.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Nisan 2015 Pazar

Dettmann'ın Sihir(siz)li Değneği

Uzun süredir BJK İntegral Forex ile ilgili birşeyler yazmıyordum. Bunun sebebi Dettmann'a yeterli süreyi tanımak , ne yaptığını , neleri değiştirdiğini gözlemlemekti.

2 haftadır da fikirlerimi toparlamaya çalışıyorum fakat sahada gördüğüm şey üzerine yazmak , fikir yürütmekte oldukça zorlanıyorum. Beşiktaş tabelaya baktığınızda izlemesi keyifli görünse bile kendi taraftarı için oldukça can  sıkıcı bir takım . Hiç bir şekilde güven vermeyen , oyunu kontrol edemeyen , ne zaman , ne yapacağağını kendileri dahil kimsenin kestiremediği bir ekibiz.

Burada modern basketbol analizlerine girip , bunun Bjk İF'deki yansımları üzerinden bir değerleme yaparak uzun uzun anlatmak niyetindeydim ama açıkçası son Eskişehir maçını da izledikten sonra bu hevesim tamamen kaçtı. Özet olarak size ne yapılmaya çalıştığına dair ufak bir bilgilendirme yaparak işi kapatmayı tercih ediyorum.

Modern basketbol ile ilgili kafa yoran , analiz yapan çok değerli insanlar var o bağlamda yetkin isimleri okumanızı öneririm ama temel olarak baktığınızda bütün oyuncuların şuta eğilimli olduğu , hücum süresi mümkünce kısa tutan , yüksek tempolu bir yapıdan söz etmek yanlış olmaz modern basketbol tariflenmeye çalışıldığında.

Dettmann'ın Beşiktaş'ına baktığınızda bunun etkilerini hissetmeniz mümkün. Doğru matchup'ı çabuk bulmaya çalışan , daha fazla drive eden , neticesinde daha fazla boş atış çıkaran , çok rotasyonla tempoyu hep yüksek tutmaya çalışan bir ekip görüntüsündeyiz. Pratikteki yansımaları kadro kalitesine baktığınız vakit bence yeterli görünüyor ama sahada Beşiktaş adına olan şeylerin kelimelere dökmek çok zor olduğundan , teknik kısmı son derece yeterli olsa bile oynanan şeye bir tanımlama getirmeye çalışmak zor.

Bir kere inanılmaz bir konsantrasyon gel giti var BJKIF'nin . Kaçan akıl almaz turnikeler , transitionda yapılan akıllara zarar top kayıpları , faul haklarının çeyreklerin ilk 3 dakikasında doldurulması , 3 çeyrek oyunu kontrol ederken bir anda yenilen 10 sayılık seriler filan yani gerçekten acayip şeyler oluyor sahada. Bunu çok yadırgayamıyorum hem bnasketbol aslında böyle bir oyun hem de  BJK'nın mali durumu malumunuz. Ödemelerde ciddi sıkıntılar olduğuna dair söylentiler de ayyuka çıkmış durumdayken , oyuncuların maçlara %100 konsantre olamamalarını anlayışla karşılamak lazım.

Bu bağlamda Dettmann felsefesinin çok fazla sekteye uğradığını düşünüyorum. Bu sebeple kendisini değerlendirmek için doğru oyuncularla kombine edilmiş en azından sözlerini zamanında yerine getirebilecek kadar ekonomik olarak toparlanmış bir takımı görmeyi beklemekte fayda var.

Son 3 haftaya girilirken , Eskişehir mağlubiyeti ile TT ve Gaziantep kazandıkları takdirde , son 2 maçımızda FB ve Efes ile oynayacağımızı da işin içine katınca Play-Off dışı kalma ihtimalimiz son derece yüksek görünüyor . Yönetimin basketbola bakış açısını değiştirebilecek bir sonuç olur mu ondan da çok emin değilim.

Kısacası basketbolda işler iyi gitmiyor ...

4 Yorum:

cochise dedi ki...

Takımla ilgili en önemli sıkıntım ara ara şampiyonluğa oynarmış havasında oynayan takımın 2 dakika sonra 2. lig takımı gibi oynaması. Play offlara kalma meselesinde ben iyimserim. Konya'yı yenersek yetecek gibi geliyor. Zira herkes herkesi yeniyor. Sadece son topta giden GS maçını alsaydık playoff kesinleşmiş olurduk GS'yi de playoff dışına iterek psikolojik olarak önemli bir fark olurdu. Tabii keşkelerle olmaz bu iş.

Bu yıl önemli bir şanssızlığımız her takımın iyi oyunculara sahip olması ve baya dengeli bir lig oluşması. (Vujacic falan gibi oyuncular orta sınıf takımlarda..) Normalde bu vasatlıkla bile 7.liği şimdiden garantilerdik. Neyse zaten şu görüntü devam ederse playoff'a kalmakla kalmamak arasında da bir fark olmaz. Ama işte ara ara çıkan kıvılcımlar belki dedirtiyor...

İyi bir haber Breokhoff sözleşmesi.

Bir de çok eleştirilen ve küçümsenen şampiyonluk sonrasındaki sezon ve kadro aslında ne kadar iyiymiş yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Euroleague ile götürülen ligde 10 yenilgi vardı. Üstelik Euroleague'de Top 16 ve orada da grup sonuncusu olmamak. EuroChallenge şampiyonluğundan daha zor ve önemliydi aslında ama küçümsedik. Şimdi bunların yakınından bile geçemiyoruz...

Takımda yapılması gerekn ilk iş bence yerli kalitesinin artırılması. Tabi işin maddi kısmı sıkıntı oluşturuyordur eminim, o yüzden çok da eleştiremiyorum takımı. Baktığınızda bu takıma çok şey katabilen bi Serhat Çetin parasını alıp Fener benchinde oturmayı seçebiliyor kendisine.
Yabancı konusunda ise gayet ortalam üstü işler yapılıyor aslında çok düşük paralara. Seneye Kerem Tunçeri ve Muratcan Güler gibi oyuncuların yerine biraz daha eli yüzü düzgün oyuncular getirebilirsek, FB ve Efes'in arkasındaki GS-Banvit-Karşıyaka sıralamasına yeniden dahil olabiliriz.

cochise dedi ki...

Bildiğim kadarıyla yerli maaş yükünün önemli bir kısmını Kerem Tunçeri oluşturuyor. Seneye iki ihtiyar yerine aynı paralara iyi yerliler bulabiliriz...

cochise dedi ki...

Beyler dediğim gibi oluyor; herkes birbirini yeniyor; Konya'yı yensek bile play off kesin gibi ama çıksak ne olur derseniz bilemedim ..

Yorum Gönder

Ara