndeki 5li rahat oynasın. Topu geriden kurup, orta sahayı hızlı geçerek kaymak çözüm, her şeyi 30 metreye sıkıştırmak değil.

Takımı, oyuncuları yermek kolay. Ama açın bakın, son yılların en iyi kadrosunu kurduk. Her yıl üstüne koyarak gidiyoruz, bu yıl 69 puanı da geçeceğiz hayırlısıyla. Her yıl söylerim, tek rakibimiz kendimiz olmalıyız diye, artık kadrodan çok stratejik ve psikolojik savaşlar veriliyor. Bu konuda hem oyuncular hem taraftar için büyüme vakti. Tüm camia olarak yapılmaya çalışanlara direnç gösterirsek, sonuçtan bağımsız olarak ben inanırım. Sahada o ruhu görmek dileğiyle...

turgay dedi ki...

farkında mısınız bilmiyorum ama ibb maçından sonra havadaki kol açmalara artık sarı kart çıkmıyor. konya maçında ve fb maçında mehmet batdal'ın yaptıklarını yapan çok oyuncu oldu ama sadece faulle geçiştiriyorlar. bu durum bile hakemlerin aslında ne kadarda göstermelik iş yaptıklarını anlatıyor bizlere. her yıl portföylerine bir kaç göstermelik iş ekleyip sonra bir maçta hakemlerden biri s.çınca artık kimse aynı pozisyonlarda kuralı uygulamıyor. türk futbolunun en büyük 2 probleminden biri hakemlerin rezalet olması.

3-5-2 yi bence bizim takım oynar ki zaten çoğu zaman böyle oynuyoruz ismail'in sürekli ileride kalarak marcelo'nun onun pozisyonunu kapatması beck'in daha geride kalarak emniyetli oynaması gibi. aslında rodolfo sakatlanmasaydı marcelo ve rodolfo ağır ama inanılmaz fizik avantajlı ve oyun görüşlü ikili olabilirmiş.

eskişehir maçı yeni bir şeyler vaat etmeli bize. mersin'inde kazanmasından sonra eskişehir bu maça daha fazla asılacaktır. geriden iyi çıkıyorlar emre güral çok formda ve iyi bir şutör. en bekmedir ha keza o da yetenekli ama bu yeteneklerine ihanet eden bir oyuncu. ilk 20 dakika da muhakkak gol atıp rakibe ümit verdirmemeliyiz. önümüzdeki 3 maç gelecek anlamında iyi referans olacak. rakibimiz 3 kulvarda tahmini bizden 4 maç ( 2avrupa 2 kupa ) daha fazla ve sıkışık bir takvimde oynayacak. artık son 12 ve bu maçların hepsini kazanabiliriz. bu potansiyel var ama form durumumuz soru işareti.

Emrah dedi ki...

Fenerbahçe maçında Cüneyt Çakır'ın kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Kötü niyetli olsa Van Persie'nin pozisyona penaltı çalar, Beck'in hareketine kırmızıyı basardı. Maçı idare edip başını dertten uzak tutmak istedi sadece. Bizim takım olarak çalışmamız gereken şey rakibe hak ettiği yerde kart göstertmek olmalı. Bunu GS'nin efsane kadrosu Hagi önderliğinde çok güzel yapıyordu. Kartlık harekette yapılacak birkaç basit şeyle hakemi kart göstermeye mecbur edebilirsiniz. Faul yapılan kişinin yerden hızla kalkıp adamın üzerine yürümesi, faul yapılan yerde kıvranırken aynı anda 3-4 kişinin sert faulü yapan adamın üzerine yürümesi (hakemin üzerine değil) gibi aksiyonlara girmek lazım. Her pozisyonda değil ama kartlık olduğu net pozisyonlarda bunları yapsaydık Fener maçı 11 kişi tamamlayamazdı. Ciddi ciddi basına kapalı antrenmanda çalışmak lazım:) Bizim saftirikler kartlık faulde oyunu hızlı başlatma, avantaj derdinde. Caner'in sarısı varken bizim elemanı biçtiği pozisyonda bizim takımdan 3-5 kişi Caner'in etrafını sarıp hesap sorsaydı en kötü ihtimalle Caner kart görmese bile maç boyu pasifize olurdu. Volkan Sosa'yı yumruğuyla ittirdiğinde Sosa yere düşüp hızla yerden kalkıp boynunu tutarak Volkan'ın üzerine yürüseydi hakem karta mecbur kalabilirdi veya daha sonra Volkan yaptığı diğer faulleri yapamazdı. Bizimkiler hakeme itiraz edeceğine hakeme hiç bakmadan futbolcunun üzerine gitmeli bence. Biz gidip hakeme itiraz edip boş yere kart görüyoruz.

cochise dedi ki...

@emrah
çok iyi tespit. Hakemlerin çoğu zayıf karakterli olduğu için kendi üzerine fazla gelince olayı kişiselleştirip intikam arayışına bile gelebiliyor. Cüneyt Çakır konusunda da bence haklısın. Onun derdi yönetmek değil "idare etmek". Ama işin çakallığını bilen bi takım olunca sahada o "idare etmek" kısmında çakal olmayan zarar görüyor.

can dedi ki...

@ Emrah
+1

Hakemlerin tarafliligi, maci manipule etmesi olarak okudugumuz cogu sey aslinda dunyada hic bir hakemin dogru duzgun hakemlik yapamayacagi bir futbol ortaminda calisan ve zaten o mevkiye gelmeleri icin girmeleri gereken ahbap cavus iliskilerinin gerektirdigi sekilde pek de saglam karakterleri bulunmayan adamlarin durum idare cabalari. Bu cabalari da, onlari camiasinin, taraftarinin, yonetiminin, futbolcularinin yardimiyla etki altina alabilenlerin avantajli cikacagi bir durum yaratiyor.

Fenerbahce bu konuda profesyonel. Aranizda Sukru Saracoglu'nda mac izlemis olanlar ortamin mesela Inonu'den ne kadar farkli oldugunu, seyircinin macin ne kadar icinde oldugunu, hakemlerin ne kadar baski altina alindigini, ev avantajinin ne kadar iyi kullanildigini hemen farketmislerdir. (Gerci tabii Aziz'in "iliskileri" olmasa Caner, Volkan, Emre vs. gibi pislik futbolcularin kac mac sahada kalabilecegi sorusu gecerli bir soru.)

Besiktas'in aglama duvari modundan cikip hakemlerin en azindan bizi dogramayacagi bir ortama gecebilmek icin neler yapmasi gerektigini tartismasi gerekiyor. Mesela Carsi arena acildiginda gene maci izlemeden turku cigirirsa, medyaya sov yapmak icin takimin konsantrasyonunu bozarsa bu konuda stadin da bir getirisi olmaz. Tabii Fikret Orman gibi iktidar odaklariyla iliskiye girmenin tek yolunun iktidar yanasmasi olmak oldugunu dusunuyormuscasina hareket eden bir baskanla ne kadar ilerleme saglanir bu konuda, o da gecerli bir soru. Ama sahada daha profesyonel hareket eden futbolcularin, kenarda daha macin icinde olan taraftarin bu konuda yapabilecegi seyler var gibi.

ideal 11 dedi ki...

cüneyt inceci hakemlerdendir.çaktırmadan bir takımı doğrayabilir.ve sen bunun farkında bile olamazsın.

3 sene önce necip ikinci yarıda oyuna girdi.ve yaptığı 2 faul ile 2 sarı görüp atıldı.bırak sarı kartı iki pozisyonun faul olup olmadığı bile tartışılırdı.o sırada skor beşiktaşın lehine 3-2 idi.ve kadıköyde oynanıyordu maç.

geçen sezon velinin kırmızı kartı.galatasaray maçında.velinin hareketini hemen cezalandıran cüneyt volkan şenin benzer hareketini seyretti.

necipi 10 dakka içinde çift sarıdan atan cüneyt kadıköyde ısrarla caner ve volkan şeni oyunda tuttu.

azizin genç hakem açıklamasından sonra ligin sonucu belli oldu aga.

Coolio dedi ki...

@ideal 11 +1
o incelerin arasına sadece kartları değil oyun temposunu yavaşlatmayı da koyun lütfen. Bizim takımın herşeyi tempo üzerine kurulu ve Cüneyt Çakır maçı yavaşlatmak için elinden geleni yaptı. Her faul pozisyonunda yavaş yavaş hareket etti, yavaş kart gösterdi, yavaş baraj kurdu. Bunların farkına varın lütfen. Bu taktiğin aynısını Konya maçındaki hakemde yaptı. ve Gomez sonunda tepki göstermek zorunda kaldı bu yavaşlığa. @emrah, dolaysıyla Cüneyt konusunda sana katılmıyorum. Ayrıca Beck'in pozisyonunu da göremedi, FB li oyuncunun arkasında kaldı Beck. Eğer görseydi emin ol atmıştı.

Neyse.. Tolgay'ın verimli olacğaını düşünüyorum ama hakemler belliki FB nin şampiyon yapılacağı mesajını görmüşlerki bu durumda Tolgay filan hikaye kalır.

Burkay JK dedi ki...

Bugün Fenerbahçe berabere kalır ve üç maçlık seri yakalarsak gerisi gelir.

Not: Kerim'i küstürmemek lazım.

planck dedi ki...

hoca diziliş değiştirmez, taktik de değiştireceğini sanmıyorum. Önümüzdeki maçlar için anahtar terim "ön alan baskısı". ilk yarıdaki yaptığımız her topa 3 kişinin bastığı geri getirebilirsek iş çözülür. bunun için necip ile bile başlanabilir, ozzy veya sosa sonradan girer. olcay başlar 60dan sonra cenk girer. defansı da önde kurmak şart tabi.

Sahaya atılan şişeler Akhisar'ın abisine yol-su-elektrik olarak döner mi?

emir mfc dedi ki...

trabzonspor'un sürekli kaybediyor olması bize yol su elektrik olarak dönmesin de...

Ozan dedi ki...

Töre formsuzsa Quaresma oynuyor, Olcay kötüyse Kerim Frei alternatifi var, ama Oğuzhan kötü olunca takımın dengesi bozuluyor.

Bence Beck, alınabilecek en vasat sağ beklerden biriydi... Tosic'i futbolcu olarak görmediğim için onunla kıyaslamıyorum, o nedenle Beck'in, ligimizin en vasat bek oyuncularından biri olduğu yönündeki ısrarımı sürdürüyorum. Hücuma katkısı sıfır, yaratıcı pas sıfır, uzun top sıfır... 'Top ayağına gelince yanındakine kazandır'... Bu kadar futbolu herkes oynar.

Taraftar Boyko'nun adını sevdi, tipini sevdi, Tolga'dan da bir şekilde haz etmediği için kayıtsız şartsız destek olmaya karar verdi. İsmi ilk Beşiktaş'la anılmaya başladığında eski maçlarını izlemiştim. Ajax'la ve Napoli'yle oynadıkları iki maç vardı. Bu iki maçta yediği üç golü gördüm ve 'bu adam kaleci değil' dedim. Hatalı golü her kaleci yer ama bu adam skandal goller yiyor. Yan toplarda son derece zayıf... Bence Tolga takımın ilk kalecisi olarak kalmalı, Boyko da sezon sonunda gönderilmeli.

Kalan maçlar aşağıda...

BEŞİKTAŞ

Eskişehir
Rize D
Trabzon D (Erteleme)
Antalya
Kasımpaşa D
Bursa
Sivas D
Akhisar D
Kayseri
Galatasaray D
Osmanlı
Konya D

FENERBAHÇE

Kayseri
Galatasaray D
Osmanlı
Konya D
Mersin
Trabzon D
Gaziantep
Başakşehir D
Gençler
Sivas D

Bizim zor maçlarımız Trabzon, Kasımpaşa, Akhisar, Galatasaray, Osmanlı, Konya. (6)

Fener'in zor maçları Galatasaray, Osmanlı, Konya, Trabzon, Başakşehir. (5)

Fener'in zor maçlarının 1'i içerde, 4'ü dışarda.

yilmaz dedi ki...

@Ozan

beck konusunda biraz haksızlık ettiğini düşünüyorum, haddim olmayarak.

Şöyle ki Beck çok iyi bir sağ bek olmayabilir, muhtemelen kalan maçlarda da gol/asist katkısı olmadan ligi bitirecek. Lakin şöyle bir şey var. Beck bizim takımın baskı kurduğu dakikalarda takımın önde kalmasını sağlayan önemli oyunculardan biri. Dönen topları çok iyi topluyor ve atak devamlılığını sağlıyor. Evet en yakınındakine veriyor topu kolayca, ama Tosic ve İso bazen bunları yapması gerektiği yerde 45 metreden gereksiz ortalarla atağın sonlanmasına sebep oluyor. Beck bence de vasat bir bek ama güçlü ve zayıf yönlerini iyi biliyor ve takım için faydalı olan özelliğini kullanıyor.

Serdar daha iyi orta yapabiliyor ama önde baskı konusunda yeteri kadar cesur olmadığı için rakibi hep geri çekilerek karşılıyor. Geçen sene kontra yediğimiz maçlarda, rakip ataklarını dakikalarca(mübalağa yaptım) savuşturamayışımızın sebeplerinden biri de buydu bence.

can dedi ki...

Beck de Ismail de oldukca vasat bekler. Beck en iyi oynadigi, surekli bindirme yaptigi donemde bile savunmada garantici ama hucumda bal yapmayan ari gorunumundeydi. Ismail ise cok caliskan, hirsli ve fiziksel olarak dinc oldugu donemde bile futbol bilgisinin zayifligiyla goze batan bir oyuncu. Tosic ve Serdar ise Besiktas'ta yedek olabilecek kapasitede bile degiller. (Ki Beck ve Tosic alindiginda daha oynamadan asmayalim, bekleyelim diye onlari burda savunmuslugum var.) Bugun Sener'in oyununu ve bu sezon ikinci kere attigi golu gorunce acidim bu beklerle gecen omrumuze. Bek problemi Besiktas'in hucumlarindaki etkisizligin en buyuk kaynaklarindan biri olarak en buyuk iki problemimizden biri. Otekisi de elbette ki kaleci.

Boyko'nun alinmasina bastan beri karsiydim ama vasat bir kaleci oldugunu dusunuyordum. Uyum asamasinda oynadigi iki macla kaleci asilmaz (bkz. Runje, Muslera), cunku kalecilik her seyde once defansla uyum, iletisim vs. isidir. Ama bir kaleci en temel kalecilik ozelliklerinden yoksunsa bunun uyumla bir ilgisi yok. Boyko: Top tutamiyor, elindeki topu dusuruyor, cikislari surekli yanlis, yan toplari iskaliyor, serbest vurusta kapattigi koseden gol yiyor, ustune gelen topu kalenin icine celiyor, ve suratinda acikli bir saskinlik ve dalginlikla hic guven vermiyor. Tek artisi Tolga'nin formunu yukseltmis olmasi. (O da ne kadar surer bilmiyorum.) Bence de sezon sonu gonderilip, Tolga'yi yedek birakabilecek seviyede bir kaleci alinmasi elzem.

Transfer konusmak icin sacma derecede erken (hatta belki sakincali, sonucta sezon sonuna kadar kadro bu) ama onumuzdeki sezon Marcelo'yu aldigimizi varsayarsak en az bir kaleci, bir stoper, iki bek, bir orta saha transferi zorunlu gorunuyor. Isin komik yani bu liste sezon basinda yaptigimiz listeyle ayni!

ozan dedi ki...

Becke yapilan elestiriler biraz agir olmus. Senerin golunu gordukten sonra bizim bekimiz atamiyor elestirisi galiba bu , bu arada Sener ligde iki gol atmis sadece, biri Bursada, sasirdim duyunca. Ben Becki begeniyorum , ucmuyor evet ama o bolge icin oldukca yeterli bir oyuncu. Seneye ucanini getirilerse sikinti yok Beck yedekte kalir, satsan piyasasida var, savunmada da hucumda da verim verdi bu sezon. En kotu transferimiz Beck gibi olsa yeter de artar da.

can dedi ki...

@ Ozan

Beck'in sene basindaki performansi yeterliydi, cunku defanstaki aciklari guzel kapatiyordu ve takima uyum sagladikca uzerine koyacagini dusunuyordum. Ama hucum anlaminda hic bir gelisme kaydetmemesi bir yana Beck defansif olarak da dususte.

Beck'e yaptigim elestiri sadece goluyle degilse bile elbette Sener'in oyunuyla alakali. Sampiyonluk yolundaki tek rakibimizin yedek beki mukemmel oyununu bir gol bir asistle susleyip cok kritik ve zor bir deplasmanda maci kopariyor. Ligin en cok gol atan takiminin tek sag beki Beck ise 32 macta 1 asist yapiyor.

Uc kulvar birden gozonune alindiginda durum soyle yani:

Fenerbahce
Sener: 2 gol 4 asist, Gokhan: 1 gol 4 asist, Caner: 1 gol 8 asist, Hasan: 1 gol 4 asist
TOPLAM 5 gol, 16 asist

Besiktas
Beck: 0 gol 1 asist, Serdar: 0 gol 0 asist, Ismail: 0 gol 2 asist, Tosic: 0 gol 2 asist
TOPLAM: 0 gol, 5 asist

Ekrem35 dedi ki...

Başıma bir şey gelmeyecekse ben beck konusundaki eleştirilere katılıyorum. Bu sezon stadta izlediğim ilk maç olan ts maçından sonra burda beck'in serdar'dan pek bir farkını göremedim ve atiba>mbia yazmıştım. Beck o günden sonra biraz defansif açıdan iyi görüntü çizse de şu aralar o performansının yanına bile yaklaşamıyor. Hücum ise koca bir 0. Sadece ona yakın oynayan stopere geri pas atan ve dibine kadar gelen atibaya pas atabilen bir bekten hücum performansı beklemek hayalcilik olur zaten.

ozan dedi ki...

@Can

Defansif olarak dususte oldugunu dusunmuyorum ama evet bir iki mac vasat alti kaldi ki o maclarda genel takim performansi vasat altiydi.

Gol-assist olayida bence cok onemli degil. Fenerin 4 Bekide bizim beklerimizden daha ofansif tarza bekler, bizimkilerden fazla istatistik yapmalari gayet normal, kalite olarakta bizimkilerden iyiler bu sene formlari da daha iyi.

Bence once solu tamir edelim sag beke sonra mudahele edilir.

YSY dedi ki...

Beyler bu beck kasıtlı olarak bile bile böyle alındı. Önde kanat oyuncuları hareketli olduğundan çok fazla ileriye çıkmayan cinste adamlara bakıldı. Yani zaten teknik olarak beklerden çok fazla asist gol beklenmiyor kendinizi fazla yormayın derim :)

Ayrıca özellikle 4-0 lık antep maçından sonra bizim bekler ufak ufak ileriye çıkmaya başlamışlardı tam ofansa katılacaklar derken düşüş yaşadık be adamlar psikolojik olarak tekrar eski formata döndüler. Devşiremedik yani orada

Basar dedi ki...

Beklerimiz kötüymüş, kaleci Boyko çuvalmış, yeni defans eskisinden 15 metre geride oynuyormuş, orta sahamız rakipler tarafından çözülmüş... filan falan ama tüm maçlarımızı kazanırsak şampiyonuz!

Şampiyonluk inanma işidir, geçen hafta herkes feneri yeneriz güle oynaya şampiyon oluruz diye düşünüyordu. Bu hafta çoğunluk yandık bittik mahvolduk havasında. Sadece bir maç kaybettik, değişen bir şey yok.

can dedi ki...

@ YSY
katilmiyorum cunku Beck ileri cikmiyor degil, hatta surekli cikiyor da ciktiginda bir sey yapamiyor..

@Basar
Iste buna katiliyorum.

emir mfc dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
BJK4EVER dedi ki...

Bek konusunu konusurken FB'nin farkli bir sekilde beklerini kullandigini da hesaba katmak lazim. Beklere full ozgurluk taninsin diye 3 stoperle (Topal) oynuyor adamlar. Bizde orta sahadaki oyuncular hucuma giden dinamik oyuncular oldugu icin 2 ofansif full backle oynamamiz imkansiz. O yuzden bence Beck gibi defansif bir oyuncu kullanmak sorun degil. Ki belki sonlandirma konusunda Beck'in sikintilari var, ama en azindan surekli cikiyor ve hucumda pas opsiyonu oluyor, pas oyununda var (bu Serdar'da yoktu mesela). Ki bu da ofansif bir katkidir neticede. Ismail Beck'e gore daha iyi ofansta elbette. Topla kat edebiliyor, zaman zaman adam eksiliyor, ama onda da sonlandirma sikintilari var. Ki sakatlanmadan evvel cok iyi orta kesen bir oyuncuydu ve ligin en iyi ofansif sol bekiydi (Caner piyasada yoktu), ama o seviyeye cikamadi dondukten sonra (bu seneki cikisa ragmen). Bence gelecek sene back'lerde degisiklik olacaksa bu Ismail'in daha iyisini almakla olur. Ofansif bir sagbek almamiz bence imkansiz oyun planina gore. Ki bu kadar topla hasir nesir olan kanat oyuncularimiz varken zaten ofansif backler o kadar ise yaramaz.
Kimse bahsetmemis, ama beni asil sasirtan Tosic oldu. Ben Genclerbirliginde ilk sezonunda catir catir asist yapan Tosic'i bekliyordum ne yalan soyleyim. Son senesinde stoper oynamasina ragmen tekrar o seviyeye gelir o rol verilirse demistim, ama hic alakasi yokmus. Adam resmen metamorfoz gecirmis, Ivanovic v2 olmus. Tank gibi agir, tam stoperden bozma bek'e donmus.

Bence karamsarlik 3 puandan veya puan durumundan dolayi degil, takimin halet-i-ruhiyesinden kaynaklaniyor. Sonucta oyle veya boyle Fenerbahce bizi en favori oldugumuz macta cikip yendi ve Konyaspor hucum gucunden o kadar korkulan bir takim olarak gayet kitlenebilecegimizi gosterdi. Ki daha onceki 2-3 macta da rakibi acmakta sikinti cekmistik. Bazi oyuncularin yerlerde gezinen ve bir turlu artmayan form durumunu da hesaba katarsak bunun karamsarlik yaratmasi dogal. Su anda onumuzdeki 3 maci (Eskisehir, Trabzon, Rize) kazanamazsak liderlik elden gidiyor, bu net. Burada acaba kac kisi bu 3 mactan 9 puan cikarma ihtimalimiz en azindan 75-80% diyebilir ki?

ozan dedi ki...

Duran top calismisiz bol bol, guzel olmus.
Gomez Almeida vurusu yapti , Olcay yapsa burasi fena karisirdi.

Eskisehir sahasina oyunu yerlestirdigimizde orda nasil kaldigimizi ve Beckin buna faydasini dikkatli izleyelim.

Derken Gomez atti.

Reaksion çok iyi.istek beni ümitlendirdi.3 günü çok iyi geçirmiş takım psikolojik olarak.önemli olan buydu ve bunu layığı ile yerine getirdi ilk yarı.

cochise dedi ki...

İlk yarı notları;

1) görünmeyen katkılar
a) Beck meselesini yazacaktım ama maçı bekleyeyim dedim yanıltmadı; ikinci gol öncesine dikkat ettiniz mi? (pozisyonu gol sayınca öyle yazdım silmiyorum; kastettiğim Quaresma'nın al da at'ını Gomez'in kaçırdığı pozisyonBeck rakip sahanın ortalarına kadar basıp adamı geriye oynamaya mecbur etti ve sıkışan rakibin kaptırdığı top pozisyon getirdi
b) Aynı pozisyonda Olcay top kendine atılmayacağı halde kalabalığın içine daldı, rakip de onla koştu; hop Gomez bomboş kaldı arkadan. Hiç bir istatistiğe girmeyecek bu ikisi ama Hocalar farkında. O ndenle bazen bizlerin çok kızdığı yeteneksiz oyunculara farklı hocaların tahammül etmesi.

2) Gol geç gelse kriz olacak gibiydi ama şu haliyle maç çok kolayladı. Umarım bi saçmalık yapmyız da Tolgay oyuna rahatça girer son 30 dakika.

3) gomez haftalardır bulduğu o kadar kolay pozisyonları atamadı. ama gitti onun için kolay ama birçok oyuncu için zor pozisyonda attı. Olcay'ın verdiği pas hadi affedilir ama Quaresma'nın pasında atamayışı inanılmaz.

4)Sosa berbat oynuyor. 3 kere olumlu iş yaptı sanırım. 2'si gol oldu biri de ola yazdı. Enteresan adam.

5) Olcay yine eskisi gibi faydalı oynadığı yani iki kazmaca bi ustaca iş yapma günlerinin sinyalini verdi. Direkten dönen iyi şutu motivasyon oldu sanırım. Bu seviyedeki oyuncuların bu duygusallığı çekilir gibi değil.

6) Ve quaresma. Çalım atmayı yasaklasın 20 asist yapar sezon başına. Gomez'e verdiği pas ve de asist sekansların benim quaresmaya bayıldığım anlar. Ama 42'inci dakikada ilk anda pası verebileceği halde gereksizce bir çalım atıp sonra orta deneyip rakibin kafasına giden pozisyon da sevmediğim quaresma. İşte o hareketleri yaptığında çoğunluk "iyi" iş yaptığını düşünüyor. o "iş"ten maçta 5 tane yapsa müthiş performans diyor ama bana hitap etmiyor. Çünkü işlevsel değil. Ama seri oynasa tartışmasız ligin en iyi ayağına sahip kenar oyuncusu. Bu kadar mı isabetli pas atılır. Ama isabetli attığı paslara bakın hep zorda kalmadan ilk düşündüğü pas olan pozsiyonlar. Tabii Bugün o keyfi işlerehakkı var mı var. İki tane müthiş key iş yaptığı maçta yapsın. Özetle böyle oynasın formasını alırım ; yeter ki böyle işlevsel oynasın ..

ozan dedi ki...

Kaciriyoruz yine tonla. Tak tak atip 5-6 yapip hem rakiplere hem hakemlere hem de alayina mesaj vermemiz lazim.

cochise dedi ki...

vay şom ağzımı böyle oynasın formasını alırım dedim adam sakatlandı

ozan dedi ki...

Sosa-Tolgay degisikligi olsa da 30 dakika Oguzhanla Tolgayi izlesek.

met1903 dedi ki...

ikinci yarı yediğimiz golleri açın izleyini hemen hemen hepsinde alexis ellerini arkaya bağlamış kaleye yüzü dönük pozisyon alıyor,gelen topu engelleme şansı neredeyse yok,birilerinin uyarması lazım.

turkkant dedi ki...

Güzel galibiyet, rakip çok zayıftı.

Şimdi gözümüzü kapayıp Karadeniz'den 2 galibiyetle dönmeliyiz. Bunu yapabilirsek momentum tekrar bize döner. Fener bu deplasman futboluyla GS-Trabzon-Başakşehir-Konya dörtlüsünden 4-6 puan kaybeder, içeride büyük ihtimal süpürür. Haliyle bizim muhtemelen önümüzdeki maçlarda 2 beraberlik opsiyonumuz var. Bu hakları mu maçlarda kullanmamalıyız.

Marcelo'yı bu paraya nasıl aldık hayret, çok iyi iş, kaliteli stoper. Alexis'i pek beğenemiyorum. Oğuzhan-Olcay biraz silkindi bu maç, Rize-Trabzon'da bu iki oyuncuya çok ihtiyacımız var.

Tolgay milli aradan sonra, ciddi altenatif oyuncu olmaya başlar gibi duruyor.



Takımda yorulma belirtileri var. Hatlar arası açılmaya başladı , ilk yarıdaki kadar kompakt değiliz ve orta saha oyuncularımız daha fazla pas hatası yapmaya başladı . Bunda rakipleri orta sahayı daha dirençli tutmaları da etkili olabilir. Takım mesafesinin artmasında stoperlerin henüz taktiksel olarak takıma oturmamış olmalarının da etkisi olabilir .

Rakibin kaybedecek birşeyi olmadığında sıfır sıfıra kilitlemek konusunda sıkıntı yaşamıyorlar , Konya örneğinde olduğu gibi .

Çok yüksek tempoya da sanıyorum yorgunluk sebebiyle gelen fazla pas hataları sonucu çıkamayınca bu tablonun oluşması kaçınılmaz oluyor . Orta sahada alternatif yaratmak zorundayız ama oyuncu tipleri aslında birbirinin alternatifi değil .

0-0 oynamakta gittikçe daha zorlanıyoruz .

Sadece bir fikir fakat 4-2-3-1'den 4-3-3'e dönmeyi ciddi biçimde düşünmemiz lazım . Atiba'nın oynadığı mesafeyi kısaltarak ekonomik kullanılması hatta Atiba'nın stoperlerin arasına girmesi ve bekleri kanat biçiminde kullanan Guardiola'nın Rijkaard Barcelona'sına yaptığı upgrade bence ciddi şekilde önümüzü açabilir fakat beklerden ne çıkar bilemiyorum .

Enseyi karartmamak lazım ama düşüş net ...


emir mfc dedi ki...

Biraz toparladık sanki, bireysel anlamda performanslar daha iyiydi ama bunda rakibin çok zayıf olmasının mı etkisi var orası çok net anlaşılamadı. Misal Olcay-İsmail bu maç performansını arttıran oyuncularımız. Beck hücuma bu maç daha fazla destek verdi. İki bek oyuncumuzda ortasahaya biraz daha yakın oynayınca, oyun da bize geldi. İşte sorunda tam olarak burada, Eskişehir sanki son dakikada halı saha maçına rakip olsun diye çağrılan oyunculardan kurulu bir takım gibiydi. Sanki adamlar ilk defa bir arada oynuyordu. Boffin ve belki biraz Emre Güral dışında tek oyuncusunu dahi beğenmedim. Özetle esas etkiyi görebilmek için Rize maçını bekleyeceğiz.

Trabzon maçı için stoperde Atiba-Necip olsa fena olmaz sanki, Trabzonun ortasahası çok yumuşak zaten, Tolgay-Oğuzhan-Sosa orayı kotarır gibi geliyor ama bunlardan hangisine defansif görev yükleyebiliriz orası ayrı.

Yorum Gönder

Ara