.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
28 Aralık 2015 Pazartesi

Karne: Beşiktaş 4 - 0 T. Konyaspor


Goller: Oğuzhan Özyakup (50'), Mario Gomez (64'), Gökhan Töre (69'), Kerim Frei (80')
En iyi üç: Oğuzhan Özyakup, Mario Gomez, Olcay Şahan
En kötü üç: Tolga Zengin, İsmail Köybaşı, Cenk Tosun

Karne:

Şenol Güneş8.6
Beşiktaş8.4
T. Konyaspor4.8
Serkan Çınar5.5


Tolga Zengin5.9
Ersan Gülüm7.1
Luiz Rhodolfo7.3
İsmail Köybaşı6.1
Andreas Beck7.1
Atiba Hutchinson7.9
Oğuzhan Özyakup9.1
Jose Sosa (82')7.9
Gökhan Töre (73')7.1
Ricardo Quaresma (61')7.1
Mario Gomez8.9


Olcay Şahan (61')8.1
Kerim Frei (73')7.7
Cenk Tosun (82')6.7


Takım Ortalaması7.4

Anket: 128 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.


53 Yorum:

EC dedi ki...

iyi mucadele ve istek 2ci yarida.. ilk yarinin ilk 30 dakikayi harcamis olsak da, takim olarak iyi tepki verdik..
ismail -kafasi kesik tavuk gibi- ne yaptigini bilmezligini ilk yarida resmen hucuma da bulastirdi.. neyse ki 2ci yarida Senol hoca kulagina fisildamis olmali ki ( dog whisperer) sadece kendi bolgesinde kaldi, ileriyi de boklamadi!...

Sosa iyi, Oguzhan Harika , Gomez - Allah Nazarlardan Saklasin - Muhtesem di ( 1 gol 2 Asist) onemlisi ise ilk golde bizim sahada pres yapip topu kapan ve oguzhan la atagi baslatandi..
Gokhan durgundu , gol atmasina ragmen de verimsizdi.. Cenk gibi hep kendilerine oynadilar.. Olcay ise tek pas ile is bitiriciligini ve bencil olmadigini ispatladi..
Quaresma o tek pasi hayatta veremez/vermezdi Gomez e... kirmizi gorme sansi da yuksekti, cunku kendi golgesine bile kiziyor eleman, cikarken yaptiklari yakismiyor bu 41 kere Masallah I hakeden takima..

Tosic yerine donmeli ve bu saftirik Ismail I de kiralamaliyiz..

sezonun ilk yarisini lider kapattik, Tesekkurler Besiktas.. hakemlere, cirkef rakip futbolculara ragmen 41 gol attik Senol hoca nin dedigi gibi daha fazla da yapabilirdik.. iyi bir kaleci ile puan kayiplarimiz azalacaktir.. asil heyecanlandiran, yeni stadi sampiyonlar ligi muzigi ile acacak olusumuz..

QuaresmA dedi ki...

Oyuncu oyuncu değerlendirilecek bir maç değil benim gözümde, neredeyse herkes işini iyi yaptı. Hücum hattı 11 başlayanıyla olsun, sonradan gireniyle, gol/asist yapanıyla, tırmalayıp da yapamayanıyla olsun çok etkiliydi. Bu hücum hattının UEFA'da gruptan çıkamaması gerçekten hem büyük sürpriz, hem de çok üzücü.

Ama o takımdaki kırılganlık, sanki dağılmaya müsaitlik arada sırada hissediliyor. Buna Gomez, Ersan, Q17, Sosa gibi diğerlerinden daha tecrübelilerin müsaade etmemesi/ettirmemesi ve sıkıntılı anlarda takımı taşımaları gerekiyor. Maç maç taşıyorlar zaten ama saha dışında da takımı taşımaları gerekiyor. Her ne kadar Q17 hem saha içi, hem saha dışı liderlik yapamayacağını bizlere gösterse de. Artık yapılması gereken üst üste 2 şampiyonluk alıp winnerlığı bu jenerasyonun genetiklerine işlemek. Birkaç yıldır ligin en iyisiyiz ama kazanamıyoruz, yazık oluyor bu jenerasyona.

Boyko, Douglas bitmeye yakın deniyor. Tam olarak istenen adaylar değiller gibi ama en azından ölücü fiyattan alırız ikisini de alabilirsek, bu olumlu.

can dedi ki...

Cok korktugum bir donemeci sov yaparak donduk. Uzun zamandir boyle bir mac izlemedim. 90-93 arasinda mac 4-0'ken bile hala Besiktas 5-0, Konya 4-1 ile tur atliyormuscasina bir mac oldu.

Ya su Boyko'yu dunya gozuyle bir kac mac dogru duzgun izleyen var mi aranizda? Klipleri hic olumlu bir intiba birakmadi bende. Fizigi super, cop kamyonu gibi, refleksler iyi filan tamam ama bir tane tutabildigi top yok. Sanki Cenk'in upgrade versiyonu gibi. Nasildir bu adamin pozisyon bilgisi, top kullanmasi, ceza sahasi hakimiyeti, vs. vs?

yilmaz dedi ki...

@can

valla çok izlemedim ama adam UEFA yılın takımında 4 kaleci adaydan biri
Buffon, Hart, Neuer, Boyko

http://en.toty.uefa.com/goalkeepers.html

planck dedi ki...

Dün kilidi aslında Gomez açtı, bizim yarı alana gelip topu kaptı o atak gol oldu. İkinci golde de ilk pas olcaya gelirken bir anda çekildi ve gomeze harika bir ikiye bir fırsatı yarattı, çok akıllı bir basit oyunla gol bulmuş olduk.
Uefadan elenmemiz baya iyi oldu gibi hakikaten, fener maçı tam avrupa maçı sonrasına gelecekmiş, şimdi onlar düşünsün :) hele bi deplasman performansıyla.
Gomezin hedefi avrupa şampiyonasında oynamak olduğu için bu sene çok asılıyor. Seneye bu kadar motive olmazsa şaşırmamak lazım.
Boyko Douglas haberleri başka yereen fiyat kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor bana. Oyuncularla anlaştığımız zaten bari, bonserviste sorun var ama flaş haber diye girmelerinin manasını çözemedim.

dominic molise dedi ki...

besiktas'tan ilk golu yeme gafletine dusmeyeceksin arkadas. konya bence az bile yedi.
cenk'in girdikten sonra denk getirdikce sut cekmesi uzucu. ozellikle 2. sutunda gomez'in cok net bir kosusu var. yazik. kizmiyorum, aksine uzuluyorum. adam bildigin bence super ligin ilk 5 en iyi forvetinden biri ve yedek .o( keza gokhan tore de her ne kadar bu mac ilk 11 baslamis olsa bile bence sezonun ilk yarisi itibariyla yedekti benim gozumde. bu arada attigi golu hic sevmedim, cok daha uygun durumda oguzhan vardi bosta. ne bicim bir kadromuz olmus lan bizim?

bu hafta konya macina skor tahmini yapamadim, baslik cok gec acildi ama fenere yapayim en azindan. skor 1-1

dipnot: macin basinda arkaya atilan bir topta tolga ile ersan arasinda garip bir muhabbet donuyor. cozebilen var mi? sanki cozmeye bile gerek yok. benim anladigim defans ve kale arasindaki baglantinin bittigi. bugun yine senol gunes aciklamasinda kaleci sorunu olmadigindan bahsetmis. uzuluyorum resmen. keske hakan'i alsak en azindan. ya da ne bileyim victor valdes ile romero'dan birini kiralasak misal? 3 tane kaleci var adamlarda

Güzel goller güzel galibiyet..elektrik kesintisi beşiktaş ı demorolize etmiş olabilir ilk yarım saatte.konya nın da direnci vardı tabi ki..oğuzhan harika bir çocuk! Skor avantajını bulduğumuzda adeta rakibe acı çektiriyor.tebrikler,ilk psikolojik barajı aştılar.bize de keyifli bir 45dk sundular.umarım 2.yarı zaaflarımızı halledip rahat bir şampiyonluk alırız.herkese şimdiden iyi yıllar.

JimmyLue dedi ki...

Maçı hayatımda ilk defa kulübelerin arkasında ilk sıradaki koltuklarda izledim -kapalı üst çocuğuyum-. Maçın içinde olmak, enerji ve ambiansı hissetmek gibi güzellikleri olsa da kimin nerede olduğunu, boşa kaçtığını, sahaya dağılışı vs yan hakem, top toplayıcı çocuk ve polisler yüzünden göremiyorsun.
Bir daha kesinlikle izlemeyeceğim, hatta bu vesileyle Teknik direktörlerin maçları kesinlikle en az 3-5 sıra yukarıda izlemesi taraftarıyım.
Takım ikinci yarı sezonun peak'ini yaptı ve keşke şöyle birkaç hafta daha olsaydı (mesela dışarıdaki Ts maçına kadar) dedirtti. Baljic'in sadece direğe çarptığı için heyecan yaratan pozisyonu dışında Tolga'yı görmedik. Takımın 0-0 biten ilk yarı sonunda endişe vermemesi ve vermiş olduğu 'bu maçı rahat alırız' hissiyatı da önemli.
Mr. Quaresma'da değişen bir şey yok. Tek taraflı baktı olaya, ayağı topa değmiş herkes o psikolojiyi anlar lakin sevgili choice' un bir post evvel bahsettiği gibi 'Sevgili spiker, mükemmel orta kendi forvetini bulup gol olana denir. İçeri bakmadan kıçınla yaptığın ve rakip iki stoperin müdahele alanına düşen orta berbat ortadır...' insanlar iyi oyun ile göze hoş gelen oyunu karıştırıyorlar.. iyi orta vs göze hoş gelen orta.. Benim bildiğim İyi orta Gomez'in kafasına giden ortadır..
Ayrıca bu arkadaşımız ne vakit oyundan çıksa takımın gol/goller bulması, akışkanlığın yükselmesi devre arasında üzerine düşünülmeli..
17 13 2 2 seyircisiz, kalecisiz, neredeyse orta sahasız çok güzel oldu.. Gomez, Ozzy, en başta kardeşim Atiba hepsine sonsuz teşekkürler. Artık sıra yönetimde. O gece bu sene!

yilmaz dedi ki...

@dominic molise

Bence cenk ve frei çok ekstrem durumlar olmadıkça ilk 11'e giremeyeceklerinin farkındalar ve maça girdiklerinde yapabildikleri kadar skor yapma ihtiyacı hissediyorlar. Dünkü maçta bunun için çok müsaitti. Cenk'in son dakikalardaki one man show'unu da buna bağlıyorum. Eminim ki ne takım arkadaşları ne de teknik ekip onu bu konuda eleştirmiştir. Fakat Eğer maç 0-0'ken yaparlarsa bunu işte o zaman Serdar Özkan olurlar, ondan korkarım.

Öncelikle:

‏via @OptaCan
41 - Beşiktaş, üç puanlı sistemde üçüncü defa 17. hafta sonunda 41 gol-41 puan çıtasını geçti (88-89 43g, 41p; 2003-04 42g, 43p). Maşallah.

Sezon başında, "Ligde bu tablo olsun mu?" deseler taraftarın neredeyse tamamı, evet derdi (blogun ligde takım için verdiği puan ortalaması: 6,6 civarında çıkıyor).
Paraya kıymadan eksiklikler tamamlanıp aynen devam etmek gerekir, kaleci zaten söylemeye gerek yok, stoper gerekli(Ersan'ın sakat-eksik olduğu 4 maçın 3'ünde puan kaybedilmiş,diğer maçta zorlandığımız Kayseri maçı). Elden çıkartılmadan Motta kiralanabilse, Milo veya Pedro'dan da biri,kesin oynatılmayacaksa kiralanıp diri tutulsa iyi olur.

Geçen yıldan farklı olarak yükün belli oyuncular üstünde toplanmayışı işimizi kolaylaştırıyor ( via ‏@OptaCan
8 - Beşiktaş’ta sekiz farklı oyuncunun üç ve üstünde golü bulunuyor; ligde bu alanda lider (Galatasaray 6, Başakşehir/Mersin 4). Kolektif.)

planck dedi ki...

milo avrupaya kiralık gidecek büyük ihtimalle avrupa şampiyonasına diri gitmek için. hoca da pedroyu hiç tutmuyor haliyle milo gitse de bi transfer yapılsa bile 3 tane stoperimiz olacak ki yeterli değil. serdar azizi falan da arada kapatabilirsek hiç fena olmaz.

emir mfc dedi ki...

Akşam maç başladıktan bir kaç dakika sonra oyunu farklı alabileceğimizi düşündüm, Konya her ne kadar sıkı bir takım olarak lanse edilmiş olsa da, bu durum görsellikten veya basit bir şaşırtmacadan öteye gitmedi, gidemezdi. Bir kere geriye yaslandıklarında iyi bir takım değiller, takım savunmaları ve özellikle bizim en iyi olduğumu yer olan göbekte oldukça zayıflar. Top kaptırmaya müsait, yanındaki adama pas atmayı beceremeyen oyunculardan kurulu orta sahaları da her türlü hataya müsait. Stoperleri de yüksek kalibrede olmayınca yorulduklarında çözülecekleri ve goller yiyecekleri belli gibiydi. Nitekim de öyle oldu, kaptırdıkları toplar kalelerine gol olarak geri döndü. Önemli olan telaş yapmadan, akıllı ve sabırlı oynayıp skoru aramak. Bunu da fena yapmadık.

Bu maçı kazanarak aslında gerçekten büyük bir avantaj elde ettik. Hem psikolojik olarak devreye güçlü giriyoruz, hem eksiklerimizi biliyoruz, hem de şampiyonluğun yolunu açacak olan kazanma alışkanlığını hem tribünde hem de sahada iyiden iyiye hissediyoruz. İkinci yarı ilk 7 maçta sadece Trabzon deplasmanımız var, onun dışında sürekli İstanbul’da oynayacağız (Fener ve Başak şehir maçları içeride). Bizim gibi dar bir rotasyonla oynayan takım için bu durum bir avantajdır. Ayrıca mart/nisan gibi Tolgay da orta sahaya eklenecek. Hatta o zamana kadar Avrupa Şampiyonasında yer almak isteyen Veli de iyiden iyiye orta sahaya alternatif olma durumuna gelecektir. Ve son olarak söz konusu haftalarda Vodafone Arena açılacak! Şampiyonluk adayı bir takım için oldukça güzel bir senaryo, yeter ki devre arasında diğer "eksiklerimizi" giderelim, oyunculara ödeme sıkıntısı çekmeyelim.

Fener ise aynı periyodda Eskişehir, Antalya, Bursa, Moskova ve Akhisar deplasmanlarına çıkacak. Bu maçların birbirinden zevkli olacağını düşünüyorum! İşin güzel tarafı aynı dönemde içeride de Kasımpaşa, Rize ve bizimle oynayacak. Unutmadan içeride bir de Avrupa Liginde Moskova maçı var. İlk haftalarda önlerinde görece olarak çok daha zor bir fikstür olacak, bu fırsatı iyi değerlendirebilirsek, büyük bir avantaj yakalayabiliriz. Sahada üstümüze düşeni dün akşam ki gibi yaptığımız takdirde de gerisi gelecektir.

CDiS dedi ki...

Toplamda sadece 10 puan kaybettik. Kaybedilen 10 puana baktığımızda, 4 maçta da kazanabilirdik, o pozisyonları, o tempoyu bulduk. Osmanlıspor ve biraz da Bursaspor maçları dışında rakipten kötü olduğumuz maç yok neredeyse. Bütün maçlarda en az 20-25 dakika çok yüksek tempo yaptık. Ligin açık ara en iyi hücum takımı olduk, bu hücum temposunu korur, güvenilir bir kaleci ve rotasyona girince sırıtmayacak bir stoperle şampiyonluk hiç de hayal değil bu sene..
Naçizane bazı oyuncularla ilgili sezon yorumum aşağıdaki gibidir;

Tolga : 3 sene önce alındığında çok mutlu olmuştum, yabancı sınırının olduğu bir ortamda, ortalamanın üzerinde bir yerli kaleci sahibi olmak çok iyiydi. Ancak, Trabzon 'dayken çok beğendiğim Tolga 'nın performansı 2 senedir hiç vasatı aşamadı, hiç maç kurtaramadı, zaman zaman hatalı goller yedi, güven vermemeye başladı. Yabancı sınırının olmadığı bir dönemde artık avrupa 'dan 5-6 milyon Euro 'ya, Top-Class 'ın bir tık altı bir çok kaleci alabilirsiniz. Kalmalı, ancak mutlaka yerine kaleci alınmalı hatta isim vereyim, Ospina veya Sirigu 'dan biri alınmalı..

Beck : Kendimizi kandırmayalım, hayallerimizdeki sağ bek değil bu adam. Ancak, rakiplerimize nazaran (özellikle Fenerbahçe 'ye göre) seviyemiz o bölgede o kadar düşüktü ki yıllardır, bu adam bile ilaç gibi geldi. Artık kanadı koridor olmayan bir sağ bek bile mutlu etti bizi. Yine de hücum desteğini arttırması gerekli, özellikle sıkışan maçlarda bu elzem..

Atiba : Gol atsa, bu yaşta Premier League 'de başaltı her takıma gider. Hücumda biraz titrek, biraz telaşlı olsa da, defansif olarak ligin en iyisi şu anda. Sakinliği, tecrübesi bu lig için çok iyi. Muazzam bir ilk yarı geçirdi, Veli ve Tolgay 'ın gelişinden sonra arada bir rotasyona girerse, sezon sonuna kadar nefesi kesilmez diye düşünüyorum. Bu da büyük avantaj olur bizim için..

Oğuzhan : 60. dakikada dili dışarda soluyan, 3 metre ötesine koşamayan adamdan, 85. dakikada 40 metre depar atan adama evrilmek, kalitesini daha bir ortaya çıkardı. Sezon başında 3-4 milyon euro 'ya satılsa, kimse itiraz etmezdi şimdi açık ara ligin bölgesindeki en iyi yerli adamı (Selçuk 'un vasat performansının etkisiyle söylüyorum). Kafa sürekli yukarıda, hedef sürekli rakip kale, adam eksiltiyor, verkaç yapıyor, uzun top atıyor, şut atıyor ve bu sene gol de atıyor. Yepyeni bir transfer gibi. Şenol Güneş faktörü böyle bir şey demek ki? Böyle devam ederse, euro 2016 'da da oynar ve parlarsa, en fazla gelecek sezonun sonuna kadar tutabiliriz elde, giderken şampiyonluk görmesi çok önemli ama..

Gomez : Demba Ba, geçen sene hepimizi mest etmişti, gerçek bir santraforun nasıl olması gerektiğini bize hatırlatmıştı. Yıllarca, Holosko, Nobre, Bobo (-ki kendisi kötü bir adam değildi, sadece çok iyi değildi), Almeida 'larla mücadele edip, sonra neden biz şampiyon olamıyoruz diyorduk. Demba Ba bize bir santraforun ilk önce çok gol atması gerektiğini gösterdi. Ancak, Biliç kardeşin, kendisine aşırı yüklenmesi sonucu ligin sonlarına doğru pilinin bitmesi, derbilerde suskun kalması dilde buruk bir tat da bırakmadı değil. Ancak, Demba Ba 'nın Beşiktaş 'a en büyük katkısı, santrafor bölgesinde çıtayı yükseltmesiydi. 2 sene önce N'Doye gelse sevinirdik, sezon başında söylenti çıkınca, hepimiz isyan ettik. Premier Lig golcüsünden, Bayern Münich golcüsüne yükseldik. Pozisyon almasını, hava topu zamanlamasını, arkadaşlarına duvar olmasını ama en önemlisi gol atmasını çok iyi bilen bir adam bu adam. Drogba 'yı izlerken de hissederdik, adamın seviyesinin ne kadar yüksek olduğunu, Gomez 'de de görüyoruz bunu net olarak. 41 puanın, 41 golün, liderliğin, çoşkunun, Şenol Güneş 'ten sonraki baş aktörü bu adam.. Pamuklara sarılması gerekli böyleleri.. Kesinlikle bu ligin çok ötesinde..

Coolio dedi ki...


Bu kadro hep zaman içinde parça parça upgrade edildi. Tolga, Rhodolfo, Beck, Ba, Gomez, Töre onlardan önce aynı bölgede oynayanların hep daha iyisi olarak geldiler. Hiç bir bölge tek seferde en iyisi bulunurak getirilmedi. Maddi sebeplerden ötürü ve oyuncular arası dengeyi sağlamak için hep parça parça birer kademe olarak oyuncu kalitesi arttırıldı. Bazı bölgelerin önemi nedeniyle (kaleci) veya beklenmedik satışlar nedeniyle (golcü/Ba) sıra onlara tekrar geldi. Arada isabetsiz transferlerde oldu ama bu son 10 yılımızdaki oranlara kıyasla ve rakiplerimize kıyasla çok çok düşük seviyede kaldı (Sezer, Enaramo gibi).

Bundan sonra devre arası bir terslik çıkmazsa kaleci ve defans takviyesi yapılacak ve bunlar ilk 11'e direk girme potansiyeli olan oyuncular olacak mutehemelen. Bunların haricinde sezon sonu transferi için en önemli zayıf noktamız sol bek kalıyor. Bir de Avrupa şampiyonası sonrası gidecek oyuncuların yerlerine yeni oyuncular bulmak (Töre, Oğuzhan, Gomez). Yönetimin asıl zorlanacağı konu bu olacak sanırım. Bu oyuncuların ayrılması durumunda (oyuncuların istediği teklif gelirse kesin satışlarına onay verilmeli görüşündeyim) iskeletin çok önemli parçaları eksilmiş oluyor ve bu uyumda, bu kalibrede bu kadar oyuncu bulmak zor olucak. İşte onun için şampiyonlar ligine direk katılım hakkı elde etmemiz biraz olsun transferde elimizi güçlendirektir.

kokocambo dedi ki...

Milonun kendisinin gitmek istemedi, pedro'nun hocaya bakışı ve mali durumu göz önünde bulundurursak, iki stoperin gidip yeni bir stoperle toşiç'in oraya kaydırılması olası. Böylece ismail ve motta'nın sol beke yerleşmesi gerçekçi olur. Motta ile İsmail'in sözleşmeleri sene sonunda bitiyor sanırım. Böyle bir olasılık oluşursa motta yarım sezon daha kalır bizde. Sonra istersek ikisini de yollarız zaten.

EC dedi ki...

Kaleci alalim.. Ismail I de okutalim - su an sozde! super oynuyorken -..
Demiroren ona 6.5 mil euro bonservis vermisti, 8.5 mil Euro da Tabata ya..
1 milyon Euro ya satsak kardir!.. dun takimin birak defansi hucumu da sabote etti..

Boyko'nun bu sene Avrupa Ligi'nde yedigi golleri izledim. En buyuk zaafi yerden gelen sutlar gibi duruyor. Defansiyla iletisim problemleri de olmus yenen gollerde (ama burada suclu kimdir bilmiyorum tabii). Tolga'nin yedigi bazi goller gibi sacmasapan bir gol yememis en azindan.

UEFA'nin en iyi kaleci listesine gecen sene Dnipro'nun yukselisi sebebiyle girmis muhtemelen. Gecen seneki performansi muhtemelen daha iyiydi, ki bu zaten "simdi al" mantigina uygun.

beagle dedi ki...

CDIS -0,5

Ospina mi? Tolgaya psikiyatr tutarim daha iyi. Ospina kaleye gecerse her taraftara bir tane gerekir.
Tarik Camdal 4.5 iken Oguzhani 3 4 e satanin... derdik.
Kapali takimlara suursuzca hücum ediyoruz ve ceza alaninda cogalmada Fbnin cok gerisindeyiz. O yüzden onlar kötü oynayarak bu kadar maç kazanirken biz kastikca kasiyoruz.
Beck Ismaile kadar herkesin kademesine giriyor. Yerine misal Şeneri almis olsak daha kötü durumdaydik. Stoperlerimiz bu haldeyken Beck bir piyangoymus.
Beckin sagladigi defansif arti ile quaresma ve tek onlibero ile oynayabiliyoruz. Isi haritalarinda Qimil17 nin yerleri evlere senlik.
Duran top savunmasinda ise Rodolfo cok sey degistirdi.
Itiraz ve notlarim bu sekilde.

Gomezin arabasinin önüne yatalim da gitmesin...

Burkay JK dedi ki...

Fenerbahçe özellikle kendi evinde, ceza sahası içinde topla çok buluşuyor ve çok da şut deniyor. Korkutucu istatistikler yani. Fakat ne kadar etkili ataklar veya şutlar oluyor orası muamma. Diego'yu çıkarıp Sosa'yı koysak Fenerbahçe hücumu adına olumlu anlamda birçok şey farkeder. İkinci yarıda ilk puan kaybını Fenerbahçe deplasmanında beraberlik ile yaşayacağımızı düşünüyorum. Öncesinde Fenerbahçe'nin Avrupa maçı varsa ibreyi biraz daha bizden yana çevirebilirim.

Boyko'nun "yılın takımı"nda aday gösterilmesi beni heyecanlandırdı. Sadece UEFA finali gördü diye konulduğunu sanmıyorum. İzlediğim videolarda ben de çok beğenmedim ama kaleci için hala gelişime açık bir yaşta. Müthiş kaleci profesörü Sambade ile kendini geliştirirse uzun yıllar kaleyi koruyabilecek biri gibi görünüyor. Tabi Adler veya Sirigu falan olursa çok daha iyi.

Milosevic ve Pedro'nun oynayamamasına çok üzülüyorum. Bunlar potansiyelli gençler ve sürekli oynamaları gereken dönemde 18 dışında Türkiye Kupası maçı bekliyorlar. Eğer stoper kesin olarak alınacaksa geç kalınmadan en azından biri (benim tercihim Milosevic) kiraya verilmeli. Yıllardır oyuncu harcayan Fenerbahçe gibi anılmayalım.

QuaresmA dedi ki...

Hepimizin tahmin ettiği gibi M'Bia alacaklarını alamadığı için serbest kalıyor gibi görünüyor. Bu adam Trabzon'u nasıl tercih etti maaşını alamayacağını bile bile diyorduk ama resmen tefeci sözleşmesi imzalamış Trabzon ile. Günlük faiz işletmiş.

Bizim başkan bu tip transferler yapmayı sevdiği için kayıtsız kalacağını zannetmiyorum. Ama 2 sıkıntı var:

1) Fikret başkan Trabzon'a ayıp olmasın diye M'Bia'yı almaya çalışmayabilir.

2) M'Bia bu ödeme problemleri yüzünden Türkiye'de devam etmek istemeyebilir.

serkan dedi ki...

@Esat Armağan Kaymaz

Puan kaybettiğimiz 4 maçın ikisinde Ersan ilk 11'de sahaya çıktı. Kaybettiğimiz Trabzon maçı ve berbare kaldığımız Gençler maçında Ersan'la oynadık.
Bence Ersan bizim beklentilerimizi karşılayabilecek bir stoper değil hele yanında Rhodolfo varken. Daha sakin, güvenilir ve pozisyon bilgisi-oyun disiplini Ersan'dan daha yüksek birisine ihtiyacımız var. Rhodolfo ile devam edeceğimizi düşünecek olursak gelecek oyuncunun en az Ersan hızında olması şart. Bu nedenle ve Rhodolfo'ya benzer karakterde olduğunu anladığımız için Douglas'ı uygun görmüyorum.

Kaleci tranferi elbette şart ama stoper eksiğimizi göz ardı edersek sene içinde çok sıkıntı yaşarız. Devre arası ilk 11 oynayabilecek bir stoper almamız şart. Ersan hem yukarıda saydığım nedenlerden hem de ceza ve sakatlığa meyilli bir oyuncu olduğu için tüm sezon güvenilmesi hata olur. Stoper rotasyonu Rhodolfo/Transfer/Ersan/Pedro-Milo'dan biri şekilinde olmalı. Pedro ve Milo'dan en az birini de kiraya vermemiz şart transfer olduğu takdirde.
Maalesef Milo ve Pedro'dan yararlanamıyoruz, bunun nedenini bilemiyoruz net olarak. Tosic'i bu iki arkadaşın önünde değerlendiriyor Şenol Hoca.

delgado dedi ki...

Ersan zaten bizim ilk 11 oyuncumuz olduğu için o maçlara ilk 11'de çıktı. Aynı mantıkla bakarsak, o dört maça Rhodolfo da ilk 11 çıktı, ayrıca o puan kaybettiğimiz dört maçın ikisinde Ersan yoktu da denebilir. Hele saydığın o Gençler maçında yüzde yüz golü engelleyen bir tackle yaptı.

Ersan'ın niye beğenilmediğini anlamıyorum. Kendine devamlı iyi bakan, kaptanlık vasıflarına sahip, ağır stoperin yanında sert ve hamleli oyunuyla ona eşlik edebilen, takım uyumu açısından hem Türkçe-İngilizce'yi de anadili gibi konuşan bir stoper. Bazen saatli bomba durumları oluyor, ama bu sene oldukça azalttı bunları ve Rhodolfo'nun golle sonuçlanmayan iki kat daha fazla bombası oldu sezon içinde. Galatasaray maçını da Gomez'le beraber ateşli oyunuyla o kazandırdı bence.

blackeyes82 dedi ki...

Bizdeki kalecilerin yıllardır hep eksik yönleri vardı. Düzgün yer tutamaz , erken açılıp aşırtma yer, kapattığı köşeden yer vs. hep absürt sapma sapan gollerle maçları kaybettirdiler. üst seviye olmasını istesekte en azından sadece kaleciliğin gereklerini yapabilen biri gelsin. tutulacağı tutsun, tutulamayanı tutmasın.

Ayrı bir parantezde İsmail için açmak lazım. Hep düşünürüm, acaba beni şu yaşımda şu halimle futbolcu yapsalar ve Israrla sol bek olarak Beşiktaş'ta oynatsalar; Acaba 5-6 sene gibi bir süre oynadıktan sonra yaptığım ortaların (kime gittiği önemli değil)yüzde kaçını ceza sahasının ortasına yollayabilirim. Ya ismail yüzde kaçını yolluyor ? Yok abi!! bu işte başka bir iş var. haftada bir gün 15 dakikacık uzakta bir hedef belirleyip, o noktaya orta yapma çalışması yapsa bile 6 yılda adam kendini geliştirir. Yerden olsun havadan olsun isterse rakip uzaklaştırsın bir tane pas at be kardeşim şu penaltı noktasına.

BJK4EVER dedi ki...

Abi boyle sacma sapan sonuclara nasil variyorsunuz hayret ediyorum. Oan bakarsan Ersan'in ilk 11 ciktigi 14 macin 12 tanesini de kazandik. 12 tane kazanilmis macta katkisi yok ama puan kaybedilmis 2 maci da batirmis kendisi demek ki. Ki bahsedilen Trabzon ve Genclerbirligi maclarinda net hatasi da yok bu arada.

O zaman ben de guzel bir istatistik vereyim; puan kaybettigimiz 4 macin tamaminda (evet tamaminda) Mario Gomez oynadi. Bence yerini Mustafa Pektemek'e birakmali ikinci yarida sampiyon olmak istiyorsak.

Stoper transferini ben kesinlikle gerekli gormuyorum. Sene basinda evet derdim, ancak Rhodolfo bence iyi oynuyor, Ersan'la da gayet uyumlu. Stoperlerimizin genel kalitesi CL icin yeterli mi tartisilir, ama lig icin gayet yeterli ve uyumlular. Ki Ersan gibi 2. sert bir oyuncumuz da yok koskoca takimda (biraz Beck ve Necip haric), bu karakteriyle de takim icin oldukca onemli. Rakip bastirdiginda veya tehlikeli oldugunda sert bir faulle gozdagi verecek 2. bir oyuncu yok kadroda (onlibero'dan beklenecek bu isi Atiba yapamiyor). Bence lig sampiyonlugu icin Ersan-Rhodolfo yeterli. Savunma dortlusu tam oturmaya baslamisken bence bozmaya hic gerek yok takim ivme yakalamisken. Seneye CL'ye gidecegimiz kesinlesirse soyle kallavi bir solbek ve stoper gelebilir, ama simdi mutlak alinmasi gereken bir kaleci disinda transfer yapilmasi gerektigini dusunmuyorum.

Kuzeyfo dedi ki...

Kumulatif ve basit bir ilk yari degerlendirmesi olarak, pozisyonlara gore gol/asist dagilimi soyle:

Forvet: Gomez-Cenk 18 Gol 5 Asist
Kanatlar: Quaresma-Olcay-Gokhan-Kerim 12 Gol 12 Asist
Merkez: Oguzhan-Sosa-Atiba-Necip 9 Gol 9 Asist
Bekler: Beck-Ismail-Tosic-Motta 0 Gol 1 Asist
Stoper: Ersan-Rhodolfo-Milosevic 1 Gol 1 Asist

Su resme bakinca ofansif katki alamadigimiz pozisyon ozellikle bek pozisyonu. Ismail her ne kadar ileride gozukse de katkisi yok. Beck'in de oldukca sinirli. Beck defansif gorevlerini fazlasiyla yerine getirdiginden en problemli nokta sol bek olarak gozukuyor, kaleden sonra tabi. Ceza sahasinda Gomez'i olan takimin bekleri isabetli orta yapabilmeli.
Rakip Fb'de beklerden 2 gol 3 asistlik katki var mesela. Her ne kadar fark az gibi gozukse de toplamda 27 gol atmis bir takimda bu gol/asist sayisi cok onemli.

Ozellikle Akhisar macindaki gibi kilitlenmis oyunlarda duran top-korner golleri cok onemli. Kasimpasa macinda mesela kornerle cabuk karsilik vermenin karsiliginda en azindan 1 puan aldik. Bunu dun Fb macinda da gorduk. Bence stoperler skora daha fazla katki yapmali. Bu sayilar hem Ersan'da hem de Rhodolfo'da dusuk. Bu kadar cok korner atan takimda ben sene sonunda iki stoperden 6-7 gol+asist gormek isterim acikcasi.

yilmaz dedi ki...

geldi transfer ayları, şenlendi taraftar forumları :)

Konuşana sonsuz saygı duyarım ama, şu takım şu topu oynarken transfer konuşmak bana zul geliyor. Ha taleci stoper alınsın tabi, eyvallah. Ama ben önce takımımın hakkını vereyim.

Arkadaşlara katılmadığım bir konu var. Asıl şuursuz hücum eden biz değil fener. (gs zaten klasman dışı) Sivas maçında 2-3 poziyon hariç bütün tehlikeli pozisyonları geriden şişirme, duran top devamı ve uzaktan şutlar.(İlk yarı 0 oynadığım için maçı izledim) Bizim 2-3 topla rakibin 4-5 oyuncusunun belini kırdığımız 6-7 pozisyon oluyor bir maçta (rakamlar mübalağa amaçlı olarak özenle seçilmiş olup, bilimsel niteliği yoktur). Bu konuda hiç tevazu gösteremicem, hayvan gibi şiapıyoruz.

Bunun devamı gelir mi, transfer yapmazsak düşer miyiz, şansal devreye girer mi bunları bilemem, yaşayıp göreceğiz.

Ama bu takımın bu senenin ilk yarısında oynadığı topun karşılığı ile fenerin oyunun karşılığı arasında sadece 1 puan fark olması bu çocukların kabahati değil, futbolun cilvesi.

Bu sene futbol içi-dışı hangi sebeple olursa olsun, bizden şampiyonluğu alacak takım ligi temiz bi 3 sene domine eder(bkz 2003-2004 sezonu ve sonrası)

emir mfc dedi ki...

Mbia Trabzonspor ilişkisi kopmak üzere, sanırım birkaç gün içinde oyuncu serbest kalacak. Donk diyip duruyorduk ama bu bambaşka bir fırsat! Atiba bağımlı sistem Atiba'nın eş değeriyle ciddi derecede gelişmiş olacak.
Basında yazdığı gibi kaleye Mandanda ve stoperede Zapata olursa, mükemmel bir devre arası geçirmiş oluruz. 17-18 kişilik bir kadro elde edebiliriz. Dnipro'lu oyuncular hakkında pek fikrim olmadığı için pek değinmedim.

kokocambo dedi ki...

Mbia transferi olursa çok ciddi kelebekler uçuşur midemde. Alacaklarını ödeyip transfer etmeliyiz hemen. Mbia transferi olursa, devre arası hiç transfer bile yapmasak, net olarak şampiyon oluruz derim (ligin "dinamikleri" devreye girmezse).

Fransız basını kaleye Costil'i yazmış. Net seviye yükselten, yakışıklı bir transfer olur.

ozan dedi ki...

Puan kayiplarinin sebebi ne ersan nede ersanin eksikligi, Kasimpasa maci haric. Akhisar kaleye sokamadigimiz top puan kaybinin sebebi + kaleci, gencler maci cope atilan bir ilk yari ve tosicin kendi kalesine golu, Ts maci Quaresma kirmizisi ve Gokhanin kacirdigi sacma sapan bir pozisyon. Ts ve Gencler (ilk 45 dakika) maclarinda iyi oynamadik zaten. Yanilmiyorsam iki macta da Quaresma-Gokhan basladik.

Kaleci net sart.
Stoper; Ersana en kotu yedek sart, Milo ve Pedro dusunulmedigi icin.
Ortasahaya Oguzhan ve Atibayi rotasyona sokucak iki oyuncu sart. Veli Atibayi yedeklese , Tolgay da Oguzhani yedeklese sikinti olmaz ama Tolgaydan benim cok beklentim yok bu sezon, o yuzden oraya kiralik oyuncu lazim. Stoperden once orasi halledilmeli.

Yada Oguzhanin yoklugunda Sosayi kaydirip ortasahaya forvet arkasina Olcay monte edilmeli. Senol Gunes veli-atiba yaparsa kisir maclar ve puan kayiplari yuksek ihtimal.

Herseyden onemlisi quaresma-gokhan baslanmamali hic bir maca.

Zaitsev dedi ki...

Milo ve Franco ancak Rhodolfo yokken oynar bu takımda. 3ü aynı tarz topçular sanırım Şenol hocanın gözünde. Rhodolfo Milo Franco 3lüsünden 2siyle çıktığımız her maçın kayıp hanesine yazılması büyük ihtimaldir. Bu adamların yanına bir tane sert hamleli Ersan modeli bir adam lazım. Ersan'ı keser veya yedekler orası bütçeye/müsait oyunculara bağlı. Ya Franco satılır ya Milo kiralanır.
Transferde önemli kriter edebileceğimiz max. zarar belli olduğu için vereceğimiz/karşılayabileceğimiz kontrat tutarları. Kaleci ve stoper işi bittikten sonra Mbia tarzı bir ekleme düşünülecektir. Mbia iyi bir transfer olabilir ama trabzondan 2.6 milyon avro alan bir adam bize 3ten aşağı kapı açmayacaktır. imza parası filan uzar gider o tutar. Hepsini geçtim yanlış bilmiyorsam Gomez harici 1.8 milyon avro üstü alan oyuncu yok takımda. O da Gomez :) yıllık ücreti bu kadar yüksek bir adam yüklemesi takım içi sorun da olabilir zamanla.

planck dedi ki...

motta ve franco gidiyormuş, milo ve pektemek kalıyormuş, ospina kesin olmuyormuş.

Ersan konusunda yanlış anlaşılma olmuş, performansı yukarıya da çıksa hala yeterince istikrarlı değil(yine buradaki oylamalara göre 10 maç üstü oynayan 5 savunmacı arasında,3. sırada kalmış). Zaten Tosic'in gençler,fb gibi kendi kalesine attığı goller varken rotasyona yeni birisini sokmak(Milo veya Pedro veya transfer) şart.

Ancak puan kaybedilen maçlarda kalecinin payının az olmadığı aşikar. Bu nedenle üst düzey bir stoper(necip'i dmc'de zorlarsa tadından yenmez) kiralanırsa ve harcanması gereken paranın çoğuyla üst düzey bir kaleci alınırsa uygun olur.
*Önceki yazıda "paraya kıymadan" demişim, kaleci için paraya kıymak gerek.

Karşılaştırma olarak BJK - FB :
İlk golü atıp kaybetme 0 0 maç
Öndeyken verilen puan 0 6 (3beraberlik)
- Kısacası öne geçersek maç ve hatta puan kaybetmiyoruz.

İlk gol atılan maç 11 15
Öndeyken atılan gol 16 5

İlk gol yenilen maç 6 2
İlk golü yiyip kazanma 2 0 maç
Yenikken verilen puan 10 5
Yenikken alınan puan 8 1

- İlk gol yediğimiz maç sayısı 6(17 maçta), bu şampiyonluk konuşulucaksa yüksek bir rakam.
- Gol yenilerek kazanılan maç oranları 7/13, 4/12.İki rakip arasındaki oyun farkı buradan anlaşılabilir.Biz atıp yiyoruz.
- Yenilen gollerin ilk yarı/ikinci yarı sayıları 11/7(18 gol),4/9(13 gol).Biz ya daha oyunun başından zorlanıyoruz ya da dengeli oynayıp son dakikalarda açılıyoruz. Onlar ise genelde önde tuttukları maçı gol atıp-yemeden kapatmaya çalışıyorlar, bunda bazen sorun yaşıyorlar.

Gol yenmeyen maç 6 8
Gol atılamayan maç 1 0
- Hücum kısmını "hallettik" denilebilir(atılan isabetli şutların neredeyse yarısı gol olmuş) ama genelde ön alanda savurgan oynadığımız kesin(ortalama yaklaşık %20 başarılı orta).
- Ancak ligin sonlarına doğru alt sıralardaki takımlar bastırabilirler, o nedenle az gol yemek ve en alt sıradakileri yenmek zorundayız.
- fb'yle olan derbi muhtemelen gerçekten "6 puanlık derbi" olacak, onların zor fikstürü bizim ise saraçoğlu'nda oynamamız dezavantaj. zaten biz o darbeyi indirirsek sonraki 3 maç, akhisar(d)-kayseri-gs(d), onlar için iyice zorlaşacaktır.

Buradaki algı problemi şu, savunma üst kalite olmadan çok atmak mı iyi yoksa az gol atıp oyunu kontrol altına almaya çalışmak mı? Ligin başında bizimki etkili olabilirken, sonlarda oyunu tutmak daha iyi gibi duruyor.

Basar dedi ki...

Vay vay vay... Rodolfo baş tacı olmuş, Ersan Çarmıha gerilmiş! O beğenmediğiniz Ersan ileriye çıkıp ha bire oyun bozmaza Rodolfo ile duman olurduk bu ligde. Tabi birde Beck'in pozisyon bilgisi olmasa! Rodolfo çok net aradığımız stoper degil. Mutlaka yerine 1. Sınıf adam alinmali

Burkay JK dedi ki...

http://www.ligtv.com.tr/haber/iste-besiktas-torku-konyaspor-macinin-oykusu

Dakika 05:00'da Gomez'in Oğuzhan'ın arkasındaki hali diyorum...

Cenk Tosun da oyuna girmek için can atıyor resmen. 4-0'dan sonra girdiği için biraz kendine oynadı ama olur o kadar. Birkaç güzel pası/hareketi dikkatimi çekti. Malum, forvetlerimizden güzel pas görünce şaşırıyoruz. Bu çocuk daha fazla forma bulsun Euro 16'nın forveti olacak, inanıyorum. (Burak nedir ya)

delgado dedi ki...

@burkay

gomez'e ben de çok güldüm orada. bir saniye kadar bakıp anlam vermeye çalışıyor, kıç falan sallıyor bir de :)

teahead dedi ki...

Gomezin hakeme o şekilde ki çıkışı bence doğru.Bu onun karakterli bir oyuncu olduğunu gösterir.Hatta o hareketi yapınca aklıma direkt pascal ve ilhan geldi.Bu adamın bizde bu şekilde oynaması ve takımı sahiplenmesi beni çok mutlu etti.33 numaralı beyaz formam evde.:)

CDiS dedi ki...

@teahead

boşu boşuna 3. sarı kartı oldu.. 1 sarı kartla cezalı duruma düşecek, hiç profesyonelce bir davranış değildi bence..

BJK4EVER dedi ki...

Transfer konusunda akilli davranmaliyiz, ozellikle kaleci konusunda.
Yillardir atanla tutanin iyi olacak diye bir muhabbet doner. Almeida-Ba-Gomez ile tutan kismini ogrendik. Tolga Zengin ile de masallah 2 senedir tutan kisminin dogru oldugunu ogreniyoruz.

O yuzden alacagimiz kaleci net level atlatacak, tartisilmayacak, herkese guven verecek bir isim olmali. Butce sikintisi var diye vasat ustu bir elemani 2-3 yilligina almak sacmalik olur (bahsi gecen Fransiz eleman gibi). O isim bulunamiyorsa bence 6 ayligina kalburustu takimlarin yedek kalecisini kiralamak daha mantikli. Seneye tam anlamiyla bir kaleci alinir butce rahatlayinca. Mesela United'da Romero ve Valdes var (De Gea'nin devre arasinda Real'e gitmeyecegini varsayarsak). Bu oyuncularin hem oynama sansi sifir hem United'da cv'lerine 1 kupa ekleme sanslari dusuk. Maaslarini karsilayarak 6 ayligina kiralamamiz mumkun olabilir. Bu sekilde gecici, kulube yuk olmayak bir hamle daha mantikli olur.

M'bia da bana gore tamamen gereksiz olur. Su an Atiba'yi kesmesi mumkun degil, maasi da ortada. Yedekleme gorevini Necip iyi yapiyor, Veli de dondu zaten. Kulubede 2-2.5 milyon euro alan oyuncu tutmak mumkun degil. Atiba gibi yuksek performans sergileyen ve takima tamamen alismis bir oyuncu da M'bia ile kesilmez, kusura bakmayin. Yasi itibariyle uzun vadede Atiba'nin yerine gececek oyuncu da degil. Trabzon'dan alinabilirse M.Ekici gelsin, hem duran toplar hem uzaktan sut eksikligimize direkt care olur. Gurbetci ve genc olmasi nedeniyle takima cok kolay adapte de olur.

Zaten takimdan Gomez dahil kimsenin gitmeyecegini var sayarsak seneye minimum 3, maksimum 5 transfer gerekir gibi gozukuyor:

- Ilk 11'e kaleci.
- Ilk 11'e solbek.
- Ilk 11'e stoper.
- Atiba ve Veli'nin duruma gore ilk 11'e onlibero (opsiyonel).
- Sosa ve Oguzhan'in durumuna gore bir orta saha veya 10 numara. Oguzhan bu sekilde skora katki saglamaya devam ederse onu one atacak bir orta saha gelebilir (Ekici super olur). Onun disinda Oguzhan'i orta sahada tutup direkt golcu bir 10 numara dusunulebilir.

Onun disinda takimimiz tamam gibi duruyor. Veli ve Tolgay saglam donerse ve Sosa iyi bir performans sergileyip mutlu bir sekilde kalirsa son 2 transfer gerekmez bile.

Murat dedi ki...

@ CDIS

Bazen hakemlere bu gibi tepk,leri göstermek 1 sarı kartın zararından çok çok fazla yarar getirir. Hakemlerden daha fazla saygı, onları manipule etme gücü vb. şeyler getirebilir. Unutmamak lazım.

Sezon sonu transfer yapmamız hem ikna hem maliyet konusunda daha hesaplı olabilir, Şampiyon olursak tabii ki. Ama şu anda kaleci transferi becermesi gerekiyor yönetimin bence en önemli aksiyonu olacak yönetimin.

turgay dedi ki...

bu yıl geçen yıla göre en önemli değişikliklerden biri de sakatlanan oyuncumuzun ersan dışında olmaması. töre hastalıktan ve formsuzluktan oynamadığını saymazsak kart cezası nedeniyle oynamayanlar hariç sakatlıktan oynamayan tolgay ve veli hariç bir tek ersan var. bu da antreman düzeninin ne kadar değiştiğini de gösteriyor. oyuncular kendilerine iyi bakıyor antreman teknikleri daha olumlu ve en önemlisi çim de değişti. bunlarda başarımızda önemli diye düşünüyorum.

transfer konusunda da bence franco da gönderilemez ise stopere şu aşama da ihtiyaç yok. ama kaleci elzem ki bence adler için şartlar zorlanmalı. adaylar arasında en iyi gözüken o bence.

fidddas dedi ki...

@BJK4EVER

yazının geneline katılıyorum. ancak kaleci konusunda Romero ve Valdes'e aynı M'Bia gibi yedekte iken boşa para vermiş oluruz. bu admaların 6 aylık maaşları 1 m € civarında olur. Bizim için lüks olur bu fiyat. Kiralık formulü sorunu ertelemek olur. Gönül ister ki yönetim konuyu toptan çözebilsin.
Bana kalırsa yeni gelecek kaleci top 10 kaleci olmadığı sürece (ki alamayız) ilk 1 ayını yedekte geçirir. Ülkeye ve takıma uyumu bunu gerektirir zaten.
25-30 yaş aralığında top 10-30 aralığında olan ya da olma potansiyeli olan bir kaleci alınabilirse mükemmel iş olur. Daha gencini yetiştirmek için vakit yok.

M'Bia konusunda aynı fikirdeyim. o maaş ile takımı bozabilir. maaşının yarısını alacaksa gelsin. yoksa mümkünse 23-28 yaş aralığında bir alman bakalım. (sezon sonuna)
Eğer sakatlık ceza olursa bu durumda Necip, Veli, Tolgay'a kalacağız. Bir yandan eksik gibiyiz bir yandan fazla gibi.
Sakatlık ceza olmasın diye kupada ilk 2 maçta çıkan 11lere devam etmeliyiz.
Ritmi kaybetmessek Nisanda rahatlayacağız gibi duruyor. Şubat ve Mart çok kritik.

Son olarak transfer için yaz döneminde yazılana ek olarak bir kenar(uzak) forvet almalıyız.
Olcay, Töre, Q17, Kerim dörtlüsü süper lig için bu sezon yeterli olacaktır. Ancak iyi gol katkısı alacağımız bir oyuncu gerekiyor. Hatta ŞL olursa ve Gomez ve Oğuzhanı kaybetmessek buraya çok iyi bir oyuncu almak gerekiyor.


Bir de Cenk Euro2016 da ilk 11 çıkacak. Burak bu durumundan geri dönemez... Ayrıca Cenk'in şu anda müthiş bir isteği ve hırsı var.
Bunu Cenk de biliyor ki oyuna girmek için o kadar heyecanlanıyor. girdikten sonra ki hareketleri skor 4-0 olsaydı öyle olmazdı...
O şutları çekmek yerine Gomez'in gölündeki gibi ver kaç ile ceza sahasına girse gol atacaktı ama bir an önce gol atmayı istedi. Şık olmadı, eleştirilebilir ama ben normal karşılıyorum...

Emrah dedi ki...

Herkesin ortak fikri 2-3 vasat adam yerine 1 tane fark yaratacak sağlam transfer yapılması yönünde. Ancak kalede özellikle de devre arasında seçenek yok maalesef bu konuda. Şenol hocanın da yabancı kaleciden hiç haz etmediği söyleniyor. Yönetim 3-5 sene kaleci tartışmalarını bitirecek net bir transfer yaparsa müthiş olur. Yapamazsa da en azından vasat adam almazlar inşallah.

BJK4EVER dedi ki...

@fidddas

Romero ve Valdes Tolga'yi kesemeyecekse konusmaya gerek yok. Zaten neden Tolga'ya hala insanlar biraz olsun olumlu bakabiliyor anlamiyorum. Su an elektrik diregi diksek kaleye Tolga'yla ayni fonksiyonu gorur zaten, masraflar hatta daha dusuk olur.
6 ayligina 1 milyon euro kotu bir rakam degil, gayet olabilir. Vasat kaleci alirsak hem 1-1.5 milyon euro bonservis parasi gidecek, hem 3-4 senelik kontrat ve senelik asagi yukari 1 milyon euro gidecek. En onemlisi onumuzdeki 3 sene net kaleci alma sansimiz dusecek. Yine kaleci alsak bile eldeki Tolga ve Gunay'la gereksiz bir sisme ve maas butcesini kisitlama olacak.
Bence net bir kaleci bulunamiyorsa kiralik formulu en mantiklisi.
Bence vasat bir yerli (Hakan Arikan vs) almak da mantikli degil; o zaman Gunay oynasin ne fark var.
Bence Tolga ve Gunay'dan daha iyi bir kiralik kalecik bulmak zor olmamali. Mesela Begovic (zor), Romero veya Valdes, Sirigu, de Sanctis veya Lobont, Abbiati (3. kaleci) gibi yedek kaleciler var.

QuaresmA dedi ki...

M'Bia gelirse yedek olmaz ki, Tolgay dönünce bile Atiba ile yan yana devam ederler. Zaten Atiba - M'Bia gibi 2 adamı yan yana koydun mu, önlerine de Oğuzhan'ı attın mı 4-4-1-1'e dönmemek ziyan olur.

Transfer
Beck - Rodolfo - Transfer/Tosiç/Ersan - Tosiç/İsmail
Sosa -- Atiba ----------- M'Bia
------ Oğuzhan ------------------------ Quaresma
------- Gomez ----------------------------------

Ciddi maçlar için şöyle asimetrik birşeyler denenebilir. Açık ortasaha Sosa yerine daha kanadımsı Gökhan da olur. Anadolu takımlarına karşı direk Olcay da olur.

fidddas dedi ki...

@BJK4EVER

Tolgayı savunmak için yazmadım. zaten savunuyor pozisyonu düşmeyi de kabul etmek istemem...
ama işlerin sahada doğrudan 2+2=4 mantığıyla yürümeyeceğini düşünüyorum... kim gelirsen gelsin ülkeye ve takıma alışması zaman alacak. kaleci gibi mental özelliklerin çok öne çıktığı bir mevkide 6 aylık kiralik opsiyonun bizim için söylenen oyunculara göre hem maliyetli hem de zaman kaybı olacağını düşünüyorum...

QuaresmA dedi ki...

Ek olarak stoper transferini öncelik olarak görmüyorum. Gelecek stoper Rodolfo özelliklerinde, Rodolfo yerine gelecek gibi görünüyor ama daha yazın epey bonservis ödeyip aldığın stoperi 1 devrede değiştirecek finansal güçte değiliz. Ne çabuk unuttuk feda günlerini?

Ya Rodolfo'ya tahammül ve ısrar edilecek (Ben memnunum Rodolfo'dan bu arada) ya da o iş içeriden çözülecek. Necip'i de sayarsak stoper oynayabilecek 6 tane topçumuz var. Öncelik stoper transferinde mi, tartışılır. Bence üçe beşe bakmadan tüm parayı kaleciye basalım. :)

kokocambo dedi ki...

@bjk4ever

dostum, valdes işi kafadan yatar. sene başında, yönetimin ikinci eriksson vakası oldu hatırlarsan, geçmiş olsun. gerçek olması durumunda bile, adamın yaklaşık 3 milyon sterlinlik maaşı var, vergiyi düşsen 2 milyon sterlin olsun. sana gelmesi için maaşı kafadan 3 milyon avro. romero dersen olur bak, 2 milyon avro maaşı verirsin garanti, gelir. adamın piyasası var, getirmek zor.

saçma dediğin fransız kaleci, fransa milli takımına seçilen, ligin en iyileri arasında gösterilen, rennes gibi hep iyi kaleciler bulmuş (bkz. cech) ve yetiştirmiş bir kulübün çok önemli bir oyuncusu. bir adler verimi alınabileceğini düşünüyorum şahsen ki ondan iki yaş daha genç. ulan, zamanında de sanctis'le kafa buluyordu ülkedeki çok bilen kitle ama adam gitti, ligde çatır çatır oynadı, milli takıma kadar yükseldi. şahsen, boyko transferi f/p olarak şu anlık kabul edilebilir lakin o da 27 yaşında ve yerel bir oyuncu.

mbia transferi, maaş yükü halledilebilse net olarak isterim. bizim boşluğumuzu kesinkes dolduracak bir oyuncu. defansif olarak sert, şutu var, takımı ileri itiyor. atiba savunmada iyi, pas trafiğinde verimli ancak hücumda koca bir sıfır. b2b diye çığlık atarken herkes sene başında, şimdi 1 senedir oynamayan veli'ye, çapraz bağdan dönecek tolgay'a şampiyon yapsın diye yaslanmak. ne bileyim, tuhaf.

yine de, maaş ve reel olma konusunda katılıyorum. lakin, kendimizce fantezi futbol oynuyoruz madem, bu da benim düşüncem.

planck dedi ki...

motta antalyaya gidiyormuş, ofansif bir takım uygun olmuş. pedro da herhalde münasip bir yer bulur.
mbiaya o para verilmez. karakter olarak başkan da istemez. gelirse ozzynin mc kariyeri de durur. fakat sosanın gidesi var, en geç yazın gidecek. ortasahaya yazın bakılacak el mecbur. ama atiba sakatlanırsa şampiyonluk yaş, o yüzden yedekliği sorun etmeyecek bir alternatif de bakılabilir bu dönemde.

beagle dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
beagle dedi ki...

@esatarmagankaymaz
Muthis derleme olmuş. Benim de meramimi anlatmissin:
Bjk fb
İlk gol atılan maç 11 15
Öndeyken atılan gol 16 5
İlk gol yenilen maç 6 2

Biz gollerin bayagi kismini rahatta atiyoruz. Kritik golü bulana kadar yirtiniyoruz. Çünkü sistematik gol atmiyoruz. Ceza alanina az adam sokup, uzaktan da iyi sut cekmiyoruz. Bu sene oguzhan cok kritik goller atti. Ama gol yeteneginin kisitli oldugunu inkar edemeyiz. Patlamasi, fizigi, sert vurusu yok. Inceci ve pasorun krali ama bunlar 8 numarada sik duruyor. 

Neyse 6 kez ilk golü biz yemisiz. Hani süper oynuyorduk? Takimca mücadele ediyor ama 0 0 i pek de iyi oynamiyoruz. Sansimiz ve hakemler az dönerse aci patlariz.
Ya Cenki Kenar Forvete ya da Pektemegi destek forvete cekmek disinda tek secenek Tosici forvete koymak. Kale civarinda acaip bitirici :)

cochise dedi ki...

@BEAGLE
dostum bence o istatistikte normal olan biziz anormal olan fener. öne geçince her takım daha kolay gol atar. ama fener 3 dmc oynayınca ve savunma güvenliğini acaip abarttığı için çok az atmış..

Yorum Gönder

Ara